Meksika-2. bölüm *Xochimilco*

Aztekler diyarındayız da nerede kalmıştık? Evet otobüsümüze bindik ve Mexico City’den 28 km. güneyde rengarenk “trajineras” isimli teknelerle kanallar da gezmeye gidiyoruz.

Otobüsle San Marcos diye bir yerden geçiyorduk, eli sopalı kızlı-erkekli gençler ve etraf polislerden geçilmiyordu. Merakımızı yerel rehberimiz Sergio giderdi; İşçilerin sendika ile ilgili protesto gösterileri varmış.IMG_6602

Xochimilco;

Mexico City’deki 16 belediye başkanlığından veya beldesinden biri. Aztekler dönemdeki Xochimilco Gölü’nün güney kıyısında kurulmuş. “Xochimilco” Aztek dilinde “Çiçek bahçesi” anlamına gelmektedir. 1987 yılında UNESCO tarafından güzelim İris çiçekleri nedeniyle “ekolojik rezerv” olarak Dünya mirası kabul edilmiş ve  koruma altına alınmış. Daha önce bahsettiğim chinampas denilen yapay tarım alanları bu kanallar arasındaymış. En büyük özelliği de Aztek kenti Tenochtitlan’dan beri aynı kalması.

Güzel bir park alanına geldik. Burası Xochimilco’nun San Jeronimo bölgesi, kanal gezisine buradan başlayacağız. Yemek için ayak üstü büfe tarzı yerler vardı ama biz tekne de yiyecekmişiz. Etrafı gezelim dedik. El işlemesi yapan erkekleri görünce önden koşturdum. 😊 Pek bir utangaç davrandılar fazla çekemedim.

IMG_0312_1
Meksika-Xochimilco San Jeronimo turistik çarşı

İki güzel ve zarif hanım keyifle atıştırıyorlardı ki Türkçe konuştuklarını duyunca İstanbul’lu olduklarını, aynı iş yerinde çalışan beylerin ailece grup yapıp gezdiklerini öğrendik. Veda edip ayrılsak da bu güzel insanlarla birkaç yerde daha  karşılaştık.😊

IMG_0315_1
Meksika-Xochimilco San Jeronimo turistik çarşı da iki güzel insan.

Turistik bir yer haliyle bir sürü küçük dükkanların olduğu bir yerdi. Tekneye binmeden önce alışveriş yapalım dendi. Ben bu kez kızlarıma panço aldım. Biliyorsunuz artık iki kızım var. Gizem😍 ve Meltem.😍

IMG_0308
Meksika-Xochimilco San Jeronimo turistik çarşı
IMG_0331
Meksika-Xochimilco San Jeronimo turistik çarşı

Her zaman olduğu gibi magnetler de tamam.

IMG_0307_1
Meksika-Xochimilco San Jeronimo turistik çarşı

Biz teknelere doğru giderken biraz önceki yerliler değişik bir müzik eşliğinde dönüyorlardı.

IMG_0316
Meksika-Xochimilco San Jeronimo turistik bölgesi.

Ooo bizim yerli rehberimiz Sergio, Mesude ve Hatice hanımlara çiçek veriyordu. Hatice hanım gurubumuzun en eğlenceli insanıydı. Sergio da Gerçekten çok sevimliydi. Çiçek eh ben de aldım tabii…

IMG_0338_1
Meksikalı yerel rehberimiz Sergio

Tekneleri görünce Meksikalıların neden bu kadar hayat dolu olduklarını anladım. Rengarenk tekneler, türlü çeşit müzik. Haydi bu keyfe biz de katılalım.💃💃💃

IMG_0343
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineras denilen tekneler.
IMG_0346_1
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineras’lar

Biz bu Julietta’ya binecekmişiz.

IMG_0344
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineras’lar

Aa ama hepsi boş derken toplamda bin küsür tekne olduğunu öğreniyoruz.😲😲

IMG_0348
Meksika-Xochimilco kanalları ve trajineras’lar

Tekne gondol vari bir yöneten bir de yardımcısı var. Upuzun bir sopa ile idare ediliyorsa da kanal çokta geniş olmadığından ilk çıkış haliyle biraz zor oluyor. Kanalda ilerledikçe görüntüde gittikçe şenleniyor. Aynen böyle 😊

IMG_5312
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineraslar
IMG_0352hakan
Meksika-Xochimilco -trajineras

Sağdan soldan geçen teknelerdeki müzisyenler ki,  Maraçhi deniyor(düğün çalgıcısı anlamına geliyor) onlara eşlik eden yolcular, pişirdiklerini satanlar, yerel halı, kilim, şapka, oyuncak satanların görüntülerini çekmeye öyle kapılmışım ki yemek düşünen kim.

IMG_0369
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineras’lar
IMG_0356_2
Meksika-Xochimilco kanallarındaki mısırcı.
IMG_0360
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineras’lar

Bizim grup ve teknemiz. Hepsi birbirinden seçkin arkadaşlarım. Samsunlu Rıza EROL’a sözüm vardı(sol en sonda) ama, Piazza Avm, Özsüt falan yazmak reklama giriyormuş🤫 o da yasakmış.🤷‍♀️ Kusura bakmaz herhalde.😅😅

 

IMG_0382_1Önder yok evet, o sırada Meksikanın yerli kiliminden çocuklara almak için pazarlık yapıyordu.😂😂

IMG_6113
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineraslar

Aldı vallahi iki tane. Ama o zaman Kuzey torun yoktu. Kilimin güzelliğini gösterelim dedim.

kl
Meksika kilimde emekleyen Kuzey torun

Chinampas denilen yapay bahçelerde şimdi çiçek seraları ağırlıkta gibi.

IMG_0371
Meksika-Xochimilco kanallarındaki chinampaslar
IMG_0383
Meksika-Xochimilco kanallarındaki  seralar

Yaşam alanlarındaki evler de bazen güzel bazen de yıkık dökük, arada sandal tamir yerleri var.

IMG_0367_1
Meksika-Xochimilco kanallarındaki ev
IMG_0392
Meksika-Xochimilco kanallarında ev
IMG_0393
Meksika-Xochimilco kanallarında ev
IMG_0379
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineras tamir yeri
IMG_7957
Meksika-Xochimilco kanallarında ev

Biz etraftaki müzikle yetindik tekneye Mariachileri (düğün çalgıcısı ) almadık zaten vakit sınırlı üstelik müzikler de birbirine karışıyor. Aşağıdaki fotoğrafta müşteri bekleyen müzisyen tekneleri.

IMG_0362
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineraslarda mariachiler.
IMG_0387_1
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineraslarda mariachiler.
IMG_0388
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineraslarda mariachiler.

Tıpkı bu ksilofon çalan beyler gibi yan yana geçiyorlardı. Ve bir mariachi quarteti.

IMG_0376_1
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineraslarda mariachiler.

Mariachiler, Fransızların Meksika’yı yönettikleri dönemde ortaya çıkan, düğünlerde, davetlerde çalan orkestralar. Genelde giydikleri büyük şapkaları (Sombrero), giysileri, uzun sivri burun ve topuklu ayakkabıları ile özgün bir görünüşleri var.

IMG_5941
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineraslarda marachi quarteti

Satıcılar çok güzel harika fotoğraf veriyorlar bakar mısınız şu güzelliğe.

IMG_0386
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineraslarda mısır satıcısı

Ava giden avlanır derler. 🤩🤩🤩

IMG_2543
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineraslarda fotoğraf çeken Alev Kaplan
IMG_0389_1
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineraslarda oyuncakçılar
IMG_0391_1
Meksika-Xochimilco kanallarındaki mısırcı
IMG_0372
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajinerasdaki oyuncakçı
IMG_0396_1
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajinerastaki satıcı

Her güzel şey gibi kanalda tekne gezimiz de bitti dönerken bize şerefe 🥤🥤diyen bir güzelle veda etmiş olduk.

IMG_0397_1
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineraslarla gezen turistler.

Çok güzel saatler geçirdik yolunuz Meksika’ya düşerse buraya uğramadan dönmeyiniz derim. Çıkışta bu iki güzel kızın fotoğrafını çekiyorlardı ben de fırsattan istifade ettim.🤫

IMG_0326_1cr
Meksika-Xochimilco’da iki güzel.

Artık istikamet ülkemizde de tanınan ressam Frida Kahlo’nun müze evi. İlginizi çektiğini umuyorum. Şimdilik sevgiyle kalın.😊

Meksika- 1. Bölüm *Mexico City*

Hayalim; Castro ölmeden Küba’ya gitmekti, kısmet bu günlereymiş. Meksika’ya gideceğimin hayalini ise hiç kurmamıştım doğrusu. 😊 Sanırım kaosu bol bir memleket olduğu içindi. İyi ki gidiyoruz, koca şapkalarının altında hakikaten uyuyorlar mı? görürüz. 😊

Aslında sadece Meksika değil arada Cancun ve sonra Küba ile devam edeceğimiz bir Orta Amerika gezisi. Daha önce de deneyimleyip memnun kaldığımız Tura Turizm ve yeni tanıştığımız değerli Rehberimiz Mehmet Aydın ile 19-Aralık-2017 saat 19:35’te İstanbul’dan başlayan gezimizin ilk durağı iki saat farkı ile bir gece kalmak üzere Paris ile başladı. Paris; Dinlenme ötesi boşa geçen zamandı bizce…

Ertesi sabah 12 saat 30 dakikalık Paris-Mexico City uçuşumuz başladı. Çok enteresan bir fır hattıyla Kanada’ya yaklaşarak yukarı çıktık sonra aşağıya doğru indik ve 16:30’da Meksikanın başkenti Mexico City’e indik.

IMG_tel
Meksika-Mexico City’nin havadan görünümü

Yeşil pasaportumuzda Amerika vizesi olduğu için Meksika vizesine gerek kalmadan sorunsuz geçtik. Ama havalimanından çıkışımız hiç de kolay olmadı. Türkiye ile 8 saat farkımızla, tarih 20 Aralık saat 20:38 olmuştu bile…

Bilginiz olsun; Meksika’ya giden Türk vatandaşlarının vizeye ihtiyacı var; ama bunun tek istinası; ABD vizeniz olması, o zaman ülkeye girişte vizeye ihtiyaç duymuyorsunuz ve kalma süresi de ABD vizesi sayesinde 180 gün.

Uluslararası havalimanından çarpıcı görüntüler. Ben bayıldım… Gümrük çıkışında fotoğraf makinamı çıkaramadım her taraf polisti, ama İphone 8 iyi iş çıkarmış gibi😉

Harika duvar resimleri…

IMG_9939
Meksika-Mexico City’nin havalimanı duvar boyamaları
IMG_9942
Meksika-Mexico City’nin havalimanı duvar boyamaları
IMG_9943
Meksika-Mexico City’nin havalimanı duvar boyamaları
IMG_9941
Meksika-Mexico City’nin havalimanı duvar boyamaları

Köpeklere bütün bavulları koklattıkları gibi bazılarımızın bavullarını da didik, didik aradılar. Bavul bekle şu bu derken saat 20:30 civarı oldu doğru otele gittik. Yarının programı yoğun zira. Yerel para birimi Peso’dur (MXN) o da şimdi 0.25 TL. Dolar kesinlikle geçmediği için havaalanında Peso aldık.

Yerel halkın çeşitliliğinden dolayı 3 tane resmi dili varmış ama en çok İspanyolca konuşuluyordu. Uyuşturucu olayları vs çok olduğundan aşırı dikkatli olmak gerekiyormuş. İlerki satırlarda anlatırım grubumuzdaki bir çift neredeyse kapkaç mağduru olacakmış. Biz tur ile geziyoruz ama bireysel gidecekseniz de buraya Kasım ve  Şubat ayları arasında gelmelisiniz.

Mexico City;

Günümüz Meksika halkı, eski ve yeni dünya insanlarının birbiriyle karışmasından meydana gelmiş. Nüfusun %15 ini beyazlar, %25’ini yerliler, geri kalanını ise melezler oluşturuyor. Yerlilerin çoğu Meksika’nın farklı bölgelerinde yaşıyor. Mexico City de gezdiğimiz yerlerde Aztekleri atası kabul eden Meksikalılar ile Kızılderili tipleri baskın gibiydi.

1300’lü yıllarda Aztekler tarafından birbiri ile bağlantılı 5 gölden biri ve en büyüğü olan Texaco Gölü üzerine kurulmuş ve 15. yüzyıla kadar Meksika İmparatorluğu’nun başkentliğini yapmış. Aztekler zamanında ve bugünde hala modern sanat ve mimarinin merkezi, politika-kültür-eğitim yönünden de Meksika’nın en önemli merkezidir.

Aztekler döneminde * Ulu Teotihuacan* ; İspanyol sömürgesi döneminde * saygı değer ve asil emperyal şehir* ve gösterişli evler ve yapıların bolluğu ile de *Saraylar şehri* olarak tanımlanan Mexico City çevresi ile birlikte 20 milyona varan nüfusu ile bence Mega Metropol adını da kullanmalı. ☺️ (Tarihi bilgileri fotoğrafları ekledikçe yazacağım)

Şehir turumuzun ilk durağı gerçekten de muhteşem bir yapı olan *Palacio de Bellas Artes* Kültür Sanat Merkezi. Alameda diye güzel bir parkın içinde. Bulunduğumuz saat içerisinde kapalıydı gezemedik. Dört bir tarafında Pegasus (kanatlı-uçan at) heykelleri var. Yapımına 1904’te başlanmış 1910 yılına kadar sadece iskelet olarak kalmış. Zemin kaygan toprak olduğundan bina ağır gelmiş ayrıca Meksika Devrimine yol açan olayların başlamasıyla inşaat sekteye uğramış ve nihayet bina 1934 yılında bitmiş.

IMG_0160
Meksika-Mexico City-Kültür Sanat Merkezi *Palacio de Bellas Artes*

1911’de sahne perdesi Meksikalı sanatçı Gerardo Murillo tarafından tasarlanan ve Louis Tiffany tarafından New York’ta yaptırılan neredeyse 1 milyon renkli camdan yapılmış vitray sahne perdesi 24 ton ağırlığındaymış. ( iyi de madem bina batıyor perdenin daha hafif olanını yapsanıza 😄 ) Ve bina yapıldığından beri tam 4 metre toprağa batmış. Zaten Meksikada yaşam alanları; büyüklü küçüklü göllerin doldurulması ile yaratılmış demiştik. Binanın daha çok batmaması için de çalışmalar yapılıyormuş.

IMG_0161
Meksika-Mexico City-Kültür Sanat Merkezi *Palacio de Bellas Artes*

Kapı önü heykelleri

IMG_0163 kopya

IMG_0170kopya

IMG_0166 kopya
Meksika-Mexico City-Kültür Sanat Merkezi *Palacio de Bellas Artes*

Bu güzellikleri geride bırakıp karşımızdaki sokaktan dümdüz gidip sağa dönüyoruz. Burası Calle de Condesa yani kontes sokağı imiş. Güzel çinileri olan bu binayı kaçırmadım.

IMG_0173

Rehberimiz acele etmeyin sürpriz var dedi ve lüks bir alış-veriş yerine girdik etrafa bakınarak yürürken birden karşımıza yine lüks bir salon ve yemek yiyen insanlar, süslü yerel giysili garson kızlar çıktı. Evet meşhur bir restoranmış burası.

IMG_6322
Mexico City – Sanborns  Restoran

Aslında 18. yüzyılda yapılmış iki ayrı bina sonradan birleştirilmiş. 1881 yılında yapı bir özel erkek kulübü ve Jokey kulübü olarak görev yapmış 1917 yılında ise yapının içine Sanborns isimli hala çalışan bu restoran ve mağazalar zincirinin şubesi açılmış.

IMG_0184
Mexico City – Sanborns  Restoran

Bu merdivenlerin duvar ve tavan süsleri çok güzeldi.

IMG_2390
Mexico City – Sanborns  Restoran

Restoran ortalama fiyatları ve iyi gıdalarıyla ünlüymüş. Yapının iç duvarları: Jean Palcologue tarafından boyanmış, gerçekten hoş bir görüntü vardı.

IMG_0188
Mexico City – Sanborns  Restoran

The House of Tiles-Çinili ev veya Fayans evi 😊 denilen bu yapı 9 Şubat 1931 tarihinde ulusal anıt ilan edilerek koruma altına alınmış. Sessizce dışarı çıktık.

Binanın dış yüzü ve Av.Francisco I Madero’ya da çıkmış olduk. Bu caddeye adı verilen önemli zat: Francisco Ignacio Madero González, 1911’den 1913’te suikastine kadar Meksika’nın 33. başkanı olarak görev yapan bir Meksikalı devrimci, yazar ve devlet adamı.

IMG_0194
Mexico City- The House of Tiles –  Av. Fc.I Madero

Hemen karşımıza Bir kilise çıktı kapısı güzeldi içeri girmedik.

IMG_0192

Evet I Madero’da yürümeye devam.

IMG_0197
Mexico City–Av.Francisco I Madero

Yine bu cadde üzerinde yapılmış Iturbide Sarayı. San Mateo Valparaiso Kontu tarafından kızı için bir düğün hediyesi olarak inşa edilmiş. Odaların bir kısmını gümüş kaplattığı için gümüş saray diye de bilinirmiş. Kapısı harikaydı kaçırmadım. Kapı ve pencere fotoğraflamayı çok severim. 🤷‍♀️

IMG_0201
Mexico City–Av.Francisco I Madero’da  Itubide sarayı
IMG_0202
Mexico City–Av.Francisco I Madero
IMG_0205.YAN SOKAK
Mexico City–Av.Francisco I Madero-yan sokaktan görünüm.

Yine bir kilise ve kapı önünde fakiri ile… “La Profesa” olarak bilinen San Felipe Neri Tapınağı, 16. Yüzyılda İsa Cemiyeti tarafından bir Cizvit Cemaati kilisesi olarak kurulan Roma Katolik kilisesi. 1821 yılında İspanyollardan ayrılarak bağımsızlık anlaşmasının imzalandığı Kilise olması nedeniyle önemliymiş. Yine burası da batmaya başlamış girişe köprü yapmışlar. Biraz hızlı geçtik fotoğraf bu kadar. 😏

IMG_0210 templo de la propesa o de san Jose del real
Mexico City -“La Profesa” olarak bilinen San Felipe Neri Tapınağı.

Alttaki fotoğrafta demirlere dikkatli bakınca binanın arkaya doğru batma miktarı biraz görülüyor.

IMG_0211_1

IMG_0215_1
Mexico City -“La Profesa” olarak bilinen San Felipe Neri Tapınağı.

Bu cadde lüks mağazalar caddesi mesela; bu güzel binanın altı tümüyle Zara idi.

IMG_0213. 19.yy yapılmış

Estanquillo Müzesi; 19. yüzyılda inşa edilmiş. Genelde şehrin kültürel tarihine ilişkin müzik, sinema ve tiyatro posterleri sergileniyormuş.

IMG_5897
Mexico City-Estanquillo Müzesi
IMG_0214
Mexico City-Estanquillo Müzesi

Latin Amerika Kulesi; 1956 yılında yapılan Meksikanın en yüksek prestijli gökdeleniymiş. Sismik bir arazide kurulmuş olmasına rağmen 1985 depreminden başarı ile hiçbir hasar görmeden çıkmış. 44 katlı yüksekliği 188 m imiş.

IMG_0218_1
Mexico City- Latin Amerikan gökdeleni.

Nihayet meşhur Zocalo Devrim (Reforma) de denen meydanına çıktık. 💃💃💃 Burası şehrin tam merkezi ve aynı zamanda dünyanın en büyük üçüncü meydanıymış.

IMG_0222_1

Manzara çok güzel, karşıdaki yapı; Catedral Metropolitan

IMG_0219
Mexico City- Catedral Metropolitan

Yılbaşı hazırlıkları tamamlanmak üzere. Bu devasa yılbaşı çamı önünde fotoğraf önceliği elbette bizde. 🤩🤩🤩

IMG_8975
Mexico City- Socalo meydanı ve biz— Próspero Año 2018( yani mutlu yıllar 2018)

Meksikalılar çok renkli insanlar. Heryeri de rengarenk süslemişler. İlginç bir şey öğrendik. Meksikalılar için yılbaşı gecesi bir tür “Ölüler Günü” imiş. Ama düşündüğünüz anlamda değil. Yılbaşı gecesi üzerinde cadı, vampir, hayalet kostümleri olan çocuklar ve gençler kapı kapı gezerek yiyecek ve şekerlemeler topluyorlar; bunları veren ev halkı da ölüleri beslemiş olduklarını düşünerek alabildiğine cömert davranıyor. Sonra da tüm halk sabaha kadar sokaklarda eğleniyormuş. Kalamadığımız için maalesef göremeyeceğiz. 😔

IMG_0227

IMG_0226_1

IMG_0223_1
Zocalo Meydanından

Metropolitan Katedrale -En kutsal bakire Meryem’in göğe kabulü katedrali- gidiyoruz, içini de gezeceğiz. Dışı da çok görkemli. Meksika’nın en değerli mimari başyapıtlarından yalnızca biri değil, aynı zamanda Latin Amerika’nın en büyük ve en eski katedrali. Görünen iki çan kulesinden başka toplam 25 çanı varmış. Sol kuledeki çan en ağır olanı -bir 10 ton varmış galiba – ve adı Santa Maria De Guadalupe imiş.

IMG_0229
Mexico City – Metropolitan Katedrali

Meksika’nın büyük bir gurur kaynağı olmasına rağmen, şimdi Roma Katolik Başpiskoposluğunun koltuğuna ev sahipliği yapıyormuş.

IMG_0236
Mexico City – Metropolitan Katedrali

Katedral, eski bir Aztek tapınağı yerine inşa edilmiş. Eskiden burada piramit şeklinde Aztek tapınağı varmış ve bu tapınağa ait olan taban kısım, Katedralin hemen arkasında yapılan bir kazıda tesadüfen bulunmuş birazdan orayı da göreceğiz (Temlo Major). Yani İspanyollar Azteklere ait herşeyi yıkıp yerine kendi yapılarını inşa etmişler. Bana hiç de yabancı gelmedi. 😉 Bu da diğer kapısı.

IMG_0234
Mexico City – Metropolitan Katedrali

Katedral 1573-1813 neredeyse üç yüzyıl boyunca sürekli genişletilerek gri kum taşından inşa edilmiş. Neo-klasik- Barok-Neo Rönesans gibi üç farklı mimari stil harmanlanarak inşa edilmiş.

IMG_0240_2

1967’deki yangında, Amerika’nın en büyük 18. yüzyıl belgeselleri ile birlikte birçok resim yanmış. Ama Hernan Cortes ve Veracruz’un ilk valisi Miguel Barrigan’ın gömüldüğü yer hakkındaki tarihi belgeler de dahil olmak üzere daha önce saklı olan hazinelerin keşfine de yol açmış. Şehirdeki birçok bina gibi bu katedral de 1990 yılındaki restorasyon ile batmasına engel olunamamış ama kuleleri düzeltilerek en azından batacaksa da eşit olarak batsın demişler. 😟

IMG_0242
Mexico City – Metropolitan Katedrali içi

Tanıdık bir kilit asma yeri Katedralin bahçesinde ise II. Jean Paul’ün Meryem Ana ile birlikte oldukları büyük bir heykeli vardı. Papa bu ülkeye beş kez gelmiş.
Bu ülkede resmi olarak bir din yok! Ancak halkın %89’u Katolik.

IMG_0247

Papanın bu heykeli için Meksikalılar milyonlarca anahtar bağışladılar ve Meksikalıların sevgisiyle yapıldı. 10 Şubat 2007’de açıldı. Anıtta öyle yazıyor. 😇

IMG_0251

Çevreden bir kaç enstantane.

IMG_0254IMG_0255IMG_0256

Allah için ortalıkta şapkasının altında uyuyan bir tane Meksikalı göremedik. Bu da yan gelip yattığına göre kesin bizden biridir dermişim. 😂😂😂😂

IMG_0257

1978 yılında Zocalo Meydanı’nda yapılan metro çalışmaları sırasında Aztek Piramidi’nin (Templo Mayor) kalıntıları ortaya çıkmış.

IMG_0261
Mexico City-Templo Mayor bölgesi

Eskiden burada piramit şeklinde Aztek tapınağı varmış ve bu tapınağa ait olan taban kısım, Katedralin hemen arkasında yapılan bir kazıda tesadüfen bulunmuş. Mexico City içindeki tek Aztek kalıntısı da bu kalıntılar. Bir kısmını da camekan içinde maket ile anlatmışlar.

İspanyolların keşfinden veya işgalinden diyelim önceki halklar; İlk olarak Toltekler sonra, Oltekler, Mayalar Aztekler, ve en sonra da Kızılderililermiş. Aztek halkının gerçek kökenleri belirsizdir, ancak isimleri anavatanlarından olan Aztlan veya “Beyaz Topraklar” adından gelen kuzey kabilesi olarak başlamış olduklarına inanılmaktadır.

 

IMG_0264
Mexico City-Templo Mayor bölgesi

Şimdi; Yerleşimleri ile ilgili çok güzel hikayesi var aşağıdaki maket üzerinde Mehmet rehberimiz anlatıyor.

IMG_8249 2
Mexico City-Templo Mayor bölgesi

Kolomb öncesi Amerika Kıtası uygarlıkları içinde tarihsel açıdan en ilginci kuşkusuz Aztekler’dir. Çünkü Aztekler, Meksika Vadisi’nde Texcoco Gölü kıyılarına yerleşmeden (MS 13. yüzyıldan) önce topraksız, Tenochua denen yoksul göçerlermiş, göl kıyısındaki göçtükleri yerlerde buldukları boş, verimsiz topraklarda birkaç yıl mısır ekerler, toprak, döktükleri emeğin karşılığını veremez olunca da başka yer ararlarmış. Ama sonra imparatorluk bile kurmuşlar.

Efsaneye göre; Aztekler bu göçleri sırasında uğradıkları bir mağarada karşılarına Büyücü Arı kuşu tanrısı çıkmış. Bu büyücü tanrı Tenoch, sözünü dinlemeleri koşuluyla, onlara öncülük etmeyi önermiş ve zamanı geldiğinde yerleşebilecekleri yeri göstereceğini bu yerin de bir kaktüsün üzerine tünemiş, gagasından bir çıngıraklı yılan sarkan kartalın görüneceği yer olacak demiş.

Aztekler’in hem savaşçı hem din adamı olan önderler kesimi, onları bir buçuk yüzyılı bulan göçleri boyunca bu masalla yönlendirmişler ama sonunda yerleşmeyi düşündükleri bu kaktüsü bol yere vardıklarında kabilelerine, tanrılarının sözünü ettiği kaktüsü ve kartalı gördük demişler ya da gördüklerini söylemişler bilmiyoruz. 🤷‍♀️  Yani burayı. (Meksika bayrağında da aynı kaktüs üstünde ağzında bir yılanla kartal resmi vardır.) Ve böylece 1300 lü yıllarda Aztekler 2250 metre yüksekliğinde, etrafı volkanik dağlarla çevrili Texcoco Gölü üzerinde bulunan bu adaya Tenochtitlan şehrini kurmuşlar. Günümüzdeki Mexico City’nin de merkezini oluşturmuş oldular.

Gölleri nasıl ekilir biçilir hale getirmişler onu da yazayım çok yaratıcı hatta bence çok dahiyane.

IMG_0267

Göçebe Aztekler çevredeki kamışları örerek sallar yapmışlar sonra gölün dibindeki ve bataklıktaki çamurları bu salların üstüne yığmış Chinampa denilen tarım amaçlı kullanılan yüzen bahçeler yapmışlar. Bahçeleri genişlettikçe de karalar oluşturup şehirlerini de büyütmüşler. Aslında kendi yarattıkları toprak olduğu için bina yaparken de hafif olsun diye ya ağaç ya da volkanik taşlar kullanmışlar.

Evet 13. yy’da Tenochtitlan ile başlayan yaşamları; İspanyol fetihçi Hernan Cortes’in önderliğindeki işgalcilerin 1521’de Tenochtitlan’ı ele geçirip heryeri yakıp, yıkması ile son bulmuş. Cortesde; zaferinden sonra Tenochtitlan’ı tamamen yıkıp Mexico City’yi bu gördüğümüz harabeler üzerine inşa etmiş. Önemli bir uygarlık yok olmuş. Ama gördüğümüz gibi hiç birşey sonsuza kadar gizli kalmıyor. 😂😂😂

Görülecek yerler arasında ulusal saray *Palacio Nacional* var meydana doğru yürüyüp sola dönecekmişiz. Mehmet Rehberimiz fotoğraf çekin ama sakın kaybolmayın ve dikkatli olun dedi.

IMG_7871
Mexico City- Metropolitan katedrali vaftiz bölümü
Alevkaplan
Mexico City- Metropolitan katedrali vaftiz bölümünün kapısı

Kimileri eski geleneklerini yaşatmak için yapacakları gösteriye hazırlanıyor, kimi yerel giysileri ile fotoğraf çektirip para kazanıyor kimi de sanırım kehanetlerde bulunacak ki bizim bakla falı bakan falcılar gibi 😊 önüne materyallerini diziyordu. Buyrun birlikte bakalım.

IMG_0275_12
Mexico City-Zocalo meydanında yerliler.

IMG_0294_1

Dikkat ediniz davulları eski zamanlardaki gibi varilden yapılma.👍

IMG_0285mmm

IMG_0292_1

Bu amcam da enteresan malzemelerle ritm tutuyordu. İcad fena sayılmazdı.

IMG_0286

Bizden önce yürüyenler geri dönün saray kapalı dediler. Zaten bizim anladığımız mana da bir saray değil ama duvar resimleri çok güzelmiş. Göremedik. 😔

Azteklerin aşırı dindar kralı olan 2. Moctezuma’nın Sarayı. İstilacı İspanyol General Cortez, Moctezuma’nın Sarayının yerine kendisine önceleri bir kale, sonra saray yaptırıyor (1521-1530). Sonradan bu bina 1562’de Cortezlerden İspanyol Kraliyetince satın alınıyor ve 1820’lerde Meksikalıların bağımsızlıkların kazanmasına kadar da İspanyol Kraliyetinin atadığı valilere hizmet ediyor.

IMG_0277_1
Mexico City
IMG_0278_1
Mexico City-Ulusal Saray bölgesi

Tekrar Zocalo meydanına dönüş ve buradan fotoğraflar ile ayrılıp otobüsümüze bineceğiz.

IMG_0288_1
Mexico City-Zocalo meydanında yardım panosu.

Öğlen oldu açıktık 😋 sanırım hem ziyaret hem ticaret deriz ya! onun gibi evet Xochimilco’ya kanallara gidiyoruz. Şehir merkezinden 28 km. kadar güneye… Bir de kapanmadan yetişirsek Frida Kahlo’nun Coyoacan denen yerdeki müze evini gezeceğiz.

Eveeet rengarenk “trajineras” isimli teknelerle geziyi ikinci bölümde anlatayım. Dedim ya yoğun fotoğraflı olur benim gezi yazılarım. 😇 ”Gezmiş kadar olduk” diyesiniz diye 😉😊 😍

Görüşene kadar sevgiyle esen kalınız.

 

Kuzey’le Bir Aşk Hikayesi

İnsanı sonsuz hoşgörü sahibi yapan, formülü bulunamayan her derde deva ilaç, hiçbir çiçekte olmayan kokusu ile tarif edilemeyen bu aşkın adı: TORUN yani KUZEY

Benden epeydir ses seda çıkmayınca neler olduğunu merak ettiğinizi tahmin ediyorum. Bir aşk hikayesi yaşamak üzere İstanbul’da Kuzey’imizin yanındaydık. Bazı aşklar tarif edilemez ama, o minik adamla yaşananları gün gün nasıl serpildiğini bir bir anlatayım. Fotoğraflar eşliğinde anlatmayı sevdiğimi artık biliyorsunuz. Sizin de seveceğinize inanıyorum. E hadi buyrun.

Kuzey’imizle doğumundan sonra 40. gün yeniden buluştuk. Evet yaaa anneanne Münevver , balanne Alev yani ben 😀 Kuzeyi adetlerimize göre kırkladık sonra büyük aile yemeği ile de kutladık. Kuzeyle birlikte geçireceğimiz şimdilik sayılı günler de başlamış oldu.

Banyo faslı,1-IMG_3300

2-IMG_3294

Ohh miss

3-3169Kuzey

Torun sevgisi neden bu kadar farklı? diye sordu Deniz’im. İlk cevabım; Sorumluluğunu direkt almadığımız için olabilir mi? diye soruya soruyla cevap vermiştim. Doğru mu? Doğru tabii ki.

Sonra dedim ki; sen canımın içisin, Kuzey de canımın içinin içi. Gençlik yıllarımızda hayat koşuşturmacası içinde tek düşüncemiz sizleri iyi yetiştirmekti yani bir görev gibiydi galiba, belki de sorumluluklarımız sevgimizin önüne geçmişti ve belki nöbet (Hastanede çalışırken) vs nedeniyle birlikte geçirdiğimiz süre kısa olmuş olabilirdi. Oysa şimdi öyle mi? Sizlerde eksik kalan duygularımızı torunumuzda tamamlamaya çalışıyoruz. Bu duygularımızı özel kılan da sevginin çokluğu ile birlikte yaşımız gereği gösterdiğimiz sabır ve sonsuz hoşgörü olmalı.

Deniz’in bir arkadaşı ona dert yanmış – Ya arkadaş öz annem eve geliyor beni görmüyor bile doğru torununun yanı gidiyor bu nasıl iştir? Ne dersiniz -arkadaşım sana söylüyorum, anneciğim sen anla vaziyetleri mi? 😀

Şu güzelliğe bakarmısınız? nasıl sevilmez ki.

4-3756Kuzey

5-IMG_1957

Çocuklarımız; Gizem&Deniz&KUZEY Sarıyer tarafında , Meltem&Oğuz Üsküdar’da oturuyorlar.  İstanbul’a gelişlerimizde biz Üsküdar’da kalıyoruz.  Hafta içi Kuzey’le, hafta sonu evci çıkar gibi Üsküdar’dayım. Mesafe çok uzun ama ne gam gideriz. Kuzey bu😀 Bugün neler yapacak, gülücüklere başlayacak mı? Yine çok mu gazlı, gece uyudu mu? Yani ne durumdalar.

Hiç sorun değil her duruma çare üretiriz alim Allah. Motorla Beşiktaş’a geç 41E otobüse bin son durakta in tam 1 saat 15 dakika. Bazen de motorla Karaköy- Tramvay ile Kabataş yine 41E ile Ayazağa son durak. Sabah 07.00 gibi yola çıkarsak Deniz işe gitmeden yetişiyoruz.6-3671Kuzey

Kuzey’im ayakta gazdan ağlayıp duruyor. Babası da bebekken gazlıydı da rahmetli babam kucağına alıp susturduğunda gözümde bir melek olurdu. Şimdi aynı görevi ben yapıyorum.

7-3276Kuzey

Bazende  babalar 😀😍

7b-IMG_3291

7a

Büyük bir sabırla sırtını pış, pışlıyorum eninde sonunda gazı çıkıyor Kuzey’imiz de uyuyor.

8-3350Kuzey

Bu arada benim- aman kızım üşütme sütten de geçer gaz olur laflarım ortalıkta uçuşuyor ne çare! Gizem arkadaşlarına siz ne yapıyordunuz? diye soruyor🧐 üstüne üstlük Kuzey’in ağlamasına 9 kat aşağıdan anne kedi gelip kapıda dikiliyor, inanılmaz bir şey yavrusu ciyaklıyor sanıyor zahir😄

Arada Gizem ayna önünde dikkatini çekip ağlamasına engel oluyor 😅 tabii meşhur müziğimiz Buziki Orhan eşliğinde -tavsiye ederim çok etkili-

IMG_5567 kopya

  1. gün olmuş oğlan 💩 yapmamış bizde bir telaş, İzmir’e Meltem’e telefonlar(Çocuk Dr.u diğer kızım) zeytinyağı içirelim mi? Vs. neyse 6. güne kadar beklenebilirmiş ve 5.gün büyük bir bayram yaşadık yaşasın işlem tamam… 💩💩💩💃💃💃💃

Artık gaz sorunsalı azalmıştır diye sevinirken… nerdeee tam gaz devam 😂  Gaz bitme ümidimizi  3. aya uzattık.

Her akşam rutinlerimiz ; banyomuz + masaj ve yağlanma.

8a

Saat 17.30 da (inşallah uyur temennisiyle) yatağına amcasının hediyesi uyku arkadaşı ile yatırma ve akıllı telefon veya tabletten  Hubble ile online izleme.

9-3642Kuzey

Gece uykusu iyi sayılır annesi emzirir sonra tekrar uyur. Gündüz için aynı şeyi söylemek zor öğleden sonraya kadar epey zorlandık. Günler geçiyor.

İstanbul’a gelmeden önce yeni bir tulum ve patik başlamıştım

D9BAEAF8-4B42-4EB4-BD96-1A73EA0273BA

Sonra yeni moda poposu ayıcıklı onu da bitirdim giydirip baktık.  Önce ördüğüm sarı biraz büyük geldi ama çocuklar hemen büyüyor nasılsa..

11-3228Kuzey

12-3304Kuzey

10

Bakışına bayılırım been…

13-2Kuzey

Tatlı olduğu kadar komik de bu çocuk yarabbim.☺️

Ben fotoğrafını çekerken Gizem beni çekmiş.

17-3339Kuzey

18-IMG_1957

19a-IMG_3536

19-IMG_3920

Günlük rutinlerimiz değişmiyorsa da Kuzey beyin havası hergün bir başka, genelde kucağa alıştırmayın dense de olmuyor maalesef 😏

21-3388Kuzey

Uyku salıncağı da hayli işe yarıyor doğrusu ve

22-3655Kuzey

Ben de  fırsattan istifade edip yine birşeyler örmeye çalışıyorum. Elbette İnternetten.😅

23-42Kuzey

Zaman geçiyor, Kuzey gün alıyor, bir bakıyorsun aşı zamanı gelmiiş…Anlamış gibi  daha asansörde başlamış ağlamaya. Kıyamam ama çare de yok sağlığı için gerekli.. Aşı olurken önce ses yok sonra kıyamet kopmuş.😔 Canı yanmış tabii…

Eve geldiler akşam biraz ateşlendi verdiğimiz şurubun tadını da beğenmedi, ama kolumun altına sıkıştırdım 👍  olay bitmiştir. Olayın bir videosu var izleseniz çok dokunaklı, Kuzey sanki benimle konuşuyordu. Videomuz için tıklayınız.

Gaz nedeniyle uyumayınca emzik alsa bari dedik onu da kabul ettiremedik. Bir sürü model emzik aldık oysa. 😌 İlk gördüğüm bu emzikli hali beni benden koparttı. 😂😂😂

26-

Gizem’le hemen yeni bir emzik ısmarladık, ama nafile uyumak üzereyken atıyordu. 😂

27-3479Kuzey

Emzik koleksiyonumuz. Meltem yengesi Paris’ten bile getirmişti… 🤭

28-

Oyun bahçesi aldım hemen adapte oldu, ayaklarını kullanıp müzik çalabildiğini keşfetti. Şimdiki çocuklar bir harika. 😎

Mart 2018 deyiz dışarda kar yağıyor ve biz Kuzeyi aylık kontrolüne götürüyoruz. 3 ay bitmiş dün gibi.

Şişli Memorial de doktorumuzu beklerken Gizem Kuzeyi oyalıyor.

IMG_1846CB1AA212-1Kuzey yaşınlarından önde gidiyormuş MAŞALLAH. Anne sütüne yedekleyerek de devam.

33-Mutlu haberi kahve ile kutlayalım dedik Kuzey omuzumda uyudu…

Kuzey artık büyüdü 3 aylık oldu uykuları düzene girer dedik; Evet uyku düzenli ama gaz?  😉 tam gaz devam.😂 😂 😂

Biraz rahatladık ya evde cupcake yaptık, dedeye kalmadıı..  🤭 Üsküdar’a gider gitmez ona da yaptım.

 

Hergün bir başka yüzle karşılaşıyoruz yani çok çabuk serpiliyor bebekler bakınız sanki evet bu hırkayı Oğuz Derya amcam aldı der gibi değil mi?😃

IMG_0283

Sevgili torunum canımın içi’nin içi Kuzey’im; Değil bir gün, bir saat görmezsem seni özlüyorum. Sen uyurken gelip hayranlıkla izliyorum. 😍 😍 😍 😍 😍 😍

İlk kitabını da aldım. Time Machine Kitabevi‘nden ve yine internetten ısmarladım sağolsunlar hemen yolladılar uğramanızı dilerim. Alanlarında uzmanlar, çocuğun yaş durumuna göre çok da güzel öneri getiriyorlar. Gelecek vadeden Kuzey çalışmalara başladı bile. Canııııım 😘😘😘

 

Birlikte geçirdiğimiz kırk gün sanki kırk saat gibi oldu. 😞 Kuzey’im umarım çok güzel günler görürsün, hayat senin için de başladı canım. Seni çooooooook  seviyoruz ömrümüz yettiği kadar da seveceğiz.😘 😘 😘

Dünyanın en güzel varlıkları çocuklarımız ve torunlarımız. Nasıl ayrılacağız bilemiyorum. Tabii Allah acılarını göstermesin mesafeler aşılır gidilir, gelinir.

Dünyanın en tatlı varlığı olan çocuklara Atatürk’ün  özel ve anlamlı bir gün armağan etmesi gerçekten gurur verici. Hayat her gün bayram olsun yeryüzündeki bütün çocuklara diyor  yine bir yakışıklı ile veda ediyorum. Sevgiyle kalın.

db88f91c-0ec5-4bb0-90e4-60ea30411e90

 

 

 

 

Gizem’li Deniz’den gelen KUZEY rüzgarı

Konuya balıklama girmek olmayacak biraz açayım; Beni genelde gezi yazıları ve fotoğraflarımla tanırsınız oysa benim hobilerim de var, el sanatlarını severim ve yaparım da. 😊  Yazacak fırsatım olmamıştı işte fırsat elime geçti ben de hobim olan örgüyü bahane ederek farklı bir yazı yazayım derken… 😂 İşin aslı başlıkta yazdığım gibi    Gizem’li  Deniz’den Kuzey  torun geldii… Kuzey’in nesi olmalıyım? Babaannesi mi?  Balannesi mi? 🙄 Şimdilik evet, ben de babaanneyim. Olsun biraz gencim ama sorun değil 😎
Harika bir olay… Bloğumu siz okumazsanız torunlarım okur demiştim bir yerlerde işte şimdi gerçek oldu minicik bir okuyucum daha var artık; torunum KUZEY dünyanın en yakışıklısı…💪 Torun bambaşka derlerdi hep, çok doğru tarifi imkansız bir sevgi Allahım..🤗 ben balanne olmak istiyorum.

Neden babaanne değil de balanne? Kesin çocukluktan gelen babaanne sevgisinin eksikliğinden. Birazcık da beni çok sevsin istiyorum. Arkadaşlar aramızda konuşurduk; babaanne oldun sevilmezsin yok anneanne oldun çok sevileceksin diye. Ben de Kuzey çok akıllı olacak dili dönmezse bana kesin balanne der, demezse de öğretirim demiştim.🤗 Bakalım göreceğiz. 😇 Doğduğu gibi büyüyecek elbette…

Doktorumuza göre; çok güzel giden büyüme döneminin dünya ile ilişik kısmı yani dünyaya geliş tarihi 15 ocak 2018 idi. Biz de bu arada Meksika-Cancun-Küba gezimizi yaptık, hemen Aydın’a döner ocak ayının 10’u gibi tekrar İstanbul’a geliriz diyorduk ki : Yılbaşı gecesi, bir türlü uykum gelmek bilmedi; meğer dünyaya gelmeyi, bizi Aydın’a yollamamayı kafasına koyan Kuzey 14 gün erkenden harekete geçmiş(kesin bizi çook seviyor git-gel koşturmaca yaşatmadı). Maşallah kızım da bir avazda bebeğini dünyaya getirip kucağına almış. Tarih**1-01-2018** Yeni yıl ve  5 gün önceki doğum günümün hediyesi…😍

Sabah ilk gördüğüm andaki duygum; eveet bu bebek bizim demek oldu… Herkesten bir parça vardı yüzünde.Ağırlığı 3,505 kg, boyu 50cm, saçı da var gamzesi de…
IMG_7335 kopya

Her zaman olduğu gibi bizde de; ay aynı babası, yok, yok Berkem teyzesine çok benziyor gamzeli ,ama Oğuz Derya amcasında da da gamze var…

IMG_7342 kopya

Benzetmeleri eşliğinde Kuzey ile tanışma faslını bitirip, Berkem teyzesinin hazırladığı görkemli hoş geldin Kuzey masasından sevgili dünürüm Münevver’in elleriyle yaptığı harika şerbetlerimizi içtik, Şirin dedeyi kutladık.

IMG_7347 kopya

Bol fotoğraf çektik…

IMG_1774 kopya

Normal doğum olduğundan ertesi günü de hep beraber eve çıktık. Kuzey’imizi özenle döşenmiş bembeyaz güzel odasında yatağına yatırdık. 😍 Keyfe bakııın…
IMG_7343 2

Doğmadan çoook önce, eveet tam on iki yıl önce başucu kırlentini bile boyamışım ben Kuzey’imin.

2018-01-14-PHOTO-00000026 kopya

 

Deniz’im 1980 doğumludur.  Zamanın çizgi filmi şirinlerdi ve Deniz’im büyülenmiş gibi onları izlerdi. Emekli olduğum 2002 yılında hobim olan el sanatlarına vakit ayırıp kurslara gittim. 2005 yılında da şirinleri hem boyama atölyesi hem de dikiş atölyesi ödevi olarak çalıştım.

İtiraf edeyim böyle öncelikli hazırlıkları pek severim. Mesela iki oğluma da doğmadan önce boya kalemleri, cam misket, topaç almış kenara koymuştum. Kız olsaydı bebek de hazırdı. 🤗  Malum bizim zamanımızda ultrason görüntülü değildi yani cinsiyet tayini yoktu… Evet küçük oğlum Oğuz Derya’nın ve Meltem’imin de (Allah hayırlısı ile nasip etsin) bebeği olursa kırlenti  hazır.
Kuzey’e de doğmadan önce bir tulum örmeye başlamıştım. O ne! 0-3 aylık ölçü neydi? 😳  hay Allah unutmuşum kaç sene oldu elime şiş alıp birşeyler örmeyeli yetiş internet.

2018-01-14-alev- kopya

Çok güzel video anlatımlı örgü siteleri var benim favorim-Örgü Tasarım adıyla paylaşım yapan Işıl Balaban hanımefendi. Güzel bir tasarım tulumu biraz değiştirerek ördüm ama büyük oldu tabii. Eşim tamam, tamam heyecan yapma canım, büyükse sonbaharda giyer dedi. Ve sanırım öyle olacak🤗

Sonra da iki ara bir derede de patik ile başlık ördüm. Yine Örgü Tasarım’dan.

IMG_9857 kopyaGeziye giderken de yeni bir başka tulum başladım. Yok daha anca dün bitirdim. Ve evet bu tulum da Işıl hanımın Örgü Tasarımı, elleri dert görmesin…😎

IMG_7341 2

Duygularımı yazmamı bekliyorsunuz biliyorum ama nasıl anlatılır ki!; babası Deniz’imin doğumunu hatırlattı bana hiç farkı yok aynı heyecan ,aynı sevgi seli, bakmaya doyamamalar, aman ağız sütünü mutlaka içmeli, ayağını üşütmeyelim, kızım(Gizem’im) hadi sen biraz dinlen biz Kuzey’e bakarız laflarıyla geçen iki güncük hepi topu. 😒

Şimdilik Münevver Anneanne ile Şirin dedeye emanet 😘, görev sırası bize gelene kadar. Özlem çoook habire Whatsapp’tan fotoğraf istiyorum, göbeği düştü mü? gülücükler başladı mı? soruyorum, arada görüntülü konuşmalarla özlem gideriyoruz.

Özlem dedimde sizlerden epey uzak kaldım, gezi yazımı da hemen yazamayacağım bari bu güzel haberi paylaşayım istedim umarım sıkılmamışınızdır. Allah isteyen herkese bu duyguları yaşatsın diyorum. Sevgiyle kalın.

Kuzey’e;

Sevgili Kuzey’im; Kaplan’ların ve Köymen’lerin ilk gözağrısı torunusun. Bu satırları okumaya başladığında yanında olursam birlikte okuruz. Balanne diyeceğini umuyor, seni kayısı ağacımızda kuracağımız salıncakta sallayacağımı hayal ediyorum. Allah; analı, babalı adınla yaşatsın, büyü koca adam ol vatanına, anana, babana, kendi evlatlarına hayırlı birey ol, belki ağabey de olursun kardeşine de sahip çıkarsın. Temennilerimiz bunlar öğütleri anne ve baban zaten verecektir canım. Anneni-babanı çook seviyoruz seni daha da çooook seveceğimizden emin olabilirsin. Canımın içinin içi Kuzey’im sağlıcakla kal.. Balannen-Hüceste Alev- büyükbaban-Önder Kaplan

Her zaman olduğu gibi bu kez yazımı bir yakışıklı ile bitiriyorum. Sevgiyle kalın.

IMG_7334 kopya
Kuzey Kaplan

NEPAL-Katmandu-Bölüm 4

Yeni bir yer görmeye Kathmandu’nun Varanasi’sine gidelim demiştim. ☺️ Aramız fazla açılmadan otobüse binelim ve Bagmati nehri kenarında ki Pashupatinath tapınağına doğru gidelim.
Pashupatinath Tapınağı;

Bagmati nehri kıyısındaki Hindu mimarisinin baş yapıtı sayılan 400 yıllık bir geçmişe sahip Hindu tapınağıdır. Hindistan için Varanasi ne kadar önemliyse Katmandu için de Pashupatinath aynı öneme haizdir. Şiva’nın diğer adı -Pasupatidir- (hayvanların efendisi)  her şeyin tanrısı anlamında, en sessiz ve barışçıl görüntüsüne adanmıştır. Hayvanların tanrısı da sayıldığından burada asla kurban kesilmezmiş. Asya’daki dört önemli dini yerleşim yerinden de biridir. 5. yüzyılda inşa edilmiş ve daha sonra Malla Kralları tarafından yenilenmiştir. Her yıl binlerce yaşlı insan hayatlarının son birkaç haftası için barınak bulmak, ölümle karşılaşmak, nehrin kıyılarında yakılmak ve son yolculuklarını kutsal nehir Bagmati’nin suları ile devam ettirmek için buraya gelirler. Çünkii… Bagmati, daha sonra kutsal nehir Ganj ile birleşir, Ganj demek Nirvanaya ulaşmak, arınmak demekti hatırlayınız. 👍 Nepal ve Hindistan’ın da her köşesinden Hindular buraya ölmeye geliyorlar. Ve burası da Dünya Miras listesindedir.

Burada enteresan olan Tapınakta astrologlarının oluşu ve muhtemel ölüm tarihini öngörebiliyor olmaları.. Paşupatinah (okunuşu) Tapınağı’nda ölenlerin, karmalarını bozacak herhangi bir kötülük gelmeden tüm günahlarından arınmış, yani günahsız bir insan olarak yeniden doğacaklarına inanıyorlar. Oysa Hindistan’da reenkarnasyonda her türlü canlı olarak doğulabilirdi. 🤔 Yine burada da kast sistemi geçerli ve yakılma yerleri bile farklı.

Rehberimiz Murat Şarlak; bu kez maskelerinizi takmanızı öneririm, çok duman olacak kokudan rahatsız olabilirsiniz dedi… Otobüsten indik yürüyoruz bakalım neler göreceğiz derken her zaman ki gibi hediyelik eşya dükkanlarıyla karşılaştık. Tanrıların kuklasını yapmışlar, fil başlı olanı artık tanıyoruz Ganeşa da diğeri de Şiva olabilir.

IMG_2672
Katmandu-Pashupatinath Temple

Tamam yakından da bakarız; fotoğraf benim kırparız olur.😇

IMG_2672CRP
Katmandu-Pashupatinath Temple

Krematoryumun çok yakınına gideceğiz diye ben de maske taktım ama beni sıktı, ben hasta bakarken bile maske takmazdım ki.. Hem öyle tahmin ettiğimiz gibi yanık et kokusu da yoktu. Evet yoğun bir duman vardı ama kokusu, bilen bilir sandal ağacının kokusuydu ve hiç de itici değildi. Daha önce Varanasi’de bahsetmiştim hatırlayalım; yakma işlemi yapılan ağaçlar sandal ağacıdır. Bir ara tütsü yakmak için satılan çubuklar da vardı, şimdi yerini aromatik yağlar aldı ya neyse 🙃 Oradan hatırlanabilir.

Oooo Sadu’lar görülmeye başladı bile; ay ne renkli insanlar bunlar.😄 Sonradan öğrendim, vazgeçişi temsil ettiği için bu renkleri giyerlermiş.

4-IMG_2675AK2
Katmandu-Pashupatinath Temple-Sadu’lar

Sadu’lar hatırlayalım; ailesi olan ve fakat Nirvana’ya ulaşmak için ailesinden ve dünya işlerinden ayrılmış kendini dine vermiş kişiler demekti ve kast sistemine dahil olmayan ve ölünce de yakılmayanlar grubuna dahillerdir… Bu Sadular para karşılığı biz turistlere poz veren muhtemelen sahte Sadularmış, rehberimiz birazdan siz de çekersiniz dedi. Tapınak kompleksine geldik sanırım. Ben bu kez büyülenmedim neden bilmem sadece hayretle krematoryum olan yerlere odaklandım. Şaşkınım; zira nehir de su çok az. Burası da dünya miras listesindeymiş. Gerçekten de hayli büyük bir kompleks, irili ufaklı bir sürü(425 tapınak, 15 şiva tapınağı ve 12 tane de linga tapınağı varmış) tapınak barındırıyor.😳

3-IMG_2674AK
Katmandu-Pashupatinath Temple

Kesif bir duman var sanırım yakma işlemi başlamış. 😳 Eveet… Daha önce Hindistan’da görmüştük ama bu kadar yakından olunca ürpermemek elde değil. Tabii özeleştiri de yaparsanız insanın aklı almıyor. 😔 İnsanoğlu çok enteresan bir yaratık bir müddet sonra; ne yapalım onların inanışları diyorsunuz. Aileler oturmuş bekliyorlar.

5-IMG_2677
Katmandu-Pashupatinath Temple-Krematoryum

Fotoğraflar birbirinin aynı gibi ama değil, yanma işleminin nasıl çoğaldığını anlatmak için çekmiştim. Akılda daha kalıcı oluyor 😌

6-IMG_2679AK
Katmandu-Pashupatinath Temple-Krematoryum

Kast sistemi burada da işliyor demiştim ya işte karşı kıyıdaki krematoryum yerleri fakirlerinmiş.😔 Bizim yürüdüğümüz yer onlara göre karşı taraf oluyor, zenginlerin ve kralların yakıldığı krematoryum bölgesiymiş. Ghat deniyordu hatırlayalım. Birazdan tekrar belirtirim.

7_MG_2688WP
Katmandu-Pashupatinath Temple-Krematoryum

Bizleri Hindu olmadığımız için ana tapınağa almıyorlar, kapı girişine kadar gidiliyormuş ortada bir taş köprü var, zamansızlık nedeniyle eşim ve ben bu kıyıdan ayrılamadık. 😡

8-IMG_2686
Katmandu-Pashupatinath Temple-Krematoryum
9_MG_2726WP
Katmandu-Pashupatinath Temple (Bridge)-Köprüsü

Madem karşıya geçmiyorum ben de önce Sadu’ların etraftan kaybolmadan yakından fotoğraflarını çekip size de tanıtayım dedim.☺️ Aşağıda bir hareket var yeni cenaze gelmiş. İzleme yerimize doğru yürüyoruz, sağ tarafımızda kulübe vari küçük taş yapılar. Oturup rehberimizi dinleyince öğreniyoruz daha çok Sadu’ların tapındığı Chaitya denilen taş tapınaklar. Yukarda bahsetmiştim bir sürü küçük tapınak varmış diye işte; Şiva lingam tapınağı bunlarmış. 🤔

10-IMG_2707
Katmandu-Pashupatinath Temple-Chaitya tapınaklar

Hemen yan yoldan da birazdan anlatacağım hikayede geçen ormanlık bölgeye gidiliyormuş. Aaa tabi hikayesiz, efsanesiz olmaz. Keşke vakit olsaydı da yukarılara kadar çıkabilseydik. İşte dememek için sizlere önerim; Lisan bilin, kendiniz gelin, yerel rehber tutup gezin, hiç pahalı değiller.👍

11-IMG_2704AK2
Katmandu-Pashupatinath Temple-Chaitya tapınaklar

Murat Şarlak rehberimiz sağolsun; durun ben size modellik yapayım dedi(sanırım biraz Nepal rupi’si vermiş olmalı ki, Sadular güzelce poz verdiler. Soldaki biraz fazla beyaz geldi bana eski tüfek Hippi olmasın😉

12-IMG_2706
Katmandu-Pashupatinath Temple-Sadular+Rehberimiz Murat

Benim derdim sadece onları çekmekti. Gruptakiler habire hatıra fotoğrafı çektiriyorlar. Ben de ara boşluklardan faydalanıp çekiverdim.😜

13-IMG_2703
Katmandu-Pashupatinath Temple-Sadular

Sadular ölünce yakılmıyorlarmış demiştim vücutlarını da krematoryumdaki küllerle ovarak Şiva’ya benzemek için böyle gri hale getiriyorlarmış.🙄 Toplumu koruduklarına inanıldığından halkın çoğu onlara yiyecek yardımı yaparmış. Genelde dünya nimetlerinden arındıklarını anlatmak adına vücutlarına acı çeketirecek şekillere girerlermiş. Keyif almayı bırakmış olsalar da Nepal’de sadece sadular yasal olarak ot içme hakkına sahiptir ve bunu dini bir zorunluluk olduğunu belirtirler. 🤔 Gerçek sadular asla para kabul etmezmiş. Buradakiler de pek çakmaya benzemiyorlar bence zamana uymuşlar.😂 Karşı taraf hareketlendi dedi eşim bakalım.

A_MG_2723

Bakayım güzel çekmişmiyim derken ve gözümde aşağıdaki cenaze ritüelinde iken avlanan ben.😳

14-IMG_4326

Burada dikkatimi çeken kadınların da oluşu, üstelik yıkamaya da yardımcı oluyorlar.

15-IMG_2709
Katmandu-Pashupatinath Temple-Bhasmeshvar Ghat

Varanasi’de fotoğraf çekmek kesinlikle yasaktı, bu yüzden bunu bir fırsat olarak görüyorum. Gidip yakından çekeyim bari. Burası vadinin en kutsal  krematoryumu ve adı da Bhasmeshvar Ghat. Bir bedenin yakılması yaklaşık 3 saat alır, bu süre içinde aile ayakta durur ve saygıyla izler. Vücut yandıktan sonra küller Bagmati nehrine atılır. Yazık ki, nehir demeye bin şahit ister zaten suyu az bir de çöp ile tıkanmış; plastik torbalar ve kaplar ve hayal edebileceğiniz diğer her türlü döküntü. Neden Hindu cemaati ya da hükümet böyle bir kutsal yeri temiz tutmak için çaba göstermez anlaşılır gibi değil.

16-IMG_2714 kopya
Katmandu-Pashupatinath Temple-Bhasmeshvar Ghat

Neyse cenazenin önce ayaklarını nehirde yıkadılar, sonra yüzünü. Kutsal renk olduğu için turuncu renk örtü örtmüşler. Cenaze yakıldıktan sonra ailenin en büyük erkek evladı saçlarını kazıtıyor sadece ensede biraz saç bırakıyormuş. O kadar ki, 2001 yılında ölen krallarının yasını tutmak için bütün Nepal erkekleri inanç ya da sevgiden saçlarını sıfır numaraya vurmuşlar. Hindular için ölümden sonra bir sonraki gün, güneş batana kadar kremasyon işlemleri tamamlanmak zorunda. Bu yüzden uzakta yaşayan yaşlılar, hastalar hayatlarının son günlerinde buraya yerleşerek ölümü bekliyorlar. Netice de; biz batılılar olarak, ölümden korkuyorken, doğu kültürleri bunu doğal çevrimin bir parçası olarak görüyorlar. (Daha geniş bilgi burada)

Pasupatinath tapınağı aşağıdaki fotoğrafta; tam karşıdaki merdivenlerin sonundaki sarı giriş kapısı görünen iki katlı pagoda şeklinde yapılmış olan yer. Hindu olmayan giremiyor.

16-_MG_2718
Katmandu-Pashupatinath Temple-Bhasmeshvar Ghat

Özel statüsü olan bir tapınak. Pashupatinath’ın rahiplerine Bhatta denir ve baş rahibi Mool Bhatt ya da Raval olarak adlandırılır. Görev yapan rahipler son 350 yıldır Güney Hindistan’dan özel seçiliyorlarmış. Başrahip sadece Nepal Kralına karşı sorumludur ve tapınak konularında periyodik olarak ona rapor verir. Toplamda seçilmiş 4 rahip vardır diğerleri bekçi gibidir. Tapınaktaki eşyalara dokunamazlar.

Gelelim hikaye-efsaneye; yerel metinlerde, özellikle Nepalamahatmya  ve  Himavatkhanda’da  kaydedilen efsaneye göre (sağdan soldan toplama yine) Hindu tanrısı Shiva’nın canı Varanasi’deki tanrılardan ve sarayından sıkılır, karısı tanrıça Parvati ile kaçar. Kalacak yer arayışı sırasında Katmandu vadisini keşfeder ve Bagmati Nehrinin tapınağın karşı kıyısındaki orman olan Mrigasthali’ye yerleşir. Burayı o kadar beğenir ki, izi belli olmasın diye karısı ile birlikte geyik şekline girer öyle yaşarlar. Bir müddet sonra diğer tanrılar onları bulurlar. Tanrı Vişnu, Varanasi’ye  geriye görevine dönmesini söyler. Şiva kabul etmez ve Vişnu ile çatışmaya girer. Vişnu, Şiva’yı boynuzlarından yakalar dört parçaya ayırır. Sonra üzülür ve boynuzları burada bir Linga tapınağı kurmak için yere diker. Zaman içinde tapınak gömülür ve kaybolur.

Rivayet bu ya; Oralarda sürü otlatan bir çoban, ineklerin bir höyüğü sütleri ile gizlice suladığını görür ve haber verir. Neticede Lingamı bulurlar ve yine aynı yerde tapınağı inşa ederler. Tapınağı ziyaret edenler o kadar çok olur ki burası bir hac merkezi haline gelir. Gökten üç elma düştü mü? hikaye bitti de.😊

Artık geri dönebiliriz, sağa sola bakarak gidelim. Arkadaşlardan biri haydi sen de çek dedi baktım bir kadın Lingam tapınakta kaçırmadım gerçi onun da kaçmaya niyeti yoktu. Biraz konuşturduk; bu küçük tapınaklar aynı zamanda çocuğu olmayan kadınların da adak yeriymiş.

18_MG_2721WP
Katmandu-Pashupatinath Temple-

Fakirlerin yerleri hayli dolu.😔

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Çevrede yine şifacılar vardı.

23-IMG_2696
Katmandu-Pashupatinath Temple-Şifacı
24_MG_2727
Katmandu-Pashupatinath Temple-Şifacı
25-IMG_4341
Katmandu-Pashupatinath Temple

Hızlandık daha gideceğimiz bir yer kaldı- Boudhanath Stupa sonra Tamel de alışveriş. Otobüsten indik çook kalabalık bir yerdeyiz ve çok görkemli bir kapıdan geçiyoruz. Bu ülkeler fakir oldukları için ibadethanelerine bile para ile giriliyor.

Boudhanath Stupa;

Evrensel olarak Boudha ya da Boudhanath olarak bilinir. 5. yüzyılda inşa edilen Büyük Boudhanath Stupa, dünyanın en eski, en büyük ve görkemli Stupalarından biridir. Yapılış hikayesi de var anlatacağım.😉

Burası, tüm dünyadaki Budistler için hac ve ibadet yönünden önemli bir yerdir. Büyük Stupa, tüm Budaları sembolize eder. Büyük Stupada saf bir kalple secde eden herkesin dualarının kabul olunacağına inanılır. O kadar ki, uçaktan bile görseniz dilek dileyin kabul olurmuş. Daha önce bilseydik iyi olurdu.😇 Bakın ben size söylüyorum giderseniz  benim içinde birşeyler dilersiniz artık.☺️

WP
Katmandu-Boudhanath Stupa

Çin işgali yüzünden 1959 yılında Tibet’ten kaçmak  zorunda kalan binlerce budistin  buraya yerleşmesiyle tarihi ve kutsal önemi çok daha artmıştır. Unesco dünya mirası listesindedir. Çin’den gelen Tibetli mültecilerin büyük çoğunluğu Boudhanath civarında 50’yi aşkın Tibet Gompası’nın (Manastır) inşasında çalışmıştır.

IMG_2737
Katmandu-Boudhanath Stupa

Genel şekil bir Budist mandalayı (bir kozmolojik harita) ve aydınlanma yolunu, ayrıca kozmosun efsanevi merkezini (Meru Dağı) temsil eder. Budist geleneğe göre, bu sitenin Budas adındaki 27’nci Kassapa Buda kalıntıları bulundurduğu söyleniyor. Hatta; kutsal eserler, belki de Buddha‘nın bedeninin bir parçası olan (kemikler, saç ve dişler) kutsal metinler de dahil olmak üzere onun sahip olduğu veya dokunduğu nesneleri içerdiğine inanılıyor. Bir başka inanış; Stupa içinde hem Hindular ve hem de Budistler için kutsal sayılan bilge Kasyapa’nın kalıntılarının gömülü olduğu sanılıyor. Aslında Stupalar yüzyıllardır mühürlendiğinden kimse içeride ne olduğunu kesin olarak bilmiyor. Zaten Stuba, içine girilmeyen tapınak demekmiş.

_MG_2731 kopya
Katmandu-Boudhanath Stupa

Gelelim hikayesine; Kendi halinde dört çocuklu fakir bir ailenin annesidir Jadzima; stuba yapmak için Nepal kralından boş bir arazi ister. Normalde kral böyle bir izin vermezmiş, ancak bir şekilde, belki de onun karmasından dolayı, kralın ağzından “Tamam yapılabilir” sözü çıkar.
Bu sadece ağzından çıkan bir sözdür. Jadzima stupayı yapmaya başlar, kral karşı çıkarsa da halkında ‘söz verdiniz’ demesi üzerine inşaata izin verir. Bu yüzden Tibetliler bu stupaya ‘Jarung Kashor Chörten’ diyorlar. Vazo gibi çatı kısmını tamamladıktan sonra Jadzima vefat eder. Stubanın geri kalan tarafları da dört oğlu tarafından tamamlanır. Bitirdikten sonra hepsi önünde saygıyla ayağa kalkar ve diğer insanlarla birlikte topluca dua ederler. Herkes bir dilek tutar, dileklerin hepsinin kabul olunduğu söylentisi Stupanın önemini daha da artırır. Ziyaretçiler arttıkça da hac yeri olarak kalır.

IMG_2742
Katmandu-Boudhanath Stupa

Şubat ya da Mart ayında Losar festivalinde (Tibet Yeni Yılında) Boudhanath, Nepal’deki en büyük kutlamaya ev sahipliği yapıyor. Stupa’nın dört bir yanında çok katlı evler, pansiyonlar, gompalar( manastır), meditasyon merkezleri, thanga dükkanları, kafeler ve restoranlar var… Diğer yerlere nazaran burası hayat dolu. Güvercinler her tarafta.

IMG_2744WP
Katmandu-Boudhanath Stupa
IMG_2745WP
Katmandu-Boudhanath Stupa

Amcam kazandığı paraları sayıyor, kıyamam.😔

IMG_2743 - Sürüm2
Katmandu-Boudhanath Stupa
IMG_2741WP
Katmandu-Boudhanath Stupa

Etrafı gezerken tam tur atmış oluyoruz yani birkez daha budist hacı olduk.

IMG_2736 kopya

Yürüyerek dönüşe geçiyoruz. Yolumuz Tamel caddesi.

IMG_2757WP
Katmandu

Thamel caddesi;

Bizim yabancısı olmadığımız bir çarşı tipi, tek farkı tabela çokluğu… Bisiklet rikşalar hazır bekliyor. 😀 Hep derim ya genelde magnet alırız pek eşya almayız otantik olsa da. Bu kez aldık😊 kızlarıma çanta, bileklik, kolye vs. Çok beğendiler. Kendime de yerel şalvar (diyeyim) aldım serin tutarmış. Evinize götürebileceğiniz genel eşyalar; Nepal çayı, tütsü, el yapımı pirinç kağıdı dergileri, heykeller, ucuz spor eşyaları, yerel olarak boncuklar, kolyeler ve eşarplar, dua bayrakları, baharatlar, kuklalar ve namaz tekerlekleri, geleneksel maskeler, seramik ve şal gibi Nepal el sanatları.

Bir de özel bir kase var anlatmayı unuttum.

Singing bowl; 7 farklı elementin birleşiminden yapılan, meditasyon ve terapilerde kullanılan, farklı sesler çıkartılabilen metal çanaklar. Benim evde pirinç havanım var bazen sarımsak ezmeden önce tokmağı ile kenarına vururum çınlar çok hoşuma gider aynı onun gibi. 😇 Tek farkı bu kaseyi kafanızın üstüne koyuyorsunuz.😂

Özellikle fiyatların daha yüksek olacağı Thamel’de bir turizm bölgesi olduğu için pazarlık yapmayı unutmayın. Tipik olarak, gerçek fiyatın yaklaşık üçte ikisini turist olarak ödeyeceksiniz. İyi pazarlık edin.😉

IMG_2761WP
Katmandu-Tamel caddesi
IMG_2762WP
Katmandu-Tamel caddesi

Hava karardı yeter gari yarın sabah yolcuyuz canım Türkiye’me…

IMG_2770WP
Katmandu-Tamel caddesi
IMG_2772WP
Katmandu-Tamel caddesi
IMG_2773WP
Katmandu-Tamel caddesi
IMG_2774WP
Katmandu-Tamel caddesi

Belki sizler biliyorsunuzdur, ben bilmiyordum öğrendim; bilmeyenler için yazayım.

Nepal, Gregoryen takviminden farklı bir takvim izliyor, bu nedenle Nepalce Yılbaşı, 1 Ocak yerine Nisan ortalarına düşüyor. Bikram, Sambat veya Nepalce Takvim veya Nepalce patron, Gregoryen takviminden yaklaşık 56 yıl önce ve 8,5 ay öncesinde. Gregoryen aylarının aksine, Nepal aylarının uzunluğu önceden belirlenmemiş. Yıldan yıla ve 29 gün ile 32 gün arasında değişiyor.

Yarın sabah yolumuz güzel ülkem Türkiye’ye ve İstanbul’a. Bir gezinin, gezilen bir Ülke’yi tanımanın daha sonuna geldik. Ben yazdım, ama beraberce gezdik de sayılır    yanılıyormuyum? 😇 Artık klişeleşmiş söz olsa da yaşanılması gerek! lafı tam buralar için bence…  Her yazımı bir güzelle bitirme geleneğimi sürdüreyim. Bu kez farklı olarak ama.

IMG_4361
Uçaktan -Himalaya-Him-Kar Alaya-Çatı  Himalaya-Karlı Çatı demektir.

Öğrettiklerin ve yaşattıkların için Nepal’e, okuduğunuz için sizlere teşekkürler. Sevgiyle kalınız.

TATA Nepal.

 

NEPAL – Katmandu Bölüm 3

Gün değişmedi aynı gündeyiz 😊 ama yeni yerler gezeceğiz, hep beraber yeni hikayeler öğreneceğiz. Önce nerede kalmıştık onu bir anımsayalım. Eveet hani üç Malla prensi vardı, hırslı; rekabet sonucu kendi şehirlerini diğerlerinden üstün kılmak için çalışıyorlardı, bu üç şehir de Basantapur – Bhaktapur ve Patan’dı ya;  işte şimdi beraberce Bhaktapur’u gezeceğiz.

Katmandu Durbar meydanını Freak caddesinden terk ettikten sonra otobüsümüzle yaklaşık 15 km kadar gittik. Trafik yoğundu gidişimiz 45 dk. yı buldu. Otobüsten indik yine yürüyerek gitmemiz gerekiyormuş. Elbette bir sebebi varmış; hani bizim özel Arnavut kaldırımlı yollarımız var ya, hah işte onların da kırmızı tuğladan yapılmış yolları var ve belediyeleri yasa çıkarmış; Newari mimarisinde inşa edilen evler gibi yollarda kırmızı tuğladan işlenecek. 😎 otobüs gibi ağır vasıtalar şehrin kültür merkezi olan eski şehre girmeyecek.  😬 Canıma minnet fotoğraf çeke çeke giderim. 😉

Bhaktapur Durbar Square;

Sevgiyle ” adanmışların yeri ” olarak adlandırılan Bhaktapur’a Newari dilinde “Layaku” denir. 12.yüzyılda Kral Ananda Malla tarafından Bagmati bölgesinde inşa edilmiş.  Bhaktapur, Dünya’da UNESCO Kültür Mirasları listesinde en çok eser barındıran kent ünvanına sahip vadinin üçüncü büyük şehridir. Gezdikçe görülüyor ki tarihi değerini en çok koruyan şehirlerden biri. Dini mimarisi ile de ünlü olduğundan dindarlar şehri diye de bilinir. Hakikaten gezilecek tarihi binalar, tapınaklar hayli çoktu. Biz gezmedik ama dokuma ve çömlek atölyeleri ile de bilinen bir yermiş.

Belli başlı dört meydanı var. Durbar Square- kral meydanı, Taumadhi Square-Newari kültürünü yansıtan meydan, Dattatreya Square ve Pottery Square-Çanak çömlek meydanı. Bhaktapur’un son üç kralı; Jitamitra Malla, Bhupatindra Malla ve Jaya Ranjit Malla’ydı. Bu hükümdarlar, Durbar Meydanı’nın saray ve tapınaklarının inşasında önemli rol oynamıştır.

Katmandu başkent olmadan önce 14-16. yüzyıllar arasında Katmandu vadisinin başkentliğini de yapmıştır. Bu şehir de depremlerle her seferinde yıkılmış sonra yeniden restore edildiğinden de mimari uyumu yokmuş. (bizim restorasyonlarda var mı ki?)

Bhaktapur, hem Hindu hem de Budist dini mekanları ve sanatıyla dolu. Nüfus öncelikle Hindu olmasına rağmen, on dokuz Budist manastır varmış… Bertolucci’nin küçük Budha filmindeki flashback sahnelerinin çekimi burada yapılmış gibi bilgilerden sonra; haydi yürüyelim yeniden silinmemiş izlerden 😄 şarkı sözündeki gibi…

Veya  Newar halkının yaşamından görüntülerle diyelim. ☺ ve halimize şükredelim; hala su şebekesi-çamaşır makinası olmayıp taşıma suyla elde çamaşır yıkayan Newar kadını…

IMG_2604KKK
Kathmandu-Bhaktapur da Newar kadını.

Okumak istedikten sonra; işte her fırsat değerlendirilir ne güzel. Alt yapı ne ki? Sefalet diz boyu desek yeridir.☹️

IMG_2605kkk
Kathmandu-Bhaktapur da Newar kadını.

İşte kırmızı tuğlalı yol…

IMG_2606KKK

Buralarda pek bir hareket görülmüyor, ama ilerledikçe evler çoğaldı.

IMG_2611KKK

Sanırım tarihi yere geldik. Bu hanım yerleri süpürüyordu. Bizi kalabalık görünce işi bırakıp o da bize baktı. Daha çok bana bakmış 🙄 😄

IMG_2615KK

Müthiş bir atmosfer her yer kırmızı tuğla döşeli, beyaz bir tapınak ve önü heykel dolu geniş bir meydan, iki tane de ortada şehrin koruyucu aslanlarıyla muhteşem… Eveet Silu Mahadev veya diğer adıyla Fasidega Temple; Şivaya adanmış bir Hindu tapınağı.

6-IMG_2617
Kathmandu-Bhaktapur (Silu Mahadev) Fasidega Temple
7-IMG_2617 K
Kathmandu-Bhaktapur
8-IMG_2616KK
Kathmandu-Bhaktapur- Fasidega Temple(Silu Mahadev temple)
9-IMG_2621KK
Kathmandu- Bhaktapur –

Hemen yanında devasa bir tapınak daha, ama önce gölgede bir soluklanıyor rehberimizi dinliyoruz.

17. Yüzyılda inşa edilmiş yine bir Hindu tapınağı; Siddhi Laksimi. Lohan Dega veya taş tapınağı diye de bilinir. Merdiven heykellerle donatılmış. İlk heykelin biri kadın diğeri erkek tapınak koruyucularıymış…  Diğerleri ne anlama geliyor öğrenmemişim 😏 Bu arada tapınağa bir Hindu çıkıyor ben bekçisi sandım değilmiş, sağını solunu kontrol edip aşağı indi. 🙄

10-IMG_2628KK
Kathmandu-Bhaktapur- Siddhi Laksimi Temple

Yerli halktan bir aile önünde fotoğraf çektiriyordu güzel bir kare oldu.

Alttaki fotoğrafta; soldaki köşeli tapınak da Chyacilin Tapınağı. Aslında sekiz köşeli bir köşk olarak  55 pencereli saray ile  karşısındaki  Şiva tapınağına güç verip depremden korumak üzere yine Kral Bhupatindra Malla tarafından inşa ettirilmiş. Yazılı tarihte burada bir yarışma düzenlendiği anlatılırmış.

12-IMG_2623KK
Bhaktapur – solda Chyacilin köşk -ortada 55 pencereli saray sağdaki de Siddhi Laksimi Tapınağı

Sağdaki beyaz stupanın arkasındaki bina 55 pencereli saray yine içine girilmiyor dediler benim ilgimi dağıttılar güzelim pencereleri çekmemişim. 😔 Soldan yürüyor içerilere doğru gidiyoruz. Güzel ve kocaman bir çan ile karşılaşıyoruz. Bu arada oturan kadının albenisi yerindeydi kaçırmadım.😉

13-IMG_2630KK
Kathmandu-Bhaktapur- Taleju Bell

Büyük çan yani Taleju Bell’in arkasında güzel bir tapınak var üstelik de farklı bir yapıda dönüp bakalım.

14--IMG_2631KK
Kathmandu-Bhaktapur Vatsala Durga Temple

Burası önü idi ama ara dar olduğundan tam boy için yine dolanıyorum. Manzara muhteşem. Ve Bhaktapur Durbar Meydanı tüm ihtişamı ile karşımızda.😎

15-IMG_2664
Kathmandu-Bhaktapur Durbar Square -sağda Pashupatinath Tapınağı

Bu meydanda değişik yapıda tapınak ve stupa var. Hindu olan dört tapınağın ikisi Şiva’ya adanmış, diğer ikisi de Vişnu’ya adanmış. Fotoğrafta sağdaki Şiva’ya adanmış  Pashupatinath tapınağı Kral Yaksha Malla tarafından yaptırılmış en eski tapınaktır, Katmandu’daki orjinalinin kopyasıdır. Yaksheswor Mahadev Tapınağı olarak da bilinir. En bilinen özelliği erotik figürlü oymalarıymış. Malesef tapınağı bile atlamış fotoğrafını çekmemişim ki figürlerini  göreyim.🙄

Tam karşımızdaki Kum Taşı- Vatsala Durga Tapınağına yakından bakalım. 😎

15-IMG_2632KK
Kathmandu- Bhaktapur Durbar -Taleju Bell ve Vatsala Durga Temple

Vatsala Durga Tapınağı; 1672’de Kral Jagat Prakash Malla tarafından yaptırılırken tapınağın önündeki Taleju Bell, 1721’de Kral Jaya Ranjit Malla tarafından yerleştirilmiş.

Kumtaşı görünüşlü ama daha çok kireç taşıdır. Taleju Bell çanı tapınaktaki sabah ve akşam dualarını belirtmek için konmuş. Tapınağın tabanı üzerinde ‘ havlayan zil ‘ Barking Bell denilen ikinci küçük çan daha var fotoğrafta sağda. Kral Malla tarafından yaşadığı korkunç rüya gerçekleşmesin diye  1721’de yerleştirilmiş. Çan çalınırsa köpekler uluyacak Kral’ı da korumuş olacaklar.

16-IMG_2637KK
Kathmandu- Bhaktapur Durbar -Solda Kral Bhupatinda Malla Sütunu-Taleju Bell ve Vatsala Durga Temple

Üst fotoğrafta soldaki geniş bina; Elli beş pencereli Saray (Pachpanna Jhyale Durbar), MS 1427’de Malla Kralı Yaksha Malla’nın saltanatı sırasında inşa edildi ve 17. yüzyılda Kral Bhupatindra Malla tarafından yeniden düzenlendi. Zarif yerleşimi ve heykel tasarımı ile tuğla duvarlar arasında ahşap oymacılığın eşsiz bir başyapıtı olarak kabul edilen elli beş pencerelik bir balkon var (evet pervaz gibi yapılmışları da pencere sayarsak 55 olur dediler). Aynı zamanda Nepal’deki en eski anıtlardan biri olarak biliniyor.

17-IMG_2636KK
Kathmandu-Bhaktapur Durbar-Solda Altın Kapı (Sun Dhoka)- ve Kral Bhupatinda Malla Sütunu

Kral Bhupatindra Malla Sütunu; karşısında sarayın şahane Altın Kapısı (Sun Dhoka) var. Bu sarayı Yaksha Malla (1428-1482) yaptırmaya başlamış, sonra gelen kral Ranjit Malla bitiriyor, daha sonra gelen krallar da eklemeler yapmış. Bu kapıdan sarayın avlusuna giriliyorsa da sarayın içine sadece Hindu olanlar girebiliyormuş. Biz de giremedik tabii.

Golden Gate ya da Sun Dhoka’nın tüm dünyadaki en güzel ve zengin kalıplanmış kakma bakır işi (Repoussé) örneği olduğu söyleniyor. Repoussé metalürjik bir metalin, düşük kabartmada bir tasarım yaratmak için ters taraftan çekiçle biçimlendirildiği metal işleme tekniğidir (Wikipedia). Kapıda, inanılmaz efsanevi canlılar ile Garuda’nın bir figürü var. Kapının üstündeki çerçevenin içinde de 10 kollu, 4 başlı Tanrı Taleju’nun  figürü vardı. Altın Kapı, Kral Ranjit Malla tarafından eklenmiş ve Elli Beş Windows Sarayı’nın ana avlusunun giriş kapısıdır.

IMG_2636
Kathmandu-Bhaktapur Durbar Square- Sun Dhoka (   Golden Gate)

Alttaki fotoğrafta; arkada görünen uzun tuğla yapı da yine Şiva’ya adanmış Kedarnath Temple. Her depremde  yıkılmaları çok acı olsa da kültürlerini devam ettirmeyi başarabilmişler.

18-IMG_2634KK
Kathmandu-Bhaktapur Durbar Square- Kedarnath Temple.

Biraz dinlendikten sonra arada bir sokaktan hemen daha da güzel bir meydana Taumadhi Square’e geçtik. Çok yakın yani..

Sağlı sollu dar fakat renkli bir ortam. Farklı kültürlere bizzat şahit olmak gezilerin en güzel yanı…

19-IMG_2639
Kathmandu-Bhaktapur-Taumadhi Square
20-IMG_2640KK
Kathmandu-Bhaktapur
22-IMG_2641
Kathmandu-Bhaktapur

Eveet işte bu kadarçık bir sokak hoop Taumadhi meydanına geldik. 😄 Etraf iyice şenlendi heryer turist dolu.

23-IMG_2648KK
Kathmandu-Bhaktapur-Taumadhi Square

Taumadhi meydanı hemen durbarın yanında olunca da en çok ziyaret edilen ikinci meydan haliyle… Taumadhi Tole diye de anılıyor zira Nepalce – tole – sokak pazarı demektir. Görüntü de yanıltmıyor zaten. ☺️ Tam kare bir meydan .

24-IMG_2646KK
Kathmandu-Bhaktapur-Taumadhi Square(Tole)

Nepal’in en yüksek ve en etkileyici pagoda tarzı tapınağı olan Nyatapola -5 katlı tapınak da burada. İhtişama bakınız.

25-IMG_2649KK
Kathmandu-Bhaktapur-Taumadhi Square-Nyatapola Temple

1702 yılında Kral Bhupatindra Malla tarafından inşa edilmiş, Zenginliğin Tanrıçası Siddhi Laksimi’ye adanmış bu tapınağın inşasında rivayete göre Kral da işçi gibi tuğla taşımış ve 5 ay gibi kısa bir sürede inşa edilmiş. Tapınağın yüksekliği 30 m.dir ve merdivenlerinde simetrik olarak konumlandırılmış heykeller var.

26-IMG_2651
Kathmandu-Bhaktapur-Taumadhi Square-Nyatapola Temple

İlk sıradaki iki insan heykeli var ve her biri on insan gücüne eşit iki güreşçi; Jayamel ve Phattu. Efsaneye göre enkarne olacak ve bir araya geleceklermiş. Bir üstte iki fil, sonra iki aslan, daha üstte iki ejderha ve en tepede de iki tane tanrıça; biri baghini-kaplan şeklinde diğeri singhni-aslan şeklinde temsil edilmiş. Pencereleri, kapıları, sütunları tapınaktaki tüm ahşap işleri Newarların sanatını yansıtan mükemmellikte işlenmiş, hayran olmamak mümkün değil.

Nyatapola’nın hemen sol aşağısında üç katlı bir tapınak daha var; Bhairabnath Tapınağı, karısı meydanın üstündeki Nyatapola Tapınağı’nı işgal eden Shiva’nın korkunç enkarnasyonu olan Bhairab’a ithaf edilmiş. Tapınakta Bhairavnath ve Tanrı Betame’ye ait heykelcikler bulunmaktadır.

Bu tapınağın bilinen bir özelliği de Bhaktapurda yapılan önemli festivallerden biri olan Bisket (Nisan ayında yapılıyor) Festivaline ev sahipliği yapması.

27-IMG_2650KK
Kathmandu-Bhaktapur-Taumadhi Square-Bhairavnath Temple

Burada da bir efsane var aslında bir değil iç içe geçmiş iki efsane; nasıl mı? anlatayım. Bir çok yerden alıntıdır (tercümesi için Deniz Kaplan’a (ilk baharım) teşekkür ederim.

Rivayete göre, antik zamanlarda Bhaktapurda kutlanan çok ünlü bir  Lingo(Bisket- jatra diye de bilinir) Festivali varmış birinci efsane veya hikaye burada başlıyor; Kral güzeller güzeli kızına koca arıyor, bulduğu her damat zifaf sabahı yatakta ölü bulunuyor.  😰 Bir, iki, üç, beş hala sağ çıkan yok.🤔  Üzerlerinde büyük bir lanet olduğuna inanıyorlar. Oğlunun ölmesini istemeyen uyanık bir kayınvalide oğluna bir iksir içirip gece uyanık kalmasını sağlıyor.  👍 Zifaftan sonra uyumayıp bekleyen damat, korkunç iki yılanın prensesin burun deliklerinden dışarı çıktığını görüyor ve hemen kılıçını çekip yılanların başını kesip laneti savuşturuyor.  💪 Ve böylece halkın şükranlarını kazanıyor. Ertesi sabah, yılanlar Bhaktapur’da bir direkte asılı olarak sergilenir. Lingo festivali de işte bu iki ölü yılanın yeniden canlandırılması olayıdır. Bhaktapur’un alt ve üst mahalle (diyelim) erkeklerinin karşılıklı ip çekişmesi ile direk yere düştüğünde kötülük biter ve yeni yıl başlar.

İkinci efsane de tam burada başlar; Tanrı Bhairab işte bu arabalı festivali görmek için insan kılığına bürünüp Bhaktapur’a  gelmiştir. Kral, Tanrı Bhairav’ın geldiği haberini alır almaz ölü dirilme konusunda ilim sahibi kişileri( Aachaju) tanrıyı yakalamak ve onu bu şehirde hapsetmek için görevlendirir. Aachaju sihirini kullanarak Bhairav’ı ararken onun başının diğerlerinden daha uzun olduğunu görür. Bhairav kaçmaya çalışırken kendini toprağa gömer ama kellesini orakla kopartılmasından kurtaramaz.

Rivayet bu ya, AAchju Sonradan Bairav’ın kellesini koparttığına pişman olur ve büyü gücünü kullanarak Bhairav’ın kellesini tapınağa getirir ve ona tapınmaya başlar. Bundan dolayı, inanışa göre, Bhairav’ın gövdesi Kashi (Hindistan’da) kellesi ise Nepal’dedir. Festival kutlamalarında geleneğe göre de Bhairav’ın heykeli festival bitiminden dört gün önce büyük bir savaş arabası (atlar tarafından çekilen) arkasında taşınır. Bu festival Bhaktapurdaki en önemli kültür festivallerden biridir.

28-IMG_2652K
Kathmandu-Bhaktapur-Taumadhi Square-Bhairavnath Temple

Bhairab’ın korkunç güçlerine ve büyük tapınağına rağmen, tanrı burada yalnızca 15 cm yüksekliğinde, bedensiz bir baş olarak tasvir edilmiştir! Alttaki fotoğrafta kırmızı renkli.IMG_2650KK

Hemen yanında bir küçük tapınak diye düşünüyordum adı Betal Mandır. Bhairavnath Tapınağının ana giriş kapısıymış; akşamları da burada dini müzik çalıyorlarmış. Yan evlerde Newar’lılar mandala boyama ve sanatsal boyama atölyeleri açmışlar.

29-IMG_2653
Kathmandu-Bhaktapur-Taumadhi Square-Betal Mandır
30-IMG_2655KK
Kathmandu-Bhaktapur-Taumadhi Square

Bugüne gidilecek iki yer daha var o nedenle fazla vakit yok. Olsa yukarıdakiler gibi bir temaşa fena olmazdı hani. 😉 Geldiğimiz sokağın paralelinden geri gidip otobüsümüze bineceğiz buyrunuz…

31-IMG_2660HDR
Kathmandu-Bhaktapur

Golden gate -Altın kapının önü öğrencilerle dolmuş. Biz turistler kadar yerli halk da çok ilgi gösteriyormuş.

32-IMG_2663
Kathmandu-Bhaktapur-Durbar Square-Golden Gate

Dönüş yolumuz çok güzeldi ve yine sağda solda bir çok küçük tapınaklar vardı ve evet hepsinin önünde de  mutlaka koruyucu hayvan figürleri…

33-IMG_2665
Kathmandu-Bhaktapur
34-IMG_2666KK
Kathmandu-Bhaktapur

35-IMG_2670KK

Renkli çamaşırlar, masmavi gökyüzü, kırmızı tuğlalı evleri geride bırakıp istikamet Kathmandu’nun Varanasi’sine (Bagmati nehir kenarına) desem hiç de yanlış benzetme  olmaz…

Bugünlük bu kadar diyorum; İnsan ister istemez doğup büyüdüğü kültür, içerisinde yaşadığı sosyal çevre, ekonomik koşulları gibi birçok etkeni karşılaştırıyor; daha iyi ise neyse de kötü olunca insan üzülüyor elbette… Ama ben sizi üzmeyip bir değil iki güzelle şimdilik hoşçakalın diyorum…

Tata…

36-IMG_2657KK