Meksika-4*Teotihuacan*Pramitler

Yol uzun gidilecek yer heyecan verici demiştim. Dünya Miras Listesi’nde yer alan, kimler tarafından kurulduğu ve neden aniden terk edildiği halen gizemini koruyan esrarengiz Teotihuacan’da Ay ve Güneş piramitlerini, Ölüler yolunu ve Büyük Tanrı ‘Tüylü yılana’ ithaf edilen Quetzalcoatl Tapınağını göreceğiz. 50 km’lik bir yolumuz var. 🚌 Yollarda ve tepelik yerlerde rengarenk boyalı gecekondu evler gördük🏘. Yerel rehberimiz Sergio’dan öğrendik ki, bu evlerdeki her bir renk farklı siyasi görüşü ifade ediyormuş. Evet arada mahalle kavgaları hiç eksik değilmiş. 😄 Arabadan çekebildiğimiz kadarı ile.

IMG_0491
Meksika-Teotihuacan yolu
IMG_1507
Meksika-Teotihuacan yolu

Manzara pek farklılık göstermeden devam ediyor derken evler bitti bozkır bir arazi evet kaktüsler ve piramitlerin olduğu bölge göründü. Dev kaktüsleri görünce insan şaşırıyor haliyle aklımıza Red Kit geldi sanki atıyla karşımıza çıkacak gibi. 🏇

IMG_0546
Meksika-Teotihuacan kaktüsleri
IMG_0550
Meksika-Teotihuacan Piramidlere giriş parkı

Zemin kırmızı topraklı ve orman içinde açık bir alan. Ve işte Aztek inanışına göre Tanrıların doğduğu bir site-devlet şehri Teotihuacan’dayız.🗿🗿🗿🗿

M.Ö 100 yılında kurulduğu sanılan ve çok sayıda piramit yapı içeren Teotihuacan, bir zamanlar 100 bin kişinin yaşadığı bir kent haline gelse de, Azteklerin bölgeye gelmesinden en az 600 yıl önce, M.S 700’de bilinmeyen sebeplerden dolayı terk edilmiş. Anlayacağınız Aztekler hazıra konmuş ve üstelik bomboş bir şehir. 😊 Seksen küsur metre kare bir alanın otuz kilometre karesi sit alanı ama çok az bir kısmı ziyaret edilebilir şekilde. Yani burayı yapanlar Aztekler değil, ama bulup tapınakları kullanan ve buraya Teotihuacan adını verenler Aztek’ler.

Sabah erken saat olduğundan ve 3 numaralı park kapısından girdiğimizden bizim gruptan başka kimsecikler yok. 🤷‍♀️ Arkeolojik bölgeye 5 noktadan giriş yapılmaktadır. Eğer tüm alanı gezmek istiyorsanız 1 numaralı noktadan giriş yapmalısınız.

Arka planda hediyelik eşya satan birkaç yer açıktı ve harabenin içinde de birkaç işçi restorasyona devam ediyordu. Eski evlerin bulunduğu bu küçük alan insana kentte yaşanmış izlenimini bir nebze olsun hissettiriyordu.

IMG_0511
Meksika-Teotihuacan Kalıntı evler

Alltaki bu kısım da Jaguar tapınağı avlusuymuş.

IMG_0465
Meksika-Teotihuacan- Jaguar Tapınağı avlusu

Her taraf taş yığını, biraz renkli yerleri var. Duvarlar deniz kabukları ezilerek yapılmış kireçli sıva ile kaplı. Tasvirler renkli yapılmış. Renkleri de çeşitli mineral ve bitkilerden faydalanarak yapmışlar. Mesela sarı rengi kaktüslerin öz suyu ile kaktüslerin üzerinde yapışık olan parazitlerin kanı ile karıştırıp yaparlarmış. Gezdiğimiz yerlerin %55 i restorasyonmuş. Görünen taşlar tamamen volkanik taşlar. Bu sit alanı 1987 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine alınmış.

Jaguar Tanrısına adanan tapınağının duvar resimlerinde Jaguar; büyük bir kedinin profillerini içeren bir duvar resmine sahip olup, pençeleri bir Quetzal kuşunun tüylerini tutar, (İlerleyen satırlarda anlatacağım kuş) diğerinde deniz kabuğundan bir trompeti üfler şekilde betimlenmiş.

7-IMG_0479
Meksika-Teotihuacan- Jaguar Tapınağı duvar resimleri
IMG_1386
Meksika-Teotihuacan- Jaguar Tapınağı duvar resimleri

Trompetin ağzından trompetin sesini temsil eden notalar dökülmekte, etrafa da mısır tohumları atılmış gibi. Buradaki yıldız şekli ki, içinde iri gözlü bir surat var doğurganlığı temsil ediyor hatta bazen Venüs olarak da açıklanıyor, yanındaki taç gibi şekil yağmur tanrısı, ikisi birlikte ilkbaharı temsil ediyorlar. Tanrı Jaguar da mısır tanelerini toprağa ekiyor ki, baharda yağmur yağacak mısırlara hayat verecek. Biliyorsunuz mısır bitkisi Meksika’nın milli tahılı.

Altta da yine Jaguar Duvar resmi ama bu kez Puma görüntüsünde, başka bir takım yıldızını anlatıyor olabilirmiş. Bu bölümler Quetzalpapalotl’dan önceki bir zamanda yapılmış tapınağa aitmiş.

8-IMG_0472
Meksika-Teotihuacan- Jaguar Tapınağı duvar resimleri

Daha dar bir yerden geçerken Quetzalcoatl’ın kafasını gördük.

6-IMG_0483
Meksika-Teotihuacan- Jaguar Tapınağı Quetzalcoatl’ın kafası

Ve sahne görüntülü bir yere geldik. Burada Teotihuacan’lılar canlı insan kurban ettikleri törenleri yaparlarmış, sunak diyebiliriz.

IMG_0494
Meksika-Teotihuacan- Jaguar Tapınağı Kurban sunağı

İkinci Maya kültürüne zemin hazırlayan ve Azteklerin habercileri olan Toltek’ler, kanlı ve savaşçı Kolomb öncesi dinlerin temelini oluşturdular. Efsaneye dayalı Quetzalcoatl tarihini yaratarak, kutsal krallığa yasallık kazandırırken tanrılara da insan kurban edilmesini gelenek haline getirmişler. Bu efsaneye inanan Aztekler de Quetzalcoatl’ın bir gün geri döneceğine inanmışlar ve kurtarıcıları sandıkları İspanyol istilacılar tarafından tarih sahnesinden silinmişlerdir. Duvar kabartmaları çok güzeldi

IMG_1399
Meksika-Teotihuacan- Jaguar Tapınağı Kurban sunağı duvar kabartmaları
IMG_1400
Meksika-Teotihuacan- Jaguar Tapınağı Kurban sunağı duvar kabartmaları

Burada yapılan törenler çok enteresan şöyle ki; Kurbanlar zaten gönüllü veya esirlerden seçiliyor ve Azteklerin dinsel inanışına göre güneşin doğudan doğması ve yeryüzünde yaşamın sürmesi, ekilen mısır tohumlarının büyümesi için kurban edilecek insanların kanları ile beslenmeliydi. Şu fotoğraflarda daha belirgin anlatım var.

IMG_0497
Meksika-Teotihuacan- Jaguar Tapınağı Kurban sunağı duvar resimleri
IMG_0502
Meksika-Teotihuacan- Jaguar Tapınağı Kurban sunağı duvar resimleri

Kartala benzeyen Tanrının ağzından akan kurbanların kanları, suyla birleşip ilahi bir güç kazanıyor hatta tanrılaşıyor sonra toprağa karışıp sarı çiçek gibi görünen mısır bitkisine can veriyor. Genelde erkeklerden oluşan kurbanlar ya parça parça kesilir ya kalpleri çıkartılır ya da kafalarına ağır cisimlerle üst üste vurularak öldürülürmüş. 😱😱 Devam edelim.

14-IMG_0500
Meksika-Teotihuacan- Jaguar Tapınağı Kurban sunağı çıkışı

Çıktığımız yerde Quetzalpapalotl hakkında bilgi alıyoruz sonra buradaki sarayını göreceğiz.

IMG_1403
Meksika-Teotihuacan- Quetzalpapalotl Saray avlusu
IMG_0507
Meksika-Teotihuacan- Quetzalpapalotl sarayı yerleşim alanı

Quetzalpapalotl Sarayı- Tüylü yılan sarayı. Saray başlangıçta ortaya çıktığı zaman, bunun yüksek rütbeli bir rahibin ya da başka bir elit tabakanın ikametgahı olduğu düşünülüyordu. Bu sonuca katkıda bulunan odalara karşın hala keşfedilmemiş alanlar var. Resimler, taş kabartma oymalar ve geometrik tasarımlarla çekici bir şekilde boyanmış tavan süslemeli güzel basamaklı bir yapı. Aşağıdaki fotoğraf sütunlu avlu diye geçiyor.

IMG_0519
Meksika-Teotihuacan- Quetzalpapalotl Sarayı sütunlu salon

Quetzalcoatl : *Tüylü Yılan* Meksika’nın günümüzde kullandığı bayrağa kadar taşınmış önemli bir semboldür-tanrıdır. Birçok farklı isimle anılan Tüylü Yılan Orta Amerikadaki en önemli tanrılardan biriydi. Ve Aztekler ona Quetzalcoatl diyorlardı. Ölümün ve dirilişin, göksel suların (yağmur herhalde) ve rüzgarların tanrısıdır, sabah yıldızıdır, takvimi ve kitapları insanlara indiren de O’dur.

Quetzalcoatl, insanların yaratıcısı olduğu için önemli bir tanrıydı. Ancak, onları yaratan ilk tanrı değildi. Dünya daha önce tanrılar tarafından 4 kez yaratılmış ve her yaradılışta baş tanrı güneş olmuş. Bu yaradılışlar sırasında tanrılar birbirleriyle çarpışmışlar. İlk yaratıcı tanrı kızmış bir jaguar haline gelmiş ve dünyayı yok etmiş. Benzer sebeplerle yine dünya yaratılmış rüzgarla yıkılmış sonra iki defa da sel ile yıkılmış.

Hikaye ve efsaneleri sevdiğimi biliyorsunuz. Zaten geçmiş bence hep hikayedir. 😄

Aztek inanışına göre, ilk hikayede Quetzalcoatl; yeraltı dünyasından insanlara ait kemikleri alıyor ve kaçarken düşünce kemikler parçalanıyor. Kendi kanını ekleyip insanları hayata geçiriyor ve işte bu nedenle insanlar da farklı boyutlarda yaratılmış oluyor.

Bu tanrının Olmec mitolojisinden geldiği bilinirse de zaten Olmec uygarlığı hakkında da çok az şey biliniyor. Bu tanrı da birçok tanrı gibi Quetzal kuşu ve çıngıraklı yılanın bileşimi olarak tasvir edilmiş. Tüylü yılanın Mayalardaki ismi Kukul Khan’dır. Audubon.org’dan alıntı bir fotoğraf ekleyeyim böyle bir kuş var ve anavatanı Guatemala’nın yağmur ormanlarıymış.

Ekran Resmi 2018-09-23 23.20.45
Quetzal kuşu

Havada süzülerek uçarken uzun kuyruğunu yılana benzetmişler. 😊 Bu tanrılar ile ilgili inanış ve efsanelerin, kültürden kültüre ( Miştek,  Olmek, Toltek, Aztek, Maya, İnka, Kızılderili kabileleri) farklılıklar gösterdiği gibi, her kültürde de tarihsel süreç içinde farklı versiyonlarının olduğu görülüyor. Kimi zaman tüylü bir yılan, kimi zaman insan, kimi zaman ise yılan-insan olarak temsil edilmiş.  İç avludaki taş sütunlar, Quetzalpapalotl olduğu düşünülen kuş resimleriyle dolu.

IMG_0521
Meksika-Teotihuacan- Quetzalpapalotl Sarayı sütunlarındaki kabartmalar.

Neden papalot? Dünya literatüründe de geçer İspanyollar kullanır, Fransızcadan da bize gelen papyon kelimesi -kelebek kravat- anlamında işte aynen papalot’ta kelebek demek. Bitmedi 🤔 Rivayete göre; Teotihuacan’lılar hamile olup ölen kadını dik olarak gömerlermiş. Gömüldüğü yerdeki topraktan kelebeklerin çıktığı görülmüş. Bu tanrı da kelebek şeklinde kadının doğurganlığı, bereketi ile çocuğun ömrünü kendine alıp bütün doğaya dağıtıyor toprağa can veriyormuş. İşte sonunda; kuş, yılana benzetilmiş papalot- kelebek olmuş ve Quetzalpapalotl adı böylece ortaya çıkmış. 🤷‍♀️

Çıkışa yakın tüylü yılanın çok daha büyük boyuttaki kafasını tekrar gördük.

IMG_0523
Meksika-Teotihuacan- Tanrı Quetzalpapalotl’un kafası

Artık sahaya iniyoruz. Hemen solumuzda Ay pramidi -Piramide de la luna varmış. Önce oraya tırmanacağız. Teotihuacan’da arkeolojik kazılar 1905’de başlamış. Buralar keşiften önce bitki ve toprak kaplı çıkıntılarmış. Bizim Göbekli Tepe gibi tesadüfen bulunmuş. Alman bir arkeolog çok uğraşarak kalıntıları ortaya çıkarmaya gayret etmiş. Tabii toprak yığınlarını atmak o zamanın Meksika’sı için hayli maliyetliymiş. Ayrıca tropikal bir bölge yağmurların da açılan yerlere zarar vermemesi gerekiyormuş. Nihayet 1910’da Meksika’nın bağımsızlığının yüzüncü yılını kutlamak üzere kentteki piramitlerden en büyüğü olan Güneş Piramidi restore edilmiş.

IMG_0510
Meksika-Teotihuacan- Quetzalpapalotl Sarayı

Turistik yer olur da hediyelik eşya satan olmaz mı? 😊 sabah erken saat olunca sayıları az tabii.

IMG_0524CR
Meksika-Teotihuacan-yerel satıcı
IMG_0535
Meksika-Teotihuacan-yerel satıcılar

Tam orta yerde hayli büyük tek bir parça kayadan yapılmış heykelle karşı karşıyayız. Su tanrıçası (Chalchiuhtlicue) heykeli. Yüzü aşırı zarar görmüş dümdüz blok bir taş maalesef yanındaki yazıdan okuyup anlıyorsunuz. Ya da rehberiniz anlatıyor.

IMG_1424
Meksika-Teotihuacan-Su tanrıçası (Chalchiuhtlicue) heykeli.

Bu Tanrıça Chalchiuhtlicue, Tlaloc’un (fırtınalar ve aydınlanma tanrısı) arkadaşıdır. Plaza’nın merkezi sunağının yanında yer aldığından, su ve yaşamla ilgili ritüeller ve törenler burada Tanrıça’ya sunulduğu gibi gerçekleştirilebilirmiş. Ay piramiti de bu tanrıçaya adanmış.

Biraz ötede yine bir sunak var sunak önünde durduk ve yerel rehberimiz Sergio’nun direktiflerini bize ileten Mehmet rehberimize uyarak 1-2-3 komutuyla aynı anda el çırptık 👏 haliyle karşıdan da yankılandı. O zaman ki inanışa göre biz de Tanrıların sesini duymuş olduk. 😇

İşte tepesinden kalıntılara bakınca muhteşem görüntü veren ama kendi görüntüsü de en az manzara kadar görkemli Ay Piramidi.

IMG_0525
Meksika-Teotihuacan-Ay piramiti -Piramide de la luna

M.Ö 100 yıl civarında kurulduğu tahmin edilen bu yerdeki ilk piramid olan Ay Piramidi yerleşim yerinin Kuzey batısına doğru kendi cephesi güneye doğru ve önünde ki 3 km. uzunluğundaki caddede; sonradan buraya gelen Azteklerin yolun çevresindeki yapıların büyük çoğunluğunun mezar olduğuna inanmaları nedeniyle“Calzada de los Muertos”  dedikleri ölüler yoludur.  💀💀 Antik uygarlığın bütün önemli binaları bu caddenin etrafında yer alıyor.  Piramitlerin dizilişi gökteki Orion takım yıldızlarının yeryüzündeki izdüşümü gibi konuşlandığı, ölüler yolunun da onu oluşturan tüm piramit biçimli tabanlarla birlikte, göklerin yeryüzündeki rekreasyonunu tamamlamak için Samanyolu olabileceği fikrini güçlendirmiştir. Aztekler de bu şehri sadece kalıntılarından ve efsanelerinden tanımışlardır. Ölüler yolu(Alttaki fotoğraf)🙇‍♀️🙇‍♀️🙇‍♀️

IMG_0534alevjpg
Meksika-Teotihuacan-Ölüler Yolu- Calzada de los Muertos

Haydi Piramidin basamaklarını birlikte çıkalım bir yandan da ben anlatayım.

IMG_0537.jpg
Meksika-Teotihuacan- Ay Piramitinden görünüm

Meksikalılar ufak tefek insanlar, onlardan önce yaşayan Aztek’lerden de önceki Olmek’ler sanılıyor ya onlar acaba çok uzun boylu muydu? diye söylene, söylene eh biraz da heyecanla o yüksek ve aşınmış basamakları nasıl çıktığımı tahmin edemezsiniz.  Çıktığım her basamak beni tepeye taşırken heyecanımı üçe, beşe katlıyor olsa da Piramitlerin gizemli havası kendimi bir tuhaf hissetmeme sebep oldu. 😅 Arada bir dönüp manzarayı seyrediyorum. Gönlüm bir sürü fotoğraf yüklemekten yana ama aynı heyecanı duyurmam mümkün değil. Bir sürü gizemli tapınak ve saraylar silsilesi inanın çok büyüleyici. Alttaki fotoğraf muhteşemliği az biraz hissettiriyor gibi. ☺️

IMG_0550cr
Meksika-Teotihuacan-Ay Piramitinden manzara

Tam karşımızdaki platform krallar konseyi üyelerinin oturduğu yermiş(Arkeologlar kentin tek bir değil dört kraldan oluşan bir konsey tarafından yönetildiğini düşünüyorlar). Konsey üyeleri krallar burdan kurban törenlerini izlerlermiş.

Ay Piramiti Güneş Piramidi’nden daha küçük olsa da tepeleri aynı yükseklikte. Ay Piramidi, 12 platformdan oluşuyor. Ve nihayet tepeye değil ama müsaade edilen kata kadar çıktım. 48 m yüksekliği var ve tamamı 151 basamakmış. Benim de basamak sayma huyum vardır 50 basamak çıkmıştım müsade edilende bu kadardı ve bu güzel kız ile. 😉

IMG_0549
Meksika-Teotihuacan-Ay Piramitinin tepesinden manzara.

Ve eveeet Mel Gibson’un Apocalypito filminde izlediğimiz insan kurban etme ritüelinin yapıldığı mekandayım. Ay Piramidinin en üst tepesinde yapılan kurban etme işleminden önce cellatlar bu platformda oturan konsey üyelerine saygısızlık etmemek için bu 151 basamağı yüzleri konseye dönük geri, geri çıkarlarmış. 😳 Bizler çıkabilelim diye ortaya tutunacak bariyer bile koymuşken üstelik. 🤦‍♀️

Manzarayı keyifle izleyenler, fotoğraf çekenler, bir yanda oturanlar ve ben de zamanı yaşamaya çalışmak yerine (mümkün değil tabii de) manzaranın sonsuz görüntüsüne takılıp kaldım.

Yolun iki yanı Ayın platformları ve farklı yapıların kalıntıları ile çevrili. Kuzey ucu henüz keşfedilmemekle birlikte doğu ucunda, buradan bakınca hemen karşımdaki devasa Güneş Pramidi- Piramidi del sole var.

Teotihuacan’da bu piramitler, Ay’ın Piramidi (en uzak kuzey), Güneş Piramidi (merkez) ve Quetzalcoatl Piramidi olarak bilinir.

IMG_0547.JPG
Meksika-Teotihuacan-Ay Piramitinden manzara

Evet efsaneleri sevdiğim artık biliniyor ☺️ Azteklerde de birden fazla efsane olduğunu öğrendik. Bir önceki yazımda paylaşmıştım. Dünyamızda her biri ayrı bir felaketle sonuçlanan dört çağ yaşanmış tanrılar bir şekilde dünyayı ve insanları kurtarmışlardı. Buradaki efsane de onlardan bir tanesi.

Efsane bu ya; yine dünyanın batmak üzere olduğu karanlık bir gecede Tanrılar büyük bir ateş yakar başında oturup güneşin doğmasını, dünyanın yeniden dönmesini yani yaradılışı sağlamak için ne yapacaklarını düşünüyorlarmış. Öncelikle Güneş ve Ayın yaratılması için gönüllü olarak seçilen 2 Tanrının ateşe atlaması gerekiyormuş. En küçük tanrı gönüllü olmuş ateşe atlamış yanmış Güneş olmuş, ama dünya dönmeye başlamamış. Bu kez ikinci tanrı ilkini küçümsemiş ben başaracağım demiş ateşe atlamış yanmış Ay olmuş ama dünyayı yine döndürememiş. Dünya yine dönmeyince son kez diğer iki tanrı birlikte ateşe atlamışlar. Güneş ve ay dönmeye başlamış gün doğmuş dünya kurtulmuş. Güneşin hareket etmesini sağlamak için bütün Tanrıların kendilerini burada feda ettiklerine inanan Aztekler de şehri kutsal atfetmişler ve hala burayı ziyaret edenler hac ziyareti yaptıklarını kabul ederlermiş. Teotihuacan -Tanrıların doğduğu yer anlamı burdan geliyor. İşte Ay ve Güneş Piramidi de onlara adanmış.

Soluma bakıyorum bahsettiğim henüz açılmamış tepe yükseltiler görülüyor.

IMG_0552
Meksika-Teotihuacan

Sağ tarafta aynı sayılır.

IMG_0560
Meksika-Teotihuacan Ay Piramitinden Manzara

Her çıkışın bir de inişi vardır diye boşuna dememişler, inanın inmek çok daha zordu.😄

IMG_1429 2
Meksika-Teotihuacan Ay Piramiti

Büyük bir hevesle Güneş Piramitine doğru yürüyüşe geçtik.

IMG_1417
Meksika-Teotihuacan-Ölüler Yolu- Calzada de los Muertos

Yolda satıcılar peşimizi bırakmadı çok değişik bir çalgıları vardı bir de Aztek takvimini içerek tahtadan bir çark. Aaa evet hediyelik eşya satıcıları birkaç çeşit de düdük satıyordu. Bu düdükler çakal sesi çıkarıyordu, inanılmaz yani ölüler yolu boyunca öttürüp durdular. Hediyelik eşya dükkanları 2 no’lu çıkış yerinde de varmış, yerel rehber Sergio’nun sözünü dinledik almadık. Satın almayınca fotoğrafını çekmeye de kızıyorlar. 😤 Çaktırmadan fotoğrafını çektiğim bu müzik aletinin adını öğrenemedim. Ama Kıymetli Rehberimiz Mehmet Aydın anında cevapladı; Birçok çeşidi olan Marimbola dedi.

IMG_0570
Meksika-Teotihuacan- Marimbol müzik aleti

Biraz gidince solumuzda Puma duvar resmini gördük. Bu duvar 1963’teki çalışmalarda ortaya çıkmış. Daha aşağıda puma kompleksini oluşturan platform ve tapınaklardan oluşan grubun bir parçasıydı.

IMG_0575
Meksika- Teotihuacan- Mural del puma kompleksi
IMG_0571
Meksika-Teotihuacan-Mural del puma

Satıcılar peşimizde Güneş tapınağına geldik. Muhteşem bir görüntü ile devasa boyutlu piramit karşımda. Ay Piramitine zor çıkmışım Güneşe çıkmam mümkün değil. Zaten en görkemli manzara Ay piramitindeydi burada birşey yok abla 268 merdiven çıkılmaz diyenleri dinledim üzülmedim. 🤷‍♀️ Bakın haksız mıyım?

IMG_0578crop
Meksika-Teotihuacan- Güneş Piramiti (Cholula)

Güneş Piramiti (Cholula), Amerika’nın ikinci büyük piramidi olup, 65 m yüksekliğiyle dünyada bilinen piramitler içinde üçüncü yüksek piramit olarak kabul ediliyor. Arada İnstagram’dan canlı yayın denemesi yaptık (yerel internet’ten  wi-fi ile) pek başarılı olmadı tabii ağı herkes aynı anda kullanıyordu (bedava ya) Bu piramidin tabanının her kenarı 220 metre uzunluğunda, kendisi ise 65 metreden biraz daha uzunmuş. MS. 200’de yapılmış, yapımında üç milyon ton taş kullanılmış, inşası sırasında metal alet, hayvan ya da tekerlek kullanılmamış. Zira o dönemde bu kadar büyük  taş ve kayaların nasıl taşındığı hala gizemini korumaktadır. Üstelik bu volkanik taşların getirildiği bölgelerin en yakını ortalama 250 km uzaklıkta. İçlerinde bulunan bazı metallerin sadece Brezilya’da bulunduğu saptanmış. 1971 yılında, tapınağın merkezine uzanan yeraltı tüneli bulunduğunda efsanede bahsettiğim gibi bu piramidin Güneş tanrısına adandığı onaylanmış ve tapınağın merkezinde bulunan dini eserlerden tespit edilmiş. Oysa daha önceleri yığma taş yapı sanılıyordu. Bir enteresan durum da eskiden parlak kırmızı ile boyanmış olan bu devasa piramit, günümüzde beton renginde oluşu. 😳

Herkes acıktı güzel bir restorana gitmek için 2. nolu girişe doğru yola çıktık. Sağlı-sollu hediyelik eşya dükkanları sıralanmış. Öyle pek ahım -şahım şeyler yoktu ama gençler uzun tepeli Meksika şapkası olan Sambrero aldılar. Birini de Önder’e taktık. İşte biz.

IMG_1455
Meksika-Teotihuacan- Güneş Piramiti’nde Kaplan’lar

Sosyal, ekonomik ve çevresel faktörler bu görkemli uygarlığın düşüşünü hızlandırmış ve 8. yüzyılda da uygarlık ortadan kalkmış. Gizemli olduğu kadar efsaneler dolu bu yeri bizim de terk etme zamanımız geldi. Gidelim mi? Haydi o zaman önce alış-veriş.

IMG_0590 kopyası
Meksika-Teotihuacan- Piramitlere 2 no’lu giriş kapısı
IMG_0586
Meksika-Teotihuacan-Piramitlerde çarşı.

Sonra yemek için otobüse bindik güzel bir yerde yerel yemeklerden tattık Tacoz favorimdir. Adı Jaguar restoran, güzel dekore etmişler tarihi olayları işledikleri Mural’lar (duvar resimleri) çok güzeldi.

IMG_0597 kopya
Meksika-Teotihuacan-El Jaguar Restaurant
IMG_0596
Meksika-Teotihuacan-El Jaguar Restaurant’ın duvarında Ullamaliztli top oyunu

Rehberimiz size bir sürprizim var dedi. Tam bir sürpriz oldu doğrusu. Cumhuriyetimizin kurucusu önderimiz M. K. ATATÜRK’ün heykeli. Burası Mexico City’nin en geniş ve güzel bulvarı La Reforma’nın sonu, şık semti Chapultepec’in biraz tepesinde bir yer. 2002 yılında TİSK tarafından heykeltıraş Sait Rüstem’e yaptırılmış, 2003 yılı 29 Ekim’inde de açılışı yapılmış. Hemen bayrağımızı açtık. Yazımı yerel rehberimiz Sergio’nun anı ölümsüzleştirdiği ,yolundan yürüdüğümüz ATATÜRK’ümüzün anıtı önündeki fotoğrafla bitireyim.

Anıtta yazılanlar.

Mustafa Kemal ATATÜRK
1881-1938
Fundator de La Turquia Moderna   (Modern Türkiye’nin Kurucusu)
Soldado (Asker)
Libertador ( Kurtarıcı)
Estadista (Devlet Adamı)
Refarmador (Reformcu)

IMG_1510

Bugünümüz çok yoğun; hedefte Ulusal Antropoloji müzesini gezmek var, yarım güne ne sığdırabilirsek bakalım.  Sevdiğinizi umuyorum. Sevgiyle kalınız. 🙋‍♀️🙋‍♀️🙋‍♀️

Meksika-3*Coyoacan*Frida Kahlo*

Kanallardaki keyifli gezimizden sonra Xochimilco’nun batısında yer alan Coyoacan’a doğru yola çıktık. Meksika’nın ünlü ressamı Frida Kahlo’nun *Como Casa La Azul*Mavi ev*ini gezeceğiz. Coyoacan, Mexico City’nin bir belediyesi ve ilçenin “tarihi merkezi” olan eski bir köy. Adı Nahuatl’dan geliyor ve “çakalların yeri” anlamına geliyormuş. Sanırım 11 km falandı yarım saatte müze eve geldik.

Frida Kahlo– Magdalena Carmen Frida Kahlo Calderon gerçek adıyla Temmuz 1907- Temmuz 1954 yılları arasında yaşamış ve yaşarken ünlü olmuş, resimlerinin çoğu satılmış nadir sanatçılardan biridir. Meksika’da doğmuş ve Meksika’da hayata veda etmiştir.

Mavi Ev; adına uygun masmavi bir yapı ve önü hayli kalabalık. Burası Frida’nın doğduğu daha sonra Diego Rivera ile evlenip oturduğu ev. Öldükten sonra kardeşleri müzeye dönüştürmüşler.

2-IMG_0401_1
Mexico City-Coyoacan
1-IMG_0400_1
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev*

Hava hayli bunaltıcı bir taraftan da güneş yakıyor. Önder her zamanki gibi ön araştırma ile müze görevlilerinin isteyene geri iade etmek şartıyla şemsiye verdiğini öğrenip alıyor. Şemsiye-modeller; Çine’li Yörük çifti.

3-IMG_0405_1

 

4-IMG_0406
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev*

Uzun bir bekleyişten sonra içeri giriyoruz. Çok güzel yemyeşil çiçekli bir bahçesi var. Odalara da sırayla girildiğinden ben önce bahçeden birkaç kare aldım. Hadi beraberce gezelim ve ben arada Frida’yı anlatırım.

5-IMG_7433
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev*bahçesi

6-IMG_0416_1

Burada Frida diyor ki; ben marangozlar, taş ustaları ve benzerlerine, tüm o diğer kendine üst tabaka diyen aptal, sözde medeni ve boş konuşanlar sürüsüne duyduğumdan daha fazla sempati besliyorum.

Aşağıda da Diego diyor ki; Bayan Frida Kahlo, nam-ı diğer güzellerin en latifi, benim için hayatın kendisinden bile daha anlamlı olan küçük kız. 😍  Bu yazıdan sonra Frida bu adamda ne bulmuş da iki kez evlenmiş diye sormak çok anlamsız olurdu. Çene kuvvetli.

7-IMG_0417
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* bahçesi

Duvarda tablolar harika, çoğunda oto portre çalışmış. Zaten Frida ününü böyle yapmış, 140 tablosunun 55’i oto portre olan Kahlo sebebini şöyle açıklamış “Kendimi çizdim çünkü genellikle çok yalnızdım ve bildiğim en iyi şey bendim.”

8-IMG_0410_1
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* Frida Kahlo otoportresi

Frida Kahlo;

Kalın kaşlı çok da güzel olmayan bu kadın; yaşadığı fırtınalı hayatına, geçirdiği trafik kazası sonrası yatağa bağımlı kalmasına rağmen resim sanatına kattıkları ve yeteneği ile dikkat çekmiştir. Biyografisini okusanız ya da yönetmenliğini Julie Taymor’un yaptığı, üstelik Salma Hayek gibi bir artistin Frida’yı canlandırdığı 2002 yapımı FRİDA filmini izlemediyseniz, ki mutlaka izlemenizi öneririm, ömrünce yaşadıklarından sonra hayata bu kadar bağlı kalabilmesi hayatı ne kadar sevdiğinin ve ne kadar güçlü bir kadın olduğunun göstergesidir. Fotoğrafçılığı da babasından öğrenmiştir. Babasının bir de portresini yapmış.

IMG_7334
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* Frida’nın yaptığı babasının portresi

Yapıtlarına bakmaya devam…

9-IMG_0413_1
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* Frida’nın aynadan çektiği otoportre Fotoğrafı

10-IMG_4956

Yukardaki resim son portresiydi ve hiç bitmedi. Bu resmin orijinal başlığı şuydu: Markxism will give health to the sick. Dünyada barış; böylece Marksist bilim, hasta ve terörist yankee kapitalizmi mağdurlarına derman olabilsin.

11-IMG_8179
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* Frida Kahlo otoportresi
12-IMG_7110
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* Frida Kahlo ile STALİN

Üstteki tablo; Frida Kahlo tarafından Stalin ile Öz Portre adıyla 1954 yılında yapılmış.

Bir iki karakalem çalışması,

 

 

Bu kadar fotoğraf çekmek yine de başarı sayılır para verdik izin aldık ama o kadar kalabalık ki düzgün kadraj mümkün olmadı. 🤦‍♀️

15-IMG_0225crop

Üst kattayız; Mutfağı Diego ile birlikte tasarlamışlar. Çalışma odası, fırçaları ve köşede koltuk değnekleriyle hüzün dolu yatak odası…. 😔

16-IMG_0414_1
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* Frida’nın mutfağı
17-IMG_1952
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* Frida’nın çalışma masası
18-IMG_9558
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* Frida’nın çalışma odası ,fırçaları

Bu yatağı babası trafik kazası sonrası tüm gününü yatakta geçiren Frida’nın rahat etmesi için elleriyle yapmış ve baba-kız ilişkileri çok iyiymiş.

19-IMG_6291
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* Frida’nın yatak odası
20IMG_7891
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* Frida’nın yatak odası eşyaları

Yine çok ünlü bir tablosu Adı; Viva La Vida- Hayatı yaşayın. Karpuzla mı? dermişim. 😇  Ama ölmeden önce yapmış tarih 1954. Tablodaki yarım dilimde kendi de yazmış.

21-viva la vida
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* Viva La Vida

Diğer tablolarını slayt yaptım sıkılmadan  izleyebilesiniz diye.

 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bir de Diego’nun 2 tablosunu yakalamışım.

IMG_7968ag

28-diego
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev*  Diego Rivera’nın yapıtı

Geçirdiği kaza sonuncu uzun süre yatmak zorunda kalan Frida resim yapmaya başlar, yaptığı tabloları zamanın Michalangelo’su dediği Diego Rivera ile tanışıp ona göstermek ve onayını almak ister, tanıştığında da aşık olur evlenirler. Evlendiklerinde Diego 42 Frida 22 yaşındaydı. Diego’da duvara yapılmış dev boyutlu resimleriyle tanınan ve çapkın bir adammış. Zaman içinde Diegonun ihanetlerini öğrenen Frida çocuğunu düşürür ve ayrılırlar. Kendisini içkiye vurur, saçlarını kısacık kestirir ve erkek kıyafetleri ile dolaşmaya başlar. Frida’nın ruh sağlığından endişelenen doktorların tavsiyesi ile ikili bir sene sonra yeniden evlendiler. Mavi eve iyice yerleşirlerse de evlilikleri hayli fırtınalı geçer. Bu kez her iki taraf da sadakatsizlik yapar. En ünlüsü Frida’nın Rus devriminin etkili isimlerinden Lev Troçki ile ilişkisi olur. Troçki sürgün yıllarının dört yılını İstanbul-Büyükada’da iki yılını Fransa’da, üç yılını da Meksika’da Frida’nın bu mavi evinde yaşayarak geçirmiş. İlişkilerini Troçki’nin eşi öğrenince Frida ilişkiyi bitiriyor. Troçkiler de başka bir eve taşınıyorlar iki sene sonra da 1940 yılında Troçki öldürülüyor. Frida, Troçki için böyle bir mural çalışma yapmış. Mural: duvar resmi, doğrudan bir duvar, tavan veya başka bir kalıcı yüzeye boyanmış veya doğrudan uygulanan herhangi bir sanat eseri demekmiş.

29-IMG_3798

Artık çıkıyoruz. Buraya gelip bu yazının önünde fotoğraf çektirmeyeni dövüyorlarmış.😂

30-IMG_4969

*Frida&Diego bu evde yaşıyorlardı.*Alev&Önder* bu evi gezmişlerdi.💑

Akşam meşhur Garibaldi meydanına gidip mariachileri izleyecektik, gündüz arkadaşların yaşadıkları kapkaç teşebbüsü başımıza gelmesin diye biz gitmedik onun yerine çevreyi gezdik. İyi de etmişiz yakındaki *Monumento a la Revolucion Mexicana*Meksika Devrim Anıtını gezmiş olduk. Girişte devrim müzesi var.

d32-IMG_0449

Meksika devrimine adanmış mozele-anıt 1910 da başlanmış 1938 de Carlos Obregon Santacilia tarafında bitirilmiş.

Mozole çünkü; Yapı ayrıca 1910 Meksika Devrimi, Francisco “Pancho” Villa, Francisco I. Madero, Plutarco Elías Calles, Venustiano Carranza ve Lázaro Cárdenas’ın kahramanları için bir türbe görevi görmekte. Devrimci General Emiliano Zapata, anıtta değil, Cuautla, Morelos’ta gömülü değilmiş. 1910’da diktatör Porforio Diaz yönetimine karşı ayaklanan halk Meksika Devrimi’ni gerçekleştirmiş. Devrim kahramanlarından biri, köylü ayaklanmasının önderi Emiliano Zapata’dır.

Sinemada Emiliano Zapata’yı canlandıran ve bu rolü ile 1952 yılında ilk Oscar ödülünü kazanan  Meksikalı oyuncu Anthony Quinn’dir.

31-IMG_0423
Mexico City- Monumento a la Revolución-Devrim anıtı

Devrim Anıtı, inşaatının başlamasından yüz yıl sonra, 20 Kasım 2010 tarihinde yeniden yapılanmış ve devrimin yüzüncü yılının kutlamalarının bir parçası olarak yeniden açılmış. Meydan hayli genişti, yerden çıkan renkli ışıklarla dans eden sular vardı. Bir de panaromik asansörle seyir terasına çıkıp bakalım dedik. 50 dolar😳 (şimdiki kur değil tabiiki ) verip asansörle çıktık. Yukardan gece Mexico City manzarası muhteşemdi.

33-IMG_0455JPG

34-IMG_0457
Mexico City- Monumento a la Revolución-Devrim anıtından şehrin manzarası

İnerken başka neler var bakalım diye bu kez demir merdivenlerden indik. Düşmeden ineyim derken basamakları saymak aklıma gelmedi.😁 Kulenin eskizini ve hediyelik eşya satılan yeri gördük.

35-IMG_0461
Mexico City- Monumento a la Revolución-Devrim anıtı içi

Açıklamada diyor ki, 35 metreye çıkmışız ve yaşasın toplam 153 basamak inmişiz. Anıtın tüm yüksekliği 67 metreymiş.

36-IMG_2854
Mexico City- Monumento a la Revolución-Devrim anıtının içi

Çevreyi dolaşınca da yerel ürünler satılan akşam pazarına denk geldik ayrıca yerel müzikle dans edip şarkı söyleyen bir de grubu izledik. Bu arada unutmadan anıtın bir de gündüz görüntüsünü ekleyip geceye karışalım.

IMG_0801
Mexico City- Monumento a la Revolución-Devrim anıtı

37-IMG_043138-IMG_043539-IMG_0430

Bu tezgahtada limon sıkılarak yenen çıtır çekirgeler ve kurtçuklar vardı. 😂  “chapulines” adı verilen çekirgeler soslu ya da sossuz olarak tüketiliyormuş.

40-IMG_0432
Mexico City- Monumento a la Revolución-Devrim anıtı çevresindeki gece pazarı.

Evet bugünlük bu kadar. Otele dönüyoruz otelimiz harikaydı girişe bakar mısınız yılbaşı hazırlıkları yapılmış.

41-IMG_0419
Meksika-Mexico City Casa Blanca Hotel

Bu kez bir güzel tablo FRİDA ile veda edeyim.

42-IMG_3947
FRİDA KAHLO

Yarın büyük gün ve yol uzun, Mexico City’den ayrılıp benim heyecanla beklediğim antik kent Teotihuacan’a gideceğiz. Yani güneş🌞 ve ay🌜 piramitlerini göreceğim ne müthiş bir şey.

Umarım sıkılmamışsınızdır. Sevgiyle kalın. 💖

Meksika-2. bölüm *Xochimilco*

Aztekler diyarındayız da nerede kalmıştık? Evet otobüsümüze bindik ve Mexico City’den 28 km. güneyde rengarenk “trajineras” isimli teknelerle kanallar da gezmeye gidiyoruz.

Otobüsle San Marcos diye bir yerden geçiyorduk, eli sopalı kızlı-erkekli gençler ve etraf polislerden geçilmiyordu. Merakımızı yerel rehberimiz Sergio giderdi; İşçilerin sendika ile ilgili protesto gösterileri varmış.IMG_6602

Xochimilco;

Mexico City’deki 16 belediye başkanlığından veya beldesinden biri. Aztekler dönemdeki Xochimilco Gölü’nün güney kıyısında kurulmuş. “Xochimilco” Aztek dilinde “Çiçek bahçesi” anlamına gelmektedir. 1987 yılında UNESCO tarafından güzelim İris çiçekleri nedeniyle “ekolojik rezerv” olarak Dünya mirası kabul edilmiş ve  koruma altına alınmış. Daha önce bahsettiğim chinampas denilen yapay tarım alanları bu kanallar arasındaymış. En büyük özelliği de Aztek kenti Tenochtitlan’dan beri aynı kalması.

Güzel bir park alanına geldik. Burası Xochimilco’nun San Jeronimo bölgesi, kanal gezisine buradan başlayacağız. Yemek için ayak üstü büfe tarzı yerler vardı ama biz tekne de yiyecekmişiz. Etrafı gezelim dedik. El işlemesi yapan erkekleri görünce önden koşturdum. 😊 Pek bir utangaç davrandılar fazla çekemedim.

IMG_0312_1
Meksika-Xochimilco San Jeronimo turistik çarşı

İki güzel ve zarif hanım keyifle atıştırıyorlardı ki Türkçe konuştuklarını duyunca İstanbul’lu olduklarını, aynı iş yerinde çalışan beylerin ailece grup yapıp gezdiklerini öğrendik. Veda edip ayrılsak da bu güzel insanlarla birkaç yerde daha  karşılaştık.😊

IMG_0315_1
Meksika-Xochimilco San Jeronimo turistik çarşı da iki güzel insan.

Turistik bir yer haliyle bir sürü küçük dükkanların olduğu bir yerdi. Tekneye binmeden önce alışveriş yapalım dendi. Ben bu kez kızlarıma panço aldım. Biliyorsunuz artık iki kızım var. Gizem😍 ve Meltem.😍

IMG_0308
Meksika-Xochimilco San Jeronimo turistik çarşı
IMG_0331
Meksika-Xochimilco San Jeronimo turistik çarşı

Her zaman olduğu gibi magnetler de tamam.

IMG_0307_1
Meksika-Xochimilco San Jeronimo turistik çarşı

Biz teknelere doğru giderken biraz önceki yerliler değişik bir müzik eşliğinde dönüyorlardı.

IMG_0316
Meksika-Xochimilco San Jeronimo turistik bölgesi.

Ooo bizim yerli rehberimiz Sergio, Mesude ve Hatice hanımlara çiçek veriyordu. Hatice hanım gurubumuzun en eğlenceli insanıydı. Sergio da Gerçekten çok sevimliydi. Çiçek eh ben de aldım tabii…

IMG_0338_1
Meksikalı yerel rehberimiz Sergio

Tekneleri görünce Meksikalıların neden bu kadar hayat dolu olduklarını anladım. Rengarenk tekneler, türlü çeşit müzik. Haydi bu keyfe biz de katılalım.💃💃💃

IMG_0343
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineras denilen tekneler.
IMG_0346_1
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineras’lar

Biz bu Julietta’ya binecekmişiz.

IMG_0344
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineras’lar

Aa ama hepsi boş derken toplamda bin küsür tekne olduğunu öğreniyoruz.😲😲

IMG_0348
Meksika-Xochimilco kanalları ve trajineras’lar

Tekne gondol vari bir yöneten bir de yardımcısı var. Upuzun bir sopa ile idare ediliyorsa da kanal çokta geniş olmadığından ilk çıkış haliyle biraz zor oluyor. Kanalda ilerledikçe görüntüde gittikçe şenleniyor. Aynen böyle 😊

IMG_5312
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineraslar
IMG_0352hakan
Meksika-Xochimilco -trajineras

Sağdan soldan geçen teknelerdeki müzisyenler ki,  Maraçhi deniyor(düğün çalgıcısı anlamına geliyor) onlara eşlik eden yolcular, pişirdiklerini satanlar, yerel halı, kilim, şapka, oyuncak satanların görüntülerini çekmeye öyle kapılmışım ki yemek düşünen kim.

IMG_0369
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineras’lar
IMG_0356_2
Meksika-Xochimilco kanallarındaki mısırcı.
IMG_0360
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineras’lar

Bizim grup ve teknemiz. Hepsi birbirinden seçkin arkadaşlarım. Samsunlu Rıza EROL’a sözüm vardı(sol en sonda) ama, Piazza Avm, Özsüt falan yazmak reklama giriyormuş🤫 o da yasakmış.🤷‍♀️ Kusura bakmaz herhalde.😅😅

 

IMG_0382_1Önder yok evet, o sırada Meksikanın yerli kiliminden çocuklara almak için pazarlık yapıyordu.😂😂

IMG_6113
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineraslar

Aldı vallahi iki tane. Ama o zaman Kuzey torun yoktu. Kilimin güzelliğini gösterelim dedim.

kl
Meksika kilimde emekleyen Kuzey torun

Chinampas denilen yapay bahçelerde şimdi çiçek seraları ağırlıkta gibi.

IMG_0371
Meksika-Xochimilco kanallarındaki chinampaslar
IMG_0383
Meksika-Xochimilco kanallarındaki  seralar

Yaşam alanlarındaki evler de bazen güzel bazen de yıkık dökük, arada sandal tamir yerleri var.

IMG_0367_1
Meksika-Xochimilco kanallarındaki ev
IMG_0392
Meksika-Xochimilco kanallarında ev
IMG_0393
Meksika-Xochimilco kanallarında ev
IMG_0379
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineras tamir yeri
IMG_7957
Meksika-Xochimilco kanallarında ev

Biz etraftaki müzikle yetindik tekneye Mariachileri (düğün çalgıcısı ) almadık zaten vakit sınırlı üstelik müzikler de birbirine karışıyor. Aşağıdaki fotoğrafta müşteri bekleyen müzisyen tekneleri.

IMG_0362
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineraslarda mariachiler.
IMG_0387_1
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineraslarda mariachiler.
IMG_0388
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineraslarda mariachiler.

Tıpkı bu ksilofon çalan beyler gibi yan yana geçiyorlardı. Ve bir mariachi quarteti.

IMG_0376_1
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineraslarda mariachiler.

Mariachiler, Fransızların Meksika’yı yönettikleri dönemde ortaya çıkan, düğünlerde, davetlerde çalan orkestralar. Genelde giydikleri büyük şapkaları (Sombrero), giysileri, uzun sivri burun ve topuklu ayakkabıları ile özgün bir görünüşleri var.

IMG_5941
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineraslarda marachi quarteti

Satıcılar çok güzel harika fotoğraf veriyorlar bakar mısınız şu güzelliğe.

IMG_0386
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineraslarda mısır satıcısı

Ava giden avlanır derler. 🤩🤩🤩

IMG_2543
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineraslarda fotoğraf çeken Alev Kaplan
IMG_0389_1
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineraslarda oyuncakçılar
IMG_0391_1
Meksika-Xochimilco kanallarındaki mısırcı
IMG_0372
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajinerasdaki oyuncakçı
IMG_0396_1
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajinerastaki satıcı

Her güzel şey gibi kanalda tekne gezimiz de bitti dönerken bize şerefe 🥤🥤diyen bir güzelle veda etmiş olduk.

IMG_0397_1
Meksika-Xochimilco kanallarındaki -trajineraslarla gezen turistler.

Çok güzel saatler geçirdik yolunuz Meksika’ya düşerse buraya uğramadan dönmeyiniz derim. Çıkışta bu iki güzel kızın fotoğrafını çekiyorlardı ben de fırsattan istifade ettim.🤫

IMG_0326_1cr
Meksika-Xochimilco’da iki güzel.

Artık istikamet ülkemizde de tanınan ressam Frida Kahlo’nun müze evi. İlginizi çektiğini umuyorum. Şimdilik sevgiyle kalın.😊

Meksika- 1. Bölüm *Mexico City*

Hayalim; Castro ölmeden Küba’ya gitmekti, kısmet bu günlereymiş. Meksika’ya gideceğimin hayalini ise hiç kurmamıştım doğrusu. 😊 Sanırım kaosu bol bir memleket olduğu içindi. İyi ki gidiyoruz, koca şapkalarının altında hakikaten uyuyorlar mı? görürüz. 😊

Aslında sadece Meksika değil arada Cancun ve sonra Küba ile devam edeceğimiz bir Orta Amerika gezisi. Daha önce de deneyimleyip memnun kaldığımız Tura Turizm ve yeni tanıştığımız değerli Rehberimiz Mehmet Aydın ile 19-Aralık-2017 saat 19:35’te İstanbul’dan başlayan gezimizin ilk durağı iki saat farkı ile bir gece kalmak üzere Paris ile başladı. Paris; Dinlenme ötesi boşa geçen zamandı bizce…

Ertesi sabah 12 saat 30 dakikalık Paris-Mexico City uçuşumuz başladı. Çok enteresan bir fır hattıyla Kanada’ya yaklaşarak yukarı çıktık sonra aşağıya doğru indik ve 16:30’da Meksikanın başkenti Mexico City’e indik.

IMG_tel
Meksika-Mexico City’nin havadan görünümü

Yeşil pasaportumuzda Amerika vizesi olduğu için Meksika vizesine gerek kalmadan sorunsuz geçtik. Ama havalimanından çıkışımız hiç de kolay olmadı. Türkiye ile 8 saat farkımızla, tarih 20 Aralık saat 20:38 olmuştu bile…

Bilginiz olsun; Meksika’ya giden Türk vatandaşlarının vizeye ihtiyacı var; ama bunun tek istinası; ABD vizeniz olması, o zaman ülkeye girişte vizeye ihtiyaç duymuyorsunuz ve kalma süresi de ABD vizesi sayesinde 180 gün.

Uluslararası havalimanından çarpıcı görüntüler. Ben bayıldım… Gümrük çıkışında fotoğraf makinamı çıkaramadım her taraf polisti, ama İphone 8 iyi iş çıkarmış gibi😉

Harika duvar resimleri…

IMG_9939
Meksika-Mexico City’nin havalimanı duvar boyamaları
IMG_9942
Meksika-Mexico City’nin havalimanı duvar boyamaları
IMG_9943
Meksika-Mexico City’nin havalimanı duvar boyamaları
IMG_9941
Meksika-Mexico City’nin havalimanı duvar boyamaları

Köpeklere bütün bavulları koklattıkları gibi bazılarımızın bavullarını da didik, didik aradılar. Bavul bekle şu bu derken saat 20:30 civarı oldu doğru otele gittik. Yarının programı yoğun zira. Yerel para birimi Peso’dur (MXN) o da şimdi 0.25 TL. Dolar kesinlikle geçmediği için havaalanında Peso aldık.

Yerel halkın çeşitliliğinden dolayı 3 tane resmi dili varmış ama en çok İspanyolca konuşuluyordu. Uyuşturucu olayları vs çok olduğundan aşırı dikkatli olmak gerekiyormuş. İlerki satırlarda anlatırım grubumuzdaki bir çift neredeyse kapkaç mağduru olacakmış. Biz tur ile geziyoruz ama bireysel gidecekseniz de buraya Kasım ve  Şubat ayları arasında gelmelisiniz.

Mexico City;

Günümüz Meksika halkı, eski ve yeni dünya insanlarının birbiriyle karışmasından meydana gelmiş. Nüfusun %15 ini beyazlar, %25’ini yerliler, geri kalanını ise melezler oluşturuyor. Yerlilerin çoğu Meksika’nın farklı bölgelerinde yaşıyor. Mexico City de gezdiğimiz yerlerde Aztekleri atası kabul eden Meksikalılar ile Kızılderili tipleri baskın gibiydi.

1300’lü yıllarda Aztekler tarafından birbiri ile bağlantılı 5 gölden biri ve en büyüğü olan Texaco Gölü üzerine kurulmuş ve 15. yüzyıla kadar Meksika İmparatorluğu’nun başkentliğini yapmış. Aztekler zamanında ve bugünde hala modern sanat ve mimarinin merkezi, politika-kültür-eğitim yönünden de Meksika’nın en önemli merkezidir.

Aztekler döneminde * Ulu Teotihuacan* ; İspanyol sömürgesi döneminde * saygı değer ve asil emperyal şehir* ve gösterişli evler ve yapıların bolluğu ile de *Saraylar şehri* olarak tanımlanan Mexico City çevresi ile birlikte 20 milyona varan nüfusu ile bence Mega Metropol adını da kullanmalı. ☺️ (Tarihi bilgileri fotoğrafları ekledikçe yazacağım)

Şehir turumuzun ilk durağı gerçekten de muhteşem bir yapı olan *Palacio de Bellas Artes* Kültür Sanat Merkezi. Alameda diye güzel bir parkın içinde. Bulunduğumuz saat içerisinde kapalıydı gezemedik. Dört bir tarafında Pegasus (kanatlı-uçan at) heykelleri var. Yapımına 1904’te başlanmış 1910 yılına kadar sadece iskelet olarak kalmış. Zemin kaygan toprak olduğundan bina ağır gelmiş ayrıca Meksika Devrimine yol açan olayların başlamasıyla inşaat sekteye uğramış ve nihayet bina 1934 yılında bitmiş.

IMG_0160
Meksika-Mexico City-Kültür Sanat Merkezi *Palacio de Bellas Artes*

1911’de sahne perdesi Meksikalı sanatçı Gerardo Murillo tarafından tasarlanan ve Louis Tiffany tarafından New York’ta yaptırılan neredeyse 1 milyon renkli camdan yapılmış vitray sahne perdesi 24 ton ağırlığındaymış. ( iyi de madem bina batıyor perdenin daha hafif olanını yapsanıza 😄 ) Ve bina yapıldığından beri tam 4 metre toprağa batmış. Zaten Meksikada yaşam alanları; büyüklü küçüklü göllerin doldurulması ile yaratılmış demiştik. Binanın daha çok batmaması için de çalışmalar yapılıyormuş.

IMG_0161
Meksika-Mexico City-Kültür Sanat Merkezi *Palacio de Bellas Artes*

Kapı önü heykelleri

IMG_0163 kopya

IMG_0170kopya

IMG_0166 kopya
Meksika-Mexico City-Kültür Sanat Merkezi *Palacio de Bellas Artes*

Bu güzellikleri geride bırakıp karşımızdaki sokaktan dümdüz gidip sağa dönüyoruz. Burası Calle de Condesa yani kontes sokağı imiş. Güzel çinileri olan bu binayı kaçırmadım.

IMG_0173

Rehberimiz acele etmeyin sürpriz var dedi ve lüks bir alış-veriş yerine girdik etrafa bakınarak yürürken birden karşımıza yine lüks bir salon ve yemek yiyen insanlar, süslü yerel giysili garson kızlar çıktı. Evet meşhur bir restoranmış burası.

IMG_6322
Mexico City – Sanborns  Restoran

Aslında 18. yüzyılda yapılmış iki ayrı bina sonradan birleştirilmiş. 1881 yılında yapı bir özel erkek kulübü ve Jokey kulübü olarak görev yapmış 1917 yılında ise yapının içine Sanborns isimli hala çalışan bu restoran ve mağazalar zincirinin şubesi açılmış.

IMG_0184
Mexico City – Sanborns  Restoran

Bu merdivenlerin duvar ve tavan süsleri çok güzeldi.

IMG_2390
Mexico City – Sanborns  Restoran

Restoran ortalama fiyatları ve iyi gıdalarıyla ünlüymüş. Yapının iç duvarları: Jean Palcologue tarafından boyanmış, gerçekten hoş bir görüntü vardı.

IMG_0188
Mexico City – Sanborns  Restoran

The House of Tiles-Çinili ev veya Fayans evi 😊 denilen bu yapı 9 Şubat 1931 tarihinde ulusal anıt ilan edilerek koruma altına alınmış. Sessizce dışarı çıktık.

Binanın dış yüzü ve Av.Francisco I Madero’ya da çıkmış olduk. Bu caddeye adı verilen önemli zat: Francisco Ignacio Madero González, 1911’den 1913’te suikastine kadar Meksika’nın 33. başkanı olarak görev yapan bir Meksikalı devrimci, yazar ve devlet adamı.

IMG_0194
Mexico City- The House of Tiles –  Av. Fc.I Madero

Hemen karşımıza Bir kilise çıktı kapısı güzeldi içeri girmedik.

IMG_0192

Evet I Madero’da yürümeye devam.

IMG_0197
Mexico City–Av.Francisco I Madero

Yine bu cadde üzerinde yapılmış Iturbide Sarayı. San Mateo Valparaiso Kontu tarafından kızı için bir düğün hediyesi olarak inşa edilmiş. Odaların bir kısmını gümüş kaplattığı için gümüş saray diye de bilinirmiş. Kapısı harikaydı kaçırmadım. Kapı ve pencere fotoğraflamayı çok severim. 🤷‍♀️

IMG_0201
Mexico City–Av.Francisco I Madero’da  Itubide sarayı
IMG_0202
Mexico City–Av.Francisco I Madero
IMG_0205.YAN SOKAK
Mexico City–Av.Francisco I Madero-yan sokaktan görünüm.

Yine bir kilise ve kapı önünde fakiri ile… “La Profesa” olarak bilinen San Felipe Neri Tapınağı, 16. Yüzyılda İsa Cemiyeti tarafından bir Cizvit Cemaati kilisesi olarak kurulan Roma Katolik kilisesi. 1821 yılında İspanyollardan ayrılarak bağımsızlık anlaşmasının imzalandığı Kilise olması nedeniyle önemliymiş. Yine burası da batmaya başlamış girişe köprü yapmışlar. Biraz hızlı geçtik fotoğraf bu kadar. 😏

IMG_0210 templo de la propesa o de san Jose del real
Mexico City -“La Profesa” olarak bilinen San Felipe Neri Tapınağı.

Alttaki fotoğrafta demirlere dikkatli bakınca binanın arkaya doğru batma miktarı biraz görülüyor.

IMG_0211_1

IMG_0215_1
Mexico City -“La Profesa” olarak bilinen San Felipe Neri Tapınağı.

Bu cadde lüks mağazalar caddesi mesela; bu güzel binanın altı tümüyle Zara idi.

IMG_0213. 19.yy yapılmış

Estanquillo Müzesi; 19. yüzyılda inşa edilmiş. Genelde şehrin kültürel tarihine ilişkin müzik, sinema ve tiyatro posterleri sergileniyormuş.

IMG_5897
Mexico City-Estanquillo Müzesi
IMG_0214
Mexico City-Estanquillo Müzesi

Latin Amerika Kulesi; 1956 yılında yapılan Meksikanın en yüksek prestijli gökdeleniymiş. Sismik bir arazide kurulmuş olmasına rağmen 1985 depreminden başarı ile hiçbir hasar görmeden çıkmış. 44 katlı yüksekliği 188 m imiş.

IMG_0218_1
Mexico City- Latin Amerikan gökdeleni.

Nihayet meşhur Zocalo Devrim (Reforma) de denen meydanına çıktık. 💃💃💃 Burası şehrin tam merkezi ve aynı zamanda dünyanın en büyük üçüncü meydanıymış.

IMG_0222_1

Manzara çok güzel, karşıdaki yapı; Catedral Metropolitan

IMG_0219
Mexico City- Catedral Metropolitan

Yılbaşı hazırlıkları tamamlanmak üzere. Bu devasa yılbaşı çamı önünde fotoğraf önceliği elbette bizde. 🤩🤩🤩

IMG_8975
Mexico City- Socalo meydanı ve biz— Próspero Año 2018( yani mutlu yıllar 2018)

Meksikalılar çok renkli insanlar. Heryeri de rengarenk süslemişler. İlginç bir şey öğrendik. Meksikalılar için yılbaşı gecesi bir tür “Ölüler Günü” imiş. Ama düşündüğünüz anlamda değil. Yılbaşı gecesi üzerinde cadı, vampir, hayalet kostümleri olan çocuklar ve gençler kapı kapı gezerek yiyecek ve şekerlemeler topluyorlar; bunları veren ev halkı da ölüleri beslemiş olduklarını düşünerek alabildiğine cömert davranıyor. Sonra da tüm halk sabaha kadar sokaklarda eğleniyormuş. Kalamadığımız için maalesef göremeyeceğiz. 😔

IMG_0227

IMG_0226_1

IMG_0223_1
Zocalo Meydanından

Metropolitan Katedrale -En kutsal bakire Meryem’in göğe kabulü katedrali- gidiyoruz, içini de gezeceğiz. Dışı da çok görkemli. Meksika’nın en değerli mimari başyapıtlarından yalnızca biri değil, aynı zamanda Latin Amerika’nın en büyük ve en eski katedrali. Görünen iki çan kulesinden başka toplam 25 çanı varmış. Sol kuledeki çan en ağır olanı -bir 10 ton varmış galiba – ve adı Santa Maria De Guadalupe imiş.

IMG_0229
Mexico City – Metropolitan Katedrali

Meksika’nın büyük bir gurur kaynağı olmasına rağmen, şimdi Roma Katolik Başpiskoposluğunun koltuğuna ev sahipliği yapıyormuş.

IMG_0236
Mexico City – Metropolitan Katedrali

Katedral, eski bir Aztek tapınağı yerine inşa edilmiş. Eskiden burada piramit şeklinde Aztek tapınağı varmış ve bu tapınağa ait olan taban kısım, Katedralin hemen arkasında yapılan bir kazıda tesadüfen bulunmuş birazdan orayı da göreceğiz (Temlo Major). Yani İspanyollar Azteklere ait herşeyi yıkıp yerine kendi yapılarını inşa etmişler. Bana hiç de yabancı gelmedi. 😉 Bu da diğer kapısı.

IMG_0234
Mexico City – Metropolitan Katedrali

Katedral 1573-1813 neredeyse üç yüzyıl boyunca sürekli genişletilerek gri kum taşından inşa edilmiş. Neo-klasik- Barok-Neo Rönesans gibi üç farklı mimari stil harmanlanarak inşa edilmiş.

IMG_0240_2

1967’deki yangında, Amerika’nın en büyük 18. yüzyıl belgeselleri ile birlikte birçok resim yanmış. Ama Hernan Cortes ve Veracruz’un ilk valisi Miguel Barrigan’ın gömüldüğü yer hakkındaki tarihi belgeler de dahil olmak üzere daha önce saklı olan hazinelerin keşfine de yol açmış. Şehirdeki birçok bina gibi bu katedral de 1990 yılındaki restorasyon ile batmasına engel olunamamış ama kuleleri düzeltilerek en azından batacaksa da eşit olarak batsın demişler. 😟

IMG_0242
Mexico City – Metropolitan Katedrali içi

Tanıdık bir kilit asma yeri Katedralin bahçesinde ise II. Jean Paul’ün Meryem Ana ile birlikte oldukları büyük bir heykeli vardı. Papa bu ülkeye beş kez gelmiş.
Bu ülkede resmi olarak bir din yok! Ancak halkın %89’u Katolik.

IMG_0247

Papanın bu heykeli için Meksikalılar milyonlarca anahtar bağışladılar ve Meksikalıların sevgisiyle yapıldı. 10 Şubat 2007’de açıldı. Anıtta öyle yazıyor. 😇

IMG_0251

Çevreden bir kaç enstantane.

IMG_0254IMG_0255IMG_0256

Allah için ortalıkta şapkasının altında uyuyan bir tane Meksikalı göremedik. Bu da yan gelip yattığına göre kesin bizden biridir dermişim. 😂😂😂😂

IMG_0257

1978 yılında Zocalo Meydanı’nda yapılan metro çalışmaları sırasında Aztek Piramidi’nin (Templo Mayor) kalıntıları ortaya çıkmış.

IMG_0261
Mexico City-Templo Mayor bölgesi

Eskiden burada piramit şeklinde Aztek tapınağı varmış ve bu tapınağa ait olan taban kısım, Katedralin hemen arkasında yapılan bir kazıda tesadüfen bulunmuş. Mexico City içindeki tek Aztek kalıntısı da bu kalıntılar. Bir kısmını da camekan içinde maket ile anlatmışlar.

İspanyolların keşfinden veya işgalinden diyelim önceki halklar; İlk olarak Toltekler sonra, Oltekler, Mayalar Aztekler, ve en sonra da Kızılderililermiş. Aztek halkının gerçek kökenleri belirsizdir, ancak isimleri anavatanlarından olan Aztlan veya “Beyaz Topraklar” adından gelen kuzey kabilesi olarak başlamış olduklarına inanılmaktadır.

 

IMG_0264
Mexico City-Templo Mayor bölgesi

Şimdi; Yerleşimleri ile ilgili çok güzel hikayesi var aşağıdaki maket üzerinde Mehmet rehberimiz anlatıyor.

IMG_8249 2
Mexico City-Templo Mayor bölgesi

Kolomb öncesi Amerika Kıtası uygarlıkları içinde tarihsel açıdan en ilginci kuşkusuz Aztekler’dir. Çünkü Aztekler, Meksika Vadisi’nde Texcoco Gölü kıyılarına yerleşmeden (MS 13. yüzyıldan) önce topraksız, Tenochua denen yoksul göçerlermiş, göl kıyısındaki göçtükleri yerlerde buldukları boş, verimsiz topraklarda birkaç yıl mısır ekerler, toprak, döktükleri emeğin karşılığını veremez olunca da başka yer ararlarmış. Ama sonra imparatorluk bile kurmuşlar.

Efsaneye göre; Aztekler bu göçleri sırasında uğradıkları bir mağarada karşılarına Büyücü Arı kuşu tanrısı çıkmış. Bu büyücü tanrı Tenoch, sözünü dinlemeleri koşuluyla, onlara öncülük etmeyi önermiş ve zamanı geldiğinde yerleşebilecekleri yeri göstereceğini bu yerin de bir kaktüsün üzerine tünemiş, gagasından bir çıngıraklı yılan sarkan kartalın görüneceği yer olacak demiş.

Aztekler’in hem savaşçı hem din adamı olan önderler kesimi, onları bir buçuk yüzyılı bulan göçleri boyunca bu masalla yönlendirmişler ama sonunda yerleşmeyi düşündükleri bu kaktüsü bol yere vardıklarında kabilelerine, tanrılarının sözünü ettiği kaktüsü ve kartalı gördük demişler ya da gördüklerini söylemişler bilmiyoruz. 🤷‍♀️  Yani burayı. (Meksika bayrağında da aynı kaktüs üstünde ağzında bir yılanla kartal resmi vardır.) Ve böylece 1300 lü yıllarda Aztekler 2250 metre yüksekliğinde, etrafı volkanik dağlarla çevrili Texcoco Gölü üzerinde bulunan bu adaya Tenochtitlan şehrini kurmuşlar. Günümüzdeki Mexico City’nin de merkezini oluşturmuş oldular.

Gölleri nasıl ekilir biçilir hale getirmişler onu da yazayım çok yaratıcı hatta bence çok dahiyane.

IMG_0267

Göçebe Aztekler çevredeki kamışları örerek sallar yapmışlar sonra gölün dibindeki ve bataklıktaki çamurları bu salların üstüne yığmış Chinampa denilen tarım amaçlı kullanılan yüzen bahçeler yapmışlar. Bahçeleri genişlettikçe de karalar oluşturup şehirlerini de büyütmüşler. Aslında kendi yarattıkları toprak olduğu için bina yaparken de hafif olsun diye ya ağaç ya da volkanik taşlar kullanmışlar.

Evet 13. yy’da Tenochtitlan ile başlayan yaşamları; İspanyol fetihçi Hernan Cortes’in önderliğindeki işgalcilerin 1521’de Tenochtitlan’ı ele geçirip heryeri yakıp, yıkması ile son bulmuş. Cortesde; zaferinden sonra Tenochtitlan’ı tamamen yıkıp Mexico City’yi bu gördüğümüz harabeler üzerine inşa etmiş. Önemli bir uygarlık yok olmuş. Ama gördüğümüz gibi hiç birşey sonsuza kadar gizli kalmıyor. 😂😂😂

Görülecek yerler arasında ulusal saray *Palacio Nacional* var meydana doğru yürüyüp sola dönecekmişiz. Mehmet Rehberimiz fotoğraf çekin ama sakın kaybolmayın ve dikkatli olun dedi.

IMG_7871
Mexico City- Metropolitan katedrali vaftiz bölümü
Alevkaplan
Mexico City- Metropolitan katedrali vaftiz bölümünün kapısı

Kimileri eski geleneklerini yaşatmak için yapacakları gösteriye hazırlanıyor, kimi yerel giysileri ile fotoğraf çektirip para kazanıyor kimi de sanırım kehanetlerde bulunacak ki bizim bakla falı bakan falcılar gibi 😊 önüne materyallerini diziyordu. Buyrun birlikte bakalım.

IMG_0275_12
Mexico City-Zocalo meydanında yerliler.

IMG_0294_1

Dikkat ediniz davulları eski zamanlardaki gibi varilden yapılma.👍

IMG_0285mmm

IMG_0292_1

Bu amcam da enteresan malzemelerle ritm tutuyordu. İcad fena sayılmazdı.

IMG_0286

Bizden önce yürüyenler geri dönün saray kapalı dediler. Zaten bizim anladığımız mana da bir saray değil ama duvar resimleri çok güzelmiş. Göremedik. 😔

Azteklerin aşırı dindar kralı olan 2. Moctezuma’nın Sarayı. İstilacı İspanyol General Cortez, Moctezuma’nın Sarayının yerine kendisine önceleri bir kale, sonra saray yaptırıyor (1521-1530). Sonradan bu bina 1562’de Cortezlerden İspanyol Kraliyetince satın alınıyor ve 1820’lerde Meksikalıların bağımsızlıkların kazanmasına kadar da İspanyol Kraliyetinin atadığı valilere hizmet ediyor.

IMG_0277_1
Mexico City
IMG_0278_1
Mexico City-Ulusal Saray bölgesi

Tekrar Zocalo meydanına dönüş ve buradan fotoğraflar ile ayrılıp otobüsümüze bineceğiz.

IMG_0288_1
Mexico City-Zocalo meydanında yardım panosu.

Öğlen oldu açıktık 😋 sanırım hem ziyaret hem ticaret deriz ya! onun gibi evet Xochimilco’ya kanallara gidiyoruz. Şehir merkezinden 28 km. kadar güneye… Bir de kapanmadan yetişirsek Frida Kahlo’nun Coyoacan denen yerdeki müze evini gezeceğiz.

Eveeet rengarenk “trajineras” isimli teknelerle geziyi ikinci bölümde anlatayım. Dedim ya yoğun fotoğraflı olur benim gezi yazılarım. 😇 ”Gezmiş kadar olduk” diyesiniz diye 😉😊 😍

Görüşene kadar sevgiyle esen kalınız.