BÜYÜK AFRİKA TURU-9-BOTSVANA 🇧🇼

BOTSVANA CUMHURİYETİ

Chobe Milli Park Safari Turu

       Büyük Afrika Gezimizin üçüncü ülkesi Botsvana, Zimbabwe ile sınır komşusudur. Buraya kadar gelmişken ziyaret etmemek olmazdı diyen rehberimiz Barbaros Bey, Botsvana’ya gezimiz safari amaçlı o nedenle sabah gidip akşamüstü döneceğiz dedi. Sabah erkenden yola çıktık tarih 4 Mart 2023 Toplam 1.5 saat sonra Zimbabwe tarafındaki Kazungula sınır kapısındaydık. 

       Zimbabwe tarafı uzun tırların park ettiği bir yer olunca fotoğraf çekmedim. Hemen çıkışımızı yaptık. Yürüyerek Botsvana sınır kapısına Babun’lar eşliğinde gittik.

       Çok kısa bir sürede zaten anca 20 kişiydik geçtik. İki grup olduk ve 4X4 araçlarımızla Botsvana Chobe (çobe okunuyor) Milli Parkına doğru gidiyoruz. Bu safaride bize Barbaros rehberimizin arkadaşı değerli Arkeolog ve Vahşi Yaşam Rehberi Serdar Çetin Bey eşlik ediyor. 

       Botsvana Cumhuriyeti’nin erken tarihinde yerleşik halkının Tsavanalar (San’lar) ve Khoi’ler olduğu sanılıyor. Zaten Botsvana adı da buradan geliyor. Botsvana ”Tsavana’nın ülkesi” anlamındadır. Ama bugünkü sakinlerinin çoğu Setswana-konuşan Sotho halkının soyundan geliyor.

       Afrika ülkeleri içinde tarihi çalkantıları çok olmayan, düzgün ekonomisi ve onunla uyumlu halkı ile en barışçıl ülkelerden biridir. Botsvana’nın başkenti Gaborone’dir. 2.5 milyonluk nüfusu ile sahip olduğu topraklarının büyük kısmı hepimizin coğrafya dersinden bildiği Kalahari çölü ile kaplıdır. Resmi dili Setsvana diğer diller Kalanga, Sekgalagadi ve İngilizce, para birimleri Botsvanan Pula’sı yağmur anlamına geliyormuş. 1 Pula 2.25 Türk lirasıdır.

       Botsvana bayrağı, mavi zemin üstünde siyah ve beyaz renk çizgilerden oluşmuştur. Mavi renk refahın sembolü kabul ettikleri yağmur ve suyu temsil eder. Siyah beyaz çizgiler yine çeşitli ırkları temsil eder. Ülkenin resmi bir çiçeği yoktur ama armalarında Zebra resmi vardır ve ülkenin ulusal hayvanıdır.

       Elmas madenleri ülkeye ekonomik kazanç getirse de halkına pek de faydası olmamış gibi. Elmaslar hakkında yeni bir şeyler öğrendim malum elmas karbonun yüksek basınç formudur ve kimberlit borusu-bacası her neyse *kimberlite pipes*denen volkanik bir kaya kalıntısı var onun içinde bulunuyorlar, gerçi bazen hiç olmaya da biliyor.

       Botsvana’da ilk elmas daha doğrusu kimberlit bacaları 1967 yılında bulunuyor. Ama Afrika’da bulunuş tarihi 1800’lü yıllara denk geliyor. İlk kez bulunduğu Güney Afrika’nın Kimberley kasabasından dolayı da adını kimberlite koyuyorlar. Burada da hükümetin ortağı yine 50/50 ile Güney Afrika De Beers şirketi. Öyle biteviye çıkan bir maden değil. Botsvana’daki 3 elmas madeninin ömrü 35 yıl kadarmış o yüzden de ülke yeni arayışlarla tekstil gibi alanlara kaymaya başlamış.

       Botsvana’da yeşil alan azlığı ve yüzey suyunun az olmasından dolayı da hayvancılık sığır yetiştiriciliği önem kazanmış öyle ki, evliliklerde bile resmi olarak bogadi dedikleri gelin bedeli olan 10 sığır gelinin babasına verilmezse evlilik gerçekleşmiyor. Tipik başlık parası tabii ama o zaman para yerine sığır öncelikli değişim aracı olmuş. Ve hala köylerde bu adet devam ediyormuş. Chobe’ ye yaklaşıyoruz çevreye bakalım.

       Kasane, Botsvana’nın büyük şehirlerinden biri Chobe Milli Parkına’ da 10 km mesafede. Botsvana’da bizi karşılayan sadece Babunlar değil çok güzel bir de ağaç karşıladı. Baobab adındaki bu güzel, insana güven veren ağaç; Afrika kıtası, Madagaskar ve Avustralya’ya özgü bir tür. Geniş gövdesi tepede taç gibi kümelenmiş küçük yapraklı dalları ile hayli ilgi çekici. 

       Serdar Bey’den anlatı; Baobab ağacı kurak bölgelerin can damarı sayılır. Hayli geniş gövdesi kuraklık öncesi az miktarda yağan yağmuru depolayacak şekilde evrimleşmiş. Üstelik 3000 yıl yaşayabilen bu ağaç inanması zor ama 2.5 ton suyu gövdesinde biriktirirmiş. Nasıl mı? Aynı Kaktüsler gibi gövde içindeki parankima dokusunu kullanarak. Bu güzel ağacın bir de efsanesi var. Nihayet bir hikâye buldum. Önce bu güzeli görelim.

Botswana- Baobab Ağacı
Botsvana- Baobab Ağacı

       Muhtemelen ilk yerli kabileler ağacın gövdesinin kalın dallarını ince görünce kesinlikle bu ağaç tanrıları kızdırmış olmalı ki, tanrılar onu ters yüz etmiş lanetlemiş diyerek ağacı *lanetli ağaç* olarak kabul etmişler. Bir kısım yerliler; Ağaç izinsiz olarak dallarına yerleşen şeytanı kovmak için dallarını sallar buna kızan şeytan da ağacı ters çevirir sonra da bir daha yetişmesin diye tüm genç fidelerini de koparır adı* Şeytan Ağacı* olur.

       Bir başka hikâye rehberimiz Serdar Beyden; Afrikalı yerlilerden adamın biri -Ben bu Afrika’yı sevmedim gideceğim diye söylenip duruyormuş. Adamın bu serzenişini duyan Tanrılar çok kızıyor ve bu çok büyük ağacı yerinden söküp adamın üstüne kafes gibi ters kapatıp kaçmasına engel olurlar. O yüzden şekli böyleymiş.

       Yılda bir kere açan 20 cm boyda olan çiçeği bir gün anca yaşarmış. Meyvesinin etli kısmı yenir ama ekşiymiş, içini kestiniz mi tebeşir tozu gibi olan tozu her derde deva imiş. Portakaldan 8 kat fazla C vitamini, sütten 4 kat fazla kalsiyum ihtiva eder. Yağı iyi bir nemlendiricidir. Meyvesi ülkemizde de varmış. 

       Kabile dönemlerinde insanlar Baobab ağacı ile iç içe yaşamışlar öyle ki Baobab ağacının gövdesini mezar olarak bile kullanmışlar. Kabuklarını soyup halat yapmışlar, kumaş yapımında kullanmışlar. Meyvesini yemişler şifacılar hastalara kullanmış. Kısaca hayatlarına kattıkları bu ağacın uzun yaşamından dolayı ona*Hayat Ağacı*da demişler ki, bana göre en uygun ismi bu olmalı.

       Nihayet Chobe Milli Parkına, parkın Sedudu kapısına geldik. 

       Chobe Milli Parkı; 
       Kapı girişindeki tanıtım tahtasından alıntıdır.

       14 Temmuz 1960’ta av rezervi olarak kuruldu. Daha sonra 3 Ağustos 1967’de ilk milli park olacak şekilde geliştirildi. Botsvana’da en büyük ikinci milli parktır (ilki Kalahari’dir) ve 10.590 kilometrekarelik alanı kaplamaktadır. Dört ana odak noktasını kapsar; önde Floooplains- taşkın su yatağı ormanları ve tik ağacı ormanı ile Chobe nehri. Batıda Savute bölgesi. Kuzeybatıda Linyanti bataklıkları, arada ise yaz ve kış kuru kalan arazi bulunur. Chobe Milli Parkı’nın önemli bir özelliği fil popülasyonudur.

       Jeep safarisi başlıyor der demez inanılmaz güzellikte bir grup Antilopla 🦌 🦌🦌 burun buruna geldik. Yoldan geçmek üzereydiler bizi görünce durakladıkları anda fotoğraflarını çektim. Ne kadar güzel hayvanlar renkler muhteşem, bakışlar ürkek, hepsi dişi çünkü boynuzları yok derken solda kıvrık ve uzun boynuzlarıyla bir erkek ardında dişisi ile İmpala gördüm (son karede) kaçırmadım. Gerçi daha çok görecekmişiz üzülmeyelim. Bu güzeller de suya gidiyor olmalılar.

       Evet suya yaklaşmışız. Su dedim ama Chobe nehri elbette parka da adını vermiş. Chobe Nehri, Angola’nın yaylalarından doğar gelir ve Zambezi ile birleşir en sonunda Viktorya Port’ tan akarlar. Şimdi karadan gidiyoruz ama nehirden de safari yapacağız demiştim. Alttaki fotoğrafta görülen çıplak ağaçlar hep filler yüzünden kurumuş. 🐘 Bu parkın büyüklüğü İzmir kadar, çevredeki doğal koruma alanlarını da dahil edersek Ege Bölgesi kadar bir alan diyebiliriz.

Botswana- Chobe Milli Parkı
Botsvana- Chobe Milli Parkı

       Bir müddet kıyıdan gideceğiz dikkatle bakınıyoruz. Kıyıya doğru yakın gidince nehirde özel safariye çıkanları gördük ve şansımıza bir de büyük beşlilerden Bufalo çıktı hem de üzerinde Little Egret-Küçük Ak Balıkçıl kuşu birlikte. Bu kuş, Bufalo hareket ettikçe etrafta uçuşan böcekleri yiyerek yaşar. Fotoğrafta pek seçilmiyor ama bir de minik kırmızı gagalı –Red-Billed Queleas kuşu var, bu kuş da Bufalo üstündeki böcekleri yer. Bufalo’ yu bekledik yüzünü görelim diye ama yürüdü gitti. Zaten sulak alanda yaşayan bir cinsi olunca karada rast gelmek zormuş. 🤷‍♀️

Botswana- Chobe Milli Parkı
Botsvana- Chobe Milli Parkı
       Başka ne görebiliriz diye sessizce sağa sola bakarak ilerliyoruz şoför arada bir yine diğer araba ile irtibatta. Çalılık bir yerden geçiyoruz işte bize bakan bir Kudu. İyice sessizleştik yoksa hemen kaçarmış. Bakışın güzelliği derken bir bakışlık an ve çalılıklarda kayboldu bile.
 
       Kudular Afrika’daki en görkemli hayvanlardan biridir, büyük ve küçük Kudu diye iki türe ayrılmış. Büyük Kudular Dünyanın her yerinde bulunabilirken fotoğrafını eklediğim tip küçük Kudular sadece Güney ve Doğu Afrika’da yaşıyorlar. Bütün olarak göremedik ama vücutlarının yanlarındaki beyaz çizgilerin sayısı da tanımlamaya yardımcı olur. Sarmal boynuzlarından onun erkek olduğunu anlarız. Ama bu boynuzları yüzünden avcıların baş hedefi oluyorlarmış. Bilemedik meğer boynuzlarından kupa yapıyorlarmış.
Botswana- Chobe Milli Parkı
Botsvana- Chobe Milli Parkı

       Nehir kenarından devamla sessizce giderken Serdar Bey dikkatli bakınız şu gördüğünüz ağacı Leoparlar 🐆 çok sever, avlanmak için çıktıklarında bu ağacın içinde gizlenir gördüğünüz gibi etrafta bolca dolaşan İmpalaları avlarlar dedi. Eğer bir ağaçta leopar görürseniz asla göz, göze gelmeyiniz ve temkinli bir şekilde sakince yürüyüp gidin dedi. Kendisi böyle bir deneyim yaşamış. Aşağısı İmpala kaynadığına göre avlanmak için saklanan leopar da yok yani. 😁 Allah korusun dedik, ağaç altta.

Botswana- Chobe Milli Parkı
Botsvana- Chobe Milli Parkı

       Bu arada karşıda görülen yeşillikli alan Sedudu adası. Botsvana bayrağı var. Bir dönem Namibyalılar burası bizim diyor kendi bayraklarını asıyor, Botsvana geliyor kendi bayrağını asıyor. Her ikisinin de deniz kuvvetleri gelip birbirlerinin bayrağını kurşunluyor. 1997 yılında Hollanda aracı olup burası Botsvana’nın diyerek sorunu çözüyor. Sedudu adasının hemen arkası da zaten Namibya.

       Bulunduğumuz alan İmpala sürüsünün bölgesiymiş etrafımız resmen sağlı sollu İmpalalarla çevrili. Nehrin ve vahşi yaşamının güzellikleri anlatılmakla bitmez resmen mest olduk. Baksanıza…    

Botswana- Chobe Milli Parkı
Botsvana- Chobe Milli Parkı

       İmpalalar Botsvana’da yaygın olarak bulunurlar. Chobe’nin de bu Kuzey bölgesinde çok yaygınlar. İmpala Afrika’ya özgü orta büyüklükte sayılabilecek bir antiloptur ve Zulu dilinden gelme Gazelle yani ceylan anlamındadır. Uzun süre susuzluğa dayanabilirler. Yaşam alanları açık alanlar ve su kenarlarıdır. Otçul hayvanlardır çalı ve tohumlarla beslenirler, burada muhtemelen dışkılardaki tohumları yiyorlar. 

       Alttaki fotoğrafa dikkatli bakınız İmpalaların arkasında iki yanda bir de kuyruğunda siyah olarak 3 çizgi vardır bunlara *follow me* takip çizgisi deniyor ve birbirlerini kaybetmeden takip ediyorlar. 😁 

Botswana- Chobe Milli Parkı
Botsvana- Chobe Milli Parkı

       Etraflarında irili ufaklı kuşlar da var hatta kaz var. Önce Kutsal İbis * Sacred Ibis* bizim kelaynak gibi bir aynak türü.

Botswana- Chobe Milli Parkı
Botsvana- Chobe Milli Parkı

       Mısırlıların kendisine kutsal değer atfettikleri bir kuş. Mısır antik mezarlarında mumyalanmış birçok örneği bulunmuş. Bu kuşların Mısır Tanrısı Thoth’un reenkarnasyonu olduğuna inandıkları için kutsal saymışlar. Kökenleri Mısır’da artık soyları tükenmiş durumda. 

       Çok renkli bir çift kaz gözlem alanımıza girdi, gerçi nehrin az ilerisindeki otlak alanda sürüsü duruyordu. Bu iki eş bize en yakın olanlardı. Bunlar da ne hikmetse Mısır Kazı-*Egyptian Geese* ama yine mısırda soyları tükenmiş.    

Botswana- Chobe Milli Parkı
Botsvana- Chobe Milli Parkı

       Ben Karayip Korsanına benzettim gözlerinin koyu rengi, maske takmışlar gibi. Mısırda Nil vadisinde yaygın olarak bulundukları dönemde bu renkli görüntüleri nedeniyle 17. yüzyılda İngilizler Aristokrasisine süs hayvanı olarak tanıtır. Zamanla buralardan Avrupa’ya, Amerika’ya ve Yeni Zelanda’ya yayılıyorlar. Mısır papirüslerinde resmedilen insanların başında görülen kuş işte bu kazdır. Bu kazlar istilacı tip olarak görülüyorlar ve çok agresif olabilirlermiş öyle ki, yaşam alanlarına giren dronlara bile saldırdıkları gözlemlenmiş. 😁

       Hemen karşı kıyıda bir grup yapılar var ve karşı kıyı Namibya. Turistik bir lodge, vahşi yaşamla iç, içe konaklama imkânı sunuyormuş.  

Botswana'dan- Namibya'ya bakış.
Botsvana’dan- Namibya’ya bakış.

       Evet güzel bir kahveyi hak ettik diyerek bir ağaç altında mola verdik. Etraf hemen maymunlarla çevrildi, tüm safari gruplarının burada mola verdiğini düşünürsek yiyecek bulma ümidiyle etrafta ajan gibi dolaşıyorlar. 

Botswana- Chobe Milli Parkı
Botsvana- Chobe Milli Parkı

       Ay inanılmaz ağacın tepesinden bakışlar süper. Anne bir dalda, belli ki, çok çocuk yetiştirmiş hayli yorgun ve de yaşlı. 💞

Botswana- Chobe Milli Parkı
Botsvana- Chobe Milli Parkı

       Çocuğu başka bir dalda nasıl da masum bakışlar. 

Botswana- Chobe Milli Parkı
Botsvana- Chobe Milli Parkı

       Neyse fazla yaramazlık yapmadan arkadaşımızın elinden bir parça yiyecek aldı.

Botswana- Chobe Milli Parkı
Botsvana- Chobe Milli Parkı

       Şirketin ikramı ile kahveler içildi ben etrafa bakınıyorum. Serdar Bey ağaçlarla da ilgilendiğimi görünce bir iki ağaçla ilgili bilgi verdi. Hemen arkamızda olanı çektim. İlk fotoğraf, Sickle bush (İng), sekelbos -Afrikanca, uGagane-Zulu dilindeki adıdır. Tohumları hayvanlar için besleyicidir. Kök ve yaprakları her türlü böcek ısırığına özellikle sivrisinek ve yılan sokmalarında çok etkili bir panzehirdir, yaprağını sür yeterlidir. Bizim Akasya Ağacına çok benziyor. 

       İkinci fotoğraftaki üzeri sanki ur dolu görünümlü Knop ağacı -Türkçe topuz dikeni oluyor. Üstündeki topları koparıp toz haline getiriyorsunuz harika bir antipretik-ateş düşürücü olarak kullanıyorsunuz. Bonzai için uygun, yüksek ısısı nedeniyle odun kömürü yapılıyor, bazı kuş ve böceklere de yuva oluyor. Zürafaların en sevdiği yapraklarını ıspanak gibi yediği ağaçtır.

       Safariye devam işte gerçek bir Babun yavrusuyla oturuyor.

Botswana- Chobe Milli Parkı
Botsvana- Chobe Milli Parkı

       Çok yavaş ve dikkatle gidiyoruz derken rüyalar gerçek oldu. İnanılmaz güzellikte bir Zürafa salına salına yoldan karşıya geçiyor. Herkes sustu bu ahenkli yürüyüşü seyrediyor. O kadar güzel ki, bir yandan da bize bakıyor ay inanılmaz. Fotoğraflara tıklayınız.

       Heyecan dorukta yakınlarda fil olduğu duyumu geldi. Ama hemen yine çalıların arasında hayli de yakın duran bir Zürafa daha ve bakışı çok tatlı. Sevdiği Ispanağı yiyordu. 😁

33-IMG_1447

       Güzel bir yerli kulübesi ardından yine bir zürafa ama bu kez yüzünü bir türlü dönmedii. 😁

       Ooo hızlıca yoldan karşıya geçip giden bir Fil, kaçmadan hemen yakaladık. Afrika filleri kulaklarının genişliği ile tanınıyorlar.

Botswana- Chobe Milli Parkı
Botsvana- Chobe Milli Parkı

       5 dakikadır gidiyoruz etraf İmpala dolu. Ama bu kez erkeklere rast geldik, derken sıcaktan bunalıp ağaç altına sığınmış harika bir fil ailesi gördük. İki çocuklu aile çocuklarını aralarına almışlar ne tatlılar.  

Botswana- Chobe Milli Parkı
Botsvana- Chobe Milli Parkı

       Gerçekten hayvanları doğal yaşamında görmek çok güzel. Çocukken Ankara hayvanat bahçesine çok giderdik orada gördüğümüzden çok farklı. Ve bir başka aile de şu alttaki ağacın gölgesinde. Bebeleri küçük sanırım yerde yatıyor. Asalak böceklerden korunmak için çamura bulanmışlar ama yine de sıcaktan üstlerinde kurumuş.   

Botswana- Chobe Milli Parkı
Botsvana- Chobe Milli Parkı

       Ooo harika bir erkek İmpala üzerinde de daha önce Bufalo üzerinde görüp çok seçemediğim minik kırmızı gagalı –Red-Billed Queleas kuşu var. Vahşi yaşam rehberimiz Serdar Bey kuşu tanıtmıştı. Ondan öğrendiğim kadar, buradaki çalılıklarda büyükten küçüğe çeşitli hayvan ve kuş türleri mevcut ve hepsi de karşılıklı ilişki içinde bir simbiyozisin parçasıdırlar. Yani farklı biyolojik tür arasındaki yararlı etkileşim, birlikte yaşam veya paraziter ilişki diyebiliriz. Bu kırmızı gagalı öküz kakanlar da büyük memelilerin sırtında kene aramak için bulunurlar, beslenmedikleri zaman da sığırcıklar gibi dallarda gruplar halinde bulunurlar. Şu güzelliğe bakınız. 

Botswana- Chobe Milli Parkı
Botsvana- Chobe Milli Parkı

       Kara safarisi bitiyor Kasane kasabasına gidiyoruz. Öğle yemeğini Chobe Marina Lodge’da aldıktan sonra Chobe nehrinde tekne ile safariye çıkacağız. Kasane yolundan görüntüler.

       Chobe marinaya geldik. Güzel yemyeşil bir ortam yemekler bize uygundu. Genelde meyve ağırlıklı yedik. Şöyle bir görelim.

       Gezi teknemiz, Önder’im çantamızı yüklenmiş binmek üzere grup zaten hazır safari başlasın. 💃💃😁💃

Botswana- Chobe Nehri
Botsvana- Chobe Nehri

       En sevdiğim şeydir tekne gezintisi hava zaten çok sıcak biraz esinti iyi gelecek. Bakalım su aygırı, timsah falan görebilecek miyiz? Fillerin de bir bölgesi varmış kesinlikle görecekmişiz. Haydi gidiyoruz arkada bıraktığımız manzara muhteşem. Fotoğrafa tıklayınız.

       Kıyıdan güzel bir görüntü.

Botswana- Chobe Nehri
Botsvana- Chobe Nehri

       Nehirde olunca dalga yok tekne nazlı nazlı gidiyor etrafı izleyerek gidiyoruz. Sel sularının getirdiği çamurlar kurak mevsimde toza dönüştüğü için kırmızı renkli olan topraklardaki yaptığımız tozlu safariden sonra, denizlere ulaşmayan nehirlerin olduğu bu yöre bana rüya gibi geldi. Kıyıdan gidiyoruz her an bir yaban hayvanı görebiliriz. Ancak ormanların kralı aslandır, leoparlar görebilir miyiz? demeyin mümkün olmayabilir onlar zaten çekingen hayvanlardır diyen rehberimize arada kulak veriyoruz.

       Afrika’nın güneşi felaket yakar aman dikkat diyen rehberimizi ne kadar dinlesem de fotoğraf çekmek için fırsat kollayan ben güneşe hiç aldırmadım. İşte unutmayın nerede çıplak ağaç görürseniz (alttaki fotoğraf gibi) orada filler vardır ve nerede çok palmiye ağacı varsa oradan da filler geçmiştir. Zira hurmanın çekirdeğini hazmedemez dışkılarlar. Ayrıca fil dışkısı yani tezek sayılır kurusunu yakınca dumanından dolayı sivrisinek kovucudur keşke biraz alsa mıydık? 😁 Botswana- Chobe Nehri

       Çıplak ve yıkılmış ağaç görünce filler yakın olmalı dedik bir gezi grubu daha İmpalaları gözlüyor. Ve çamur banyosu yapmaya gelen bir fil ailesi daha. Nehir gezisinde çok sevindim hayvanlara daha çok yaklaşabiliyoruz.  

       Ne kadar güzeller, kaptan bizden yana sağ olsun iyice yaklaştı, yavruları seçmek daha kolay oldu. Teyzeler iş başında çamur banyosu nasıl yapılır, çocuklara anlatıyor olmalılar.

51-IMG_1562

       Nehir gezimizin gidiş güzergahı bitti şimdi geri dönüyoruz ama nehrin yarısı Botsvana diğer yarısı Namibya demiştim, dönüş yolumuz Namibya kıyılarına yakın olacak. Ve eğer sudan kafalarını çıkarıp bize bakarlarsa Hipopotam-Su Aygırlarını 🦛 görebilirmişiz. Ya kısmet der demez arkamızdaki deltada Hipopotamları gördük. Ama çok utangaç tipler gibi bakıp bakıp suya dalıyorlar inanılmaz.  

Botswana- Chobe Nehri
Botsvana- Chobe Nehri

       Sazlıkların içine girip kayboluyor sonra bir daha çıkıyorlar. Olsun bu kadarcık olsa da gördük.

       Başka ne görebiliriz dedik rehberimiz fazla yanaşamayız ama deltada Bufalo da göreceğiz dedi. Bu arada deltanın genişliğine bakalım. Derken sazlıkların arasındaki topraklı yerde Bufalo sürüsü gördük gerçekten çoklar, ama yaklaşamadık zira önümüzde batıp çıkan hipopotamlar olabilirdi. Sizler de fotoğraflara tıklarsanız büyütüp görebilirsiniz.

       Malum geri dönüşe geçmiştik etrafta özel sürat motorları görülmeye başladı biz de hızlandık sayılır manzara harika ve burada nehir yüzer pansiyonu gördük.

       Namibya kıyısına iyice yaklaşmaya başlıyoruz. Sınır nehrin tam ortasından geçiyor ama yine de kıyıya çıkmadıkça sorun olmuyormuş. Namibya kıyısında da harika bir lodge-orman evleri var. Keşke kalabilseydik, sabahları vahşi hayvanların sesleri ile uyanmak değişik olabilirdi. Ya da Günbatımı izlemek harika olurdu. Hayal edin işte ben fotoğrafını ekliyorum.

       Ve Botsvana Chobe Marina Lodge’a dönüşte yaramazlık yapıp sonra yüzerek kıyıya çıkan filleri gördük. 😁

       Bu kez gerçek bir safari oldu dedik ve çok keyif aldık. Chobe nehri rengi ve sakinliği ile bize huzur da verdi. Botsvana’ya böyle veda ediyoruz. 

Borswana- Chobe Milli parkı
Botsvana- Chobe Milli parkı

       Yolumuz yine Zimbabwe çünkü Victoria Şelalesini bir de Zambiya’dan görmek için o çok güzel köprüyü yürüyerek geçeceğiz. Sizlere de veda etmeden önce bir fotoğraf seçkisi sunuyorum burada fazla yer işgal etmesin diye neyse umarım ilginizi çekebilir.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

       Bugün geceyi Zimbabwe’de geçiriyoruz. Yarın sabah iki ülkeyi ayıran Victoria Falls Bridge-Viktorya Şelalesi köprüsünden yaya olarak geçerek Zambiya’da buluşuncaya dek sağlık ve sevgiyle kalınız. 💞💞💞