Küba-Cojimar-Bölüm 3

Bugün Küba’nın olmazsa olmazlarını gerçekleştirecek, rengarenk eski model Amerikan arabalarıyla son Havana turu yapacak, Ernest Hemingway’in izini sürüp *Yaşlı Adam ve Deniz* romanını yazarken esinlendiği Cojimar isimli balıkçı köyünü gezeceğiz.

Kapının önünde rengarenk arabaları görünce bayıldık. Tabii önce selfiler vs. çekildi sonra arabalara binilip yola çıkıldı. Otelimiz Miramar’da Be Live Copacabana.

IMG_2583
Küba-Havana-

Bugün sadece gözlem var, Havana’nın modern mimarili bölgelerini ve konsoloslukların olduğu yerleri dolaşıyoruz. Gezi başlıyor. Bayraklı arabamızı çekebilmek için öne geçtik.

IMG_1344 2
Küba-Havana

Kırmızının en güzeli 1955 model Chevy İmpala bayrağımızla da uyumlu. ❤️❤️

3-IMG_1340
Küba-Havana

İnsanlar işe gitmek için otobüs bekliyor olmalılar. 🤔

4-IMG_1341
Küba-Havana

İyi korunmuş hala güzel evler de var.

5-IMG_1334
Küba-Havana

Allta ki fotoğrafı sıralanmış motorsikletler için çekmiştim. Tabela dikkatimi çekince araştırdım; teknolojik ürün ve hizmetlerin geliştirilmesi, üretimi ve satışı ile ilgili hayli de tanınmış bir telekominikasyon şirketi çıktı.

8-IMG_1350
Küba-Havana
6-IMG_1345
Küba-Havana

Küba’da 🐓 bile ithal diyenler 🤥 utansın adamcağız almış evine götürüyor işte. 😄

7-IMG_1349
Küba-Havana

Yol iyice yeşillendi daracık bir köprü altı tünelden geçerken park yazısını okudum. Evet meşhur Avatar filminin çekildiği Almendares; Parque Almendares veya Parque Metropolitano de La Habana.

9-IMG_2601
Küba-Havana

İşte Almendares parkı, arabalar ve bizler.

10-IMG_1369
Küba-Havana-Parque Almendares

Büyülenmiş gibiyim inanılmaz güzel bir manzara sanki ağaçlardan sarkan yeşil bir tül örtü altındayız. Büyülü bir ortam gerçekten çok değişik ve güzel. Hemen kenardan aynı isimli Almendares nehiri geçiyor.

Her taraf bu kadar yakında olabileceğini tahmin bile edemediğim hayli büyük akbabalarla doluydu. Ama tabii ki leş yiyen akbabalar kadar büyük değiller. Baksanıza bir dalda 6 tane saydım ben. Valla havamız yerinde içimizde yaralı da yok bizi beklemedikleri kesin. 😂😂😂

12-IMG_1363
Küba-Havana-Parque Almendares

Espri bir yana; Nehir kıyısı boyunca uzanan Havana’nın ve Küba’nın da bu en büyük kentsel ormanı 4 büyük şehir belediyesini kapsıyor, florası 87 türden oluşan tam bir tropik yağmur ormanı.

11-IMG_1361
Küba-Havana-Parque Almendares

Parkın dört eğlence kompleksi var: Almendares Parkı, Orman Parkı, La Tropik Bahçeleri ve çeşitli kültürel etkinliklerin sunulduğu La Polar Bahçeleri. Çok büyük etkinliklere düğün çekimlerine, filmlere, romanlara özellikle polisiye romanlara konu olmuş ve demiştim hepimizin bildiği Avatar burada çekilmiş. Kısaca evet büyülü bir atmosfer.

13-IMG_1360
Küba-Havana-Parque Almendares

Biraz daha oyalandıktan sonra yolumuza devam ediyoruz. Ama güzel bir araba gördüm hem de Ford. 💃💃❤️  Buldum; 1931 Model Ford A Deluxe Roadster.

14-IMG_1359
Küba-Havana- 1931 Ford

Mezarlık bölgesinden geçtik ışık ters olunca sadece Çinlilere ait bu kapıyı çekebildim. Çinlileri şöyle bir anlatayım. Sömürge döneminde Afrikadan nasıl çalıştırmak için köle getirmişlerse bir dönem de çinlilerden köle değil sanırım işçi almışlar. Çinliler de nasılsa çalışır para kazanır geri döneriz demişlerse de; hiçbir zaman paralarını alamadıkları için de dönememiş kaderlerine razı gelip mecburi Küba’lı olmuş geleneklerini yaşattıkları mahallelerini kurmuşlar. Öyle ki; Fidel’in ordusunda üst düzeye yükselmiş 3 tane Çinli komutan varmış. Kader kime şikayet etsinler. 😔

16-IMG_1408
Küba-Havana

Keyifler yerinde. Güzel bir yerden geçerken son anda dikkatimi çekti. Parktaki yazılı sütunda Fidel’in Che için söylediği *Hombre de ideas y de acción* Fikir ve eylem adamı yazıyordu resmi seçemedim ama mutlaka Che’nin olmalı.

17-IMG_1426
Küba-Havana

La Rampa bölgesinden geçip Malecon’a gireceğiz.

18-IMG_1427
Küba-Havana

Campismo diye kamu dairesi yine de resmi bir yer ama ben bayrak görüp konsolosluk sanmıştım. Yapının mimarisi de güzel.

19-IMG_1435
Küba-Havana

Havana bir bakıma anıtlar şehri sayılır güzel bir anıt daha. Bağımsızlık savaşının başkumandanı ve Havana’nın ilk belediye başkanı General Alejandro Rodriguez Velazco’ya ait.

IMG_1441
Küba-Havana-General Alejandro Rodriguez Velazco

Araba eski 1948 model Mercury Eight Convertible olsa da içindekiler bizim GENÇlerimiz. 😌

20-IMG_1450
Küba-Havana caddeleri

Malecon deyip duruyorum aslında 8 km uzunluğunda sahil bulvarı şehri gezmek için bu bulvardan geçmeyeni Küba’yı görmüş saymıyorlarmış. 😁 Bir çok kişi kordon boyu gibi dese de henüz ağaçlandırma olmadığı için bana çorak bir sahil şeridi gibi geldi. Gerçi biz gece görmedik,  günün her saati özellikle akşamları hayli eğlenceli gezinti yeriymiş. 🤷‍♀️

20A-IMG_1458
Küba-Havana Malecon bulvarı

Haksız sayılmam. Solumuza denizi alıp sağa bakarak gidelim.

21-IMG_1452
Küba-Havana Malecon bulvarı

Yine bir meydandan geçtik demir konstrüksiyonlarla süslenmiş ortada kucağında çocuk olan bir heykel vardı. Jose’yi çok seviyorlar. Küba Ulusal kahramanı ve aynı zaman da çok yönlü bir şahsiyet olan (hani devrim meydanındaki uzun anıtın önünde olan anıttaki Jose) Jose Marti’nin heykeli, eliyle alanı gösteriyor. Kültürel etkinliklerin yapıldığı bir platformmuş.

22-IMG_1463
Küba-Havana Malecon bulvarı

Yola devam, yeni ve yüksek apartmanların yanında hala çok eski evler de var ve dikkatli bakınca içinde oturanların olduğu da anlaşılıyor.

23-IMG_1471_1
Küba-Havana Malecon bulvarı

İspanya bağımsızlık savaşının en büyük kahramanlarından biri olan Antonio Maceo’nun anıtı. Vatanına çok düşkün olduğundan heykeli de denize değil de Havana’ya bakıyor ve etrafındaki figürler de hayatını ve vatanı için yaptıklarını anlatıyor. Kentin sembolü sayılıyor.

24-IMG_1476_1
Küba-Havana Malecon- Antonio Maceo anıtı.

Çekilin yoldan çılgın Türkler geliyor. Müzik güzel hava güzel hoplaya, zıplaya Cojimar’a doğru gidiyoruz.

25-IMG_1479_1
Küba-Havana

Cojimar Havanaya 10 km mesafede köyün girişindeyiz.

26-IMG_1484_1
Küba-Havana -Cojimar

Cojimar’ın küçük bir köy olduğu belli.

27-IMG_1486
Küba-Havana -Cojimar

1950’li yıllarda Hemingway’in teknesi Pillar’ı tahta iskeleye bağladığı ve teknesinin kaptanı Gregorio Fuentes ile balık avlamaya çıktığı şirin mi şirin tablo gibi bir balıkçı köyüdür. O yıllarda Hemingway kasabaya balık tutmak için gelsede; kasabadaki küçük ve sevimli bar-restoranın penceresi önünde manzaradan ve kaptanı Gregorio Fuentes’ten etkilenip * Yaşlı Adam ve Deniz* romanını yazar. Bu mütevazı bar-restoran *La Terraza*dır. Körfeze bakan köşe masasında oturup büyük boy bir daiquiri içmeyi sever, romanını da orada yazardı. Biz de o keyfi anımsamak adına La Terraza’da aynı köşeden manzarayı seyrederek daiquirimizi içtik.

28-IMG_1488
Küba-Havana -Cojimar

Bar-Restoranın içi Önder Kaplan’ın perspektifinden. Sol duvarda Hemingway’in portresi var. Herkes orada oturup fotoğraf çektiriyormuş. Barın üstünde de dış görünümü ile balıkçıların denize açılışının yağlıboya tablosu var ve mekan hayli sevimli.

31A-IMG_2689
Küba-Havana -Cojimar- La Terraza bar

Hemingway’e 1954 yılında Nobel ödülü getiren * Yaşlı Adam ve Deniz* romanının filmi de çevrilmiş ünlü aktör Spencer Tracy oyunuyla hayli başarılı olmuştu.

Size azıcık hatırlatayım: Romanı okuyanlar veya filmini izleyenler hatırlar konu kahramanı ihtiyar Santiago (ki demiştim kendi kaptanı Gregorio Fuentes’ten esinlenmiştir) can dostu yoldaşı onu karşılıksız seven çocuk Manolon’u (bu çocuk da barın sahibinin küçük oğlu Manolin’den esinlenerek yazılmış) yanına almadan kendi başına balık tutmak için Gulf Stream’in sularına açılır. Çok uzun süre beklediği halde balık avlayamamış tam umudunu yitirdiğinde oldukça büyük bir kılıç balığını zor zahmet yakalamıştır. Kılıç balığı küçücük tekneye sığmayınca teknenin yanına bağlı köyüne dönerken, bu kez etrafını kan kokusuna gelen köpek balıkları çevirir. Zorlu bir mücadele sonunda canını kurtarırsa da elinde balığın sadece iskeleti ile köye döner. 

Romanın birçok yerinde sürekli * Keşke çocuk da olsaydı* serzenişi bana; 80 yaşındaki balıkçının yaşlılığın zor olduğu, gençliğini de özlediği izlenimini vermişti bir de asla vazgeçmemek gerektiğini. Hemingway 1954 yılında aldığı nobel ödülünü yine La Terraza’da Cojimarlı balıkçı arkadaşlarıyla daiquiri içerek kutlar. Sahil kenarından görüntülerle devam edelim.

34-IMG_1493
Küba-Havana -Cojimar

Hemingway’in izini süreceğim ya, hazırlık yaparken avlanmışım.☺️

31-IMG_2703
Küba-Havana -Cojimar

Köşede kıyıyı korumak için 1649 yılında inşa edilmiş, İngilizlerin işgalini önlemede etkili olmuş küçük bir İspanyol kalesi Torreon de Cojimar var. Şimdilerde sahil güvenlik kullanıyormuş.

35-IMG_2698
Küba-Havana -Cojimar-Torreon kalesi

Görülen eski iskele hala Hemingway dönemindeki iskele imiş. 🤷‍♀️ Yanında Cojimar balıkçılarının ölümünden bir yıl sonra Hemingway’in anısına diktirdikleri anıt var. Hemingway 1961’de Küba’dan ayrılırken teknesi Pillar’ı kaptanlığını yapan Gregorio Fuentes’e bırakmış. Tekne Fuentes ölünce sergilenmek üzere Havana’daki villasının bahçesine konmuş.

36-IMG_1498
Küba-Havana -Cojimar-Heminway büstü

Küba’lı heykeltıraş Fernando Boada Martin’e ısmarlanan bronz büstün yapımı için Kaptan Fuentes dahil olmak üzere köy sakinleri ile balıkçıların pervane ve çeşitli metal aksam toplayıp eritilerek büstün yapımına yardım ettikleri söylenir. Yüzü denize dönük olduğu için ben de böyle fotoğrafladım o çok sevdiği körfeze karşı. 

Evet Cojimar gezimizi bitirdik Havana’ya geri döndük. Arabalar bizi limanda bıraktı. A bakınız araba ile kızın elbise rengi ne kadar uyumlu olmuş. 🙌

37-IMG_2731
Küba-Havana -liman

Dönüş uçağımız gece olunca biraz daha sokaklarda kaybolalım dedik. Sizde gelin birlikte kaybolalım. 💃💃💃

38-IMG_1542
Küba-Havana -Sokakları

Sokak araları fotoğraf açısından hep güzel şeyler saklar.

39-IMG_1548
Küba-Havana -Sokakları

Berber dükkanı; ama tabelası yok. Ekonomik rekabet mi yok dersiniz? 🤔 Saklı gizli makinam belde çektim fena çıkmamış. 🤫

42-IMG_1551
Küba-Havana

Küba halkı fakir görünüyor ama devlet herşeylerine yardım elini uzatıyormuş. Sağlık hizmetleri bedava. Yine de alınan ücretler gerçekten çok düşük, zira hayat burada da pahalı. Turistler çok rahat para harcarken yerli halkın sadece bakakaldığı ortamlar var. Evler eski ve onarım istiyor, evlerin içini gördük az önce. Çok küçük ve eşya yok denecek kadar az. Kısaca yaşam şartları iyi değil. Fidel’in yerine geçen kardeşi Raul halka evlerini belli ücret karşılığı pansiyon gibi işletmelerine izin verince *Casa* denilen evler de iyi para kazandırmaya başlamış. Zaman içinde turist avlamanın yöntemlerini de çok iyi öğrenmişler. İnsanoğlu bu lükse ve rahata çabuk alışıyor. 😇😇

Sokaklarda kaybolmak çok güzeldir demiştim baksanıza pamuk şekerci var. Yanına gidip çekemedim. 😞

43-IMG_1553
Küba-Havana -Sokakları

Bu teyze bize dükkandan birşeyler alın diyordu şapka aldık sanırım. Erkek çocuk işte orada bile elinde oyuncak tabanca var. 😱

44-IMG_1555
Küba-Havana -Sokakları

Bu fotoğrafa yorum yapamayacağım lastik gibi çek çekebildiğin kadar. Neden 🤷‍♀️ demir parmaklıklar kapalı anlayamadık. 😔

40-IMG_1544
Küba-Havana -Sokakları

Küba’da çocuk olmak işte böyle arkadaşlarla yoğun sohbet demek. Tıpkı benim çocukluğum gibi. Fotoğraflarını sorarak çektim. Giyimleri farklı olsa da statü farkı yok. Devlet yardım yapıyor ve okuma oranı çok yüksek. 6-16 yaş arası eğitim zorunluymuş.

41-IMG_1546
Küba-Havana -Çocuklar

Acaba burada wi-fi’mi vardı, büyüklü küçüklü arada bir de kız var herkes gördüğünüz gibi telefonla meşgul. 😁 Biz de otele gidince kullanmaya çalışıyoruz. Eskiden o bile yokmuş.

45-IMG_1557
Küba-Havana -Sokakları

Bir güzel sokak daha… İnsanlar kapı önünde oturuyor.

46-IMG_1558
Küba-Havana -Sokakları

Burdan sonra otele dönüp; Küba’ya gelirde hanımlara Alicia krem almadan döneni dövüyorlarmış esprisiyle kremin peşine düştük. Efendim plesantalı gece-gündüz ve gözaltı kremi bulmak hayli zor mayıs ayında giderseniz bulma ihtimaliniz yüksek olurmuş. Biz zor zahmet büyük otelin birinde bulduk aldık. Eşyalarımızı kilitledikleri yerden alıp otobüse bindik. 20.30 da Air France ile aktarmalı İstanbul’a gideceğiz.

Ama önce; çok merak ettiğin Küba’da aradığını buldun mu? derseniz, kısmen evet 1970’lı yılları yeniden yaşadım. Günlük yaşamlarını izledim kendimizle kıyasladım. Yine de her zaman dediğim gibi gidilmesi, dönerken de Türkiyem gibisi yok demek en güzeliydi. Sabrınıza güvendiğimi, beğeninizle de mutlu olduğumu artık biliyorsunuz. Yeni bir gezide buluşmak üzere esen kalın. ❤️ ❤️❤️

Bu kez de bir güzelim var geleneğimi bozmadım. 😍😍😍

47-IMG_1538
ADIÓS CUBA

 

 

 

 

Küba-Pınar del Rio- Vinales- Bölüm-2

Nerede kalmıştık eveeet bugün 26 Aralık 2017 🎂💃💃💃 Küba’nın tarım merkezi sayılan yemyeşil Pınar Del Rio bölgesine (aslında vilayet) gideceğiz. Havana ile arası 164 km. ve sanırım 2.5 saatte gittik. Küba trafiğinde de hız sınırı var ve cezaları da hayli yüksekmiş. Hoş otobüsleri de eski, hız yapabileceği şüpheli yani. 😀

Pınar del Rio için Küba’nın tarım merkezi dedik açalım; Çokça tütün sonra şeker kamışı, mısır ve muz. Küba’nın o aranan purolarının kaliteli tütünü bu eyalette yetiştiriliyor, ihraç edilen şeker kamışı tarlaları yine burada. Ve bunlar ülkenin en önemli gelir kaynakları… Bölge oldukça zengin bir ekosisteme de sahip.

Pınar del Rio; Sadece bu bölgede bulunan endemik bitki türlerinden dolayı; Unesco tarafından özellikle Vinales vadisi flora ve faunadan zengin alanlarıyla Biyosfer Rezervi 🌲🌳🌴🌴🍀 ve doğal alanlarını mükemmel şekilde koruduğu için de Dünya Mirası ilan edildi. Bizde de; Karadenizde Karçal Dağları’nın eteklerinde bulunan Macahel bölgesi, özellikle de Camili Havzası var ama henüz Unesco Dünya Miras listesine aldı mı? Bilmiyorum. 🤷‍♀️
Yol manzaraları çok güzel. Yapılar sömürge döneminden kalmış olmalı ki, görüntü muhteşem.

1-IMG_2286
KÜBA-Pınar Del Rio yol manzaraları
2-IMG_2290
KÜBA-Pınar Del Rio yol manzaraları
3-IMG_2296
KÜBA-Pınar Del Rio yol manzaraları

Şükranı medyun oldukları Vladimir Ilıch Lenin’in fotoğrafını çok yerde gördük.  Burasıda adını verdikleri -escola primaria- yani İlkokul.

4-IMG_2305
KÜBA-Pınar Del Rio-Vladimir Ilıch Lenin İlkokulu
5-IMG_2308
KÜBA-Pınar Del Rio yol manzaraları

Küba’da Mural (Duvar resmi) sanatçısı çok ve harikalar yaratmışlar. Otobüste giderken çekilen anca bu kadar. 😟

6-IMG_2325
KÜBA-Pınar Del Rio yol manzaraları

Rehberimiz puro fabrikasına uğrayacağız deyince sevinmişken; fotoğraf çekmek yasak dediler moralimi bozdular. Olsun zaten manzara da hiç fotoğrafik değildi. 🤥 Okul sıralarında oturur gibiydiler üstelik puroyu tezgah üstünde sarıyorlardı, bacaklarında değil 😂😂😂😂 hep beraber gülmekten öldük. Neyse ciddi olduk orası devlete ait bir yermiş ve özellikle de en kaliteli tütün yaprakları bu fabrikalarda sarılıp puro yapılıyor, o çok beğendiğimiz marka etiketleri yapıştırılıp satışa sunuluyormuş. Tüm fabrikalar devlet malı olduğundan tütünlerin çoğu ve kalitelilerini kendilerine alıp çok az kısmını üreticiye bırakıyormuş yani kalitesiz kısmını. Hoş en kalitesizi bile mutlaka iyidir tütünde dünya birincisi adamlar. Onlarda evlerde sarıp ya içiyor ya da gelen turistlere satıyorlar. Fabrikanın içini gezdik satış yerleri çok güzeldi. Taneyle de satılıyordu hediyelik birkaç adet aldık. Önder de kime kızmışsa 😄 Çine’li Muhittin Yörük bey de sağlama yapıyor gibi. 😊

8-IMG_2335
Küba- Pınar del rio *Fabrika De Tabacos*

Satıcı da sarımsak gördüm bir diş aldım Aydın’da dikerim dedim. Bakalım çıkar diyorum ama. Küba’da muzlar hep yeşil satılıyordu. Yağda kızartarak yiyorlar ondan yeşilmiş. Bizde de son zamanların Türkiye sağlık trendi *muzun yeşilini yiyiniz* şeklinde benden söylemesi. ☺️

9-IMG_2338

Yola devamla; Vinales vadisine geliyoruz. Etrafta vadiye dağılmış hummocks veya “magot” olarak bilinen fazla yüksek olmayan karstik kayaları görmeye başladık.

9-IMG_2393

Vinales; 132 km karelik bir alanı kaplıyor. Pınar Del Rio’nun en yeşili bol, meşhur *Royal Palm* uzun bacaklı kral palmiyeleri ile dolu vadisi. Mehmet Aydın rehberimiz; Mevcut Flora, dünyada başka hiçbir yerde bulunmayan yaklaşık on yedi endemik botanik türe sahip olduğunu ve az sabırla vadinin çarpıcı en güzel manzarasını Vinales köyünden iki kilometre ötede, Hotel Los Jazmines’in seyir terasından izleyeceğimizi söyledi.

10-IMG_2369
Küba-Valle Vinales-Hotel Los Jazmines

Haklıydı; Manzara inanılmaz güzel.

13-IMG_1133
Küba-Valle Vinales-Hotel Los Jazmines seyir terası

Ve muhteşem manzarası. Ne kadar bakir. Tek, tük ev görünüyor, manzara var turizm iyi diye otelleri kondurmamışlar. 🤭 Vadideki tarlalarda hummocks’lara ve magotlardaki upuzun Royal Palm’lere dikkat dedi. Hummock, zeminin üzerinde küçük bir çıkıntı veya höyüktür yüksekliği 15 metreden azdır ve gruplar halinde veya alanlarda tek olarak görülebilirler. Royal Palm’lerin en dikkat çekici özelliği upuzun, incecik gövdeleri ve kırmızı meyveleri ile gerçekten de çok zarif bir görünüşleri var.

15-IMG_1128
Küba- Valle Vinales manzarası

Yine bir panorama yapalım. 1400 lü yıllarda Cristof Colomb bile bu eşsiz manzarayı görünce *İnsan gözünün görebileceği en harika manzara* demiş haksız sayılmaz.

14-IMG_2361
Küba-Valle Vinales-Hotel Los Jazmines seyir terasından temaşa.

Her yerde olduğu gibi ortamı çoşturan ritimleriyle Küba müzisyenleri.

11-IMG_1129
Küba-Valle Vinales-Hotel Los Jazmines seyir terası

Madeni heykellerle eğlenen, fotoğraf çektiren insanlar.

12-IMG_1127
Küba-Valle Vinales-Hotel Los Jazmines seyir terası

Asırlık ağacın gövdesinde ben. Bugün 26 Aralık.💃💃💃 Beni çok sık göreceksiniz.🤔☺️

16-IMG_2373

Fazla oyalanmadık zira gezip görecek hayli yerimiz varmış. İstikamet tütün tarlaları içindeki bir çiftlikte puro yapımını izleyeceğiz. Hevesim kırıldı buradan da pek fotoğraf çıkacağını sanmıyorum ya! 😃

17-IMG_1179
Küba-Valle Vinales
18-IMG_1144
Küba-Valle Vinales-Tütün tarlaları
19-IMG_1123
Küba-Valle Vinales-Tütün tarlaları içinde bir ev

Çiftliğe geldik çevre güzel, tavuk vs var ama yine de sessizlik hakim. Her zaman ki gibi etrafı kolaçan ediyorum tahminimde yanılmadım kayda değer bir şey yoktu. 🙃

Çifliğin tütün kurutma ve yapım atölyesi. Aslında fotoğraflara bakınca devasa üçgen bir tütün kurutma hangarı ile minik bir ev. Bu tip çiftliklere Vego, tütün üreticilerine de Vegero deniyor.

20-IMG_1149
Küba-Valle Vinales- Puro yapım çiftliği (Vego)

Vadideki ekip biçilebilir arazilerin hepsi devletin. Devletin çiftçiye verdiği arazi en fazla 50-60 dönümdür, onunda sadece kullanma veya işletme hakkını verir ki, üretime katkısı olsun toprak atıl kalmasın.

21-IMG_2400
Küba-Valle Vinales-Puro yapım çiftliği -Vego

Ben çevre fotoğraflayana kadar grup puro yapımını izlemeye başlamış bile pür dikkat. 😀

Önemli bir bilgi; puronun bitiminde kendilerinin yaprakları balla yapıştırdıklarını bazı üreticilerin ise reçine ile yapıştırdığını söyledi. Puronun nasıl içileceğini nasıl giyotinleneceğini (puronun ucunu kesecek alete giyotin deniyormuş) ve en son içerken ağız tarafında kalan son üç cm’lik kısmın içilmemesini çünkü nikotin ve kimyasalların burada biriktiğini söyledi.

22-IMG_1153
Küba-Valle Vinales-Puro yapım çiftliği

Ben yine çevre kolaçan etmedeyim. Tavana doğru tütünler asılmış ve kurutulmuş.

23-IMG_1156
Küba-Valle Vinales-Puro yapım çiftliği

Grup ikramları kabule ve yeniden puro almaya gidince puro kutulamaya devam eden Vegero’yu (tütün işçisi) fotoğraflamak da bana kaldı. 💃💃💃

24-IMG_1155
Küba-Valle Vinales-Puro yapım çiftliğinde bir Vegero(Tütün işçisi)

Tanınmış marka puroları yanılmıyorsam 20-25 tanesi yurtdışına çıkarabiliyorken buralardan alınan da sınırlama yoktu. Yoktu ama kimyasal koruyucu kullanmadıkları için çok çabuk bozuluyormuş aklınızda olsun dendi. 😇

Selamlaşıp ayrılıyoruz. Vinales vadisi karstik oluşumlar sonucu hayli çok mağaraya da ev sahipliği yapıyor. Bazıları çok derinmiş ve içinden de bir yeraltı nehri akarmış. Böyle birinde (alttaki fotoğrafta görüleceği gibi sanırım) kısa bir sandal turu yapacakmışız.

25-IMG_1145
Küba-Valle Vinales vadisinden görünüm.

Magot denilen bu karstik kireçtaşı kayalar zaman içinde yağmurlarla ,rüzgarla aşınıyor yıkılıyor ve mağaralar böylece ortaya çıkıyor. 3-5 km sonra gezeceğimiz Cueva İndio’ya geliyoruz. Upuzun bir turist kuyruğu var ve grup randevusu alınıp mağaraya öyle giriliyormuş, bizi de öğleden sonraya bırakınca bari yemek işini aradan çıkaralım dedik, vadideki güzel bir ev restoran-paladar’da yemeğimizi yedik. Gezen tavuğun 🐓🐓 lezzetini unutmuşuz. 😃 Paladarın sahibinin kızı çok candandı. İsmini sordum ama not almamışım.

26-IMG_1182_1
Küba’lı bir güzel kız

Evlerinin çatısından manzara, karşıda da bir yemek yeri var ama boş. Devlet böyle evlerden bir yıllık ruhsat ücretini peşin alıyor kazanç durumuna göre de vergiyi yıl sonunda yükseltebiliyormuş. Herkes kazanıyor yani.

27-IMG_1186
Küba-Valle Vinalesten ev manzaraları

Bu amca da bir tütün işçisi Vegero olabilir.

28-IMG_1199
Küba-Vinales vadide bir vegero-Tütün işçisi amca.
29-IMG_1206
Çocuk her yerde çocuk ve çok tatlılar.
30-IMG_1207
Çocuk her yerde çocuk ve çok tatlılar harçlık istiyor olabilirler.

Tekrar vadiye Cueva İndio’ya doğru gidiyoruz. Karstik oluşumlar doğal nedenlerle çöküp mağaraları oluşturuyor demiştik. Zamanında İspanyol istilacılar yerli halk olan Kızılderilileri çok çalıştırıyor çokça da işkence ediyorlarmış. Bu eziyetten kaçan köleler de bu mağaralara sığınıp oralarda yaşıyorlarmış. Her taraf yemyeşil olunca bu mağaranın girişi bile zor seçiliyor. Mağara çok eski ama ancak 1920 yılında keşfedilmiş çoğunun içinden ırmaklar geçiyor, küçük göletlere rastlanıyormuş. Bakın yakına gelmesek görülemez bile.

IMG_1167_1
Küba- Valle Vinales -Cueva İndio

Henüz vakit var etrafı gezelim. İlk girişte gördüğüm manzara masal kitaplarından fırlamış gibiydi bayıldım.

IMG_1161
Küba- Valle Vinales -Cueva İndio da

Kafe gibi yerde özel bir makinede (daha önce Hindistanda görmüştük) şeker kamışı suyunu sıkan bir işçi vardı. Şeker kamışı suyuna isteyen olursa rom koyuyorlar, artık öğrendik misket limon ekleniyor. Hani bir önce ki yazımda anlatmıştım  KÜBA- Havana-Bölüm-1  Ernest Hemingway’in sevdiği Mojito diye.

32A-IMG_1162 2

Bir hareketlenme oldu bekleşen gruptan kulübeyi merak edenler kapıdaki örtüyü kaldırdılar korkup kaçtılar. 🤔 Hayli gizemli ortamı, kulübe sahibi köle 😁 ortaya elinde garip bir hayvan ile çıkarak merakları giderdi. 😂😂

İstilacı ispanyolların köle olarak çalıştırdıkları yerli halk olan Kızılderililerin basit yaşamını biz turistlere sergileyip birkaç Cuc kazanmaya çalışan genç bir adam. Hayvanı ile fotoğraf çekimi ücretsiz ama gönülden kopana razı.

33-IMG_1171
Küba-Valle vinales- Cueva İndio’da Kızılderili yaşamı.

Çok araştırdım ehlileşmiş hayvanın adını bulamadım ama Cayman adalarından gelen farelerin akrabası imişler 7-8 kilo civarı olurlarmış.

34-IMG_1215 2
Küba-Valle vinales- Cueva İndio’da Kızılderili.

Tabii gösteri sonunda; yöresel bitki tohumlarıyla el yapımı kolyeleri satışa sundu. Ben daha önce Havana’dan almıştım çok güzeller. Aklınızda olsun mutlaka vernikleyin tohum oldukları için kurtlanıp sonra kelebek yapıyorlar. 🙈🤭😂😂

35-IMG_1210
Küba-Valle vinales- Cueva İndio’da Kızılderili.

Güzel makinamdan gerçek bir Kızılderili portresi…

36-IMG_1216
Küba-Valle vinales- Cueva İndio’da Kızılderili.

Nihayet mağaraya gireceğiz sıraya dahil oluyoruz.

37-IMG_1217
Küba-Valle vinales- Cueva İndio girişi

Hayli iyi ışıklandırılmış ama bizden önceki grup çok yavaş ilerlediği için dar bölgelerde biraz sıkıldık. Az indik, çok çıktık😀 Bakınız. 🙇‍♀️

38-IMG_1224
Küba-Valle vinales- Cueva İndio

Pek ahım şahım değil ama arada renkler güzel, sarkıt ve dikitler hayli kalın. Arada sarkıtları hayvan şekillerine benzetmeye çalıştık eğlendik.

39-IMG_1221
Küba-Valle vinales- Cueva İndio

Mesafe ne kadardı hatırlamıyorum ama 300-400 metre diyen oldu. Bir göle çıktık daracık ve kaygan bir merdivenden genişçe bir sandala bindik.

40-IMG_1230
Küba-Valle vinales- Cueva İndio

Merdivene bakınız hayli dik yani.

IMG_2469
Küba-Valle vinales- Cueva İndio

Tünelin ucu göründü. 💃💃💃 Kayıkla aslında süzülerek gittik işte 400 metre burası olabilir.

41-IMG_1247
Küba-Valle vinales- Cueva İndio

Cennete çıkmış gibi olduk. 😀😀

43-IMG_1252
Küba-Valle vinales- Cueva İndio

Çıkış hakikaten daracıkmış ama çok güzel bir deneyimdi.

44-IMG_1251
Küba-Valle vinales- Cueva İndio

Bizim Aydın’da sepetçiler sazdan yapar burada da yerel bitki yapraklarından yapıyorlar. Ben palmiye yaprağına benzettim. Satıcıların boynunda kimlik kartı olduğuna göre burası da devlete ait bir işletme olmalı ki, hiç birşeyde pazarlık yapamadık. 😁

46-IMG_1257
Küba-Valle vinales- Cueva İndio’da yerel hediyelik eşya satıcıları

Çiçeğimi almışım manzaraya karşı fotoğraf çektirmeyeyim mi! EVET bugün benim Doğum günüm. 🎂 Aaa ama lütfen hanımların yaşı sorulmaz. 😅😅😅😅😅 😅 ❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️🤔😂😂😂 🤫

45-IMG_2502
Küba-Valle vinales- Cueva İndio 26-12-2017-Doğum günüüüüm

Gurubumuzun güzel gönüllü gençleri; başta Meltem Bayraktar kızım ile diğer grup arkadaşım Rıza Erol bana gece gittikleri tavernada sürpriz kutlama yapmışlar. Tekrar hepsine ayrı ayrı çok teşekkür ediyorum. Hep mutlu olalım. Bakın videoyu kısaltıp ekliyorum. ❤️❤️

 

Kaldığımız yerden devamla; Turizmden para kazanmanın yollarını öğrenen Kübalı, mandasıyla fotoğraf çektirenden belli bir miktar para alıyor. Karadenizli yağız delikanlı Levent Kuruoğlu *Ata da binerim mandaya da* dedi. 😁 👍

47-IMG_1259
Küba-Valle vinales- Cueva İndio

Yine güzel dizayn edilmiş hediyelik eşya reyonu ve küçük kulübemsi yapıları ile güzel bir tatil köyündeyiz. Che posteri en başta.

IMG_2513
-Küba-Che posteri
48-IMG_1260
Küba-Valle vinales- Cueva İndio

Royal Palm- kral palmiyesinin yemişleri de çok güzel kırmızı ve gövdenin ortasında hayli zarif bir yapısı var.

49-IMG_1266
Küba-Valle vinales- Cueva İndio

Artık ayrılıyoruz otobüsümüze bindik fazla uzağa gitmeden dağa boyanmış tabloyu görmeye gidiyoruz. Görsel manzaralar hala güzel. Çoğu evler yeni boyanmış hepsinin varendasında iki adet sallanan sandalye var. Ah dedim -İşte hayalimdeki görüntüler nasıl mutlu oldum anlatamam. 😍😍😍😍

50-IMG_1270
Küba-Valle Vinales manzarası

Otobüsümüz yaklaştıkça dağdaki resim de büyüdü. Çok geniş bir çimenlikte durduk olağanüstü bir yerdeyiz bence. Herşeyi unuttum büyülenmiş gibi dağa doğru yürüdüm. Ama önce kimsecikler engel olmadan manzarayı fotoğraflamalıydım. O kadar çok fotoğraf çekmişim ki buraya sadece bir tane yükleyeceğimi unutarak. 🙈🤭🤷‍♀️

En güzeli bu- Geçmiş zaman ile şimdiki zaman bir arada. 😍 Klasik fotoğraflardan farkı olmalıydı.

IMG_1297
Küba-Vinales-El Mural de la Prehistoria

Bu mural; Sierra de los Organos’un altıyüz küsur metre yüksekliğindeki Sierra de Vinales’in eteklerinde çizilmiş.

Evet Küba; Duvar resimleri (Muralları) ve onların sanatçıları ile tanınıyor. Bu dağ muralda da *El Mural de la Prehistoria* tarih öncesini anlatan insan ve hayvan resimleri vardı. Yağlı boya ile yapıldığı belli, yüksekliği 120 metre var eni de 200 olmalı dediler.

Tanınmış mural sanatçısı, çevre bilimci Leovigildo Gonzales ki aynı zamanda Meksikalı Diego Rivera’nın da öğrencisi, 1961 yılında birkaç öğrencisi ile tasarlayıp başladıktan dört yıl sonra da bitirmiş. Amacı; Evrim teorisi eşliğinde geleceğin gençliğine çocuklarına çevre bilincini anlatmakmış.

Yakınına gittiğimizde dağa tırmanan gençleri gördük, henüz dağ sporları gelişmemiş kendi imkanlarıyla çıkıyorlarmış.

Bugünü de böyle bitirmek üzere otobüsümüze bindik Havanaya dönüyoruz.

52-IMG_1328
Küba-Valle Vinales’ten  manzara

Otobüsümüz teklemeye başladı zaten Çin yapımı eski. Yarı yolda kaldık mı? arasan da ikinci bir otobüs gelme şansı yok. Yol kenarında beklerken gün batmaya başlamıştı bile. Tütün tarlası kenarındayız bir işçi evine dönüyor olmalı birden gözüme korkuluk gibi gözüktü (dilim varmıyor ama azraile daha çok benziyordu) ve hemen deklanşöre bastım adam da şaşırdı. Biraz photoshop ile bakın ne güzel oldu. Duvarıma asılacaklar listesine girdi. Sonra sohbet ettik gençler birlikte selfi yaptılar.

53-IMG_1320alev kopyası

Vadinin her köşesi ayrı bir güzeldi. Arabamız şöförümüzün marifetli elleriyle tamir oldu.   Günün yoğunluğu haliyle yorulduk doğru otele. Yarın Havana da nostaljik arabalarla Malecon’da turlayıp Ernest Hemingway’in *Yaşlı Adam ve Denizi* yazarken esinlendiği balıkçı köyü Cojimar’ı ziyaret edeceğiz.

Bol fotoğraf az-öz yazı demiştim sıkılmadığınızı umarak bir güzelle veda geleneğimi sürdürüyorum. Bu fotoğrafımı düzenleyen yılların fotoğraf arkadaşı Hüsamettin Demirci’ye de gönülden teşekkürlerimi iletiyorum. Tekrar görüşmek üzere. Sevgiyle takipte kalın. 😍😍😍

IMG_1183-2

 

 

 

 

 

KÜBA- Havana-Bölüm-1

Küba’ya Fidel Castro ölmeden gelme hayalimiz vardı, Fidel’i göremezdik belki ama; sanki daha özel olur gibiydi, kısmet bugüne imiş. 19 Aralık 2018 tarihinde Tura Turizmle başlayan gezimizin ikinci ayağı Küba’ya, Meksika-Cancun’dan veda edip bir saat sonra Havana Jose Marti Havalimanına indiğimizde tarih 25 Aralık 2018 olmuştu. İnsan kuş misali bir saat önce nerdeydik şimdi neredeyiz. 🤷‍♀️ 😊 KÜBA🇨🇺💃💃💃 Minicik bir havalimanı var.

IMG_2022
Küba-Havana Jose Marti  havalimanı

Evet Küba; Che Guevara’sı, Fidel Castro’su, fakir ama rengarenk görüntülü halkı ve muhteşem ritimli müzikleriyle özdeşleştirdiğim bir ülke. Ayrıca Amerika’nın yıllarca uyguladığı ambargoya rağmen kendi yağı ile kavrulan büyük bir ada ülke…

Pasaporttan geçiyoruz. Otobüse binip otel saatine kadar panoramik şehir turu yapacağız.   Öncelikle para işini halletmeliyiz. Küba’da para birimi biraz farklıymış öğrenmiş olduk. Kübalıların kullandığı CUP (Cuban Peso) ve turistlerin kullandığı CUC (Cuban Convertible Peso) olmak üzere iki para birimi var. CUC yerel halkın harcadığı -CUP- Küba Pesosu’ndan yaklaşık 25-30 kat daha değerli bir para birimi ve 1 Amerikan Dolarına eşit. Rehberimiz Mehmet AYDIN biz CUC kullanacağız, alışverişlerde siz CUC verirsiniz üstünü CUP olarak verirler dikkat edin sakın almayın aldanırsınız dedi. Bu para konvertibl değil. Yani başka bir para birimiyle değiş tokuşu yapılamıyor.

Beklerken etrafa bakınalım. Taksiler ile sarıların uyumu. Ve Meksika Sambrero’suyla bendeniz.

IMG_iph
Küba-Havana -Jose Marti Havalimanı
IMG_İPH
Küba-Havana -Jose Marti Havalimanı

Biraz Küba ve Havana’yı tanıyalım: Küba’lı tabiriyle La Habana.

1492’de Kristof Kolomb’un keşfettiği ve İspanyol toprağı ilan edilen adanın ilk başkenti Santiago del Cuba. Yüzlerce yıl başkentlik yaptıktan sonra, yerini San Cristobal de la Habana’ya bırakmış, sonradan adı La Habana olarak kısaltılmış, Karayip Denizi, Meksika Körfezi ve Atlantik Okyanusunun kesiştiği yerde, 12 milyon nüfuslu sosyalist bir ada ülkesidir.

Havana 3 ana bölgeye ayrılıyor. Havana Vieja -Eski Havana, Centro Habana- Merkez Habana ve Vedado -yeni şehir diyebiliriz. İspanyolca konuşuyor ve çok güzel dans ediyorlar. Halk fakir, devlet ölmeyecek kadar yardım ediyor ama artık turistten para kazanmayı öğrenmişler. 🤣🤣

Biraz hikaye havasında vereyim; İstilacı İspanyollar iyice yerleşmeye başladıklarında hemen tütün işçisi olarak yerli halkı yani kızılderilileri çalıştırmışlar. Yapı olarak ufak tefek hayli zayıf olan kızılderililer bu ağır işte zorlanınca da Afrikadan köle getirmeye başlamışlar. Ama önce vahşice tüm yerli halkı bir tek kişi kalmayıncaya kadar kılıçtan geçirmişler 😱 evet tam bir soykırım. 🤬 Onların yerini Afrikalı köleler almış. Şimdiki Kübalı yerli halkın siyahi olanları Afrikalı kölelerin torunlarıymış. Daha açık renkliler bu kölelerin İspanyollarla olan evliliklerden beyaz tenliler ise İspanyol kökenlilermiş. Sanırım çok renkli oluşları bu nedenle yaşamlarına da yansımış. 😊 1900 ‘lü yılların sonunda Amerika-İspanya savaşında Amerika kazanınca; İspanyollar çekilmiş Paris Antlaşması ile Küba kısmen özerkleşmiş. Ama Amerika üs kurup iç ve dış ilişkilerde söz sahibi olunca da sömürme işini de haliyle Amerika üstlenmiş oluyor. Bir de Amerika destekli Batista başa geçince ülkede değişik bir yönetim biçimi oluşmuş rüşvet, yolsuzluk kumar, fuhuş almış başını yürümüş. Sonra da isyanları oynayan halk bilinen devrimi gerçekleştirmiş. Neyse kısaca özet geçeyim dedim kişisel düşüncelerimdir.

Otobüsle şehir turu yapıyoruz sonra tarihi yerleri yürüyerek gezeceğiz. Küba’da gezilecek dört tane tarihi önem taşıyan sömürge meydanı varmış. Plaza de la Cathedral- Plaza de Armas ve – Plaza de Vieja.

Şöför hemen yerel müzikler çalmaya başladı, ritimlerine hayran olmamak ne mümkün. Devrim meydanındayız rehberimiz şimdi fotoğraf çekin sonra devam edelim ertesi gün yine geliriz dedi.

Devrim meydanı-Plaza De La Revolucion:

1 Mayıs -Che Guevara -Fidel Castro ve devrim. Tek bir ülke ve insan var mıdır? ki bilmesin. İşte 1 Mayıs deyince milyonların koşup geldiği bu meydandayız. Upuzun bir anıt ile karşılaştık.

IMG_0911
Küba-Havana-Devrim meydanı-Plaza De La Revolucion:*Jose Martin Anıtı*

Ben Fidel’in kendi heykelinin yapılmasına müsade etmediğini bildiğimden bu anıttaki heykeli merak ettim. Havana’da Museo de Revolucion’un dışında görülecek hiçbir yerde Fidel’in fotoğrafı da yoktur diye okumuştum.

Zaten Mehmet AYDIN rehberimiz anlatmaya başlarken karşıdaki binada Che’nin silüeti ben buradayım diyordu. Anıttaki heykel daha doğrusu anıtın kendisi Küba halk kahramanı Jose Martin’e ait. Altında müzesi varmış belki sonra gidilir. Karşımızda; İç İşleri bakanlığı olduğunu öğrendiğimiz binada Che’nin silüeti ve altında da *Hasta la victoria siempre* daima, zafere kadar yazıyordu. 😍

IMG_0915
Küba-Havana-İç İşleri Bakanlığı-Che Guevara silüeti.

Devrim meydanında olup da Che’den bahsetmemek olmaz. Tam ismiyle Ernesto R. Guevara de la Serna, İspanyol ve İrlanda asıllı bir ailenin beş çocuğunun en büyüğü olarak 1928 yılında dünyaya gelmiş. Ailesi varlıklı olan Che’nin mesleği doktorluktu ve iki evliliğinden olan beş de çocuk babasıydı. Guevara’yı dünya Che diye tanımış olsa da bu isim değil halk arasında bir hitap şekliydi. Ama dostları Guevara’ya takılmak için kullandıkları bu seslenişi halkın benimsemesiyle Che bir isme dönüşmüştür.

Küba devriminde rol oynasa da aslen Arjantinlidir. 7 Şubat 1959’da kazanılan zafer sonrası özel kanunla *Doğuştan Küba vatandaşı* yapılmıştır. Tıptan mezun olduktan bir yıl sonra doktorluk için iş bulamayınca gittiği Guatemala’da bir çok politik olaylara karışmış, Kübalı devrimcilerle arkadaş olmuştur. 1953 yılında 26 Temmuz Devrimci hareketine katılmış. 1954 yılında Jacobo Arbenz, CIA tarafından devrildikten sonra Mexico City’e gitmek zorunda kalmıştır. Che 1955 yılında Meksika’da Fidel Castro ve arkadaşlarıyla tanışarak devrimciler safında yer alır(Bu arada bir baskında yakalanan ve 16 yıl ceza alan Fidel Castro, 21 ay hapis yattıktan sonra Batista’nın emriyle hapisten çıkmıştır). Che Bir süre sonra Grandma adlı yatla Meksikadan Küba’ya gider orada gerilla savaşçısı *Comandante* olur. Bu arada ilk eşinden ayrılır.

1958 yılına gelindiğinde Santa Clara’yı ele geçirirler ve Batista Küba’dan kaçar. 5 yıl 5 ay süren savaş sonrası *La Revolucion* devrim günüdür.

1959 yılında da hükümet kurulur. Che’ye üst düzey görevler verilir. Bu arada Che, Haziran 1959’da Küba Devriminin aktif bir üyesi olan ve 1958 sonlarından beri birlikte yaşadığı Aleida March ile evlenir.

1964 yılında Fidel’e bıraktığı mektubunda; Küba’daki işinin bittiğini, diğer mazlum durumdaki Latin Amerikalı vatandaşlara yardım etmek üzere ayrıldığını ve Küba vatandaşlığını da bıraktığını yazar ve Kongo’ya gider. Kongo’da gerilla operasyonlarına başlar. 1966 yılında saklandığı Prag’dan kısa bir süreliğine Küba’ya gelir ve yeni bir gerilla mücadelesine hazırlık yapacaktır ki, bu mücadele Bolivya için olacaktır. Amerika haber alır ve Bolivya Ordusunu eğitir. Che’yi yakalamak için de yoğun faaliyetler başlatmış hatta seferberlik ilan etmiştir.

Yeri tespit edilen Guevara, Bolivya’da yakalanıp apar topar yargısız infaz edilmiş. Çatışma esnasında ölmüş gibi göstermek için defalarca ateş edilmiş, basına fotoğraflar çektirilmiş ve daha sonra kimliği tespit edilmemesi için elleri kesilerek bilinmeyen bir yere gömülmüştür. 1997 yılında elleri olmayan iskeleti Bolivya’nın bir bölgesindeki uçak pistinde gömüldüğü öğreniliyor ve gömüldüğü bu yerden çıkarılıyor. Yapılan DNA tespitiyle teşhis edilip Küba’ya teslim ediliyor. 🇨🇺 Kader….

Ülkeyi 2006 yılına kadar Fidel Castro yönetti sonra 2008 yılında görevini kardeşi Raul Castro’ ya bıraktı. İyi bir hukukçu olan 1926 doğumlu Fidel Alejandro Castro Ruz iki sene önce 2016 yılında 90 yaşındayken hayatını kaybetti. Kimi devletlerce diktatör olarak anılsa, ABD tarafında ambargo uygulansa da ülkesini elli yıla yakın yönetmiştir.

Hemen sağındaki binada da (telekominikasyon binasıymış) en az Che kadar devrim için çalışmış, devrimin sessiz kahramanı Camilo Cienfuegos’un silüet vardı. Ondaki yazı da Vas Bien Fidel*Çok iyi gidiyorsun Fidel* yazıyor.

IMG_0926
Küba-Havana- Telekominikasyon binası ve Camilo Cienfuegos’un silüeti

Devrimin hemen sonrasında Küba’nın üçüncü önemli kişisi olmuştur. Meydandaki bu silüetteki yazının sebebi şöyle; Fidel bir konuşması sırasında Camilo’ya dönerek; Nasıl iyi gidiyor muyum? diye sorar, Camillo da Fidel’e *Vas Bien Fidel* der. Ve bu söz halk tarafından slogan olarak kullanılmaya başlar.

Camilo’nun çok genç yaşta bindiği uçağın Havana’ya gelirken Okyanus üzerinde kaybolmasıyla hayatını kaybettiği biliniyor. Gerçi tüm aramalara rağmen ne uçak ne de içindekilerin cesedine rastlanmamıştır. Camillo’nun anısına tüm okullar her yıl 28 Ekim’de bayraklarını yarıya indirirmiş. 🇨🇺🇨🇺🇨🇺

Önümüzden hayli eski model göz alıcı renkli arabalar geçip durdu. Ay fotoğrafını çekseydik derken meydanın kenarında taksilerin durduğu yer varmış orada bir tane çekebildim. Herkes inip biniyor turist çok.

IMG_0929sp

Bu şıkır şıkır ben buradayım diyen renklere bürünmüş Amerikan arabaları fotoğraftaki 1952 model Chevrolet Styleline 😍  babadan oğula miras geçerek bugünlere sağ çıkmışlar. Zaten bu yaşlı arabaların en yenisi devrim yılından olan 1959 model. Zira devrimden sonra araba almak bir hayalmiş ve elinizdeki araba ne olursa olsun kullanılabilir durumda olmalıymış o nedenle eski arabalar hala gıcır gıcır. 👍 Halk fakir demiştim ya işte herşey devletin olunca mal, mülk gibi miras kavramıda yokmuş. Tek bu arabalar devrim öncesi elinde olanlardan oğullara kalmış. Hal böyle olunca bizdeki gibi kavgalar da olmuyordur deyip gülüştük.. 🤣🤣 Maaşlar da çok azmış 20-30 $ vs.

Neyse otobüsle şehir turuna devamla gördüklerim…

IMG_0933

Aşağıda görülen çeşme (Hintli yerli demektir, Hintli Kız çeşmesi) diye anılır. Halk arasında Ana tanrıca Kibele’nin heykelidir. 1837’de Villanueva Kontu için Guiseppe Gaginni tarafından Carrara mermerinden yapılmış. Dört bir yanında ağzından su akan yunuslar var. Heykelin sol elinde Küba meyvelerinin temsili bereketi, sağ elinde de şehrin armasını taşıyan oval bir kalkan var. İnip yakından çekebilseydik güzelmiş.

Bu heykel aynı zamanda birçok şairlere ilham kaynağı olmuş bir sürü hikayeler yazılmış. Bir efsaneye göre de; çeşmenin açılmasından bir gece önce, şehirde bir fırtına kopmuş birkaç ağacı ve bazı evleri yıktığı halde heykelin açılış için üstüne kaplanan örtüyü milim kıpırdatmamış. 

Burası, içinde bulunduğu hareketli mahallenin sakinleri için gelip mutlaka oturulması gereken bir park olmuş. Burada oturur sohbet eder, hikaye yazarlar, aşık olurlar, kısacası heykeli yaşam kaynağı kabul etmişler. Ne güzel. 😍😍😍

IMG_0937gg
Küba-Havana-Fuente de la India Çeşmesi.

Şehir turumuz otobüsle devam ediyor. 🤩

1-
Küba-Havana -Paseo De Marti caddesi

Arabanın yan aynasındaki görüntü de harikaymış. 😍

2-IMG_2092
Küba-Havana -Paseo De Marti caddesi
3-IMG_2096
Küba-Havana -Paseo De Marti caddesi
4-
Küba-Havana -Paseo De Marti caddesi

Köşeyi döndük ve muhteşem bir yapı üstelik hiç de yabancı değil. Evet benziyor ama beyaz saray değil. 😃 Meşhur Capitol den geçiyoruz. Fakat restorasyon nedeniyle gezemeyeceğiz.

5-1-1
Küba-Havana- Capitol binası-Paseo de Marti caddesi

Prado Caddesi üzerinde, Eski Havana ve Merkez Havana sınırında bulunan bu büyük bina Washington D.C’deki Amerikan Capitol binasından kopyadır ve Küba Devlet Başkanı Gerardo Machado tarafından Amerika’ya şirin gözükmek için yapıldığı söylenir. Çok eskiden bataklıkmış kurutulup inşa edilmiş.

Beyaz kubbe 62 metre yüksekliğinde ve içinde devleti temsil eden 17 metre Jüpiter’in heykeli varmış. Bu, Latin Amerika’nın en yüksek ve dünyanın en büyük üçüncü iç mekan heykeliymiş. En mühimi de giriş salonunun merkezinde 24 karatlık bir elmas varmış yabancı bir sitede okumuştum…

IMG_1530
Küba-Havana- Capitol binası

Capitolio, şehir içinde kendinizi yönlendirmek için önemli bir dönüm noktasıdır.  Mehmet AYDIN Rehberimiz; Bina doğuya bakar ve önündeki her şey Eski Havana’dır. Merkez Havana mahallesi binanın batısında (arkasında) başlar. Biz yürüyerek Eski Havanayı gezeceğiz şimdi geçtiğimiz yerler Vedado bölgesi daha modern ve iş merkezlerinin olduğu yerler.

Capitolio’nun hemen yanında Havana’daki en güzel binalardan biri olan ve ulusal balenin sahne aldığı Gran Teatro de La Habana yer alıyor.

IMG_1532
Küba-Havana*Grand Teatro de La Habana*
7-img_2124-1
Küba-Havana*Grand Teatro de La Habana* Paseo De Marti caddesi

Birçoğu hala harap durumda olan evler ama içinde yaşayanlar var demiştim ya; Havana, 56 yıldır yani devrim gününden beri binalara tek bir çivi dahi çakılmamış gibi. Çünkü evler devlete aitmiş ve restorasyon lazımsa talepler sıraya giriyor dolayısıyla gecikiyormuş. Kısaca kira derdi yok. İnsanlar, bence tabii sadece boya yapabiliyorlar gibi. 🤷‍♀️

Ne kadar renkli boyanmış olsalar da çoğu bizdeki tarihi yapılar gibi yıkık dökük tam bir virane, ama inanın içinde yaşayan aileler vardı. Aklıma bizim eski Dolapdere geldi, oğlum Dr.Oğuz Derya’yı sağlık merkezinde çalışırken ziyaretine gitmiş gördüğüm manzaraya inanamamıştım. Gerçi şimdi çok modern olarak yeniden yapılandırılmış. İşte iki güzel örnek size, yanındaki yıkık yer de görülüyor.

IMG_0944

Çamaşır asılı balkonları fotoğraflamayı oldum olası sevmişimdir. Rengarenk görüntüleri cezbediyor olabilir. 🤷‍♀️

IMG_0945

Havana turu devam.

IMG_2049
Küba-Havana
IMG_2050
Küba-Havana
IMG_2126
Küba-Havana

Uzunca bir tünele (denizin altından gidiyoruz) girip çıktığımızda karşımıza bir kale çıkıyor, Castillo del Morro.

İtalyan mühendis Juan Bautista Antonelli tarafından tasarlanan kale, 16. yüzyılın sonlarında çevreden çıkarılan kayalarla köleler tarafından San Cristobal de la Habana kentini savunmak için inşa edilmiş. Ancak, Küba valileri ve Mühendis Antonelli arasındaki anlaşmazlıklar, sorunlar nedeniyle kalenin inşası tam 30 yıl sürmüş.

IMG_0950     Tastillo de los Tres Reyes del Morro; Havana’nın sembollerinden biridir ve hem turistler hem de yerli halk tarafından en çok ziyaret edilen yerlerden biri olarak birçok filmde de yer almış. Kastilya’nın ilginç bir tarihi özelliği de hapishaneleri. Arka duvarlarındaki mevcut deliklerden mahkumları köpekbalıklarına atarlarmış. 😤😤

Akşamları top atışları çok renkliymiş biz yaşamadık. Eskiden halkı eve dönün dercesine kaleye çağırmak için top atışı yapılırmış. Bu gelenek hala devam ediyormuş.

Yine pembe bir Chewrolet gördüm 💃💃💃

IMG_0959ssss

Morro kalesinin içinde çeşitli sergiler varmış.

IMG_2151

Ve ayrıca Tarih müzesi olarak gezilebilirdi tabii ama hava o kadar bunaltıcı ki, karşı sahilde görülen meşhur Malekon Bulvarının ve çevre manzaranın güzelliğini bile bizi cezbetmedi.

IMG_0952

Yolumuz yine bir bulvardan geçer Puerto Caddesi ve Plaza de Armas’taki Parque Cespedes’in sahil tarafıymış. Burada da harika bir sürprizle başbaşayız. Küba devlet adamlarının isteği üzerine heykeltraş Metin Yurdanur tarafından 2011 yılında yapılan ve altında “Yurtta Barış, Dünyada Barış” ve “Fundador de la Republica de Turquia” yani “Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu” yazıyor. Ata’mızın büstü karşımızda. Küba’da Ulu Önderimiz ATATÜRK‘ten başka hiçbir yabancı devlet adamının büstü yokmuş. ❤️❤️🇹🇷🇨🇺❤️❤️❤️ Onur duydum.

IMG_8555

Deniz kıyısında yani eski Havana’dayız burası da Plaza de Armas’ın sahil tarafı etrafta askeri araçlar, askerler ve bir kale daha var.

IMG_0962

Castillo de la Real Fuerza; Amerika’daki en eski Avrupa savunma yapılarından biri ve Karayipler’deki İspanyol egemenliği döneminde korsan saldırılarına karşı savunma amacıyla Fransız uzmanlar tarafından 1555 yılında yıkılan bir kalenin yerine inşa edilmiş.

IMG_2159ak
Küba-Havana-Castillo de la Real Fuerza’da ben.

Burada da bir efsane hikaye yakaladım. 😍 Dona İnes de Bobadilla efsanesi; Batı kulesinde La Giraldilla adıyla bilinen bronz bir rüzgar gülü varmış. Efsane Espera kulesi olarak da bilinen bu kulede geçer… O dönem Küba Valisi olan, aynı zamanda İspanyol fatih Hernando de Soto’nun eşi; kocasının Floridayı ele geçirmek için çıktığı seferden dönüşünü beklerken rutin olarak hergün bu kuleye çıkar saatlerce kocasının dönüşünü beklermiş. Ama çok uzun süren bu fetihten Vali asla dönememiş ve evet fetih sırasında ölmüş. 🤭😇

Askeri mimarinin de en güzel örneklerinden biriymiş. Kale, kentin kalan kalıntıları ve tarihi merkez ile birlikte UNESCO tarafından bir Dünya Mirası Alanı ilan edilmiş. Tarih müzesi olarak geziliyorsa da biz es geçtik. Çünküü  Eski Havana, Havana Vieja’yı gezeceğiz insanı kıpır, kıpır oynatan müzikler eşliğinde hem de… 💃💃💃💃

IMG_2162
Küba-Havana Castillo de la Real Fuerza

Sola döndük rehberimiz eşliğinde gidiyoruz. Soldan devamla San Ignacio sokaktan geçiyoruz. Yolda gördüklerim; henüz yerli halk yok.

IMG_2163
Küba-Havana San Ignacio sokak
IMG_2164
Küba-Havana San Ignacio sokak

Ay paylaşmazsam ölürüm. Arada erkekleri zorla öpmek için koşturan kadınlar vardı inanılmaz üzüntü verici. ☹️ Yine Amerika’nın sömürgesi döneminde zengin iş adamlarının meşhurların gözde mekanıydı Havana. Bugünkü sonuç kaçınılmazdı yani.

IMG_2171

Barların dışı kırık dökük olsa da içleri çok güzel.

IMG_2165 kopyası

Nihayet Catedral meydana geldik. Sağdaki sokakta Empedrado sokağı Ernest Hemingway‘in romanlarını yazdığı ve yine romanlarında bahsederek meşhur ettiği Ünlü bar La Bodeguita Del Medio var Mojito‘larıyla ünlü.. Mojito geleneksel bir Küba içeceğidir. Geleneksel olarak, bir mojito beş malzemeden oluşan bir kokteyldir: beyaz rom, şeker, limon suyu, soda suyu ve nane. Nane ile aslında limonun yeşili diyebileceğimiz Lime ile yapılanı makbulmüş ve tatlarının birleşimi romla birlikte mojito’yu popüler bir yaz içeceği haline getirmiş. Fiyatlar da ünlüymüş 😜 Mojito 5 CUC. Serbest zamanda gitmek üzere not aldık. 🍹🍹🍹

IMG_0966 son
Küba-Havana-Empedrado sokağı-La Bodeguita Del Medio

Sanırım Katedralin yanındayız ve meydanına yaklaştık. 😇

IMG_0963
Küba-Havana katedral

Ooo Meltem-Serdar çifti selfiden önce bana yakalanmışlar. 😍😍 Selam olsun. Bu güzel kemerli yapı da vakti zamanında Saraymış. Aguas Claras Markizleri sarayı. Devrimden önce bu anıtsal yapı Banco Industrial’in merkeziymiş. Evet şimdi El Patio isminde bir restoran olarak hizmet ediyor. Yine 1700 lü yıllarda yapılmış.

IMG_2167 kopyası
Küba-Havana-Aguas Claras Markizleri sarayı- Restoran El Patio

1.-Meydan-Plaza De La Cathedral;

Eski Habananın dört önemli sömürge meydanından en merkezi ve tanınmış olanıdır. Bu meydan otantik bir Küba Barok müzesiymiş, çünkü San Cristobal Catedral dahil olmak üzere tüm binaları 17. yy sonları -18. yüzyıldan kalmaymış.. Bir hayli ilerde göreceğimiz su kanalına kadar (16.yüzyılın sonunda) burası hep bataklıkmış bu yüzden şu anda La Cienaga olarak da adlandırılıyor. Şehre su sağlayan açık bir kanal olan Zanja Real’e ulaşana kadar, alan kurutulmuş ve sonra katedral yapılmış.

Catedral De San Cristobal;

Hayli görkemli değil mi? Ama bir yapım hikayesi var tabii. Tamam benim kadraj yanıltabilir ama Katedralin kuleleri dahil çoğu yeri asimetrik 😃

Tamam anlatıyorum; Bir Cizvit papazı-sömürge döneminde burada bir kilise ve papaz okulu açmak ister, inşaata başlar ama ömrü vefa etmez ölür. Kilisenin yapımına kardeşleri devam ederse de onlar da bitiremez. İstilacı İspanyollar (bu arada İspanyolları çok severim❤️) Cizvitleri kolonilerinden kovunca Kiliseyi tamamlamak dönemin valisine kalır. Daha sonra katedral olarak tamamlanır. Katedral olana kadar türlü elden yapılan eklemeler yüzünden de çan kulelerinin farklı olduğu söylenirmiş. Yani benim kadraj (geniş açı lens nedeniyle) fazla eğik değilmiş.  😀💃💃

IMG_0973
Küba-Havana-Plaza De La Catedral- Catedral De San Cristobal

İtalyan mimar Francesco Borromini tarafından tasarlanan barok bir yapı olan katedral denizden çıkarılan mercan kayalarıyla yapılmış dünyada eşi yok deniyor. Havana Başpiskoposunun merkez katedrali meşhur Papa da ziyarete gelecekmiş. 🤔 Bir dönem ateist olan halkı biran önce Hıristiyanlaştırmak için olsa gerek. 🤷‍♀️

Kristof Kolomb’un kalıntıları 1898 yılına kadar bu tapınakta iken aynı yıl İspanya’ya Seville’e taşımışlar. Çanların müziği çok güzelmiş hatta Küba’lı bir yazar *taştan müzik seti * diye tanımlanmış, ama çalışına hiç denk gelmedik.

Sağda sergi olan yapı da bir zamanlar saraymış. Palacio del Conde de Lombillo Palace şöyle bakalım.

IMG_2168
Küba-Havana- Plaza de La catedral de -Palacio del Conde de Lombillo Palace

Saray 1741 yılında inşa edilmiş. Havana’lı Pedroso ailesine aitti ancak adını 19. yüzyılda Pedroso ailesinin soyundan evlenen Lombillo Kontundan almış. Bir dönem postane olarak işlev görmüş. 2000 yılından bu yana büro imiş.

El Patio restoranın önünde bu ablaları gördüm ama ikaz üzerine çaktırmadan fotoğraflamak zorunda kaldım. Verdiğin 1 Cuc’u beğenmiyor peşinizden geliyorlarmış. Gerçi bunlar yerlerinden kalkacak gibi durmuyorlar hem önlerindeki materyallere bakınca sanki falcı gibiydiler. 🤷‍♀️ 😊

IMG_09702
Küba-Havana- Plaza de La catedral -Palacio del Conde de Lombillo Palace önü

Hemen yan sokağında Grafik sanatını öğreten atölye varsa da bence görüntü güzeldi.

IMG_2181
Küba-Havana- Plaza de La catedral

San Ignacio sokaktan devam ediyoruz.

IMG_2182
Küba-Havana-San Ignacio sokağı

Bir sokak sonra sola Obispo caddesine döndük, calle-cadde diyor ama bence dar bir sokak, yine de çok hareketli, bar ve sanat galerinden geçilmiyor. Bu sembolik cadde diyelim hayli de eski 16.yy da bile varmış..  Çılgın müzik eşliğinde gezeceğiz demiştim ya işte tam yerine geldik, Bolerolar, Chachalar, Salsalar, Kübalı çocuklar 1.5 yaşından itibaren salsa yapmayı öğreniyorlarmış.💃💃💃💃

Mercaredes sokakla birleştiği yerde meşhur Ambos Mundos otel karşımıza çıktı.

IMG_0980222
Küba-Havana-Hotel Ambos Mundos

Balkondaki selfici süper 😃

IMG_0979

Önemi yine Hemingway’in zamanında ”Çanlar kimin için çalıyor” romanını yazarken 511 no’lu odada kalmasıymış. Büyük yazar dünyada gezmediği ülke kalmamış; iki dünya savaşı, İspanya iç savaşı yaşamış, Afrika’da seneler geçirmiş derken Hemingway yaşamının neredeyse 22 yılını Küba’da geçirmiş. Hal böyle olunca kuşkusuz Küba’da bıraktığı izler de fazla olacaktı. Otelin terasına çıkıp etrafa bakılabilirmiş.

Obispo Caddesinden devamla..

2. Meydan-Plaza de Armas;

Ve parkta tahta bacaklı göstericilerle karşılaşma. En son çocukluğumda görmüştüm. Benim koca Canon’u görünce para diye peşime düştü hayli de takip etti hemen uzaklaştım. 😀😀😀 Onlardan kaçayım derken yerdeki parkelerin taş değil ahşap olduğunu fark edememişim. ☹️

IMG_0985

Efendim zamanın İspanyol sömürge valisi atların nal seslerinden rahatsız olunca böyle bir yöntem bulmuş, yerleri daha az ses çıkmasına sebep olan ahşap parke döşetmiş. Ne yalan söyleyeyim ben arnavut kaldırım sanmıştım. 🤷‍♀️

Bu kare Önder’den iPhone ile…❤️❤️❤️ Arkadaki güzel sütunlu bina şimdilerde şehir müzesi -Museo de la Ciudad olarak kullanılan Palacio de los Capitanes- Valinin sarayı olarak çevirebiliriz.

IMG_2193

Hep beraber müziğin ritmine uyarak yürüdük. Plaza de Armas; yazmıştım Küba’da dört sömürge meydanı vardı, işte bu da onlardan biri hatta en eskisi 1520 lerde yapılmış. 1770 lerde sömürgecilik döneminde Plaza de Iglesia olarak bilinirken; askeri geçitlerin yapıldığı tören yeriymiş ve 20. yüzyılın ortalarına kadar siyasi ve idari rolünü devam ettirmiş. Yapılışı dört yüzyıla dayanan eski binalarla çevrilidir. Şimdiki adı Plaza de Armas – aslında “Parade Ground”  tören alanı, ana idari merkez anlamındaymış. Şimdi bir de herkesin yavaş dahi olsa İnternet kullandığı park. 💃💃💃

Yolumuzun üstünde bir cami görünce sevinmiştik ama bizim değil Araplarınmış. Abdallah camii -Mezquita Abdallah. İspanyol tasarımı cami. Eski bir Lübnan, Suriye ve Filistin kolonisi tarafından kurulmuş. Tamiri vs ile 2015 de açılmış. Az bir müslüman azınlık varmış.

unnamed-2a
Küba -Havana-Mezquita Abdallah.

Tabelasında; Inaugurada el 17.06.2015, correspondiente al 1er dia del mes de Ramadan 1436 H. **Ramazan 1436 H. ayının 1. gününe denk gelen 17 Haziran 2015 tarihinde açıldı** yazıyordu.

Sağa döndük cadde- Calle de Oficios oldu😊 yolda gördüklerim. Bu yaşlı kadın kedisini süslemiş çocuk arabasında birbirlerine bakıyorlardı. Kendi ayrı süslü öyle oturuyor çok sevimli ama direkt fotoğrafını çekmeye utandım. 😇 Hoş dilencilik yok zaten.

IMG_0987_1
Küba -Havana -Calle Oficios
IMG_0988
Küba-Havana
IMG_0989
Küba- Havana sokakları

Hemen solumuzda çok güzel bir yapı vardı saray mı?, otel mi?, yanında dikilitaş gibi süslü bir sütun, önünde orijinal bronz heykellerle dikkati çekiyor ama ne?

IMG_0991
KÜBA- Lonja del Comercio de La-Habana.
IMG_0995 kopyası
KÜBA- Havana-Plaza de San Francisco de Asís-Lonja del Comercio de La-Habana.

1909 yılında yapılmış ticaret merkeziymiş. 😁 Lonja del Comercio de La-Habana. Fransız heykeltraş Etienne’nin bronzdan yaptığı bu heykel; Fransa ile Küba arasındaki dostluğun belirtisi, hediyesi olarak 25 Mayıs 2012 tarihinde zamanın Fransız Büyükelçisi tarafından Havana şehrine bağışlanmış. Ve bu meydan da Plaza de San Francisco de Asis.

3.Meydan-Plaza de San Francisco de Asis;

Yine bir sömürge meydanı. Onaltıncı yüzyılda, İspanyol ticaret kalyonlarının İspanya’ya geçerken demirlediği limanın hemen yanı. 15. yüzyılın başlarında meydanda bir pazar kurulmuş ve sonra 1608’de bir kilise inşa edilmiş. Ancak rahipler gürültüden şikayet edince, pazar Plaza de Vieja’ya taşınmış.

Yapı ise; 1730 yılında inşa edilen İglesia y Convento de San Francisco de Asís kilisesi ve manastırı.

IMG_0997
KÜBA- Havana-İglesia y Convento de San Francisco de Asís

Sağda yine güzel bir yapı.

IMG_2197
KÜBA- Havana-Plaza de San Francisco de Asís

Kiliseyi solumuza alıp yürüdük sağdaki ilk sokak Teniente Rey’e döndük. Biraz gittik karşımıza Arnavut kaldırımlı sokağın ortasında ince uzun demir parmaklıkla çevrili bir çukur çıktı. Rehberimiz anlatacağım demese yürüyüp gidecektim. Sonra duvardaki açıklayıcı tabelayı görünce güzel yurdumdan aşina olduğum çukuru çekeceğime rehberimiz Mehmet Aydın’ı dinlerken tabela önü görüntüsündeki bizim gençleri çekeyim dedim. ☺️

IMG_0998
Küba-Havana’dayız diyor gençler. Muhittin Yörük, rehberimiz Mehmet Aydın, Levent Kuruoğlu, Muhammet Karadeniz, Rıza Erol.

Zanja Real, 1565-1592: Havana’nın Kraliyet su kanalı. Tabelada yazılanların kısa özeti: Havana’nın kraliyet su kemeri olarak 1545’te inşa edilen ve o dönemde kentin en zengin kişisi Juan de Rojo ve Vali Juanes Davila’nın himayesi ile tanıtılan ilk su kemeri.

13. yüzyılda ve özellikle 19. yüzyılda, kraliyet kemeri, şeker ticareti ile zenginleştirilmiş kozmopolit bir şehire su sağlamak için yetersizdi. Bu, 1831-1835 yılları arasında inşa edilen Ferdinand VII’nin ve daha sonra 1859-1897 yılları arasında inşa edilen kanal de vento’nun iki yeni su kemeri inşası için zorlandı ve sonunda tasarımcı ve yapımcı
Mühendis Francisco de Albear ve Lara bu son 11 km’lik eseri yaptı. Yapımcının onuruna Albear adı verildi. 1878 de Paris’in Evrensel sergisinde, Masterpiece Mühendislik altın madalyasını almış. Ve kemer şu anda Küba’da mevcut 7 mühendislik harikasından biri sayılıyormuş. Yani fazlaca önemli bir çukurmuş. 🤷‍♀️🤷‍♀️ Daha sonra Albear’ın mermer heykelini görecekmişiz. Zaten köşebaşı bir yerdeydik hop yeni bir meydandayız. Evet sömürge meydanlarından Plaza de Vieja’dayız. Panoramik görüntü denedik iPhone ile fena olmadı gibi. 😃

4. Meydan-Plaza de Vieja;

IMG_2202
Küba-Havana-Plaza de Vieja

Plaza Vieja; 1559’da yapılmış Plaza Nueva olarak adlandırılmış ve genelde zenginlerin yerleşim yeri. Birçok kez yıkılmış, yapılmış. Meydanda boğa güreşi, festivaller ve infaz gibi pek çok etkinlik düzenlenmiş. Aynı zamanda pazaryeri olarak da kullanılmış hatta 1950’lerde, bir yeraltı otoparkı inşa etmek için meydan kazılmış. Eski terkedilmiş 18. yüzyıldan kalma evler, binalar özgün ve zarif görünümlerine yeniden kavuşturulmuş. Çok güzel farklı ev stilleri var, mesela meydanın ortasında, 1796 yılında yapılan çeşme sonradan birebir aynısı olarak yapılmış. Binaların bakımlı oluşundan anlaşıldığı gibi neredeyse tamamı aslına uygun olarak yeniden yapılmış. Kafelerle, ünlü marka satış yerleri ile meydan hareketlenmiş. Sol köşedeki sarı bina çok güzeldi. Camara Oscura imiş.

IMG_1037ddd
Küba-Havana-Plaza de Vieja Camara Oscura

Camara Oscura “fotoğraf makinasının atası” diyebilirim. İğne deliği kadar bir yerden geçen ışığın karanlık ortamda, aynaların, içerdeki içbükey alana düşürdüğü Havana’nın 360 derecelik görüntüsünü veriyormuş. Biz çıkmadık.

Hemen yanındaki mavi bina Fototeca de Cuba.

IMG_1039
Küba-Havana-Plaza de Vieja, Fototeca de Cuba

Fototeca de Cuba, Ulusal Plastik Sanatlar Konseyi ve Kültür Bakanlığı ile iş birliği içinde, her kasım ayında Kasım Foto etkinliğini Küba’da düzenliyor. Küba ve dünya sanatında fotoğrafın varlığını, tarihini ve evrimini kutlamak amacıyla 2006 yılında ortaya çıkan bir inisiyatif. Meydandan görüntüler, tüm meydan içine bakan binalar restore edilmiş. Unesco destekli.

IMG_1002
Küba-Havana-Plaza de Vieja

Tertemiz ve sakin rengarenk binalarıyla çok hoş bir görüntüsü var. Bu güzel harika balkonlar hep burjuvaların yapılan etkinlikleri seyretmesi için ve sahiplerinin durumunu belirtecek şekilde süslü ferforjeler yapılmış. En soldaki civciv sarı meşhur La Taberna Muralla, biz başka bir daha hareketli tavernaya gidecekmişiz bakalım. 💃💃💃

IMG_1001
Küba-Havana-Plaza de Vieja

Camara Oscura’dan dümdüz plazayı geçtik çeşmeyi falan tavaf etmedik yani transit bir geçiş söz konusu. 🤷‍♀️

Köşe başında durunca soldaki sokaktan devam ettik Brazil (Teniente sokak) sağdaki sokak San İgnaccio idi.

IMG_1004
Küba-Havana-Plaza de Vieja

Ve çok az gittik, düz gittik öyle harika müzikli bir yere denk geldik kiii anlatılmaz. Yok üstteki bu sarı yer 106 bizim taverna bir sonra 104 numara. 😀 Sola doğru..

IMG_1040
Küba-Havana-Plaza de Vieja -Calle de san İgnaccio sokak
IMG_1041 2
Küba-Havana-Plaza de Vieja -Calle de san İgnaccio sokak

Evet 104 numaralı kapı La Taverna Del Son. Süper hareketli çocuklar zaten Küba müzikleri belli yani kıpır, kıpır. Elinde Maracas (hani içi boncuk dolu labutlar var ya salladıkça ritim tutarsınız işte onlardan) siyahi solist hiç durmuyor bazen uzun metal bir boru yine çivi gibi metal bir çubukla sürtüp ritim yapıyor.. Evet La Taverna del Son’dayız. Rehberimizin meth ettiği kadar var. En görünür fotoğraflar bunlardı. Videosu var bir ara ekleyeceğim.  Ünlü Guantanamera şarkısını hep birlikte söyledik.💃💃💃

IMG_1057 2
Küba-Havana-La taverna del Son -Calle de Brazil (Teniente sokak 104 numara)

Yine bir hikaye yakaladım size; “Guantanamera” sözleri ile romantik bir şiirdi. Zamanla şiir kime yazıldıysa aşk ilişkisi özelliğini yitirir. Daha doğrusu şiddet gördükten sonra erkeğini terk eden, muhtemelen aldatan bir kadının dramatik öyküsüne dönüşür…

“Guajira Guantanamera” diye nakaratı ile ağızlara pelesenk olan bu şarkıda
“guajira” İspanyolca işçi demek ve Guantanamera kadın olarak algılanmıştır.

Amerika Küba’da Guantanamo’da askeri bir üs kurar. Ve özgürlükçü akvist gençler savaş karşıtı gösterilerde, sendika grevleri, Amerikanın göç sistemine itiraz yürüyüşleri ve göçmenler için medeni haklar isteme gösterilerinde çokça kullanırlar.

Jose Martin’nin ” versos sencillos ” adlı eserinden 1929 yılında Joseito Fernantes tarafından bestelenmiş olan bir küba yurt şarkısı diye bilinir.

Joseito yıllarca yaptığı günlük radyo programında, doğaçlama yaptığı haberlerini Guantanamera’nın müziği ile seslendirmiş ve şarkının popülaritesi de hayli artmış.

1950’lerin sonunda, Kübalı bir müzisyen Amerikada bir partide Jose Martin’in şiirinin bazı dizelerini yine Guantanamera müziği ile birleştirmiş. Bu şeklini beğenen Amerikalı folk müzik sanatçısı Pete Seeger repertuarına eklemiş ve 1963 senesinde New York’ ta Küba Devrimi dayanışma gecesindeki konserde söylemiş. Neticede hala herkesçe bilinen dünyaca ünlü bir şarkı olmuş. Yazıları okurken bir yandan da şarkıyı dinlemenizi hatta benim yazımı okuduktan sonra müziğin videosunu da izlemenizi öneririm. ❤️💞❤️     Guantanamera

IMG_2207
Küba-Havana-La taverna del Son

Mojitolarımızı içtik bolca dans ettik. Otele giriş saatine kadar serbest zaman vardı biraz grupla birlikte biraz da kendimiz sokakları arşınladık. Önce geçtiğimiz güzel binalara bakalım. Hepsi bugünlere gelebilmiş birer tarihsel anıt bence.

IMG_2203
Küba-Havana’dan bir sokak
IMG_2204
Küba-Havana

Sokakta yemek olayı uzakdoğuda bilinen birşeydi ama Küba da aynı şekilde evlerde yemek pek yapılmıyormuş.

1-IMG_1065
Küba-Havana

Bu güzel çocuğun surat ifadesindeki  güzelliğe bakarmısınız kıyamam.😍 Torunumu özlediiim. 🤗🤗

2-IMG_1066
Küba-Havana

Sokaklarda kaybolduk desem yeridir. Sanırım Obispo sokakta grupla buluştuk. Grafitiden çok mural yapılmış harika duvarlar gördük.

3-IMG_1067
Küba-Havana

Ne tesadüf ki bu hanım da bir kedi besliyordu. 😍

k-IMG_1018

Bu da Altın makas berberi 😁

j-IMG_1017

Bundan sonra sokakları karıştırdım artık öyle ki, mekan fotoğraflamaya vermişim kendimi. 🤷‍♀️

Siz de benimle gezin en iyisi hem okumadan izlersiniz kolayca 🤓 Görüntüler muazzam zira.

f-IMG_1013

Bunlara bisiklet taksi diyeyim çokça rastladık derken durağına da denk geldik.

b-IMG_1006

g-IMG_1015

t-IMG_1031

Alt fotoğrafta evin duvarında ok işareti ile gider dediği sokak Amargura zaten duvarda da yazıyormuş. 🙈

l-IMG_1020

Kısaca Old Havanayı arşınlıyoruz. Kübalı ressamların atölyeleri vardı, iki tane çocuk odası için pano aldık ve çerçeveyi Aydın’da yaptırdık.

alev küba

4-IMG_1068
Küba-Havana

Küba denince akla ilk gelen eski model rengarenk arabalardır. İşte meraklısına panoları.

5-IMG_1069
Küba-Havana

Sokaklarda gezerken insanlar oldukça rahat. Ne güzel memleket! Gezerken göreceksiniz, kim ne yapıyor, açık mı giymiş, şortu minicik mi karışan olmadığı gibi bizlerden başka dönüp bakan da ya da benim gibi fotoğraflayanı da yoktu (kendim için değil vallahi size bilgi olsun diye çektim denir ya işte öyle bir fotoğraf). 😇 Kısaca mahalle baskısından bahsedilemez.😀😀😀

6-IMG_1071_1
Küba- Havana sokakları
IMG_1075
Küba- Havana sokakları

Kapı aralıklarını bile kaçırmadım. Sanırım Fidel ile Camilo posteri. Hazine var buralarda elbette fotoğraf adına ve bilgi, görgü adına. 💃💃💃

h-IMG_1016
Küba- Havana sokakları
d-IMG_1009
Küba- Havana sokakları

Böyle özel ve tarihi pencereleri de çok sever hiç kaçırmam. 😇 Brazil caddenin köşesi kapıda ayakkabı atölyesi yazıyordu.

IMG_1029
Küba- Havana sokakları- Brazil calle

Hayat gailesi içinde koşuştururken çiçeği unutmamak ne güzel.💞💞

m-IMG_1021
Küba- Havana sokakları

Güleryüzlü yerel halk fotoğraf çekimine hiç ses çıkarmıyor.

u-IMG_1032
Küba- Havana sokaklar

Kırmızıların uyumu. ❤️❤️ Dedim de aklıma geldi, hala aklıma geldikçe çok üzülürüm. Yemek yediğimiz bir restoranda çat pat türkçe bilen garson kız bana işaretle ruj var mı? diye sordu. Özel günlerin haricinde sürme alışkanlığım hiç olmadığından yanımda da taşımamıştım ve yok dedim. Diğer garson kız kıpkırmızı ruj sürmüştü sana da biz alalım dedim satılmıyor dedi. Bir yerde okumuştum giderken yanınızda sabun götürün diye yazıyordu, keşke dedim ruj deseydi de yanımda götürseydim bu kızcağızı sevindirseydim. Sohbet sırasında bir Türk gencin peşinde olduğunu Türkiye’ye gidelim bir müddet birlikte deneme yapalım anlaşabilirsek sonra evleniriz demiş. Tabii kızı yanlış olduğu yönünde ikna etmeye çalıştık ama buradan kurtulma hayali hayli yüksekti.😟😟

o-IMG_1024
Küba- Havana sokakları

Gençler ve yaşlılar 😃

n-IMG_1023
Küba- Havana sokakları

Kapı önü sohbetlerine doyum olmaz. ☺️

p-IMG_1025
Küba- Havana sokakları

Teniente rey ve Amargura- 460 No’lu Cuba sokağından geçtik burada Museo Historico de las Ciencias Medicas Ulusal Tıp  Bilimleri Tarihi *Carlos J. Finlay* adı verilmiş müze var. Kapalıydı gezemedik.

v-IMG_1033
Küba- Havana Teniente rey ve Amargura- 460 No’lu Cuba sokağı

Yolları aşındırmadan yürüdük karşımıza meşhur 200 yıllık bir geçmişi olan ve fakat  yine Hemingway’in daiquiri içip meşhur ettiği diğer bar-Floridita bar çıktı.

8-IMG_1077
Küba- Havana

Bu arada; Kübalıların polisle araları pek iyi değilmiş. Ama yine de yardımsevermişler.

Otele dönmek için buluştuğumuz meydan Central parka bakan bir anıt alanı. Hani Küba’ya su getiren ve hala çalışan kemerin; yolda sadece demir parmaklıkla çevrili çukur vardı ya işte o kanalın mühendisi Francisco de Albear y Lara’nın anıtı. Karşısındaki otel de Gran Hotel Manzana Kempinski La Habana.

9-IMG_1076
Küba- Havana,Gran Hotel Manzana Kempinski La Habana.

1895 yılında Küba’lı sanatçı Jose Vilalta de Saavedra tarafından yontulmuş Francisco de Albear y Lara’nın gerçek boyutundaki Carrara mermer heykeli, askeri mühendis olduğu için üniforma giydiğini ve sürekli çalışan biri olduğu için de bir deftere yazar şekilde gösterilmiş. Anıtın dibinde duran kadın heykeli de Küba’yı temsil ediyormuş.. Anıtın çevresini üç küçük çeşme çevreliyor.

Kaidedeki yazıtta; “Havana kenti bu anıtı ünlü oğlu D. Francisco de Albear ve Lara’ya kurdu” yazıyor.

10-IMG_1081
Küba -Havana-Francisco de Albear y Lara’ anıtı

Bu bekleyişte bir de Central parka bakayım dedim. Türk bayraklı tişört giymiş amcam da çok güzel.

11-IMG_1074
Küba -Havana

Central parkın arkasında ya da yanında Capitol görünüyor bir diğer kenarı da Jose Marti bulvarı.

12-IMG_1083_1
Küba -Havana Central park
13-IMG_1084
Küba -Havana Jose Marti bulvarı

Tekrar Albear anıtına geldim. Otele gitmek için otobüsümüze bindik siz ne durumdasınız bilmiyorum ama biz yorulmuşuz.  Miramar’daki Havana Be Live Copacabana Oteldeki şarkıcı kızımızla veda edeyim. Küba’daki ilk günümüz böyle geçti memnun kaldık.

IMG_1087

Dilerim sizleri de keyifle gezdirebilmişimdir. Daha 3 gün buralardayız Küba’nın başka güzelliklerinde görüşmek üzere hoşçakalın, sevgiyle kalın. 😍😍😍😍

Meksika 6 *Cancun-Chichen Itza *

Bugün güzel bir Mexico City sabahındayız. Cancun’a uçmak için hayli zamanımız var. Uçak saatimiz 19:57 kahvaltı sonrası biz de şehir turu yaptık ve Meksikalıların sokak yaşamlarını az da olsa gözlemlemiş olduk. Önce otelin arka tarafını dolaştık, sonra Özel Meksiko acı sos için pazarı dolaştık. Gerçekten çok renkli ve sıcak kanlı insanlar. Birlikte gezelim haydi.

1-IMG_0795kü
Mexico City-Tabacalera bölgesi

Satış mağazasının grafitisi çok güzeldi.

2-IMG_0787
Mexico City’den sokak manzarası.

Meyve suyu sıkıp satan bir baba ve çocukları. Hijyen mi? 🤦‍♀️ hak getire.

3-IMG_0790kü
Mexico City’den sokak manzarası.

Ara sokaklardan manzara.

IMG_1775 2
Mexico City’den sokak manzarası.
4-IMG_0791
Mexico City’den sokak manzarası.

Meksika’da günün her saatinde yemek yiyecek bir yer bulunur. İşte burası gerçi öğle yemeği saatine daha çok var ama müşteriye hazırlık çoktan başlamış. En meşhur yemekleri veya bizim tabirimizle dürümleri Tortilla. Etler hazır araya konan sebze veya salata hazır. Bizim lavaş gibi düşünebilirsiniz içine bol baharat ve acı da kullanıyorlar. Tortilla dürümün mısırlı çıtır olanının adı da Taco. 😋 Ben Taco’yu otelin kahvaltısında yedim bayıldım.

5-IMG_0792kü
Mexico City’de sokak restoran manzaraları
7-IMG_0770
Mexico City’de sokak pazarı

Kaset ve film ya da bilgisayar oyunları, envai çeşit oyuncaklar, Çin pazarı gibi.

8-IMG_0773
Mexico City’de sokak pazarı

Bu tezgahta da Tortilla var ama patates kızartması da var. Yani garnitür çeşidi bol.

9-IMG_0778kü
Mexico City’de sokak restoranı

Yerel el ürünleri de hayli güzel.

10-IMG_0782
Mexico City’de sokak pazarı

Bu beyefendi de kendi imalatı kumdan yapılmış manzaralı çerçeveleri satıyordu ve bize yerel gazetede çıkan röportajını gösterdi.👏👏

6-IMG_0784
Mexico City’de sokak pazarında bir sanatçı.
IMG_1766 2
Mexico City’de  bir sokak.

Otele dönüyoruz havalimanına gideceğimiz otobüsü bekletmeyelim son Mexico City karesi olsun. 🙋‍♀️🙋‍♀️

11-IMG_0799 k
Mexico City’de sokakta gençlik.

Otelimizden ayrılıyor ve havalimanına gidiyoruz. Yerel havayolları ile 3.5 saatlik            uçuş sonrası Karayip Denizinin en güzel kıyılarına sahip olan Cancun’a varıyoruz. Renk nasıl? Tam turkuaz mavisi. 🦋🦋🦋

IMG_2005s
Meksika-Cancun-Caribbean Sea-KARAYİP Denizi

Ancak otelimize ulaşmak için daha 1.5 saatlik yol gideceğiz. Playa del Carmen bölgesindeki otelimize geldiğimizde vakit de hayli geçti ve yol yorgunluğu ile bizim çevreyi dolaşacak halimiz de kalmamıştı. 🤪

Sabah erken saatte Kahvaltı sonrası yine 2.5 saat yol aldıktan sonra Yucatan yarımadasında yeralan Chichen Itza antik kentine vardık. Yucatan yarımadası 65 milyon yıl önce dinazorların da ortadan kalkmasına neden olan 250 km çapında bir göktaşının vurmasıyla ortaya çıkmış. Yucatan yukarı kısmı düz, yüksekliği olmayan bir yarımada. Yağmur ormanları çok dolayısı ile girilmesi zor yerlerde 52 değişik tür yılan varmış ve Maya kültüründe yeraltı tanrısı olarak kabul edilen Jaguar da burada yaşıyormuş. Rehberimiz bilet alacak sonra turnikeden geçeceğiz.

IMG_0802

Chichen Itza adı, “Itza’nın kuyusunun ağzında” veya “su büyücüsünün olduğu kuyunun ağzı”anlamında kullanılan Maya dili terimidir. Meksika’nın en iyi restore edilmiş arkeolojik alanlarından biri ve ülkenin en popüler turistik merkezlerinden de biridir. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Chichen Itza’nın yılda bir milyondan fazla ziyaretçisi var. Yemyeşil bir alanda ilerliyoruz. Sabah erken olduğu için henüz fazla kişi yok.

IMG_0803

IMG_0805

Yukarıdaki yazıyı sevgili oğlum Deniz’in tercümesiyle size aktarayım. 😍 (teşekkürler canımın içi)

Başkent Itza, Klasik dönemin sonu ve erken Klasik sonrası dönemde Yucatan bölgesinin güç merkezi olmuştur. (siyasi ve dini)

Yucatan peninsula’sının kuzey düzlüğünde yer alır ve kısıtlı olmasına rağmen güvenilir su kaynaklarıyla bağlantıya sahiptir. Ayrıca güneyinde, dinamik nüfusunu desteklemeye yetecek geniş tarım arazileri bulunmaktadır. Şehir, tuz ve gemi ticaretini yönetmesinin yanında tobasco’dan Amerikaya kadarki deniz trafiğine de egemen olmuştur. Askeri güç, bu kontrolün sağlanmasındaki esas unsuru oluşturur ve şehrin resmedildiği tablolarda belirgin şekilde ifade edilmiştir. Buna benzer şekilde kutsal Cenote de tanrıların   dünyasına geçiş kapılarından biri olarak öne çıkartılmıştır. Bu yaklaşım, şehri ve yerleşik halkı, gerçekleştirilen kurban etme ayinleri yoluyla, kontrol altında tutmak ve saldırgan düşmanları uzak tutmak amacıyla kullanılmıştır.

Şehrin bölge Başkenti olarak yükselişi ve zenginleşmesi Mezoamerika döneminin görece sonlarına doğru gerçekleştirmiş ve Teotihuacan ’nın düşüşü ile Güney Maya merkezlerinin zaman içinde gerilemesiyle mümkün olmuştur.

Bununla birlikte, Chichen bölgesindeki insan yerleşimine ait bulgular, Cenotes yakınlarında köy veya kasabaların ilk kurulduğu zamanlara denk gelen, M.Ö. son bin yıla uzanmaktadır. Ancak bölgenin günümüzdeki görünüşüne denk şehirsel boyutlara ulaşması M.S. 650 veya 800 hatta 1200’leri bulmuştur.

Yükselen ilk yapılar, Uxmal, Kabah ve Sayil gibi tipik Maya şehirlerindeki, Puuc tarzından esinlenilmiştir. Lakin hemen ardından, Puuc’u temel alarak üzerine Meksika’nın diğer bölgelerinden özellikle Gulf sahili ve Merkezi Plato’ya ait konsept, form ve resimleri dahil ederek bu iki mimariyi harmanlamış ve böylece tarzları sentezlemişlerdir.

Chichen Itza’ın gerilemesi, Mayapan’ın Yucata’nın yeni güç merkezi olarak öne çıkmasıyla bağlantılı olarak onüçüncü yüzyılda olmuştur. Buna rağmen, onaltıncı yüzyılda, Kukul Khan Tapınağı ve Kutsal Cenote, kahinlere danışmak için Chichen’e gelen büyük tören alaylarına, koca şehrin diğer binaları çoktan terkedilmiş olduğu halde, ev sahipliği yapmıştır.

Alttaki *alıntı* fotoğrafta da bugün gezeceğimiz bölge ve Cenote kuyusu (ben sarı ile çizdim) dahil gösterilmiş. Fotoğraflarla gezimizde yol gösterici olacak. Haydi gidelim.

Ekran Resmi 2019-03-28 17.58.28

Soldan başlıyoruz çokça yerel eşya satan tezgahlara rastlayacağız. Magnetsiz olamam.

IMG_0806

Hala bahçe çalışmaları var. Ortam çok güzel ve gizemli, ağaçların arasından görünen piramit hayli yüksek.

IMG_0809Eveeeet inanılmaz güzellik.

IMG_0810

Ama biz önce oyun sahasını göreceğiz. Meksika’nın; bilgisayar oyunlarına bile giren meşhur antik oyunu: Pok-A-Tok’un oynandığı saha. Mezoamerika’nın en büyük sahası (Great ball court) kadar olmasa da ne kadar büyük bakınız. 🙇‍♀️

IMG_0811

Mayalar bu oyuna Pok-A-Tok, Aztek’ler Tlachtli diye adlandırıyordu (Juego de Pelota -top oyunu demek) bugünlerde ise çoğu insan, bu oyunu Ulama olarak adlandırıyor. Ve yeniden yaşatmaya başlamışlar.

Mayalar çok iyi sporcuydular ve bu oyunu oynamak için devasa boyutlu oyun sahaları yapmışlardı. Chichen Itza’daki bu sahanın uzunluğu 83m yüksekliği 8.2 m ve birbirinden 27 metre uzaklıkta paralel iki duvarı var. Gördüğünüz gibi üstü açık her iki uçta da yükselen tapınaklar var. Sahanın en büyük özelliği de bir uçtan diğer uca ses dalgaları  aynen iletiliyor, rüzgar bile sesin iletilmesini engelleyemiyor. Duvarlarda taş delikler görülüyor.

IMG_0814
Chichen Itza- Pok-A-Tok Top oyunu sahası

Biraz oyundan bahsedeyim; Kuralları ve kazandıkları puanlar hakkında çok az şey biliniyor. Bilinenler de antik kalıntı ve buluntu vazolardanmış. Tamamen dini bir ritüelin parçası gibi. Oyunun topu ağır bir lastik (muhtemelen kauçuk olmalı) oyun sırasında topu elinizde tutamazsınız sadece kollar ve kalça ile atışları yapıyor topu duvardaki taş delikten geçiriyorsunuz ki bu taş delik yerden 8.2 m yukarda. Oyuncular ahşap ve deriden yapılmış geniş ve ağır bir kemer, kalçaları ve dizleri ile kafalarına da kask takarlardı. Tüm bunlara rağmen, oyunun hızı ve topun ağırlığı nedeniyle çok zorlu bir oyundu. Kazanan takım kaybeden takım tarafından kurban ediliyor, kaybedenler zaten kurban. Zira başı kesilmiş oyuncuları resmeden duvarlardaki rölyefler, oyunların ölümüne oynandığına işaret ediyor. O kadar silinmiş ve yıpranmıştı ki rehberimiz su döktü de şekiller biraz belirdi. Zamana yenik düşmüşler.😔

Bu durum bize garip gelen bir sonuç veya ödül olsa da Mayalar cennete ulaşmak için geçmeleri gerektiğine inandıkları 13 adım yerine cennete bu oyunla doğrudan gitmeyi şeref sayıyorlardı. Ayrıca artık biliyoruz ki; akan kan güneşi besledi ve ışınlarının yeryüzünü aydınlatmaya devam etmesini sağladı.

Alttaki fotoğrafta görünen güney duvarın üstü ve arkası da jaguarlar tapınağı.

22-IMG_1809
Chichen Itza- Pok-A-Tok Top oyunu sahası ve Jaguarlar tapınağı.

Oyun alanı dört bölüme ayrılmış ve dünyayı simgeliyor. Bu uzunluk da güneşin dünyaya can vermek için güneşin doğudan yeniden doğmadan önce yer altından geçmesi gereken yolu temsil eder. İki takımın oyuncularının karşılaşması bir bakıma gün ve gece arasındaki farkı temsil eder. Karşılıklı uzun kenarların sonunda da birer tapınak mevcut. Gerçi bana göre kral locası daha uygun düşüyor. 😄 Manzara çok etkileyici ama oyunun nasıl oynandığını ve sonunu düşününce ürperiyorsun. 🤦‍♀️

IMG_0815
Chichen Itza- Pok-A-Tok Top oyunu sahası
IMG_0818
Chichen Itza- Pok-A-Tok Top oyunu sahası

Hava çok sıcak güneş tepemizde 🤯 ne gam gezmeye devam. Rotamız sağa doğru. Karşımıza Kartallar ve Jaguarlar sunağı çıkıyor. Hem Maya hem de Toltec stillerinin bir arada kullanıldığı platform, 900 ile 1200 yılları arasında inşa edilmiş. Dört bir tarafında, her birinden platformun tepesine çıkan bir merdiven var. Burada da yine korkuluklar tüylü yılan kafası ile başlıyor. Yapının duvarlarında sadece insan figürleri var. Alt kısımlarda da insan kalbini pençelerinde tutan Kartallar ve Jaguarlar resmedilmiş. Uzaktan çekimle anca bu kadar görünür oldu. 😊

27-IMG_0824AK
Chichen Itza- kartallar ve jaguarlar sunağı

Bu arada alttaki fotoğrafta ava giden ben de avlanmışım. Neyse ki yan taraftan bizim yağmur tanrısı Chac Mool görünüyor. 😌

IMG_1816
Chichen Itza- kartallar ve jaguarlar sunağı

Karşı duvar boydan boya kurukafa ile dolu. Savaşçılar sunağı, duvara savaşçıların (cennete gidenlerin) kafalarını işlemişler. 💀💀💀 O kadar çok ki şaşkınlıkla izliyoruz. Tzompantli denilen ve Toltekler tarafından yapıldığı sanılan bir tür Kafatasları Duvarı- platformu. 🤷‍♀️

29-IMG_0824AK

Yakından görünümü aşağıda.

IMG_0819
Chichen Itza-Tzompantli-kafatası platformu
26-IMG_0823
Chichen Itza- Yağmur Tanrısı Chaac Mool

Sola doğru bakınca yine güzel bir piramite rastlıyoruz. Ossuary piramiti- el osario o tumba del gran sacerdote-aynı zamanda Büyük Rahibe Mezarı olarak da bilinir. Bu yapı 10 metreden daha yüksek ve Kukulcan Piramidi’ne çok benzeyen dokuz kademeli gövdeden oluşmuştur. İçinde 12 m derinliğinde bir mağara keşfedilmiş.

IMG_0846
Chichen Itza-El Osario O Tumba del gran sacerdote-Büyük rahibe mezarı

Nihayet Maya’ların en büyük arkeolojik alanlarından biri olan Chichen Itza’nın en etkileyici piramiti El Castillo veya Kukulcan piramiti, bizleri zamanda geri götürecek heybetli yapısı ve karmaşık taşlarıyla karşımızda. Ortam büyüleyici.

28-IMG_0826
Chichen Itza- Piramiti El Castillo veya Kukulcan piramiti.

Aldığımız bilgileri aktarayım sonra gelsin fotoğraflar. 🙋‍♀️

El Castillo, İspanyolca’da “kale” demektir. Mayaların olduğuna göre ve tüylü yılana (yani Quetzalcoatl) ithafen yapıldığına göre biz de Kukulcan diyeceğiz dedi yerel rehberimiz. Asıl yapım amacının Astronomik olaylar için olduğunu da söyledi. Diğer pek çok Maya tapınağında olduğu gibi, bu da eski bir tapınağın üzerine inşa edilmiş. Arkeologlar 1930’larda o en eski tapınağın basamaklarını bulup takip etmişler ve jaguar şeklinde bir taht ile insan heykelini bulmuşlar.

34-IMG_0829
Chichen Itza- Piramiti El Castillo veya Kukulcan piramiti.

MS 850 civarında inşa edildiği tahmin edilen tapınak, tabanından itibaren 79 ft yani 24 küsur metre bir de üstündeki bina ile toplam 30 m yüksekliğinde kare tabanlı ve 9 stepli. Basamaklar geniş ya step deniyor bilirsiniz. 😉 Birkaç sene önce yaşlı bir turist düşüp hayatını kaybedince piramite çıkmak yasaklanmış. Aslında hepsinde tel çevirme çit var yaklaşmak bile yasak. 😔 Fotoğrafta gördüğünüz merdiven dört bir tarafta mevcut. Ama sadece sağ tarafta yani batı daki merdiven (veya korkuluk diyelim) kısımları aşağıda yılan başı fresk ile sonlanıyor.

33-IMG_1825
Chichen Itza- Piramiti El Castillo veya Kukulcan piramiti.

Kukul Khan Piramidi, astronomik amaçlar için inşa edildiğini söylemiştik ve ilkbahar ekinoksunda (20-21 Mart) ve sonbahar ekinoksunda (20-21 Eylül) saat 15:00 civarında, güneş ışığı piramidin ana merdiveninin batı korkuluğunda ışık oyunlarıyla aşağı doğru sürünen bir yılanın gövdesini taklit ediyor, merdiven dibindeki yılan başı ile birleştirip tipik bir süzülen yılan görüntüsü oluşturuyormuş. Alıntı bir fotoğraf koyayım daha iyi anlaşılır. Yani tüylü yılan Kukul Khan’ın sembolik inişi oluyormuş.

Ekran Resmi 2019-03-29 14.31.11
Alıntıdır.   Sürünerek inen bir yılan görüntüsüne dikkat.

Piramitteki dört merdivenin her birinde 91 basamak var bu da 364 gün sayılır. Yılın 365 gününü tepedeki platform ile tamamlarlar. Hayli etkileyici.

29-IMG_0833
Chichen Itza- Piramiti El Castillo veya Kukulcan piramiti.

Hemen arkamıza döndüğümüzde de güzel bir yapı; Savaşçılar Tapınağını var. Temple of the Warriors-Savaşçılar Tapınağı, Chichen Itza’daki en etkileyici ve önemli toplantılar için yeterince büyük olan bilinen tek geç klasik Maya binasıdır. Bu tapınak da eski tapınak üstüne yapılmış. Tapınak güney ve batı cephelerinde 200 yuvarlak ve kare sütunla çevrili dört platformdan oluşuyor.Tüm kare sütunlar Toltec savaşçılarıyla alçak kabartmalarla oyulmuş.

Warriors Tapınağı’na her iki tarafta düz, kademeli bir rampa bulunan geniş bir merdivenle çıkılıyor (artık çıkılmıyor) ve her rampada bayrak tutacak standart taşıyıcı figürler bulunmaktadır. Ana girişten önce bir Chaac Mool yağmur tanrısı konumlanmış. Fotoğrafta belli olmuyor.

31-IMG_0830
Chichen Itza- Temple of the Warriors-Savaşçılar Tapınağı

El Caracol:(salyangoz) *Yapı, şekli ve bazı muhtemel astral birleşmelerinden dolayı Gözlemevi olarak bilinir. Venüs gezegeni ile ilgili astronomik olaylar ve ekinokslar sırasında güneşin batması üst bölümdeki üç pencereyle ilişkilendirilmiştir. Caracol (kabuklu) adı binanın üst kısmına açılan spiral merdivenlerden gelir. Bir dizi altı üst üste binmiş yapı tespit eden Carnegie İnstitüe tarafından 1925-1931 yılları arasında araştırılmıştır. Yapımının, Terminal Klasik ve Klasik sonrası ilk dönemler arasındaki ara dönemden kalma olduğuna inanılmaktadır. Üst platformdaki büyük açmalar, didaktik amaçlı kullanılan birleştirilmiş kazı örnekleridir* der yanındaki açıklama levhada…

Tercüme için teşekkürler canımın içi oğlum Deniz’im.😍

IMG_0855
Chichen Itza-El Caracol-Gözlemevi

Biraz etrafıma bakındım kendi halinde işleme yapan yerli bir hanım, satmak için elişi hediyelik eşya yapıyor görüntü harika.

IMG_0847
Chichen Itza

Acıktık Mehmet Rehberimiz sizi çok güzel bir yere götüreceğim dedi. Peşine takıldık etrafı da es geçmedik. Bakın ne güzel görüntüler vardı. 🤩 Ahşap oymacılıkta üstlerine yok bence.

IMG_0860
Chichen Itza
IMG_0837
Chichen Itza
IMG_0849
Chichen Itza
IMG_0841
Chichen Itza
IMG_0858
Chichen Itza

Canlı parlak renkleri çok seviyorlar benim gibi. 💞😊

IMG_0852
Chichen Itza
IMG_0859
Chichen Itza

Şu tişört satan adamın görüntüsüne bayıldım. 😊  Poz ver desen böyle denk gelmezdi.

IMG_0850
Chichen Itza
D-IMG_0842
Chichen Itza
E-IMG_0836
Chichen Itza

Yemyeşil bir ortamda ilerliyoruz nem yoğun. Ik Kil Arkeoloji parkındayız etrafta çok güzel ağaçlar ve harika renkli kuşlar var.

IMG_0861
Chichen Itza-Ik Kil Arkeoloji Parkı

Etraf kalabalıklaştığı gibi mayolu turistlerle dolu. Sürpriiiz işte Cenote imiş. Adı da Ik Kil🤷‍♀️

IMG_1881
Chichen Itza-Cenote Ik Kil

Cenote Ik Kil; Bildiğimiz Obruk. Yer altı suyunun, karbondioksit ile birleşimi sonucu karbonik asit oluşur. Bu asit kireç taşının yoğun olduğu toprakları zamanla çözerek yer altında mağaralar oluşmasına neden olur, bir müddet sonra bu mağaraların tavanı çöker ve yuvarlak derin doğal su çukurları oluşur. Yucatan havzasında çokca Cenote varmış.

IMG_0868
Chichen Itza-Cenote Ik Kil girişi

Baktım arkadaşlar da geliyor kimsenin suya gireceğini sanmıyorum. Herkes Playa del Carmen’de turkuaz denizin sularında serinlemeyi düşünüyor.💃💃💃

IMG_0869
Chichen Itza-Cenote Ik Kil girişi

Cenote Ik Kil; Bu Cenote yalnızca insanlar için su kaynağı değil, aynı zamanda kutsal hac yeri olduğu için önemliydi. Hatta Tüylü Yılan’ın doğduğu yer kabul ediyorlar. Araştırmacılar kuyunun dibinde insan cesetleri ile çok değerli yeşim taşları bulmuşlar. Bunun sebebinin de yağmur tanrısı Chaac Mool’a verilen kurban ve hediyelerin olduğu sanılıyor.

Merdivenler çok ıslak ve kaygan ben dönüyorum fotoğrafı tepeden çekeceğim. Nasıl keyifle yüzüyorlar. Tatlı suyun kaldırma gücü az olduğundan yüzmek zordur.🏊‍♀️🏊‍♀️

IMG_0865
Chichen Itza-Cenote Ik Kil

Bu doğal kuyu neredeyse mükemmel bir şekilde yuvarlak haylide yüksek ve su olarak derinmiş. İnsanları serinlemeye bırakıp acıkan karnımızı doyurmaya gidiyoruz. Giderken de Meksika’nın dünyaca tanınan içkisi Tekila satış yerinden ön bilgi ile kurtçuklu Tekila alıp çıkıyoruz. 💃 Tekila, adını Jalisco Eyaleti’nde bulunan Tequila kasabasından almış.

Tekila bizim bildiğimiz kaktüs çeşidinden değil ama bildiğimiz Paşa Kılıçına benzeyen Agave’nin 400 küsür çeşidinden biri olan *mavi Agave* den distilasyon yöntemiyle elde ediliyormuş. Bir de yine Agavenin bir başka çeşidinden elde edilen Mezcal içkinin içine bitkinin kökünde yerleşen kurtçukları uyanık bir Meksikalı içine koymasıyla yayılıyor, tam bir ticari zihniyet yani. Aldık. 🤦‍♀️

IMG_0059
Tekila çeşidi-Mezcal

Ünlü Aztek halkının geleneksel mezesi olan Guakamole’yi çok beğendik. İçeriğindekiler; avokado (püresi) biraz bezelye, az kişniş ve baharatla hazırlanmış. Üstüne azıcıkta limon da ekledik proteinden zengin tam bir lezzet bombası oldu. 😋  Sırada Playa del Carmen de sahile inmek var. Otele dönüyoruz o hızla sahile yürüyoruz. Karayip denizine hiç olmadı ayaklarımızı sokalım o güzel kumlarında yürüyelim değil mi?💃💃💃 Karayip korsanları hala var mı? bakalım. 😁 Bundan sonra az yazı çok görselle dolaşacağız umarım sıkılmazsınız. Ama gerçekten de keyifli bir gezinti olacak bana güvenin. 😇 Sahile inen yolda karşılaştığımız bize hiç yabancı olmayan dilencilerden biri ile devamla…

1-IMG_0884
Cancun-Playa del Carmen Merkez

Playa Del Carmen,Daha çok Avrupalıların olduğu ve görkemli villa ve otelleriyle ünlü sahil kasabası demiştik. Sahil kasabası olup da kafesiz, motorsikletsiz yeri olur mu?

2-IMG_0882aa
Cancun-Playa del Carmen Merkez
3-IMG_0881
Cancun-Playa del Carmen sahil
4-IMG_0875
Cancun-Playa del Carmen sahil

Meksikalı yerel halkın da bizden farkı yok çoluk, çocuk yayılmışlar. 😍 😍

5-IMG_0877
Cancun-Playa del Carmen sahil

Cancun’un beyaz kumları kumlaşmış mercan parçalarıdır ve güneşe rağmen kurumazlarmış.

6-IMG_0876
Cancun-Playa del CarmenCarmen sahil
7-IMG_0880
Cancun-Playa del Carmen sahil

Karayip denizi turkuaz rengiyle haydi gel der de; ben ayaklarımla bile olsa girmez miyim? 😎 çaktırmayın böyle idare ediyorum. Güneş felaket yakıyor. 😅

8-IMG_19402
Cancun-Playa del Carmen sahilde ben ☺️

Şimdi otelde biraz dinlenip gece gezmesine rahatça çıkalım. Otelimiz çok güzeldi. Las Golondrinas Otel.

9-IMG_0889
Cancun-Playa del Carmen-  

Tarih 24 Aralık 2018 olunca yılbaşı yaklaşmış demektir. Çam ağacı süslensin. 💃💃💃 Altında selfiler çekilsin.

10-IMG_0890
Cancun-Playa del Carmen

Ne sattıklarını öğrenemedim. Değişik çerezleri vardı.

11-IMG_1998
Cancun-Playa del Carmen

Çığırtkanlar çoğunlukla kızlardı.

12-IMG_0893
Cancun-Playa del Carmen
13-IMG_0908
Cancun-Playa del Carmen

Burada daha önce Çin’de rastladığımız balıklı ayak sağlığı yapılan havuz vardı. 🐟🐟🐟

14-IMG_0896
Cancun-Playa del Carmen

Küba’ya gitmeden puro nasıl sarılır burada izledik sayılır.

15-IMG_0897
Cancun-Playa del Carmen

Ernesto Che Guevara yorumsuz.

16-IMG_0905
Cancun-Playa del Carmen
17-IMG_0899
Cancun-Playa del Carmen

Cafe ve barları güzel, marka dükkanlar var, gece klüpleri çok süslü rengarenk bir yer.

18-IMG_0898
Cancun-Playa del Carmen
19-IMG_0901
Cancun-Playa del Carmen
21-IMG_0902
Cancun-Playa del Carmen

Bu şahane restoranın adı Frida Kahlo. Alt kısmında da müze yazıyor belli ki, resimlerini sergiledikleri bir galeri var.

20-IMG_0904
Cancun-Playa del Carmen
22-IMG_0907
Cancun-Playa del Carmen

Sanatkarlar sokağındayız.

24-IMG_0910
Cancun-Playa del Carmen-sanatçılar sokağı
23-IMG_0909
Cancun-Playa del Carmen-sanatçılar sokağı

Bir gezi yazımın ve bir büyük ülkenin sadece birkaç şehirini gezmenin de sonuna geldik. Belki yorulduk ama hayalimizde yaşattığımızdan daha çok şey görüp yaşadığımız için çok keyifli ve mutlu olduk. 🤩💞 Hayli uzun bir yazı olsa da buraya kadar gelebildiyseniz bana güvenmiş ve keyif almış olmalısınız. 😊 Bu kez bir güzelle veda edemiyor olmak istemezdim. Ama çok güzel kızlar vardı da ben mi çekmedim. 😂🤓

Sevgiyle kalın, Küba’da buluşmak üzere…

 

 

Meksika-5*Ulusal Antropoloji Müzesi*

En son Chapultepec semtinden az yukarıda ATATÜRK anıtını ziyaret etmiştik. O halde bu yazı ile Meksika’yı gezmeye kaldığımız yerden devam edelim. Geldiğimiz yer güzel bir park, Chapultepec Parkı *Nahuatl dilinde “çekirge” anlamına geliyormuş. Kalabalıktan sıyrıldık sade görünüşlü güzel bir binaya geldik ki önünde hikayesini anlattığım -Kartal ve yılan- anıtı ki Meksika bayrağında da yer alır. Burası; Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi’dir.

Anımsatayım; Aztekler göçleri sırasında uğradıkları bir mağarada karşılarına Arı kuşu Tanrısı çıkmış. Bu büyücü tanrı Tenoch, sözünü dinlemeleri koşuluyla, onlara öncülük etmeyi önermiş ve zamanı geldiğinde yerleşebilecekleri yeri göstereceğini bu yerin de bir kaktüsün üzerine tünemiş, gagasından bir çıngıraklı yılan sarkan kartalın görüneceği yer olacak demiş. Evet kartal ve yılan çok görkemli baksanıza.

1-img_1751
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Ve Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi içerisindeyiz.

2-IMG_0758.JPG
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Alttaki panoda da muhteşem Quetzalcoatl ile Jaguar karşılaşmasını betimleyen bir mural (duvar resmi) var.

3-img_0606
Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi içi

Sağdan devamla bir avluya çıktık. Bizi karşılayan dev bir şemsiyeden şelale gibi akan sulardı. Elbette özel bir anıt. Maya ve Azteklerin kutsal ağacı Seyba’yı sembolize eden bir anıt, 11 metre yüksekliğinde Jose Chavez Morado tarafından tasarlanmış. Sürekli akan su hayatın akışını temsil ettiğinden hayat ağacı olarak da anılıyor.

Bir salonu gezip bitirdikten sonra diğer bir salona girmek için bu ortadaki avludan geçiyorsunuz.

4-img_0670
Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi.
5-img_0608_1
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Anıta yakından bakarsak yılanı gagasında tutan kartal figürünü altta da Jaguar kafalı tanrı gravürlerini görebiliriz.

6-img_0757
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Bensiz olmaz değil mi?😇

7-img_1513kü

Evet Meksika ve dünya antropoloji tarihinin özetini görmek isterseniz adresiniz ‘Ulusal Antropoloji Müzesi’ olmalı. Müzenin şu andaki merkezi 17 Eylül 1964’te açılmış ve beş yıldan uzun bir süredir ülkenin en önemli arkeolojik ve etnografik koleksiyonlarını araştırmak, muhafaza etmek ve sergileme görevini yapmakta.

Çok büyük bir alana kurulmuş olan müzeyi tam anlamıyla gezmek isterseniz birkaç gün ayırmak gerekir dedi rehberimiz bana öyle devasa bir müze gibi gelmemişti açıkçası hani ama gezdikçe dipsiz kuyu gibi haklıymış. 🤷‍♀️ Müzenin mimarisi ve iç düzeninde görsellik ön plana çıkmış çok güzeldi. Dünyanın oluşumu, insanlık tarihi, Nahuatl, Olmec, Mixtec, Zapotec,Toltec,Aztek ve Maya kültürlerine ait belki binlerce orijinal eserler, Kolomb öncesi Orta Amerika tarihi anlatılmış. Birçoğu kazılardan çıkarılan orijinal eserler olsa da çakmaları da var elbette. Ama çeşitli bölgesel yaşamlar çok güzel betimlenmiş.

Müzenin Arkeoloji bölümü iki kattan oluşuyor, çok büyük bir avlunun etrafını çevreleyen 20 küsur sergi salonuna sahip. Her salon, ayrı bir medeniyete ayrılmış ve her bölümün başında ait olduğu döneme ait bilgiler var. Yine her eserin başında da İspanyolca ve İngilizce açıklamaları mevcut. Gez, gez bitmiyor tabii ama bizim sınırlı zamanımız da bile çok şey izleme olanağı bulduk.

Haydi birlikte gezelim enteresan yerlerde bilgi vereceğim. Unutmadan sadece pazartesi günleri kapalı olan müze sabah 09.00 ve akşam 19.00 saatleri arası açık ücreti hatırlamıyorum zira rehberimiz grup olarak alıyor ama ben hep merak ederim kaç tl diye 10 ytl diye aklımda kalmış sanırım 69 Pezo falandır.

Antropolojiye giriş;

8-IMG_1528
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Altta; Dünyadaki yaşamın başlangıcını anlatan harita.

9-img_1517Evet dolanarak gidiyorken karşıma insan görünümlü goril ya da goril görünümlü insan rekreasyonu çıktı. Evet o bir insan adı da Lucy.

10-img_1516kü
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi*Lucy*

Lucy; Antropolog Donald Johanson tarafından 1974’te Etiyopya’nın Afar bölgesindeki Hadar da bulduğu 3,2 milyon yıllık Australopithecus (güney primatı demektir) afarensis iskeletinin (ki iskeletin %40 ı bulunmuş ve leğen kemiğinin genişliği nedeniyle kesinlikle dişi denmiş) rekreasyonudur. Arkadaki yazılı açıklamada çene yapısı vs. anlatılmış bir de şöyle yazıyordu;

*Bir nehrin ya da gölün kenarında öldüğü bilinmektedir. Vücudu neredeyse tamamen korunmasına izin veren tortularla kaplıydı. Potasyum-argon tekniği ile 3 milyon 200 bin yıl içinde bulunduğu katman ile ilişkili lav örneği ile tarihlendirilmiştir.

Lucy, adını iskeletinin bulunduğu sırada ; Beatles’in *Lucy in the sky* parçası çalıyormuş ekip hep birlikte adını Lucy koyalım demiş. Ve Lucy doğmuş. Bu da tahtadan yapılmış şekli olmalı 🤷‍♀️

11-img_1518
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi *Lucy*

Bazı genetikçiler Amerikalıların köklerinin Buzul Çağı’nın sonunda Bering Boğazı’nı geçmiş olması muhtemel olan ve şimdi Alaska olan yerdeki aynı göçmen grubuna dayandığını iddia ediyordu. Alttaki fotoğrafın açıklaması da bu mealde. * Kuzeydoğu Asya’daki modern sapienlerin gelişi ve Amerika’ya girmelerine ek olarak Bering Boğazı’ndan geçişleri. * denmiş.

Yani; Geç Buzul Çağ’ında, deniz seviyesi bugünkünden en az 80 metre aşağıda olduğu ve Sibirya ile Alaska’nın, şimdi batmış olan Beringia kıtasıyla bağlı olduğu bir zamanda.

IMG_0620
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Bir insan rekreasyonu daha. Modern insanmış. Altında İspanyolca açıklama vardı buyrunuz.🙇‍♀️

img_0614alev
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Yukardaki fotoğrafın altında yazılı açıklama aynen söyle (Gogıl amcam İspanyolca’dan  tercüme etti). 😄

Shanhadidar IV’ün mezarı, yaklaşık 50.000 yıl önce kuzeyde yaşayan Neandertal toplulukları tarafından yapıldı. Sol tarafına çömelmiş, mağara tabanının taşları arasına kazılmış küçük bir çukura yerleştirilmiş yetişkin bir bireydir. Yapılan analizler, ölenlerin üzerine buketlerin yerleştirildiğinin kanıtı olarak yorumlanan dört farklı çiçek türünden (mavi, sarı ve beyaz) büyük polen türlerinin varlığını göstermektedir.
Aslında, mezarlar kişinin varlığını hayali ve kozmogonik mitlerin günlük yaşamın bir parçası haline geldiği anla açıklama ihtiyacını başlatıyor. Bazı araştırmacılar, Neander’in ölülerini gömdüğünü söyleyecek yeterli kanıt olmadığını varsayarken, kendi türümüzün bir başka çeşidi olduğunu kabul edenler, Shanidar’ın ilk mezar ayinlerinin açık bir örneği olduğunu iddia ediyor. Son not: Neandertaller’in modern insanın yaşamış son kuzen türleri olduğu düşünülüyor ve hatta Harvard Tıp Okulu’ndan biri (Dr. olmalı)  antik DNA’yı kullanarak bir insan kadınının rahminde bir Neandertal bebeği klonlayabileceğini söylüyormuş!

IMG_0616
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Sanatçı burada insanlığın kültürel melezlemesini göstermiş. Tüm ırkların kadınları -solda Kafkasyalılar, sağda Afrikalılar – Mezopotamya, Greko-Romen, Mısır, Hindu kültürlerini sembolize eder, ön planda da taş etkinlikleri ile temsil edilen Meksikanın ana oluşumunun sembolü olarak gösterilmiş.

Sırada enteresan halografik bir çalışma var fotoğraflara biraz yandan bakınca insan yüzleri kafatasına dönüşüyor. Fotoğrafla anlatmak zor ama işaretlediğim bizden biri değil mi? 😳

9-img_0618

10-img_0619
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Giriş kat eski Orta Amerika uygarlıklarına, asma kat da bu canlı kültürlere adanmış. 15 milyondan fazla Meksikalı yerli etnik gruba ait ve 60’ın üzerinde dil konuşuluyor. Bu uygarlıkların gündelik yaşamlarını, giysilerini, müzik aletlerini ve oyunlarını gösteren etnografya müzesi yani. Her iki taraftanda yukarı asma katlara çıkılıyor. Kısaca giriş katların hepsinde bir de asma kat var. Girişin altında ise kuzey ve batı kültürlerine ayrılmış salonlar arkasında da çok hoş bir restoran vardı. Gezmeye devam..

Tarih öncesi faunayı gerçek bir ölçekte göstermek için hayvanların büyük ölçüde izlenebileceği bir duvar resmi yapmışlar.

18-img_0623
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Öte yandan sonraki ilgili dioramalar (yani canlandırmalar) Tepexpan erkeklerinin hayatta kalma mücadelelerinde bazı mamutlarla yüzleşmesini betimlemişler.

15-img_0612
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

İnsan da yiyor olabilirler mi?🤔

16-img_1522
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Mamut’la tanışmak durumunda kalmışlar.😀😀

17-img_ak
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Ve altta görülen gerçek Mamut fosili vardı.

19-img_0622
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi *Mamut fosili*

Meksikanın tarihini, etnik gurupların dağılımını gösteren harita ve kültürel eşyaları görelim.

20-img_0628Alttaki fotoğrafın tanıtım yazısı; (Tree of life-El arbol de la vida) Amerika’da farklı insanlar renk, gelenek, dahi ve dil olarak doğarlar diyor. Sadece Meksikada 500 çeşit etnik gurup varmış.

21-img_0627
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi * Tree of life – El arbol de la vida*

Meksika’nın yerli sakinlerinden özellikle Maya ve Oaxaca da yaşamış yerlilerin yaşam tarzları ve belgeleri sergilenmiş. Gerçekten de çok güzel. Altta yine Mezoamerikada yaşayan insanlardan günümüze ulaşan kaya resmi. Bu arada açıklama yapalım Mezoamerika; Meksika’dan Kosta Rika’ya kadar uzanan bölgedir.

22-img_0624
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Rengarenk masklar, süs eşyaları, yerel giysiler, müzik aletleri ve duvar panoları tek kelimeyle muhteşem işçilik.

img_0630
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi
24-img_0631
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Sierra de Puebla; Prehispanik dönemden beri kurulu olan iki büyük eyalet Siera ve Puebla. Birçok büyülü ve renkli yaşamları olan köyleri var. Güney Meksika yerlilerinin özel törenleri var ve bu törenlerde giydikleri giysiler ve çeşitli modelde sepetler sergilenmiş. Ben sepetlere hayran kaldım.😍

33-img_0665
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi
IMG_0664
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi
IMG_0663
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Müzik aletleri ve renkli güzel panoları.

img_0634
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Doğrusu eşsiz bir sanatsal duyarlılık sergilemişler. Mezoamerica’nın en iyi polikrom seramiklerinden güzel rengarenk tablolar yapıp, hikayelerini anlatmışlar. 🤩🤩

img_0640
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Purepecha; ülkenin batısına yerleşmiş olan Tarascalara kadar uzanan ortak bir tarihe sahip şehir. Alttaki fotoğraf; yaşamlarından kesitler. Pazarcı kadınlar, işte bu fotoğrafta ve ötekinde de bir evde aile büyükleri ile yaşam ve çocukların misket oynaması çok güzel, sonra bir evin iç görünümü.

img_0646
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi
29-IMG_0649
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi
35-IMG_0678
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Alttaki fotoğraf sauna tipi banyo yeriymiş.

32-IMG_0668sss
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Palapa denilen yerlilerin yaşadıkları evler. Şekli ve kapılarının olmaması evi serin tutmak içinmiş. Alttaki fotoğraf 🙇‍♀️

32-IMG_0660sss
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Yine çiçekleriyle ünlü bir köyden dini tören. Öldükten sonra kralların yüzüne maske takıldığı biliniyor, sadece cenazelerde ölenlerin yüzüne değil, önemli günlerde kendi yüzlerine de maske takıyorlar.

33-IMG_0650s
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Meksikalı sanatçılar mural dedikleri duvar panoları ile tarihlerini anlatmışlar ve genç kuşaklarda tarih bilincinin gelişmesini hedeflemişler. Biri de Frida Kahlo’nun kocası olarak da bildiğimiz ünlü Meksikalı ressam Diego Rivera.

IMG_0672?
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi
IMG_0673.JPGMeksikalılar , bu resimlerle bir nevi siyasi tarihlerini anlatmışlar ve genç kuşaklarda tarih bilincinin gelişmesini hedeflemişlerdir.
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi
IMG_0680
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi
IMG_0682
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Altta Oaxaca villa-alta eyaleti bölgesinde mevcut yerlilerin geleneklerini temsil eden mural.

IMG_1689.jpgOaxaca villa-alta eyaleti bölgesinde mevcut geleneklerin resmi.
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Yine geleneksel bir tören kreasyonu.

IMG_0662
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Aztek kanosu; Mexico City şehrinde yol yapımı sırasında temel kazılırken yeraltından mükemmel şekilde korunmuş olan bu antik kano gün ışığına çıkarılıyor. Altta 🙇‍♀️

IMG_1669 2

Asma kat dolaşması bitti aşağıya buradan bir göz atalım mı? 😊

Su tanrıçası: Chalchiuhticue. Görünen heykel antik değil taklidi evet yani çakma. 🤷‍♀️ Önceki yazımda anlatmıştım Tenochtitlan ‘da Ay Piramidinin önündeki kaya parçası gibi görünen doğaya yenik düşmüş su tanrıçasının replikası (taklidi-çakması ne derseniz işte).

43-IMG_1621
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi* Chalchiuhticue-su tanrısı*

Alttaki yine; Tula şehrinde bulunan bir Toltec savaşçının antik heykeli. Taş, yüksekliği 4,6m. 1940’larda Tula’da Quetzalcoatl Tapınağı’ndaki sığınakta ilk odanın çatısını destekleyecek dört sütun bulunmuş tam görünümlü olan tek heykel bu ve göğsünde, Toltec’in stilize edilmiş kelebek amblemi var.

44-IMG_1639 2
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi*Toltek savaşçısı*

Altta ki bölüm de Aztekler ve Teotihuacan kalıntıları.

45-IMG_0669
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Zapotekler, Orta Vadiler, kuzey ve güney Sierras ve Tehuantepec Isthmus’unda yaşadılar. M:Ö 500 yılında Monte Alban şehrin kurdular. Günümüzde hala aynı şehirde yaşam sürüyorlar.

Altta Oxaca bölgesinde Zapotek’lerin kurduğu Monte Alban şehri ve piramitlerinin   maketi ve kentin mural -duvar resmi.

46-IMG_0674
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi*Monte  Alban*

Quetzalcoatl-tüylü yılan -Teotihuacan’daki tapınaktan bir parça.

47-IMG_0656
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Oxaca bölgesinde Monte Alban şehrinden antik bir kalıntı. Yüzüne zoomorfik-hayvan şeklinde maske takmış bir insan büstü.

48-IMG_0685
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Eski Oaxacan bölgesinde, on beşinci yüzyılın ortasından beri 15 farklı etnik grup yaşamış ve hala yaşıyorlarmış. Bir kısmı: Zapotec, Mixtec, Cuicatecas, Chinantecas, Huaves ve Nahuas. Yerli grupların her biri farklı bölgelere yerleşmiş olsalar bile kendi dillerini konuşuyormuş. Antik Oaxaca bölgesi, büyük arkeolojik zenginlik mirasını ve önemli bir kültürel geleneği bırakan “bulutların adamları” nın yaşadığı yer olarak da anılıyor. Monte Alban’dan antik kalıntılar.

49-IMG_0687
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Monte Alban’daki  Tanrı Jaguarı gösteren antik bir duvar.

IMG_0693
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Mayaların dağ köyleri Huasteca ve Totonacapan dan kalıntı Olmek’lere ait kafası .

IMG_0694
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi *Olmek kafası*

Golfo- körfez demek. Huastec, Otomi, Nahuas, Totonac, Tepehuas, Popolcas, Zoque-Mixes ve Mixtec gruplarının yaşadığı deniz, nehir, lagün ve mangrovların varlığı ile karakterize edilen bölge. Bu grupların dilleri ve dinleri aynı iken mimarlık, heykel, resim ve seramik gibi alanlarda farklılık göstermişler. Ve antik heykeller. Bu kafaların büyüklüğü o dönem yaşayan insanların Afrika’dan göç edip geldiklerini düşündürmüşse de kanıtlanamamış.

IMG_0695
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Alttaki fotoğraf; Aziz Michael Chapultepec’in klasik döneme ait Steli imiş * açıklayalım-stel: antik dünyada anıt olarak dikilmiş dar ve uzun üzeri yazılı dikili taş*. Veracruz, özellikle beşinci olmak üzere Cerro de las Mesas’ın bazı stellerinde bulunan aynı özellikleri koruyormuş. Tanıtım yazısında öyle yazıyor, sizi bilgilendirmek için nerdeyse İspanyolca bile öğrendim. 😀

IMG_0696
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Klasik dönem antik heykelleri.

IMG_0697
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Oaxaca bölgesinden bir heykel.

IMG_0700
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Biraz hava alalım diye bahçesine çıktığımızda Japonlar bu mozaik etrafında toplanmışlardı demek ki önemli 🤔 onların arasından anca bu kadar çekebildim. Yazısını da çektim.

Diyor ki; Jaguar maskeli mozaik. 1955 yılında Tabasco, La Venta’da kazılarda birkaç metre derinliğinde kırılmış ve cilalı serpantin taş parçalarından yapılan üç mozaik bulunmuştur. Bazalt, serpantin, kireçtaşı, yeşim taşı, jadeit, ilmenit gibi çeşitli taşlar, Olmecler tarafından en çok kullanılan malzemelerdir ve daha fazla ustalık ile her zaman jaguarın yüzünün çoğaltılmış özelliklerini ithaf eder: burun, gözler ve kaşlar ve üst kısımda dört finial’den oluşan (açıklayalım: genellikle dekoratif bir özellik olarak oluşturulan bazı nesnelerin üstünü veya sonunu işaretleyen bir yapıt veya buradaki gibi şekil) bir başlık bulunmaktadır. Bu mozaikler yeraltı dünyasının önemli büyük temsilcisi Jaguara adanmıştır.

IMG_0698
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi *Jaguar mozaiği*

Zaman kapanışa yaklaşıyor içeri girelim daha çok şey var. Tenochtitlan antik eserlerini gezeceğiz.

57--IMG_0702
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Alttaki fotoğrafta; Karşıdaki güneş taşını nasıl çekeyim derken, öndeki yuvarlak taşa dikkat etmemişim 🤷‍♀️ o da gladyatör sunağı imiş.

57A-IMG_0720.jpg
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Çapı 358 cm, kalınlığı 98 cm, ağırlığı da yaklaşık 24 ton olan Azteklerin en ünlü antik eseridir.

58-IMG_0712f.jpg
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi *Piedra del Sol- Güneş taşı*panosu

Yanda yazılı açıklamaları Piedro Del Sol -güneş taşı’nın ne olduğu açıklamasını sevgili oğlum Deniz Kaplan’ın çevirisi ile yapayım.

Meksikalıları en iyi tanıtan bu anıt Aralık-1790 yılında, yeni İspanya’nın
başkentinin Plaza mayor-ana meydanında bulunmuş Güneş taşıdır. Kozmogonik günlerin ve güneş isimlerinin fark edildiği sembolik içeriği nedeniyle, Aztek takvimi olarak tanıtılmış olması yanlıştır.

Temalacatl olarak bilinen, gladyatörlerin kurban edildikleri bu büyük sunak, arka tarafında bir uçtan diğerine uzanan çatlaktan dolayı tamamlanamamıştır. Üzerindeki bu büyük çatlağa rağmen, savaşçıların arena dövüşlerinde kullanıldığı düşünülmektedir.

Diskin tasarımında Xiuhtecuhtli’nin yüzü – dünyanın çukurundan çıkarken bir çift insan kalbini tutmaktadır ve dili kurban töreninde kullanılan bıçak şeklini almıştır.- göze çarpmaktadır; çevresinde ise dört güneş vardır ve bunlar beşinci güneşten üstündürler. Tüm bunlar sırasıyla 20 günlük işaretler şeklinde kazınmıştır, bu ise etrafındaki dört ışının simetrik olarak yayıldığı güneş figürü ve beraberinde kurban etmeyi temsil eden sivri uçlar bulunmaktadır. Yıldızın etrafında ise, yıldızı cennete taşıyan iki Xiuhcoatl veya diğer adıyla ‘ateş ejderi’ görülmektedir.

Evet işte bu işaretler daha önceleri iyi tanımlanamadığı için güneş taşının takvim olduğu yanlışına düşülmüş.

59-IMG_0715 f.jpg
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi *Piedra del Sol- Güneş taşı*

Tanrılar çeşitli temsil edilmiş.

60-IMG_0705f
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Tüylü yılan başı.

60-IMG_0711f
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Chac Mool, Altta görülen Özel bir Mezoamerikan heykel şeklidir. Yucatan’da bulunmuş. Karnında, göğsünde bir tepsi veya kase tutan yaslanmış bir adamı betimliyor. Chac Mool heykellerinin kökeni, önemi ve amacı hakkında pek fazla şey bilinmemekle birlikte, devam etmekte olan çalışmalar, Mesoamerican yağmur ve gök tanrısı Tlaloc ile aralarında güçlü bir bağlantı olduğunu kanıtlamıştır. Her ikisi de insan kurbanı ile ilişkilidir. Elinde tuttuğu çanak; kurban ritüelleri sırasında insan kalplerinin konduğu kasedir ve adı da Cuauhxicalli’dir.

60A-IMG_0710f
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi * Chacc Mool*

Altta; Aztek dininde önemli yeri olan Tlaloc, şimşek veya yağmur tanrısı olarak bilinir. ⛈⛈⛈ Mesoamericanın en eski ve yaygın tanrılarından biriydi. Tlaloc’un dağların tepesinde, özellikle de her zaman bulutlarla kaplı olanların üstünde yaşadığı düşünülüyordu ve oradan aşağıdaki halka canlı yağmur yağdırırdı.

Yağmur tanrıları çoğu Meso-Amerikan kültüründe bulunur ve Tlaloc’un kökenleri Teotihuacan ve Olmec’e kadar uzanır.

61-IMG_1727
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi *Tlaloc*

Evet sırada kadın tanrı heykeli var. Eskiden kadınlar bugünkü gibi güzel değilmiş. 😂😂Coatlicue; Yılanlı etek giymiş, korkunç görünümlü doğurganlığı temsil eden- mother -ana tanrıça. Yine bir efsanemiz var mucize dolu. 😀

Aztek mitolojisinde Coatlicue; kutsal Coatepec *yılan dağı*’nda asıl görevi tapınağı korumak olan rahibeydi. Birgün kapı önünü süpürürken önüne bir tomar kuş tüyü düşer. Tüyü kemerine takarken birden mucizevi bir şekilde gebe kalır. 🤷‍♀️ Doğacak çocuk güçlü Aztek savaş tanrısı Huitzilopochtli’den başkası değildir. Annesinin gebe olduğunu duyan kızı Coyolxauhqui öfkelenir bu ne iffetsizliktir der. Annelerini öldürmek için 400 erkek kardeşini kışkırtıp onlarla birlikte Yılan dağına bir saldırı düzenler. Yine de duruma üzülen erkek kardeşlerden biri felaketi anneye haber verir. Kızı annesini tam öldürmek üzereyken aniden Huitzilopochtli bebek doğar, büyür ve hemen tam teçhizatlı bir savaşçı olur. 😳 Kılıcı ile kız kardeşinin başını uçurur ve yılan dağından aşağı yuvarlar. 🤦‍♀️ Kesik baş dağdan aşağı yuvarlanırken akan kanlar da aşağı kadar iner. Bu kan güneşin güçlü kalması yeniden doğması için gereklidir.

62-IMG_0718kü
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi* Coatlicue*

Yarın Chichen İtza’da yerinde göreceğimiz top oyunununa Ullamaliztli, oyununun oynandığı sahaya da Tlachtli deniyor. Aşağıdaki fotoğraf; sahadaki potalardan örnekler sergilenmiş. Chichen Itza: Yucatan yarımadasında, Colomb öncesi dönemde kurulmuş bir maya şehridir. Bilgileri orada görüp anlatırım artık.

63-IMG_0704
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Altta görülenler de kendileri açıklamış *Jugadores de pelota* top oyuncularının temsili heykelleri.

64-IMG_0733occidente
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi*Jugadores de pelota*

Meksika’da pek çok Maya şehri var ve bunlardan biri de Palenque şehridir. Bir çok piramitte mezar yokken bu şehirdeki piramitte Kral Pacal’a ait mezar varmış. Kral Pacal 80 yıllık ömrü ile en uzun yaşayan Maya kralı ve mezarının taklidi de müzede sergileniyormuş. Fotoğrafta görülen yapı bu mezarın replikasının (birebir kopyası) olduğu yermiş ve giriş yandan olduğundan ben görememişim. Oysa çok güzel yeşim taşından maskesi varmış. 😔

65-IMG_0727
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi *Kral Pacal’ın mezarının replikası*

Altta; Maya mitolojisinde güçlü tanrı Kinich Ahau, güneşi temsil eden bir figürdü ve tarihe göre, bu tanrı, ürünlerde zarara neden olacak kuraklıkla doğrudan ilişkiliydi. Yanındaki küçük maskeler de eski ateş tanrısını gösteriyor. Meksika sınırına yakın Guatemala’nın kuzeyinde ortaya çıkarılan kızıl bir sıva ile yapılmış duvar freski.

66-IMG_0728
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi *Maya tanrısı Kinich Ahau*

Altta; El Dios Descendente. Gökten inen tanrı; Her ne kadar bu tanrının gerçek kimliği bilinmese de, karakteristik bir yapıya sahip olduğu görülüyor. Bu tanrı birçok farklı yoldan yorumlandı: batarken düşen güneş sembolü ile karşılaştırıldı “yağmur”, “alacakaranlıkta güneş” veya “Venüs” ile ilişkilendirildi. Maya gökbilimcileri Venüs’ü hem akşam hem de sabah yıldızı olarak kabul etmişlerdir. Genel olarak, inen tanrılar antik doğurganlık ritüelleri ile ilişkilidir.

67-IMG_0730
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi *El Dios Descendente- Gökten inen tanrı*

Kuzey Kültürleri bölümünden birkaç fotoğraf paylaşıp çıkalım. Müze kapanıyor içerde kalmayalım. Meksikalılar her ne kadar Hıristiyan olsalar da bir dönem şamanizm varolmuş. Ölülerini değerli eşyalarla gömmüşler.

69-IMG_0736
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Mağara resimleri

74-IMG_0746_1
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Takılar

70-IMG_0739
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Giysileri ve fiziksel bir tip örneği kafatası.

71-IMG_0750_1
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Orijinali San Lorenzo de El Escorial Manastırı’nın gerçek kütüphanesinde yer alan el yazması. İspanya, aynı zamanda Codide de Michoacan olarak da bilinir.

72-IMG_0741
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

El yazması yukardaki kitapta görülen sayfa, sanırım bir saldırı anlatılmış gibi.🤷‍♀️

73-IMG_0742
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

İki güzel mural- duvar resmi.

75-IMG_0615
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi
74-IMG_0744
Mexico City-Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi

Nasıl harika değil mi?.  Siz gelirseniz daha çok vakit ayırmalısınız. Gezemediğimiz o kadar çok oda var ki…  Yine de gezdiğimize değmiş, size bir sürü fotoğraf sunmuşum. 😇

Chapultepec Parkı’ndan geçerek bekleyen otobüsümüzle otelimize gittik. Bugün her yazım sonrası rutinleştirdiğim bir güzelle veda etme geleneğimi bu kez bir sporcu ile yapıyorum zira müzede Lucy’den başka güzel yoktu. 🤷‍♀️ Sabah son kez şehir turunun ardından Meksikanın Karayipleri olan Cancun’a uçacağız. Kültür turundan hoşlandığınızı ümit ederek şimdilik veda ediyorum. Sevgiyle kalınız. 💞💞💞💞💞💞

IMG_0765

 

 

 

Meksika-4*Teotihuacan*Pramitler

Yol uzun gidilecek yer heyecan verici demiştim. Dünya Miras Listesi’nde yer alan, kimler tarafından kurulduğu ve neden aniden terk edildiği halen gizemini koruyan esrarengiz Teotihuacan’da Ay ve Güneş piramitlerini, Ölüler yolunu ve Büyük Tanrı ‘Tüylü yılana’ ithaf edilen Quetzalcoatl Tapınağını göreceğiz. 50 km’lik bir yolumuz var. 🚌 Yollarda ve tepelik yerlerde rengarenk boyalı gecekondu evler gördük🏘. Yerel rehberimiz Sergio’dan öğrendik ki, bu evlerdeki her bir renk farklı siyasi görüşü ifade ediyormuş. Evet arada mahalle kavgaları hiç eksik değilmiş. 😄 Arabadan çekebildiğimiz kadarı ile.

IMG_0491
Meksika-Teotihuacan yolu
IMG_1507
Meksika-Teotihuacan yolu

Manzara pek farklılık göstermeden devam ediyor derken evler bitti bozkır bir arazi evet kaktüsler ve piramitlerin olduğu bölge göründü. Dev kaktüsleri görünce insan şaşırıyor haliyle aklımıza Red Kit geldi sanki atıyla karşımıza çıkacak gibi. 🏇

IMG_0546
Meksika-Teotihuacan kaktüsleri
IMG_0550
Meksika-Teotihuacan Piramidlere giriş parkı

Zemin kırmızı topraklı ve orman içinde açık bir alan. Ve işte Aztek inanışına göre Tanrıların doğduğu bir site-devlet şehri Teotihuacan’dayız.🗿🗿🗿🗿

M.Ö 100 yılında kurulduğu sanılan ve çok sayıda piramit yapı içeren Teotihuacan, bir zamanlar 100 bin kişinin yaşadığı bir kent haline gelse de, Azteklerin bölgeye gelmesinden en az 600 yıl önce, M.S 700’de bilinmeyen sebeplerden dolayı terk edilmiş. Anlayacağınız Aztekler hazıra konmuş ve üstelik bomboş bir şehir. 😊 Seksen küsur metre kare bir alanın otuz kilometre karesi sit alanı ama çok az bir kısmı ziyaret edilebilir şekilde. Yani burayı yapanlar Aztekler değil, ama bulup tapınakları kullanan ve buraya Teotihuacan adını verenler Aztek’ler.

Sabah erken saat olduğundan ve 3 numaralı park kapısından girdiğimizden bizim gruptan başka kimsecikler yok. 🤷‍♀️ Arkeolojik bölgeye 5 noktadan giriş yapılmaktadır. Eğer tüm alanı gezmek istiyorsanız 1 numaralı noktadan giriş yapmalısınız.

Arka planda hediyelik eşya satan birkaç yer açıktı ve harabenin içinde de birkaç işçi restorasyona devam ediyordu. Eski evlerin bulunduğu bu küçük alan insana kentte yaşanmış izlenimini bir nebze olsun hissettiriyordu.

IMG_0511
Meksika-Teotihuacan Kalıntı evler

Alltaki bu kısım da Jaguar tapınağı avlusuymuş.

IMG_0465
Meksika-Teotihuacan- Jaguar Tapınağı avlusu

Her taraf taş yığını, biraz renkli yerleri var. Duvarlar deniz kabukları ezilerek yapılmış kireçli sıva ile kaplı. Tasvirler renkli yapılmış. Renkleri de çeşitli mineral ve bitkilerden faydalanarak yapmışlar. Mesela sarı rengi kaktüslerin öz suyu ile kaktüslerin üzerinde yapışık olan parazitlerin kanı ile karıştırıp yaparlarmış. Gezdiğimiz yerlerin %55 i restorasyonmuş. Görünen taşlar tamamen volkanik taşlar. Bu sit alanı 1987 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine alınmış.

Jaguar Tanrısına adanan tapınağının duvar resimlerinde Jaguar; büyük bir kedinin profillerini içeren bir duvar resmine sahip olup, pençeleri bir Quetzal kuşunun tüylerini tutar, (İlerleyen satırlarda anlatacağım kuş) diğerinde deniz kabuğundan bir trompeti üfler şekilde betimlenmiş.

7-IMG_0479
Meksika-Teotihuacan- Jaguar Tapınağı duvar resimleri
IMG_1386
Meksika-Teotihuacan- Jaguar Tapınağı duvar resimleri

Trompetin ağzından trompetin sesini temsil eden notalar dökülmekte, etrafa da mısır tohumları atılmış gibi. Buradaki yıldız şekli ki, içinde iri gözlü bir surat var doğurganlığı temsil ediyor hatta bazen Venüs olarak da açıklanıyor, yanındaki taç gibi şekil yağmur tanrısı, ikisi birlikte ilkbaharı temsil ediyorlar. Tanrı Jaguar da mısır tanelerini toprağa ekiyor ki, baharda yağmur yağacak mısırlara hayat verecek. Biliyorsunuz mısır bitkisi Meksika’nın milli tahılı.

Altta da yine Jaguar Duvar resmi ama bu kez Puma görüntüsünde, başka bir takım yıldızını anlatıyor olabilirmiş. Bu bölümler Quetzalpapalotl’dan önceki bir zamanda yapılmış tapınağa aitmiş.

8-IMG_0472
Meksika-Teotihuacan- Jaguar Tapınağı duvar resimleri

Daha dar bir yerden geçerken Quetzalcoatl’ın kafasını gördük.

6-IMG_0483
Meksika-Teotihuacan- Jaguar Tapınağı Quetzalcoatl’ın kafası

Ve sahne görüntülü bir yere geldik. Burada Teotihuacan’lılar canlı insan kurban ettikleri törenleri yaparlarmış, sunak diyebiliriz.

IMG_0494
Meksika-Teotihuacan- Jaguar Tapınağı Kurban sunağı

İkinci Maya kültürüne zemin hazırlayan ve Azteklerin habercileri olan Toltek’ler, kanlı ve savaşçı Kolomb öncesi dinlerin temelini oluşturdular. Efsaneye dayalı Quetzalcoatl tarihini yaratarak, kutsal krallığa yasallık kazandırırken tanrılara da insan kurban edilmesini gelenek haline getirmişler. Bu efsaneye inanan Aztekler de Quetzalcoatl’ın bir gün geri döneceğine inanmışlar ve kurtarıcıları sandıkları İspanyol istilacılar tarafından tarih sahnesinden silinmişlerdir. Duvar kabartmaları çok güzeldi

IMG_1399
Meksika-Teotihuacan- Jaguar Tapınağı Kurban sunağı duvar kabartmaları
IMG_1400
Meksika-Teotihuacan- Jaguar Tapınağı Kurban sunağı duvar kabartmaları

Burada yapılan törenler çok enteresan şöyle ki; Kurbanlar zaten gönüllü veya esirlerden seçiliyor ve Azteklerin dinsel inanışına göre güneşin doğudan doğması ve yeryüzünde yaşamın sürmesi, ekilen mısır tohumlarının büyümesi için kurban edilecek insanların kanları ile beslenmeliydi. Şu fotoğraflarda daha belirgin anlatım var.

IMG_0497
Meksika-Teotihuacan- Jaguar Tapınağı Kurban sunağı duvar resimleri
IMG_0502
Meksika-Teotihuacan- Jaguar Tapınağı Kurban sunağı duvar resimleri

Kartala benzeyen Tanrının ağzından akan kurbanların kanları, suyla birleşip ilahi bir güç kazanıyor hatta tanrılaşıyor sonra toprağa karışıp sarı çiçek gibi görünen mısır bitkisine can veriyor. Genelde erkeklerden oluşan kurbanlar ya parça parça kesilir ya kalpleri çıkartılır ya da kafalarına ağır cisimlerle üst üste vurularak öldürülürmüş. 😱😱 Devam edelim.

14-IMG_0500
Meksika-Teotihuacan- Jaguar Tapınağı Kurban sunağı çıkışı

Çıktığımız yerde Quetzalpapalotl hakkında bilgi alıyoruz sonra buradaki sarayını göreceğiz.

IMG_1403
Meksika-Teotihuacan- Quetzalpapalotl Saray avlusu
IMG_0507
Meksika-Teotihuacan- Quetzalpapalotl sarayı yerleşim alanı

Quetzalpapalotl Sarayı- Tüylü yılan sarayı. Saray başlangıçta ortaya çıktığı zaman, bunun yüksek rütbeli bir rahibin ya da başka bir elit tabakanın ikametgahı olduğu düşünülüyordu. Bu sonuca katkıda bulunan odalara karşın hala keşfedilmemiş alanlar var. Resimler, taş kabartma oymalar ve geometrik tasarımlarla çekici bir şekilde boyanmış tavan süslemeli güzel basamaklı bir yapı. Aşağıdaki fotoğraf sütunlu avlu diye geçiyor.

IMG_0519
Meksika-Teotihuacan- Quetzalpapalotl Sarayı sütunlu salon

Quetzalcoatl : *Tüylü Yılan* Meksika’nın günümüzde kullandığı bayrağa kadar taşınmış önemli bir semboldür-tanrıdır. Birçok farklı isimle anılan Tüylü Yılan Orta Amerikadaki en önemli tanrılardan biriydi. Ve Aztekler ona Quetzalcoatl diyorlardı. Ölümün ve dirilişin, göksel suların (yağmur herhalde) ve rüzgarların tanrısıdır, sabah yıldızıdır, takvimi ve kitapları insanlara indiren de O’dur.

Quetzalcoatl, insanların yaratıcısı olduğu için önemli bir tanrıydı. Ancak, onları yaratan ilk tanrı değildi. Dünya daha önce tanrılar tarafından 4 kez yaratılmış ve her yaradılışta baş tanrı güneş olmuş. Bu yaradılışlar sırasında tanrılar birbirleriyle çarpışmışlar. İlk yaratıcı tanrı kızmış bir jaguar haline gelmiş ve dünyayı yok etmiş. Benzer sebeplerle yine dünya yaratılmış rüzgarla yıkılmış sonra iki defa da sel ile yıkılmış.

Hikaye ve efsaneleri sevdiğimi biliyorsunuz. Zaten geçmiş bence hep hikayedir. 😄

Aztek inanışına göre, ilk hikayede Quetzalcoatl; yeraltı dünyasından insanlara ait kemikleri alıyor ve kaçarken düşünce kemikler parçalanıyor. Kendi kanını ekleyip insanları hayata geçiriyor ve işte bu nedenle insanlar da farklı boyutlarda yaratılmış oluyor.

Bu tanrının Olmec mitolojisinden geldiği bilinirse de zaten Olmec uygarlığı hakkında da çok az şey biliniyor. Bu tanrı da birçok tanrı gibi Quetzal kuşu ve çıngıraklı yılanın bileşimi olarak tasvir edilmiş. Tüylü yılanın Mayalardaki ismi Kukul Khan’dır. Audubon.org’dan alıntı bir fotoğraf ekleyeyim böyle bir kuş var ve anavatanı Guatemala’nın yağmur ormanlarıymış.

Ekran Resmi 2018-09-23 23.20.45
Quetzal kuşu

Havada süzülerek uçarken uzun kuyruğunu yılana benzetmişler. 😊 Bu tanrılar ile ilgili inanış ve efsanelerin, kültürden kültüre ( Miştek,  Olmek, Toltek, Aztek, Maya, İnka, Kızılderili kabileleri) farklılıklar gösterdiği gibi, her kültürde de tarihsel süreç içinde farklı versiyonlarının olduğu görülüyor. Kimi zaman tüylü bir yılan, kimi zaman insan, kimi zaman ise yılan-insan olarak temsil edilmiş.  İç avludaki taş sütunlar, Quetzalpapalotl olduğu düşünülen kuş resimleriyle dolu.

IMG_0521
Meksika-Teotihuacan- Quetzalpapalotl Sarayı sütunlarındaki kabartmalar.

Neden papalot? Dünya literatüründe de geçer İspanyollar kullanır, Fransızcadan da bize gelen papyon kelimesi -kelebek kravat- anlamında işte aynen papalot’ta kelebek demek. Bitmedi 🤔 Rivayete göre; Teotihuacan’lılar hamile olup ölen kadını dik olarak gömerlermiş. Gömüldüğü yerdeki topraktan kelebeklerin çıktığı görülmüş. Bu tanrı da kelebek şeklinde kadının doğurganlığı, bereketi ile çocuğun ömrünü kendine alıp bütün doğaya dağıtıyor toprağa can veriyormuş. İşte sonunda; kuş, yılana benzetilmiş papalot- kelebek olmuş ve Quetzalpapalotl adı böylece ortaya çıkmış. 🤷‍♀️

Çıkışa yakın tüylü yılanın çok daha büyük boyuttaki kafasını tekrar gördük.

IMG_0523
Meksika-Teotihuacan- Tanrı Quetzalpapalotl’un kafası

Artık sahaya iniyoruz. Hemen solumuzda Ay pramidi -Piramide de la luna varmış. Önce oraya tırmanacağız. Teotihuacan’da arkeolojik kazılar 1905’de başlamış. Buralar keşiften önce bitki ve toprak kaplı çıkıntılarmış. Bizim Göbekli Tepe gibi tesadüfen bulunmuş. Alman bir arkeolog çok uğraşarak kalıntıları ortaya çıkarmaya gayret etmiş. Tabii toprak yığınlarını atmak o zamanın Meksika’sı için hayli maliyetliymiş. Ayrıca tropikal bir bölge yağmurların da açılan yerlere zarar vermemesi gerekiyormuş. Nihayet 1910’da Meksika’nın bağımsızlığının yüzüncü yılını kutlamak üzere kentteki piramitlerden en büyüğü olan Güneş Piramidi restore edilmiş.

IMG_0510
Meksika-Teotihuacan- Quetzalpapalotl Sarayı

Turistik yer olur da hediyelik eşya satan olmaz mı? 😊 sabah erken saat olunca sayıları az tabii.

IMG_0524CR
Meksika-Teotihuacan-yerel satıcı
IMG_0535
Meksika-Teotihuacan-yerel satıcılar

Tam orta yerde hayli büyük tek bir parça kayadan yapılmış heykelle karşı karşıyayız. Su tanrıçası (Chalchiuhtlicue) heykeli. Yüzü aşırı zarar görmüş dümdüz blok bir taş maalesef yanındaki yazıdan okuyup anlıyorsunuz. Ya da rehberiniz anlatıyor.

IMG_1424
Meksika-Teotihuacan-Su tanrıçası (Chalchiuhtlicue) heykeli.

Bu Tanrıça Chalchiuhtlicue, Tlaloc’un (fırtınalar ve aydınlanma tanrısı) arkadaşıdır. Plaza’nın merkezi sunağının yanında yer aldığından, su ve yaşamla ilgili ritüeller ve törenler burada Tanrıça’ya sunulduğu gibi gerçekleştirilebilirmiş. Ay piramiti de bu tanrıçaya adanmış.

Biraz ötede yine bir sunak var sunak önünde durduk ve yerel rehberimiz Sergio’nun direktiflerini bize ileten Mehmet rehberimize uyarak 1-2-3 komutuyla aynı anda el çırptık 👏 haliyle karşıdan da yankılandı. O zaman ki inanışa göre biz de Tanrıların sesini duymuş olduk. 😇

İşte tepesinden kalıntılara bakınca muhteşem görüntü veren ama kendi görüntüsü de en az manzara kadar görkemli Ay Piramidi.

IMG_0525
Meksika-Teotihuacan-Ay piramiti -Piramide de la luna

M.Ö 100 yıl civarında kurulduğu tahmin edilen bu yerdeki ilk piramid olan Ay Piramidi yerleşim yerinin Kuzey batısına doğru kendi cephesi güneye doğru ve önünde ki 3 km. uzunluğundaki caddede; sonradan buraya gelen Azteklerin yolun çevresindeki yapıların büyük çoğunluğunun mezar olduğuna inanmaları nedeniyle“Calzada de los Muertos”  dedikleri ölüler yoludur.  💀💀 Antik uygarlığın bütün önemli binaları bu caddenin etrafında yer alıyor.  Piramitlerin dizilişi gökteki Orion takım yıldızlarının yeryüzündeki izdüşümü gibi konuşlandığı, ölüler yolunun da onu oluşturan tüm piramit biçimli tabanlarla birlikte, göklerin yeryüzündeki rekreasyonunu tamamlamak için Samanyolu olabileceği fikrini güçlendirmiştir. Aztekler de bu şehri sadece kalıntılarından ve efsanelerinden tanımışlardır. Ölüler yolu(Alttaki fotoğraf)🙇‍♀️🙇‍♀️🙇‍♀️

IMG_0534alevjpg
Meksika-Teotihuacan-Ölüler Yolu- Calzada de los Muertos

Haydi Piramidin basamaklarını birlikte çıkalım bir yandan da ben anlatayım.

IMG_0537.jpg
Meksika-Teotihuacan- Ay Piramitinden görünüm

Meksikalılar ufak tefek insanlar, onlardan önce yaşayan Aztek’lerden de önceki Olmek’ler sanılıyor ya onlar acaba çok uzun boylu muydu? diye söylene, söylene eh biraz da heyecanla o yüksek ve aşınmış basamakları nasıl çıktığımı tahmin edemezsiniz.  Çıktığım her basamak beni tepeye taşırken heyecanımı üçe, beşe katlıyor olsa da Piramitlerin gizemli havası kendimi bir tuhaf hissetmeme sebep oldu. 😅 Arada bir dönüp manzarayı seyrediyorum. Gönlüm bir sürü fotoğraf yüklemekten yana ama aynı heyecanı duyurmam mümkün değil. Bir sürü gizemli tapınak ve saraylar silsilesi inanın çok büyüleyici. Alttaki fotoğraf muhteşemliği az biraz hissettiriyor gibi. ☺️

IMG_0550cr
Meksika-Teotihuacan-Ay Piramitinden manzara

Tam karşımızdaki platform krallar konseyi üyelerinin oturduğu yermiş(Arkeologlar kentin tek bir değil dört kraldan oluşan bir konsey tarafından yönetildiğini düşünüyorlar). Konsey üyeleri krallar burdan kurban törenlerini izlerlermiş.

Ay Piramiti Güneş Piramidi’nden daha küçük olsa da tepeleri aynı yükseklikte. Ay Piramidi, 12 platformdan oluşuyor. Ve nihayet tepeye değil ama müsaade edilen kata kadar çıktım. 48 m yüksekliği var ve tamamı 151 basamakmış. Benim de basamak sayma huyum vardır 50 basamak çıkmıştım müsade edilende bu kadardı ve bu güzel kız ile. 😉

IMG_0549
Meksika-Teotihuacan-Ay Piramitinin tepesinden manzara.

Ve eveeet Mel Gibson’un Apocalypito filminde izlediğimiz insan kurban etme ritüelinin yapıldığı mekandayım. Ay Piramidinin en üst tepesinde yapılan kurban etme işleminden önce cellatlar bu platformda oturan konsey üyelerine saygısızlık etmemek için bu 151 basamağı yüzleri konseye dönük geri, geri çıkarlarmış. 😳 Bizler çıkabilelim diye ortaya tutunacak bariyer bile koymuşken üstelik. 🤦‍♀️

Manzarayı keyifle izleyenler, fotoğraf çekenler, bir yanda oturanlar ve ben de zamanı yaşamaya çalışmak yerine (mümkün değil tabii de) manzaranın sonsuz görüntüsüne takılıp kaldım.

Yolun iki yanı Ayın platformları ve farklı yapıların kalıntıları ile çevrili. Kuzey ucu henüz keşfedilmemekle birlikte doğu ucunda, buradan bakınca hemen karşımdaki devasa Güneş Pramidi- Piramidi del sole var.

Teotihuacan’da bu piramitler, Ay’ın Piramidi (en uzak kuzey), Güneş Piramidi (merkez) ve Quetzalcoatl Piramidi olarak bilinir.

IMG_0547.JPG
Meksika-Teotihuacan-Ay Piramitinden manzara

Evet efsaneleri sevdiğim artık biliniyor ☺️ Azteklerde de birden fazla efsane olduğunu öğrendik. Bir önceki yazımda paylaşmıştım. Dünyamızda her biri ayrı bir felaketle sonuçlanan dört çağ yaşanmış tanrılar bir şekilde dünyayı ve insanları kurtarmışlardı. Buradaki efsane de onlardan bir tanesi.

Efsane bu ya; yine dünyanın batmak üzere olduğu karanlık bir gecede Tanrılar büyük bir ateş yakar başında oturup güneşin doğmasını, dünyanın yeniden dönmesini yani yaradılışı sağlamak için ne yapacaklarını düşünüyorlarmış. Öncelikle Güneş ve Ayın yaratılması için gönüllü olarak seçilen 2 Tanrının ateşe atlaması gerekiyormuş. En küçük tanrı gönüllü olmuş ateşe atlamış yanmış Güneş olmuş, ama dünya dönmeye başlamamış. Bu kez ikinci tanrı ilkini küçümsemiş ben başaracağım demiş ateşe atlamış yanmış Ay olmuş ama dünyayı yine döndürememiş. Dünya yine dönmeyince son kez diğer iki tanrı birlikte ateşe atlamışlar. Güneş ve ay dönmeye başlamış gün doğmuş dünya kurtulmuş. Güneşin hareket etmesini sağlamak için bütün Tanrıların kendilerini burada feda ettiklerine inanan Aztekler de şehri kutsal atfetmişler ve hala burayı ziyaret edenler hac ziyareti yaptıklarını kabul ederlermiş. Teotihuacan -Tanrıların doğduğu yer anlamı burdan geliyor. İşte Ay ve Güneş Piramidi de onlara adanmış.

Soluma bakıyorum bahsettiğim henüz açılmamış tepe yükseltiler görülüyor.

IMG_0552
Meksika-Teotihuacan

Sağ tarafta aynı sayılır.

IMG_0560
Meksika-Teotihuacan Ay Piramitinden Manzara

Her çıkışın bir de inişi vardır diye boşuna dememişler, inanın inmek çok daha zordu.😄

IMG_1429 2
Meksika-Teotihuacan Ay Piramiti

Büyük bir hevesle Güneş Piramitine doğru yürüyüşe geçtik.

IMG_1417
Meksika-Teotihuacan-Ölüler Yolu- Calzada de los Muertos

Yolda satıcılar peşimizi bırakmadı çok değişik bir çalgıları vardı bir de Aztek takvimini içerek tahtadan bir çark. Aaa evet hediyelik eşya satıcıları birkaç çeşit de düdük satıyordu. Bu düdükler çakal sesi çıkarıyordu, inanılmaz yani ölüler yolu boyunca öttürüp durdular. Hediyelik eşya dükkanları 2 no’lu çıkış yerinde de varmış, yerel rehber Sergio’nun sözünü dinledik almadık. Satın almayınca fotoğrafını çekmeye de kızıyorlar. 😤 Çaktırmadan fotoğrafını çektiğim bu müzik aletinin adını öğrenemedim. Ama Kıymetli Rehberimiz Mehmet Aydın anında cevapladı; Birçok çeşidi olan Marimbola dedi.

IMG_0570
Meksika-Teotihuacan- Marimbol müzik aleti

Biraz gidince solumuzda Puma duvar resmini gördük. Bu duvar 1963’teki çalışmalarda ortaya çıkmış. Daha aşağıda puma kompleksini oluşturan platform ve tapınaklardan oluşan grubun bir parçasıydı.

IMG_0575
Meksika- Teotihuacan- Mural del puma kompleksi
IMG_0571
Meksika-Teotihuacan-Mural del puma

Satıcılar peşimizde Güneş tapınağına geldik. Muhteşem bir görüntü ile devasa boyutlu piramit karşımda. Ay Piramitine zor çıkmışım Güneşe çıkmam mümkün değil. Zaten en görkemli manzara Ay piramitindeydi burada birşey yok abla 268 merdiven çıkılmaz diyenleri dinledim üzülmedim. 🤷‍♀️ Bakın haksız mıyım?

IMG_0578crop
Meksika-Teotihuacan- Güneş Piramiti (Cholula)

Güneş Piramiti (Cholula), Amerika’nın ikinci büyük piramidi olup, 65 m yüksekliğiyle dünyada bilinen piramitler içinde üçüncü yüksek piramit olarak kabul ediliyor. Arada İnstagram’dan canlı yayın denemesi yaptık (yerel internet’ten  wi-fi ile) pek başarılı olmadı tabii ağı herkes aynı anda kullanıyordu (bedava ya) Bu piramidin tabanının her kenarı 220 metre uzunluğunda, kendisi ise 65 metreden biraz daha uzunmuş. MS. 200’de yapılmış, yapımında üç milyon ton taş kullanılmış, inşası sırasında metal alet, hayvan ya da tekerlek kullanılmamış. Zira o dönemde bu kadar büyük  taş ve kayaların nasıl taşındığı hala gizemini korumaktadır. Üstelik bu volkanik taşların getirildiği bölgelerin en yakını ortalama 250 km uzaklıkta. İçlerinde bulunan bazı metallerin sadece Brezilya’da bulunduğu saptanmış. 1971 yılında, tapınağın merkezine uzanan yeraltı tüneli bulunduğunda efsanede bahsettiğim gibi bu piramidin Güneş tanrısına adandığı onaylanmış ve tapınağın merkezinde bulunan dini eserlerden tespit edilmiş. Oysa daha önceleri yığma taş yapı sanılıyordu. Bir enteresan durum da eskiden parlak kırmızı ile boyanmış olan bu devasa piramit, günümüzde beton renginde oluşu. 😳

Herkes acıktı güzel bir restorana gitmek için 2. nolu girişe doğru yola çıktık. Sağlı-sollu hediyelik eşya dükkanları sıralanmış. Öyle pek ahım -şahım şeyler yoktu ama gençler uzun tepeli Meksika şapkası olan Sambrero aldılar. Birini de Önder’e taktık. İşte biz.

IMG_1455
Meksika-Teotihuacan- Güneş Piramiti’nde Kaplan’lar

Sosyal, ekonomik ve çevresel faktörler bu görkemli uygarlığın düşüşünü hızlandırmış ve 8. yüzyılda da uygarlık ortadan kalkmış. Gizemli olduğu kadar efsaneler dolu bu yeri bizim de terk etme zamanımız geldi. Gidelim mi? Haydi o zaman önce alış-veriş.

IMG_0590 kopyası
Meksika-Teotihuacan- Piramitlere 2 no’lu giriş kapısı
IMG_0586
Meksika-Teotihuacan-Piramitlerde çarşı.

Sonra yemek için otobüse bindik güzel bir yerde yerel yemeklerden tattık Tacoz favorimdir. Adı Jaguar restoran, güzel dekore etmişler tarihi olayları işledikleri Mural’lar (duvar resimleri) çok güzeldi.

IMG_0597 kopya
Meksika-Teotihuacan-El Jaguar Restaurant
IMG_0596
Meksika-Teotihuacan-El Jaguar Restaurant’ın duvarında Ullamaliztli top oyunu

Rehberimiz size bir sürprizim var dedi. Tam bir sürpriz oldu doğrusu. Cumhuriyetimizin kurucusu önderimiz M. K. ATATÜRK’ün heykeli. Burası Mexico City’nin en geniş ve güzel bulvarı La Reforma’nın sonu, şık semti Chapultepec’in biraz tepesinde bir yer. 2002 yılında TİSK tarafından heykeltıraş Sait Rüstem’e yaptırılmış, 2003 yılı 29 Ekim’inde de açılışı yapılmış. Hemen bayrağımızı açtık. Yazımı yerel rehberimiz Sergio’nun anı ölümsüzleştirdiği ,yolundan yürüdüğümüz ATATÜRK’ümüzün anıtı önündeki fotoğrafla bitireyim.

Anıtta yazılanlar.

Mustafa Kemal ATATÜRK
1881-1938
Fundator de La Turquia Moderna   (Modern Türkiye’nin Kurucusu)
Soldado (Asker)
Libertador ( Kurtarıcı)
Estadista (Devlet Adamı)
Refarmador (Reformcu)

IMG_1510

Bugünümüz çok yoğun; hedefte Ulusal Antropoloji müzesini gezmek var, yarım güne ne sığdırabilirsek bakalım.  Sevdiğinizi umuyorum. Sevgiyle kalınız. 🙋‍♀️🙋‍♀️🙋‍♀️

Meksika-3*Coyoacan*Frida Kahlo*

Kanallardaki keyifli gezimizden sonra Xochimilco’nun batısında yer alan Coyoacan’a doğru yola çıktık. Meksika’nın ünlü ressamı Frida Kahlo’nun *Como Casa La Azul*Mavi ev*ini gezeceğiz. Coyoacan, Mexico City’nin bir belediyesi ve ilçenin “tarihi merkezi” olan eski bir köy. Adı Nahuatl’dan geliyor ve “çakalların yeri” anlamına geliyormuş. Sanırım 11 km falandı yarım saatte müze eve geldik.

Frida Kahlo– Magdalena Carmen Frida Kahlo Calderon gerçek adıyla Temmuz 1907- Temmuz 1954 yılları arasında yaşamış ve yaşarken ünlü olmuş, resimlerinin çoğu satılmış nadir sanatçılardan biridir. Meksika’da doğmuş ve Meksika’da hayata veda etmiştir.

Mavi Ev; adına uygun masmavi bir yapı ve önü hayli kalabalık. Burası Frida’nın doğduğu daha sonra Diego Rivera ile evlenip oturduğu ev. Öldükten sonra kardeşleri müzeye dönüştürmüşler.

2-IMG_0401_1
Mexico City-Coyoacan
1-IMG_0400_1
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev*

Hava hayli bunaltıcı bir taraftan da güneş yakıyor. Önder her zamanki gibi ön araştırma ile müze görevlilerinin isteyene geri iade etmek şartıyla şemsiye verdiğini öğrenip alıyor. Şemsiye-modeller; Çine’li Yörük çifti.

3-IMG_0405_1

 

4-IMG_0406
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev*

Uzun bir bekleyişten sonra içeri giriyoruz. Çok güzel yemyeşil çiçekli bir bahçesi var. Odalara da sırayla girildiğinden ben önce bahçeden birkaç kare aldım. Hadi beraberce gezelim ve ben arada Frida’yı anlatırım.

5-IMG_7433
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev*bahçesi

6-IMG_0416_1

Burada Frida diyor ki; ben marangozlar, taş ustaları ve benzerlerine, tüm o diğer kendine üst tabaka diyen aptal, sözde medeni ve boş konuşanlar sürüsüne duyduğumdan daha fazla sempati besliyorum.

Aşağıda da Diego diyor ki; Bayan Frida Kahlo, nam-ı diğer güzellerin en latifi, benim için hayatın kendisinden bile daha anlamlı olan küçük kız. 😍  Bu yazıdan sonra Frida bu adamda ne bulmuş da iki kez evlenmiş diye sormak çok anlamsız olurdu. Çene kuvvetli.

7-IMG_0417
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* bahçesi

Duvarda tablolar harika, çoğunda oto portre çalışmış. Zaten Frida ününü böyle yapmış, 140 tablosunun 55’i oto portre olan Kahlo sebebini şöyle açıklamış “Kendimi çizdim çünkü genellikle çok yalnızdım ve bildiğim en iyi şey bendim.”

8-IMG_0410_1
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* Frida Kahlo otoportresi

Frida Kahlo;

Kalın kaşlı çok da güzel olmayan bu kadın; yaşadığı fırtınalı hayatına, geçirdiği trafik kazası sonrası yatağa bağımlı kalmasına rağmen resim sanatına kattıkları ve yeteneği ile dikkat çekmiştir. Biyografisini okusanız ya da yönetmenliğini Julie Taymor’un yaptığı, üstelik Salma Hayek gibi bir artistin Frida’yı canlandırdığı 2002 yapımı FRİDA filmini izlemediyseniz, ki mutlaka izlemenizi öneririm, ömrünce yaşadıklarından sonra hayata bu kadar bağlı kalabilmesi hayatı ne kadar sevdiğinin ve ne kadar güçlü bir kadın olduğunun göstergesidir. Fotoğrafçılığı da babasından öğrenmiştir. Babasının bir de portresini yapmış.

IMG_7334
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* Frida’nın yaptığı babasının portresi

Yapıtlarına bakmaya devam…

9-IMG_0413_1
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* Frida’nın aynadan çektiği otoportre Fotoğrafı

10-IMG_4956

Yukardaki resim son portresiydi ve hiç bitmedi. Bu resmin orijinal başlığı şuydu: Markxism will give health to the sick. Dünyada barış; böylece Marksist bilim, hasta ve terörist yankee kapitalizmi mağdurlarına derman olabilsin.

11-IMG_8179
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* Frida Kahlo otoportresi
12-IMG_7110
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* Frida Kahlo ile STALİN

Üstteki tablo; Frida Kahlo tarafından Stalin ile Öz Portre adıyla 1954 yılında yapılmış.

Bir iki karakalem çalışması,

 

 

Bu kadar fotoğraf çekmek yine de başarı sayılır para verdik izin aldık ama o kadar kalabalık ki düzgün kadraj mümkün olmadı. 🤦‍♀️

15-IMG_0225crop

Üst kattayız; Mutfağı Diego ile birlikte tasarlamışlar. Çalışma odası, fırçaları ve köşede koltuk değnekleriyle hüzün dolu yatak odası…. 😔

16-IMG_0414_1
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* Frida’nın mutfağı
17-IMG_1952
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* Frida’nın çalışma masası
18-IMG_9558
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* Frida’nın çalışma odası ,fırçaları

Bu yatağı babası trafik kazası sonrası tüm gününü yatakta geçiren Frida’nın rahat etmesi için elleriyle yapmış ve baba-kız ilişkileri çok iyiymiş.

19-IMG_6291
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* Frida’nın yatak odası
20IMG_7891
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* Frida’nın yatak odası eşyaları

Yine çok ünlü bir tablosu Adı; Viva La Vida- Hayatı yaşayın. Karpuzla mı? dermişim. 😇  Ama ölmeden önce yapmış tarih 1954. Tablodaki yarım dilimde kendi de yazmış.

21-viva la vida
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* Viva La Vida

Diğer tablolarını slayt yaptım sıkılmadan  izleyebilesiniz diye.

 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bir de Diego’nun 2 tablosunu yakalamışım.

IMG_7968ag

28-diego
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev*  Diego Rivera’nın yapıtı

Geçirdiği kaza sonuncu uzun süre yatmak zorunda kalan Frida resim yapmaya başlar, yaptığı tabloları zamanın Michalangelo’su dediği Diego Rivera ile tanışıp ona göstermek ve onayını almak ister, tanıştığında da aşık olur evlenirler. Evlendiklerinde Diego 42 Frida 22 yaşındaydı. Diego’da duvara yapılmış dev boyutlu resimleriyle tanınan ve çapkın bir adammış. Zaman içinde Diegonun ihanetlerini öğrenen Frida çocuğunu düşürür ve ayrılırlar. Kendisini içkiye vurur, saçlarını kısacık kestirir ve erkek kıyafetleri ile dolaşmaya başlar. Frida’nın ruh sağlığından endişelenen doktorların tavsiyesi ile ikili bir sene sonra yeniden evlendiler. Mavi eve iyice yerleşirlerse de evlilikleri hayli fırtınalı geçer. Bu kez her iki taraf da sadakatsizlik yapar. En ünlüsü Frida’nın Rus devriminin etkili isimlerinden Lev Troçki ile ilişkisi olur. Troçki sürgün yıllarının dört yılını İstanbul-Büyükada’da iki yılını Fransa’da, üç yılını da Meksika’da Frida’nın bu mavi evinde yaşayarak geçirmiş. İlişkilerini Troçki’nin eşi öğrenince Frida ilişkiyi bitiriyor. Troçkiler de başka bir eve taşınıyorlar iki sene sonra da 1940 yılında Troçki öldürülüyor. Frida, Troçki için böyle bir mural çalışma yapmış. Mural: duvar resmi, doğrudan bir duvar, tavan veya başka bir kalıcı yüzeye boyanmış veya doğrudan uygulanan herhangi bir sanat eseri demekmiş.

29-IMG_3798

Artık çıkıyoruz. Buraya gelip bu yazının önünde fotoğraf çektirmeyeni dövüyorlarmış.😂

30-IMG_4969

*Frida&Diego bu evde yaşıyorlardı.*Alev&Önder* bu evi gezmişlerdi.💑

Akşam meşhur Garibaldi meydanına gidip mariachileri izleyecektik, gündüz arkadaşların yaşadıkları kapkaç teşebbüsü başımıza gelmesin diye biz gitmedik onun yerine çevreyi gezdik. İyi de etmişiz yakındaki *Monumento a la Revolucion Mexicana*Meksika Devrim Anıtını gezmiş olduk. Girişte devrim müzesi var.

d32-IMG_0449

Meksika devrimine adanmış mozele-anıt 1910 da başlanmış 1938 de Carlos Obregon Santacilia tarafında bitirilmiş.

Mozole çünkü; Yapı ayrıca 1910 Meksika Devrimi, Francisco “Pancho” Villa, Francisco I. Madero, Plutarco Elías Calles, Venustiano Carranza ve Lázaro Cárdenas’ın kahramanları için bir türbe görevi görmekte. Devrimci General Emiliano Zapata, anıtta değil, Cuautla, Morelos’ta gömülü değilmiş. 1910’da diktatör Porforio Diaz yönetimine karşı ayaklanan halk Meksika Devrimi’ni gerçekleştirmiş. Devrim kahramanlarından biri, köylü ayaklanmasının önderi Emiliano Zapata’dır.

Sinemada Emiliano Zapata’yı canlandıran ve bu rolü ile 1952 yılında ilk Oscar ödülünü kazanan  Meksikalı oyuncu Anthony Quinn’dir.

31-IMG_0423
Mexico City- Monumento a la Revolución-Devrim anıtı

Devrim Anıtı, inşaatının başlamasından yüz yıl sonra, 20 Kasım 2010 tarihinde yeniden yapılanmış ve devrimin yüzüncü yılının kutlamalarının bir parçası olarak yeniden açılmış. Meydan hayli genişti, yerden çıkan renkli ışıklarla dans eden sular vardı. Bir de panaromik asansörle seyir terasına çıkıp bakalım dedik. 50 dolar😳 (şimdiki kur değil tabiiki ) verip asansörle çıktık. Yukardan gece Mexico City manzarası muhteşemdi.

33-IMG_0455JPG

34-IMG_0457
Mexico City- Monumento a la Revolución-Devrim anıtından şehrin manzarası

İnerken başka neler var bakalım diye bu kez demir merdivenlerden indik. Düşmeden ineyim derken basamakları saymak aklıma gelmedi.😁 Kulenin eskizini ve hediyelik eşya satılan yeri gördük.

35-IMG_0461
Mexico City- Monumento a la Revolución-Devrim anıtı içi

Açıklamada diyor ki, 35 metreye çıkmışız ve yaşasın toplam 153 basamak inmişiz. Anıtın tüm yüksekliği 67 metreymiş.

36-IMG_2854
Mexico City- Monumento a la Revolución-Devrim anıtının içi

Çevreyi dolaşınca da yerel ürünler satılan akşam pazarına denk geldik ayrıca yerel müzikle dans edip şarkı söyleyen bir de grubu izledik. Bu arada unutmadan anıtın bir de gündüz görüntüsünü ekleyip geceye karışalım.

IMG_0801
Mexico City- Monumento a la Revolución-Devrim anıtı

37-IMG_043138-IMG_043539-IMG_0430

Bu tezgahtada limon sıkılarak yenen çıtır çekirgeler ve kurtçuklar vardı. 😂  “chapulines” adı verilen çekirgeler soslu ya da sossuz olarak tüketiliyormuş.