Meksika-3*Coyoacan*Frida Kahlo*

Kanallardaki keyifli gezimizden sonra Xochimilco’nun batısında yer alan Coyoacan’a doğru yola çıktık. Meksika’nın ünlü ressamı Frida Kahlo’nun *Como Casa La Azul*Mavi ev*ini gezeceğiz. Coyoacan, Mexico City’nin bir belediyesi ve ilçenin “tarihi merkezi” olan eski bir köy. Adı Nahuatl’dan geliyor ve “çakalların yeri” anlamına geliyormuş. Sanırım 11 km falandı yarım saatte müze eve geldik.

Frida Kahlo– Magdalena Carmen Frida Kahlo Calderon gerçek adıyla Temmuz 1907- Temmuz 1954 yılları arasında yaşamış ve yaşarken ünlü olmuş, resimlerinin çoğu satılmış nadir sanatçılardan biridir. Meksika’da doğmuş ve Meksika’da hayata veda etmiştir.

Mavi Ev; adına uygun masmavi bir yapı ve önü hayli kalabalık. Burası Frida’nın doğduğu daha sonra Diego Rivera ile evlenip oturduğu ev. Öldükten sonra kardeşleri müzeye dönüştürmüşler.

2-IMG_0401_1
Mexico City-Coyoacan
1-IMG_0400_1
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev*

Hava hayli bunaltıcı bir taraftan da güneş yakıyor. Önder her zamanki gibi ön araştırma ile müze görevlilerinin isteyene geri iade etmek şartıyla şemsiye verdiğini öğrenip alıyor. Şemsiye-modeller; Çine’li Yörük çifti.

3-IMG_0405_1

 

4-IMG_0406
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev*

Uzun bir bekleyişten sonra içeri giriyoruz. Çok güzel yemyeşil çiçekli bir bahçesi var. Odalara da sırayla girildiğinden ben önce bahçeden birkaç kare aldım. Hadi beraberce gezelim ve ben arada Frida’yı anlatırım.

5-IMG_7433
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev*bahçesi

6-IMG_0416_1

Burada Frida diyor ki; ben marangozlar, taş ustaları ve benzerlerine, tüm o diğer kendine üst tabaka diyen aptal, sözde medeni ve boş konuşanlar sürüsüne duyduğumdan daha fazla sempati besliyorum.

Aşağıda da Diego diyor ki; Bayan Frida Kahlo, nam-ı diğer güzellerin en latifi, benim için hayatın kendisinden bile daha anlamlı olan küçük kız. 😍  Bu yazıdan sonra Frida bu adamda ne bulmuş da iki kez evlenmiş diye sormak çok anlamsız olurdu. Çene kuvvetli.

7-IMG_0417
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* bahçesi

Duvarda tablolar harika, çoğunda oto portre çalışmış. Zaten Frida ününü böyle yapmış, 140 tablosunun 55’i oto portre olan Kahlo sebebini şöyle açıklamış “Kendimi çizdim çünkü genellikle çok yalnızdım ve bildiğim en iyi şey bendim.”

8-IMG_0410_1
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* Frida Kahlo otoportresi

Frida Kahlo;

Kalın kaşlı çok da güzel olmayan bu kadın; yaşadığı fırtınalı hayatına, geçirdiği trafik kazası sonrası yatağa bağımlı kalmasına rağmen resim sanatına kattıkları ve yeteneği ile dikkat çekmiştir. Biyografisini okusanız ya da yönetmenliğini Julie Taymor’un yaptığı, üstelik Salma Hayek gibi bir artistin Frida’yı canlandırdığı 2002 yapımı FRİDA filmini izlemediyseniz, ki mutlaka izlemenizi öneririm, ömrünce yaşadıklarından sonra hayata bu kadar bağlı kalabilmesi hayatı ne kadar sevdiğinin ve ne kadar güçlü bir kadın olduğunun göstergesidir. Fotoğrafçılığı da babasından öğrenmiştir. Babasının bir de portresini yapmış.

IMG_7334
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* Frida’nın yaptığı babasının portresi

Yapıtlarına bakmaya devam…

9-IMG_0413_1
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* Frida’nın aynadan çektiği otoportre Fotoğrafı

10-IMG_4956

Yukardaki resim son portresiydi ve hiç bitmedi. Bu resmin orijinal başlığı şuydu: Markxism will give health to the sick. Dünyada barış; böylece Marksist bilim, hasta ve terörist yankee kapitalizmi mağdurlarına derman olabilsin.

11-IMG_8179
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* Frida Kahlo otoportresi
12-IMG_7110
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* Frida Kahlo ile STALİN

Üstteki tablo; Frida Kahlo tarafından Stalin ile Öz Portre adıyla 1954 yılında yapılmış.

Bir iki karakalem çalışması,

 

 

Bu kadar fotoğraf çekmek yine de başarı sayılır para verdik izin aldık ama o kadar kalabalık ki düzgün kadraj mümkün olmadı. 🤦‍♀️

15-IMG_0225crop

Üst kattayız; Mutfağı Diego ile birlikte tasarlamışlar. Çalışma odası, fırçaları ve köşede koltuk değnekleriyle hüzün dolu yatak odası…. 😔

16-IMG_0414_1
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* Frida’nın mutfağı
17-IMG_1952
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* Frida’nın çalışma masası
18-IMG_9558
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* Frida’nın çalışma odası ,fırçaları

Bu yatağı babası trafik kazası sonrası tüm gününü yatakta geçiren Frida’nın rahat etmesi için elleriyle yapmış ve baba-kız ilişkileri çok iyiymiş.

19-IMG_6291
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* Frida’nın yatak odası
20IMG_7891
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* Frida’nın yatak odası eşyaları

Yine çok ünlü bir tablosu Adı; Viva La Vida- Hayatı yaşayın. Karpuzla mı? dermişim. 😇  Ama ölmeden önce yapmış tarih 1954. Tablodaki yarım dilimde kendi de yazmış.

21-viva la vida
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev* Viva La Vida

Diğer tablolarını slayt yaptım sıkılmadan  izleyebilesiniz diye.

 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bir de Diego’nun 2 tablosunu yakalamışım.

IMG_7968ag

28-diego
Mexico City-Coyoacan*Como Casa La Azul*Mavi ev*  Diego Rivera’nın yapıtı

Geçirdiği kaza sonuncu uzun süre yatmak zorunda kalan Frida resim yapmaya başlar, yaptığı tabloları zamanın Michalangelo’su dediği Diego Rivera ile tanışıp ona göstermek ve onayını almak ister, tanıştığında da aşık olur evlenirler. Evlendiklerinde Diego 42 Frida 22 yaşındaydı. Diego’da duvara yapılmış dev boyutlu resimleriyle tanınan ve çapkın bir adammış. Zaman içinde Diegonun ihanetlerini öğrenen Frida çocuğunu düşürür ve ayrılırlar. Kendisini içkiye vurur, saçlarını kısacık kestirir ve erkek kıyafetleri ile dolaşmaya başlar. Frida’nın ruh sağlığından endişelenen doktorların tavsiyesi ile ikili bir sene sonra yeniden evlendiler. Mavi eve iyice yerleşirlerse de evlilikleri hayli fırtınalı geçer. Bu kez her iki taraf da sadakatsizlik yapar. En ünlüsü Frida’nın Rus devriminin etkili isimlerinden Lev Troçki ile ilişkisi olur. Troçki sürgün yıllarının dört yılını İstanbul-Büyükada’da iki yılını Fransa’da, üç yılını da Meksika’da Frida’nın bu mavi evinde yaşayarak geçirmiş. İlişkilerini Troçki’nin eşi öğrenince Frida ilişkiyi bitiriyor. Troçkiler de başka bir eve taşınıyorlar iki sene sonra da 1940 yılında Troçki öldürülüyor. Frida, Troçki için böyle bir mural çalışma yapmış. Mural: duvar resmi, doğrudan bir duvar, tavan veya başka bir kalıcı yüzeye boyanmış veya doğrudan uygulanan herhangi bir sanat eseri demekmiş.

29-IMG_3798

Artık çıkıyoruz. Buraya gelip bu yazının önünde fotoğraf çektirmeyeni dövüyorlarmış.😂

30-IMG_4969

*Frida&Diego bu evde yaşıyorlardı.*Alev&Önder* bu evi gezmişlerdi.💑

Akşam meşhur Garibaldi meydanına gidip mariachileri izleyecektik, gündüz arkadaşların yaşadıkları kapkaç teşebbüsü başımıza gelmesin diye biz gitmedik onun yerine çevreyi gezdik. İyi de etmişiz yakındaki *Monumento a la Revolucion Mexicana*Meksika Devrim Anıtını gezmiş olduk. Girişte devrim müzesi var.

d32-IMG_0449

Meksika devrimine adanmış mozele-anıt 1910 da başlanmış 1938 de Carlos Obregon Santacilia tarafında bitirilmiş.

Mozole çünkü; Yapı ayrıca 1910 Meksika Devrimi, Francisco “Pancho” Villa, Francisco I. Madero, Plutarco Elías Calles, Venustiano Carranza ve Lázaro Cárdenas’ın kahramanları için bir türbe görevi görmekte. Devrimci General Emiliano Zapata, anıtta değil, Cuautla, Morelos’ta gömülü değilmiş. 1910’da diktatör Porforio Diaz yönetimine karşı ayaklanan halk Meksika Devrimi’ni gerçekleştirmiş. Devrim kahramanlarından biri, köylü ayaklanmasının önderi Emiliano Zapata’dır.

Sinemada Emiliano Zapata’yı canlandıran ve bu rolü ile 1952 yılında ilk Oscar ödülünü kazanan  Meksikalı oyuncu Anthony Quinn’dir.

31-IMG_0423
Mexico City- Monumento a la Revolución-Devrim anıtı

Devrim Anıtı, inşaatının başlamasından yüz yıl sonra, 20 Kasım 2010 tarihinde yeniden yapılanmış ve devrimin yüzüncü yılının kutlamalarının bir parçası olarak yeniden açılmış. Meydan hayli genişti, yerden çıkan renkli ışıklarla dans eden sular vardı. Bir de panaromik asansörle seyir terasına çıkıp bakalım dedik. 50 dolar😳 (şimdiki kur değil tabiiki ) verip asansörle çıktık. Yukardan gece Mexico City manzarası muhteşemdi.

33-IMG_0455JPG

34-IMG_0457
Mexico City- Monumento a la Revolución-Devrim anıtından şehrin manzarası

İnerken başka neler var bakalım diye bu kez demir merdivenlerden indik. Düşmeden ineyim derken basamakları saymak aklıma gelmedi.😁 Kulenin eskizini ve hediyelik eşya satılan yeri gördük.

35-IMG_0461
Mexico City- Monumento a la Revolución-Devrim anıtı içi

Açıklamada diyor ki, 35 metreye çıkmışız ve yaşasın toplam 153 basamak inmişiz. Anıtın tüm yüksekliği 67 metreymiş.

36-IMG_2854
Mexico City- Monumento a la Revolución-Devrim anıtının içi

Çevreyi dolaşınca da yerel ürünler satılan akşam pazarına denk geldik ayrıca yerel müzikle dans edip şarkı söyleyen bir de grubu izledik. Bu arada unutmadan anıtın bir de gündüz görüntüsünü ekleyip geceye karışalım.

IMG_0801
Mexico City- Monumento a la Revolución-Devrim anıtı

37-IMG_043138-IMG_043539-IMG_0430

Bu tezgahtada limon sıkılarak yenen çıtır çekirgeler ve kurtçuklar vardı. 😂  “chapulines” adı verilen çekirgeler soslu ya da sossuz olarak tüketiliyormuş.

40-IMG_0432
Mexico City- Monumento a la Revolución-Devrim anıtı çevresindeki gece pazarı.

Evet bugünlük bu kadar. Otele dönüyoruz otelimiz harikaydı girişe bakar mısınız yılbaşı hazırlıkları yapılmış.

41-IMG_0419
Meksika-Mexico City Casa Blanca Hotel

Bu kez bir güzel tablo FRİDA ile veda edeyim.

42-IMG_3947
FRİDA KAHLO

Yarın büyük gün ve yol uzun, Mexico City’den ayrılıp benim heyecanla beklediğim antik kent Teotihuacan’a gideceğiz. Yani güneş🌞 ve ay🌜 piramitlerini göreceğim ne müthiş bir şey.

Umarım sıkılmamışsınızdır. Sevgiyle kalın. 💖

Meksika- 1. Bölüm *Mexico City*

Hayalim; Castro ölmeden Küba’ya gitmekti, kısmet bu günlereymiş. Meksika’ya gideceğimin hayalini ise hiç kurmamıştım doğrusu. 😊 Sanırım kaosu bol bir memleket olduğu içindi. İyi ki gidiyoruz, koca şapkalarının altında hakikaten uyuyorlar mı? görürüz. 😊

Aslında sadece Meksika değil arada Cancun ve sonra Küba ile devam edeceğimiz bir Orta Amerika gezisi. Daha önce de deneyimleyip memnun kaldığımız Tura Turizm ve yeni tanıştığımız değerli Rehberimiz Mehmet Aydın ile 19-Aralık-2017 saat 19:35’te İstanbul’dan başlayan gezimizin ilk durağı iki saat farkı ile bir gece kalmak üzere Paris ile başladı. Paris; Dinlenme ötesi boşa geçen zamandı bizce…

Ertesi sabah 12 saat 30 dakikalık Paris-Mexico City uçuşumuz başladı. Çok enteresan bir fır hattıyla Kanada’ya yaklaşarak yukarı çıktık sonra aşağıya doğru indik ve 16:30’da Meksikanın başkenti Mexico City’e indik.

IMG_tel
Meksika-Mexico City’nin havadan görünümü

Yeşil pasaportumuzda Amerika vizesi olduğu için Meksika vizesine gerek kalmadan sorunsuz geçtik. Ama havalimanından çıkışımız hiç de kolay olmadı. Türkiye ile 8 saat farkımızla, tarih 20 Aralık saat 20:38 olmuştu bile…

Bilginiz olsun; Meksika’ya giden Türk vatandaşlarının vizeye ihtiyacı var; ama bunun tek istinası; ABD vizeniz olması, o zaman ülkeye girişte vizeye ihtiyaç duymuyorsunuz ve kalma süresi de ABD vizesi sayesinde 180 gün.

Uluslararası havalimanından çarpıcı görüntüler. Ben bayıldım… Gümrük çıkışında fotoğraf makinamı çıkaramadım her taraf polisti, ama İphone 8 iyi iş çıkarmış gibi😉

Harika duvar resimleri…

IMG_9939
Meksika-Mexico City’nin havalimanı duvar boyamaları
IMG_9942
Meksika-Mexico City’nin havalimanı duvar boyamaları
IMG_9943
Meksika-Mexico City’nin havalimanı duvar boyamaları
IMG_9941
Meksika-Mexico City’nin havalimanı duvar boyamaları

Köpeklere bütün bavulları koklattıkları gibi bazılarımızın bavullarını da didik, didik aradılar. Bavul bekle şu bu derken saat 20:30 civarı oldu doğru otele gittik. Yarının programı yoğun zira. Yerel para birimi Peso’dur (MXN) o da şimdi 0.25 TL. Dolar kesinlikle geçmediği için havaalanında Peso aldık.

Yerel halkın çeşitliliğinden dolayı 3 tane resmi dili varmış ama en çok İspanyolca konuşuluyordu. Uyuşturucu olayları vs çok olduğundan aşırı dikkatli olmak gerekiyormuş. İlerki satırlarda anlatırım grubumuzdaki bir çift neredeyse kapkaç mağduru olacakmış. Biz tur ile geziyoruz ama bireysel gidecekseniz de buraya Kasım ve  Şubat ayları arasında gelmelisiniz.

Mexico City;

Günümüz Meksika halkı, eski ve yeni dünya insanlarının birbiriyle karışmasından meydana gelmiş. Nüfusun %15 ini beyazlar, %25’ini yerliler, geri kalanını ise melezler oluşturuyor. Yerlilerin çoğu Meksika’nın farklı bölgelerinde yaşıyor. Mexico City de gezdiğimiz yerlerde Aztekleri atası kabul eden Meksikalılar ile Kızılderili tipleri baskın gibiydi.

1300’lü yıllarda Aztekler tarafından birbiri ile bağlantılı 5 gölden biri ve en büyüğü olan Texaco Gölü üzerine kurulmuş ve 15. yüzyıla kadar Meksika İmparatorluğu’nun başkentliğini yapmış. Aztekler zamanında ve bugünde hala modern sanat ve mimarinin merkezi, politika-kültür-eğitim yönünden de Meksika’nın en önemli merkezidir.

Aztekler döneminde * Ulu Teotihuacan* ; İspanyol sömürgesi döneminde * saygı değer ve asil emperyal şehir* ve gösterişli evler ve yapıların bolluğu ile de *Saraylar şehri* olarak tanımlanan Mexico City çevresi ile birlikte 20 milyona varan nüfusu ile bence Mega Metropol adını da kullanmalı. ☺️ (Tarihi bilgileri fotoğrafları ekledikçe yazacağım)

Şehir turumuzun ilk durağı gerçekten de muhteşem bir yapı olan *Palacio de Bellas Artes* Kültür Sanat Merkezi. Alameda diye güzel bir parkın içinde. Bulunduğumuz saat içerisinde kapalıydı gezemedik. Dört bir tarafında Pegasus (kanatlı-uçan at) heykelleri var. Yapımına 1904’te başlanmış 1910 yılına kadar sadece iskelet olarak kalmış. Zemin kaygan toprak olduğundan bina ağır gelmiş ayrıca Meksika Devrimine yol açan olayların başlamasıyla inşaat sekteye uğramış ve nihayet bina 1934 yılında bitmiş.

IMG_0160
Meksika-Mexico City-Kültür Sanat Merkezi *Palacio de Bellas Artes*

1911’de sahne perdesi Meksikalı sanatçı Gerardo Murillo tarafından tasarlanan ve Louis Tiffany tarafından New York’ta yaptırılan neredeyse 1 milyon renkli camdan yapılmış vitray sahne perdesi 24 ton ağırlığındaymış. ( iyi de madem bina batıyor perdenin daha hafif olanını yapsanıza 😄 ) Ve bina yapıldığından beri tam 4 metre toprağa batmış. Zaten Meksikada yaşam alanları; büyüklü küçüklü göllerin doldurulması ile yaratılmış demiştik. Binanın daha çok batmaması için de çalışmalar yapılıyormuş.

IMG_0161
Meksika-Mexico City-Kültür Sanat Merkezi *Palacio de Bellas Artes*

Kapı önü heykelleri

IMG_0163 kopya

IMG_0170kopya

IMG_0166 kopya
Meksika-Mexico City-Kültür Sanat Merkezi *Palacio de Bellas Artes*

Bu güzellikleri geride bırakıp karşımızdaki sokaktan dümdüz gidip sağa dönüyoruz. Burası Calle de Condesa yani kontes sokağı imiş. Güzel çinileri olan bu binayı kaçırmadım.

IMG_0173

Rehberimiz acele etmeyin sürpriz var dedi ve lüks bir alış-veriş yerine girdik etrafa bakınarak yürürken birden karşımıza yine lüks bir salon ve yemek yiyen insanlar, süslü yerel giysili garson kızlar çıktı. Evet meşhur bir restoranmış burası.

IMG_6322
Mexico City – Sanborns  Restoran

Aslında 18. yüzyılda yapılmış iki ayrı bina sonradan birleştirilmiş. 1881 yılında yapı bir özel erkek kulübü ve Jokey kulübü olarak görev yapmış 1917 yılında ise yapının içine Sanborns isimli hala çalışan bu restoran ve mağazalar zincirinin şubesi açılmış.

IMG_0184
Mexico City – Sanborns  Restoran

Bu merdivenlerin duvar ve tavan süsleri çok güzeldi.

IMG_2390
Mexico City – Sanborns  Restoran

Restoran ortalama fiyatları ve iyi gıdalarıyla ünlüymüş. Yapının iç duvarları: Jean Palcologue tarafından boyanmış, gerçekten hoş bir görüntü vardı.

IMG_0188
Mexico City – Sanborns  Restoran

The House of Tiles-Çinili ev veya Fayans evi 😊 denilen bu yapı 9 Şubat 1931 tarihinde ulusal anıt ilan edilerek koruma altına alınmış. Sessizce dışarı çıktık.

Binanın dış yüzü ve Av.Francisco I Madero’ya da çıkmış olduk. Bu caddeye adı verilen önemli zat: Francisco Ignacio Madero González, 1911’den 1913’te suikastine kadar Meksika’nın 33. başkanı olarak görev yapan bir Meksikalı devrimci, yazar ve devlet adamı.

IMG_0194
Mexico City- The House of Tiles –  Av. Fc.I Madero

Hemen karşımıza Bir kilise çıktı kapısı güzeldi içeri girmedik.

IMG_0192

Evet I Madero’da yürümeye devam.

IMG_0197
Mexico City–Av.Francisco I Madero

Yine bu cadde üzerinde yapılmış Iturbide Sarayı. San Mateo Valparaiso Kontu tarafından kızı için bir düğün hediyesi olarak inşa edilmiş. Odaların bir kısmını gümüş kaplattığı için gümüş saray diye de bilinirmiş. Kapısı harikaydı kaçırmadım. Kapı ve pencere fotoğraflamayı çok severim. 🤷‍♀️

IMG_0201
Mexico City–Av.Francisco I Madero’da  Itubide sarayı
IMG_0202
Mexico City–Av.Francisco I Madero
IMG_0205.YAN SOKAK
Mexico City–Av.Francisco I Madero-yan sokaktan görünüm.

Yine bir kilise ve kapı önünde fakiri ile… “La Profesa” olarak bilinen San Felipe Neri Tapınağı, 16. Yüzyılda İsa Cemiyeti tarafından bir Cizvit Cemaati kilisesi olarak kurulan Roma Katolik kilisesi. 1821 yılında İspanyollardan ayrılarak bağımsızlık anlaşmasının imzalandığı Kilise olması nedeniyle önemliymiş. Yine burası da batmaya başlamış girişe köprü yapmışlar. Biraz hızlı geçtik fotoğraf bu kadar. 😏

IMG_0210 templo de la propesa o de san Jose del real
Mexico City -“La Profesa” olarak bilinen San Felipe Neri Tapınağı.

Alttaki fotoğrafta demirlere dikkatli bakınca binanın arkaya doğru batma miktarı biraz görülüyor.

IMG_0211_1

IMG_0215_1
Mexico City -“La Profesa” olarak bilinen San Felipe Neri Tapınağı.

Bu cadde lüks mağazalar caddesi mesela; bu güzel binanın altı tümüyle Zara idi.

IMG_0213. 19.yy yapılmış

Estanquillo Müzesi; 19. yüzyılda inşa edilmiş. Genelde şehrin kültürel tarihine ilişkin müzik, sinema ve tiyatro posterleri sergileniyormuş.

IMG_5897
Mexico City-Estanquillo Müzesi
IMG_0214
Mexico City-Estanquillo Müzesi

Latin Amerika Kulesi; 1956 yılında yapılan Meksikanın en yüksek prestijli gökdeleniymiş. Sismik bir arazide kurulmuş olmasına rağmen 1985 depreminden başarı ile hiçbir hasar görmeden çıkmış. 44 katlı yüksekliği 188 m imiş.

IMG_0218_1
Mexico City- Latin Amerikan gökdeleni.

Nihayet meşhur Zocalo Devrim (Reforma) de denen meydanına çıktık. 💃💃💃 Burası şehrin tam merkezi ve aynı zamanda dünyanın en büyük üçüncü meydanıymış.

IMG_0222_1

Manzara çok güzel, karşıdaki yapı; Catedral Metropolitan

IMG_0219
Mexico City- Catedral Metropolitan

Yılbaşı hazırlıkları tamamlanmak üzere. Bu devasa yılbaşı çamı önünde fotoğraf önceliği elbette bizde. 🤩🤩🤩

IMG_8975
Mexico City- Socalo meydanı ve biz— Próspero Año 2018( yani mutlu yıllar 2018)

Meksikalılar çok renkli insanlar. Heryeri de rengarenk süslemişler. İlginç bir şey öğrendik. Meksikalılar için yılbaşı gecesi bir tür “Ölüler Günü” imiş. Ama düşündüğünüz anlamda değil. Yılbaşı gecesi üzerinde cadı, vampir, hayalet kostümleri olan çocuklar ve gençler kapı kapı gezerek yiyecek ve şekerlemeler topluyorlar; bunları veren ev halkı da ölüleri beslemiş olduklarını düşünerek alabildiğine cömert davranıyor. Sonra da tüm halk sabaha kadar sokaklarda eğleniyormuş. Kalamadığımız için maalesef göremeyeceğiz. 😔

IMG_0227

IMG_0226_1

IMG_0223_1
Zocalo Meydanından

Metropolitan Katedrale -En kutsal bakire Meryem’in göğe kabulü katedrali- gidiyoruz, içini de gezeceğiz. Dışı da çok görkemli. Meksika’nın en değerli mimari başyapıtlarından yalnızca biri değil, aynı zamanda Latin Amerika’nın en büyük ve en eski katedrali. Görünen iki çan kulesinden başka toplam 25 çanı varmış. Sol kuledeki çan en ağır olanı -bir 10 ton varmış galiba – ve adı Santa Maria De Guadalupe imiş.

IMG_0229
Mexico City – Metropolitan Katedrali

Meksika’nın büyük bir gurur kaynağı olmasına rağmen, şimdi Roma Katolik Başpiskoposluğunun koltuğuna ev sahipliği yapıyormuş.

IMG_0236
Mexico City – Metropolitan Katedrali

Katedral, eski bir Aztek tapınağı yerine inşa edilmiş. Eskiden burada piramit şeklinde Aztek tapınağı varmış ve bu tapınağa ait olan taban kısım, Katedralin hemen arkasında yapılan bir kazıda tesadüfen bulunmuş birazdan orayı da göreceğiz (Temlo Major). Yani İspanyollar Azteklere ait herşeyi yıkıp yerine kendi yapılarını inşa etmişler. Bana hiç de yabancı gelmedi. 😉 Bu da diğer kapısı.

IMG_0234
Mexico City – Metropolitan Katedrali

Katedral 1573-1813 neredeyse üç yüzyıl boyunca sürekli genişletilerek gri kum taşından inşa edilmiş. Neo-klasik- Barok-Neo Rönesans gibi üç farklı mimari stil harmanlanarak inşa edilmiş.

IMG_0240_2

1967’deki yangında, Amerika’nın en büyük 18. yüzyıl belgeselleri ile birlikte birçok resim yanmış. Ama Hernan Cortes ve Veracruz’un ilk valisi Miguel Barrigan’ın gömüldüğü yer hakkındaki tarihi belgeler de dahil olmak üzere daha önce saklı olan hazinelerin keşfine de yol açmış. Şehirdeki birçok bina gibi bu katedral de 1990 yılındaki restorasyon ile batmasına engel olunamamış ama kuleleri düzeltilerek en azından batacaksa da eşit olarak batsın demişler. 😟

IMG_0242
Mexico City – Metropolitan Katedrali içi

Tanıdık bir kilit asma yeri Katedralin bahçesinde ise II. Jean Paul’ün Meryem Ana ile birlikte oldukları büyük bir heykeli vardı. Papa bu ülkeye beş kez gelmiş.
Bu ülkede resmi olarak bir din yok! Ancak halkın %89’u Katolik.

IMG_0247

Papanın bu heykeli için Meksikalılar milyonlarca anahtar bağışladılar ve Meksikalıların sevgisiyle yapıldı. 10 Şubat 2007’de açıldı. Anıtta öyle yazıyor. 😇

IMG_0251

Çevreden bir kaç enstantane.

IMG_0254IMG_0255IMG_0256

Allah için ortalıkta şapkasının altında uyuyan bir tane Meksikalı göremedik. Bu da yan gelip yattığına göre kesin bizden biridir dermişim. 😂😂😂😂

IMG_0257

1978 yılında Zocalo Meydanı’nda yapılan metro çalışmaları sırasında Aztek Piramidi’nin (Templo Mayor) kalıntıları ortaya çıkmış.

IMG_0261
Mexico City-Templo Mayor bölgesi

Eskiden burada piramit şeklinde Aztek tapınağı varmış ve bu tapınağa ait olan taban kısım, Katedralin hemen arkasında yapılan bir kazıda tesadüfen bulunmuş. Mexico City içindeki tek Aztek kalıntısı da bu kalıntılar. Bir kısmını da camekan içinde maket ile anlatmışlar.

İspanyolların keşfinden veya işgalinden diyelim önceki halklar; İlk olarak Toltekler sonra, Oltekler, Mayalar Aztekler, ve en sonra da Kızılderililermiş. Aztek halkının gerçek kökenleri belirsizdir, ancak isimleri anavatanlarından olan Aztlan veya “Beyaz Topraklar” adından gelen kuzey kabilesi olarak başlamış olduklarına inanılmaktadır.

 

IMG_0264
Mexico City-Templo Mayor bölgesi

Şimdi; Yerleşimleri ile ilgili çok güzel hikayesi var aşağıdaki maket üzerinde Mehmet rehberimiz anlatıyor.

IMG_8249 2
Mexico City-Templo Mayor bölgesi

Kolomb öncesi Amerika Kıtası uygarlıkları içinde tarihsel açıdan en ilginci kuşkusuz Aztekler’dir. Çünkü Aztekler, Meksika Vadisi’nde Texcoco Gölü kıyılarına yerleşmeden (MS 13. yüzyıldan) önce topraksız, Tenochua denen yoksul göçerlermiş, göl kıyısındaki göçtükleri yerlerde buldukları boş, verimsiz topraklarda birkaç yıl mısır ekerler, toprak, döktükleri emeğin karşılığını veremez olunca da başka yer ararlarmış. Ama sonra imparatorluk bile kurmuşlar.

Efsaneye göre; Aztekler bu göçleri sırasında uğradıkları bir mağarada karşılarına Büyücü Arı kuşu tanrısı çıkmış. Bu büyücü tanrı Tenoch, sözünü dinlemeleri koşuluyla, onlara öncülük etmeyi önermiş ve zamanı geldiğinde yerleşebilecekleri yeri göstereceğini bu yerin de bir kaktüsün üzerine tünemiş, gagasından bir çıngıraklı yılan sarkan kartalın görüneceği yer olacak demiş.

Aztekler’in hem savaşçı hem din adamı olan önderler kesimi, onları bir buçuk yüzyılı bulan göçleri boyunca bu masalla yönlendirmişler ama sonunda yerleşmeyi düşündükleri bu kaktüsü bol yere vardıklarında kabilelerine, tanrılarının sözünü ettiği kaktüsü ve kartalı gördük demişler ya da gördüklerini söylemişler bilmiyoruz. 🤷‍♀️  Yani burayı. (Meksika bayrağında da aynı kaktüs üstünde ağzında bir yılanla kartal resmi vardır.) Ve böylece 1300 lü yıllarda Aztekler 2250 metre yüksekliğinde, etrafı volkanik dağlarla çevrili Texcoco Gölü üzerinde bulunan bu adaya Tenochtitlan şehrini kurmuşlar. Günümüzdeki Mexico City’nin de merkezini oluşturmuş oldular.

Gölleri nasıl ekilir biçilir hale getirmişler onu da yazayım çok yaratıcı hatta bence çok dahiyane.

IMG_0267

Göçebe Aztekler çevredeki kamışları örerek sallar yapmışlar sonra gölün dibindeki ve bataklıktaki çamurları bu salların üstüne yığmış Chinampa denilen tarım amaçlı kullanılan yüzen bahçeler yapmışlar. Bahçeleri genişlettikçe de karalar oluşturup şehirlerini de büyütmüşler. Aslında kendi yarattıkları toprak olduğu için bina yaparken de hafif olsun diye ya ağaç ya da volkanik taşlar kullanmışlar.

Evet 13. yy’da Tenochtitlan ile başlayan yaşamları; İspanyol fetihçi Hernan Cortes’in önderliğindeki işgalcilerin 1521’de Tenochtitlan’ı ele geçirip heryeri yakıp, yıkması ile son bulmuş. Cortesde; zaferinden sonra Tenochtitlan’ı tamamen yıkıp Mexico City’yi bu gördüğümüz harabeler üzerine inşa etmiş. Önemli bir uygarlık yok olmuş. Ama gördüğümüz gibi hiç birşey sonsuza kadar gizli kalmıyor. 😂😂😂

Görülecek yerler arasında ulusal saray *Palacio Nacional* var meydana doğru yürüyüp sola dönecekmişiz. Mehmet Rehberimiz fotoğraf çekin ama sakın kaybolmayın ve dikkatli olun dedi.

IMG_7871
Mexico City- Metropolitan katedrali vaftiz bölümü
Alevkaplan
Mexico City- Metropolitan katedrali vaftiz bölümünün kapısı

Kimileri eski geleneklerini yaşatmak için yapacakları gösteriye hazırlanıyor, kimi yerel giysileri ile fotoğraf çektirip para kazanıyor kimi de sanırım kehanetlerde bulunacak ki bizim bakla falı bakan falcılar gibi 😊 önüne materyallerini diziyordu. Buyrun birlikte bakalım.

IMG_0275_12
Mexico City-Zocalo meydanında yerliler.

IMG_0294_1

Dikkat ediniz davulları eski zamanlardaki gibi varilden yapılma.👍

IMG_0285mmm

IMG_0292_1

Bu amcam da enteresan malzemelerle ritm tutuyordu. İcad fena sayılmazdı.

IMG_0286

Bizden önce yürüyenler geri dönün saray kapalı dediler. Zaten bizim anladığımız mana da bir saray değil ama duvar resimleri çok güzelmiş. Göremedik. 😔

Azteklerin aşırı dindar kralı olan 2. Moctezuma’nın Sarayı. İstilacı İspanyol General Cortez, Moctezuma’nın Sarayının yerine kendisine önceleri bir kale, sonra saray yaptırıyor (1521-1530). Sonradan bu bina 1562’de Cortezlerden İspanyol Kraliyetince satın alınıyor ve 1820’lerde Meksikalıların bağımsızlıkların kazanmasına kadar da İspanyol Kraliyetinin atadığı valilere hizmet ediyor.

IMG_0277_1
Mexico City
IMG_0278_1
Mexico City-Ulusal Saray bölgesi

Tekrar Zocalo meydanına dönüş ve buradan fotoğraflar ile ayrılıp otobüsümüze bineceğiz.

IMG_0288_1
Mexico City-Zocalo meydanında yardım panosu.

Öğlen oldu açıktık 😋 sanırım hem ziyaret hem ticaret deriz ya! onun gibi evet Xochimilco’ya kanallara gidiyoruz. Şehir merkezinden 28 km. kadar güneye… Bir de kapanmadan yetişirsek Frida Kahlo’nun Coyoacan denen yerdeki müze evini gezeceğiz.

Eveeet rengarenk “trajineras” isimli teknelerle geziyi ikinci bölümde anlatayım. Dedim ya yoğun fotoğraflı olur benim gezi yazılarım. 😇 ”Gezmiş kadar olduk” diyesiniz diye 😉😊 😍

Görüşene kadar sevgiyle esen kalınız.

 

NEPAL-Katmandu-Bölüm 4

Yeni bir yer görmeye Kathmandu’nun Varanasi’sine gidelim demiştim. ☺️ Aramız fazla açılmadan otobüse binelim ve Bagmati nehri kenarında ki Pashupatinath tapınağına doğru gidelim.
Pashupatinath Tapınağı;

Bagmati nehri kıyısındaki Hindu mimarisinin baş yapıtı sayılan 400 yıllık bir geçmişe sahip Hindu tapınağıdır. Hindistan için Varanasi ne kadar önemliyse Katmandu için de Pashupatinath aynı öneme haizdir. Şiva’nın diğer adı -Pasupatidir- (hayvanların efendisi)  her şeyin tanrısı anlamında, en sessiz ve barışçıl görüntüsüne adanmıştır. Hayvanların tanrısı da sayıldığından burada asla kurban kesilmezmiş. Asya’daki dört önemli dini yerleşim yerinden de biridir. 5. yüzyılda inşa edilmiş ve daha sonra Malla Kralları tarafından yenilenmiştir. Her yıl binlerce yaşlı insan hayatlarının son birkaç haftası için barınak bulmak, ölümle karşılaşmak, nehrin kıyılarında yakılmak ve son yolculuklarını kutsal nehir Bagmati’nin suları ile devam ettirmek için buraya gelirler. Çünkii… Bagmati, daha sonra kutsal nehir Ganj ile birleşir, Ganj demek Nirvanaya ulaşmak, arınmak demekti hatırlayınız. 👍 Nepal ve Hindistan’ın da her köşesinden Hindular buraya ölmeye geliyorlar. Ve burası da Dünya Miras listesindedir.

Burada enteresan olan Tapınakta astrologlarının oluşu ve muhtemel ölüm tarihini öngörebiliyor olmaları.. Paşupatinah (okunuşu) Tapınağı’nda ölenlerin, karmalarını bozacak herhangi bir kötülük gelmeden tüm günahlarından arınmış, yani günahsız bir insan olarak yeniden doğacaklarına inanıyorlar. Oysa Hindistan’da reenkarnasyonda her türlü canlı olarak doğulabilirdi. 🤔 Yine burada da kast sistemi geçerli ve yakılma yerleri bile farklı.

Rehberimiz Murat Şarlak; bu kez maskelerinizi takmanızı öneririm, çok duman olacak kokudan rahatsız olabilirsiniz dedi… Otobüsten indik yürüyoruz bakalım neler göreceğiz derken her zaman ki gibi hediyelik eşya dükkanlarıyla karşılaştık. Tanrıların kuklasını yapmışlar, fil başlı olanı artık tanıyoruz Ganeşa da diğeri de Şiva olabilir.

IMG_2672
Katmandu-Pashupatinath Temple

Tamam yakından da bakarız; fotoğraf benim kırparız olur.😇

IMG_2672CRP
Katmandu-Pashupatinath Temple

Krematoryumun çok yakınına gideceğiz diye ben de maske taktım ama beni sıktı, ben hasta bakarken bile maske takmazdım ki.. Hem öyle tahmin ettiğimiz gibi yanık et kokusu da yoktu. Evet yoğun bir duman vardı ama kokusu, bilen bilir sandal ağacının kokusuydu ve hiç de itici değildi. Daha önce Varanasi’de bahsetmiştim hatırlayalım; yakma işlemi yapılan ağaçlar sandal ağacıdır. Bir ara tütsü yakmak için satılan çubuklar da vardı, şimdi yerini aromatik yağlar aldı ya neyse 🙃 Oradan hatırlanabilir.

Oooo Sadu’lar görülmeye başladı bile; ay ne renkli insanlar bunlar.😄 Sonradan öğrendim, vazgeçişi temsil ettiği için bu renkleri giyerlermiş.

4-IMG_2675AK2
Katmandu-Pashupatinath Temple-Sadu’lar

Sadu’lar hatırlayalım; ailesi olan ve fakat Nirvana’ya ulaşmak için ailesinden ve dünya işlerinden ayrılmış kendini dine vermiş kişiler demekti ve kast sistemine dahil olmayan ve ölünce de yakılmayanlar grubuna dahillerdir… Bu Sadular para karşılığı biz turistlere poz veren muhtemelen sahte Sadularmış, rehberimiz birazdan siz de çekersiniz dedi. Tapınak kompleksine geldik sanırım. Ben bu kez büyülenmedim neden bilmem sadece hayretle krematoryum olan yerlere odaklandım. Şaşkınım; zira nehir de su çok az. Burası da dünya miras listesindeymiş. Gerçekten de hayli büyük bir kompleks, irili ufaklı bir sürü(425 tapınak, 15 şiva tapınağı ve 12 tane de linga tapınağı varmış) tapınak barındırıyor.😳

3-IMG_2674AK
Katmandu-Pashupatinath Temple

Kesif bir duman var sanırım yakma işlemi başlamış. 😳 Eveet… Daha önce Hindistan’da görmüştük ama bu kadar yakından olunca ürpermemek elde değil. Tabii özeleştiri de yaparsanız insanın aklı almıyor. 😔 İnsanoğlu çok enteresan bir yaratık bir müddet sonra; ne yapalım onların inanışları diyorsunuz. Aileler oturmuş bekliyorlar.

5-IMG_2677
Katmandu-Pashupatinath Temple-Krematoryum

Fotoğraflar birbirinin aynı gibi ama değil, yanma işleminin nasıl çoğaldığını anlatmak için çekmiştim. Akılda daha kalıcı oluyor 😌

6-IMG_2679AK
Katmandu-Pashupatinath Temple-Krematoryum

Kast sistemi burada da işliyor demiştim ya işte karşı kıyıdaki krematoryum yerleri fakirlerinmiş.😔 Bizim yürüdüğümüz yer onlara göre karşı taraf oluyor, zenginlerin ve kralların yakıldığı krematoryum bölgesiymiş. Ghat deniyordu hatırlayalım. Birazdan tekrar belirtirim.

7_MG_2688WP
Katmandu-Pashupatinath Temple-Krematoryum

Bizleri Hindu olmadığımız için ana tapınağa almıyorlar, kapı girişine kadar gidiliyormuş ortada bir taş köprü var, zamansızlık nedeniyle eşim ve ben bu kıyıdan ayrılamadık. 😡

8-IMG_2686
Katmandu-Pashupatinath Temple-Krematoryum
9_MG_2726WP
Katmandu-Pashupatinath Temple (Bridge)-Köprüsü

Madem karşıya geçmiyorum ben de önce Sadu’ların etraftan kaybolmadan yakından fotoğraflarını çekip size de tanıtayım dedim.☺️ Aşağıda bir hareket var yeni cenaze gelmiş. İzleme yerimize doğru yürüyoruz, sağ tarafımızda kulübe vari küçük taş yapılar. Oturup rehberimizi dinleyince öğreniyoruz daha çok Sadu’ların tapındığı Chaitya denilen taş tapınaklar. Yukarda bahsetmiştim bir sürü küçük tapınak varmış diye işte; Şiva lingam tapınağı bunlarmış. 🤔

10-IMG_2707
Katmandu-Pashupatinath Temple-Chaitya tapınaklar

Hemen yan yoldan da birazdan anlatacağım hikayede geçen ormanlık bölgeye gidiliyormuş. Aaa tabi hikayesiz, efsanesiz olmaz. Keşke vakit olsaydı da yukarılara kadar çıkabilseydik. İşte dememek için sizlere önerim; Lisan bilin, kendiniz gelin, yerel rehber tutup gezin, hiç pahalı değiller.👍

11-IMG_2704AK2
Katmandu-Pashupatinath Temple-Chaitya tapınaklar

Murat Şarlak rehberimiz sağolsun; durun ben size modellik yapayım dedi(sanırım biraz Nepal rupi’si vermiş olmalı ki, Sadular güzelce poz verdiler. Soldaki biraz fazla beyaz geldi bana eski tüfek Hippi olmasın😉

12-IMG_2706
Katmandu-Pashupatinath Temple-Sadular+Rehberimiz Murat

Benim derdim sadece onları çekmekti. Gruptakiler habire hatıra fotoğrafı çektiriyorlar. Ben de ara boşluklardan faydalanıp çekiverdim.😜

13-IMG_2703
Katmandu-Pashupatinath Temple-Sadular

Sadular ölünce yakılmıyorlarmış demiştim vücutlarını da krematoryumdaki küllerle ovarak Şiva’ya benzemek için böyle gri hale getiriyorlarmış.🙄 Toplumu koruduklarına inanıldığından halkın çoğu onlara yiyecek yardımı yaparmış. Genelde dünya nimetlerinden arındıklarını anlatmak adına vücutlarına acı çeketirecek şekillere girerlermiş. Keyif almayı bırakmış olsalar da Nepal’de sadece sadular yasal olarak ot içme hakkına sahiptir ve bunu dini bir zorunluluk olduğunu belirtirler. 🤔 Gerçek sadular asla para kabul etmezmiş. Buradakiler de pek çakmaya benzemiyorlar bence zamana uymuşlar.😂 Karşı taraf hareketlendi dedi eşim bakalım.

A_MG_2723

Bakayım güzel çekmişmiyim derken ve gözümde aşağıdaki cenaze ritüelinde iken avlanan ben.😳

14-IMG_4326

Burada dikkatimi çeken kadınların da oluşu, üstelik yıkamaya da yardımcı oluyorlar.

15-IMG_2709
Katmandu-Pashupatinath Temple-Bhasmeshvar Ghat

Varanasi’de fotoğraf çekmek kesinlikle yasaktı, bu yüzden bunu bir fırsat olarak görüyorum. Gidip yakından çekeyim bari. Burası vadinin en kutsal  krematoryumu ve adı da Bhasmeshvar Ghat. Bir bedenin yakılması yaklaşık 3 saat alır, bu süre içinde aile ayakta durur ve saygıyla izler. Vücut yandıktan sonra küller Bagmati nehrine atılır. Yazık ki, nehir demeye bin şahit ister zaten suyu az bir de çöp ile tıkanmış; plastik torbalar ve kaplar ve hayal edebileceğiniz diğer her türlü döküntü. Neden Hindu cemaati ya da hükümet böyle bir kutsal yeri temiz tutmak için çaba göstermez anlaşılır gibi değil.

16-IMG_2714 kopya
Katmandu-Pashupatinath Temple-Bhasmeshvar Ghat

Neyse cenazenin önce ayaklarını nehirde yıkadılar, sonra yüzünü. Kutsal renk olduğu için turuncu renk örtü örtmüşler. Cenaze yakıldıktan sonra ailenin en büyük erkek evladı saçlarını kazıtıyor sadece ensede biraz saç bırakıyormuş. O kadar ki, 2001 yılında ölen krallarının yasını tutmak için bütün Nepal erkekleri inanç ya da sevgiden saçlarını sıfır numaraya vurmuşlar. Hindular için ölümden sonra bir sonraki gün, güneş batana kadar kremasyon işlemleri tamamlanmak zorunda. Bu yüzden uzakta yaşayan yaşlılar, hastalar hayatlarının son günlerinde buraya yerleşerek ölümü bekliyorlar. Netice de; biz batılılar olarak, ölümden korkuyorken, doğu kültürleri bunu doğal çevrimin bir parçası olarak görüyorlar. (Daha geniş bilgi burada)

Pasupatinath tapınağı aşağıdaki fotoğrafta; tam karşıdaki merdivenlerin sonundaki sarı giriş kapısı görünen iki katlı pagoda şeklinde yapılmış olan yer. Hindu olmayan giremiyor.

16-_MG_2718
Katmandu-Pashupatinath Temple-Bhasmeshvar Ghat

Özel statüsü olan bir tapınak. Pashupatinath’ın rahiplerine Bhatta denir ve baş rahibi Mool Bhatt ya da Raval olarak adlandırılır. Görev yapan rahipler son 350 yıldır Güney Hindistan’dan özel seçiliyorlarmış. Başrahip sadece Nepal Kralına karşı sorumludur ve tapınak konularında periyodik olarak ona rapor verir. Toplamda seçilmiş 4 rahip vardır diğerleri bekçi gibidir. Tapınaktaki eşyalara dokunamazlar.

Gelelim hikaye-efsaneye; yerel metinlerde, özellikle Nepalamahatmya  ve  Himavatkhanda’da  kaydedilen efsaneye göre (sağdan soldan toplama yine) Hindu tanrısı Shiva’nın canı Varanasi’deki tanrılardan ve sarayından sıkılır, karısı tanrıça Parvati ile kaçar. Kalacak yer arayışı sırasında Katmandu vadisini keşfeder ve Bagmati Nehrinin tapınağın karşı kıyısındaki orman olan Mrigasthali’ye yerleşir. Burayı o kadar beğenir ki, izi belli olmasın diye karısı ile birlikte geyik şekline girer öyle yaşarlar. Bir müddet sonra diğer tanrılar onları bulurlar. Tanrı Vişnu, Varanasi’ye  geriye görevine dönmesini söyler. Şiva kabul etmez ve Vişnu ile çatışmaya girer. Vişnu, Şiva’yı boynuzlarından yakalar dört parçaya ayırır. Sonra üzülür ve boynuzları burada bir Linga tapınağı kurmak için yere diker. Zaman içinde tapınak gömülür ve kaybolur.

Rivayet bu ya; Oralarda sürü otlatan bir çoban, ineklerin bir höyüğü sütleri ile gizlice suladığını görür ve haber verir. Neticede Lingamı bulurlar ve yine aynı yerde tapınağı inşa ederler. Tapınağı ziyaret edenler o kadar çok olur ki burası bir hac merkezi haline gelir. Gökten üç elma düştü mü? hikaye bitti de.😊

Artık geri dönebiliriz, sağa sola bakarak gidelim. Arkadaşlardan biri haydi sen de çek dedi baktım bir kadın Lingam tapınakta kaçırmadım gerçi onun da kaçmaya niyeti yoktu. Biraz konuşturduk; bu küçük tapınaklar aynı zamanda çocuğu olmayan kadınların da adak yeriymiş.

18_MG_2721WP
Katmandu-Pashupatinath Temple-

Fakirlerin yerleri hayli dolu.😔

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Çevrede yine şifacılar vardı.

23-IMG_2696
Katmandu-Pashupatinath Temple-Şifacı
24_MG_2727
Katmandu-Pashupatinath Temple-Şifacı
25-IMG_4341
Katmandu-Pashupatinath Temple

Hızlandık daha gideceğimiz bir yer kaldı- Boudhanath Stupa sonra Tamel de alışveriş. Otobüsten indik çook kalabalık bir yerdeyiz ve çok görkemli bir kapıdan geçiyoruz. Bu ülkeler fakir oldukları için ibadethanelerine bile para ile giriliyor.

Boudhanath Stupa;

Evrensel olarak Boudha ya da Boudhanath olarak bilinir. 5. yüzyılda inşa edilen Büyük Boudhanath Stupa, dünyanın en eski, en büyük ve görkemli Stupalarından biridir. Yapılış hikayesi de var anlatacağım.😉

Burası, tüm dünyadaki Budistler için hac ve ibadet yönünden önemli bir yerdir. Büyük Stupa, tüm Budaları sembolize eder. Büyük Stupada saf bir kalple secde eden herkesin dualarının kabul olunacağına inanılır. O kadar ki, uçaktan bile görseniz dilek dileyin kabul olurmuş. Daha önce bilseydik iyi olurdu.😇 Bakın ben size söylüyorum giderseniz  benim içinde birşeyler dilersiniz artık.☺️

WP
Katmandu-Boudhanath Stupa

Çin işgali yüzünden 1959 yılında Tibet’ten kaçmak  zorunda kalan binlerce budistin  buraya yerleşmesiyle tarihi ve kutsal önemi çok daha artmıştır. Unesco dünya mirası listesindedir. Çin’den gelen Tibetli mültecilerin büyük çoğunluğu Boudhanath civarında 50’yi aşkın Tibet Gompası’nın (Manastır) inşasında çalışmıştır.

IMG_2737
Katmandu-Boudhanath Stupa

Genel şekil bir Budist mandalayı (bir kozmolojik harita) ve aydınlanma yolunu, ayrıca kozmosun efsanevi merkezini (Meru Dağı) temsil eder. Budist geleneğe göre, bu sitenin Budas adındaki 27’nci Kassapa Buda kalıntıları bulundurduğu söyleniyor. Hatta; kutsal eserler, belki de Buddha‘nın bedeninin bir parçası olan (kemikler, saç ve dişler) kutsal metinler de dahil olmak üzere onun sahip olduğu veya dokunduğu nesneleri içerdiğine inanılıyor. Bir başka inanış; Stupa içinde hem Hindular ve hem de Budistler için kutsal sayılan bilge Kasyapa’nın kalıntılarının gömülü olduğu sanılıyor. Aslında Stupalar yüzyıllardır mühürlendiğinden kimse içeride ne olduğunu kesin olarak bilmiyor. Zaten Stuba, içine girilmeyen tapınak demekmiş.

_MG_2731 kopya
Katmandu-Boudhanath Stupa

Gelelim hikayesine; Kendi halinde dört çocuklu fakir bir ailenin annesidir Jadzima; stuba yapmak için Nepal kralından boş bir arazi ister. Normalde kral böyle bir izin vermezmiş, ancak bir şekilde, belki de onun karmasından dolayı, kralın ağzından “Tamam yapılabilir” sözü çıkar.
Bu sadece ağzından çıkan bir sözdür. Jadzima stupayı yapmaya başlar, kral karşı çıkarsa da halkında ‘söz verdiniz’ demesi üzerine inşaata izin verir. Bu yüzden Tibetliler bu stupaya ‘Jarung Kashor Chörten’ diyorlar. Vazo gibi çatı kısmını tamamladıktan sonra Jadzima vefat eder. Stubanın geri kalan tarafları da dört oğlu tarafından tamamlanır. Bitirdikten sonra hepsi önünde saygıyla ayağa kalkar ve diğer insanlarla birlikte topluca dua ederler. Herkes bir dilek tutar, dileklerin hepsinin kabul olunduğu söylentisi Stupanın önemini daha da artırır. Ziyaretçiler arttıkça da hac yeri olarak kalır.

IMG_2742
Katmandu-Boudhanath Stupa

Şubat ya da Mart ayında Losar festivalinde (Tibet Yeni Yılında) Boudhanath, Nepal’deki en büyük kutlamaya ev sahipliği yapıyor. Stupa’nın dört bir yanında çok katlı evler, pansiyonlar, gompalar( manastır), meditasyon merkezleri, thanga dükkanları, kafeler ve restoranlar var… Diğer yerlere nazaran burası hayat dolu. Güvercinler her tarafta.

IMG_2744WP
Katmandu-Boudhanath Stupa
IMG_2745WP
Katmandu-Boudhanath Stupa

Amcam kazandığı paraları sayıyor, kıyamam.😔

IMG_2743 - Sürüm2
Katmandu-Boudhanath Stupa
IMG_2741WP
Katmandu-Boudhanath Stupa

Etrafı gezerken tam tur atmış oluyoruz yani birkez daha budist hacı olduk.

IMG_2736 kopya

Yürüyerek dönüşe geçiyoruz. Yolumuz Tamel caddesi.

IMG_2757WP
Katmandu

Thamel caddesi;

Bizim yabancısı olmadığımız bir çarşı tipi, tek farkı tabela çokluğu… Bisiklet rikşalar hazır bekliyor. 😀 Hep derim ya genelde magnet alırız pek eşya almayız otantik olsa da. Bu kez aldık😊 kızlarıma çanta, bileklik, kolye vs. Çok beğendiler. Kendime de yerel şalvar (diyeyim) aldım serin tutarmış. Evinize götürebileceğiniz genel eşyalar; Nepal çayı, tütsü, el yapımı pirinç kağıdı dergileri, heykeller, ucuz spor eşyaları, yerel olarak boncuklar, kolyeler ve eşarplar, dua bayrakları, baharatlar, kuklalar ve namaz tekerlekleri, geleneksel maskeler, seramik ve şal gibi Nepal el sanatları.

Bir de özel bir kase var anlatmayı unuttum.

Singing bowl; 7 farklı elementin birleşiminden yapılan, meditasyon ve terapilerde kullanılan, farklı sesler çıkartılabilen metal çanaklar. Benim evde pirinç havanım var bazen sarımsak ezmeden önce tokmağı ile kenarına vururum çınlar çok hoşuma gider aynı onun gibi. 😇 Tek farkı bu kaseyi kafanızın üstüne koyuyorsunuz.😂

Özellikle fiyatların daha yüksek olacağı Thamel’de bir turizm bölgesi olduğu için pazarlık yapmayı unutmayın. Tipik olarak, gerçek fiyatın yaklaşık üçte ikisini turist olarak ödeyeceksiniz. İyi pazarlık edin.😉

IMG_2761WP
Katmandu-Tamel caddesi
IMG_2762WP
Katmandu-Tamel caddesi

Hava karardı yeter gari yarın sabah yolcuyuz canım Türkiye’me…

IMG_2770WP
Katmandu-Tamel caddesi
IMG_2772WP
Katmandu-Tamel caddesi
IMG_2773WP
Katmandu-Tamel caddesi
IMG_2774WP
Katmandu-Tamel caddesi

Belki sizler biliyorsunuzdur, ben bilmiyordum öğrendim; bilmeyenler için yazayım.

Nepal, Gregoryen takviminden farklı bir takvim izliyor, bu nedenle Nepalce Yılbaşı, 1 Ocak yerine Nisan ortalarına düşüyor. Bikram, Sambat veya Nepalce Takvim veya Nepalce patron, Gregoryen takviminden yaklaşık 56 yıl önce ve 8,5 ay öncesinde. Gregoryen aylarının aksine, Nepal aylarının uzunluğu önceden belirlenmemiş. Yıldan yıla ve 29 gün ile 32 gün arasında değişiyor.

Yarın sabah yolumuz güzel ülkem Türkiye’ye ve İstanbul’a. Bir gezinin, gezilen bir Ülke’yi tanımanın daha sonuna geldik. Ben yazdım, ama beraberce gezdik de sayılır    yanılıyormuyum? 😇 Artık klişeleşmiş söz olsa da yaşanılması gerek! lafı tam buralar için bence…  Her yazımı bir güzelle bitirme geleneğimi sürdüreyim. Bu kez farklı olarak ama.

IMG_4361
Uçaktan -Himalaya-Him-Kar Alaya-Çatı  Himalaya-Karlı Çatı demektir.

Öğrettiklerin ve yaşattıkların için Nepal’e, okuduğunuz için sizlere teşekkürler. Sevgiyle kalınız.

TATA Nepal.

 

NEPAL – Katmandu Bölüm 3

Gün değişmedi aynı gündeyiz 😊 ama yeni yerler gezeceğiz, hep beraber yeni hikayeler öğreneceğiz. Önce nerede kalmıştık onu bir anımsayalım. Eveet hani üç Malla prensi vardı, hırslı; rekabet sonucu kendi şehirlerini diğerlerinden üstün kılmak için çalışıyorlardı, bu üç şehir de Basantapur – Bhaktapur ve Patan’dı ya;  işte şimdi beraberce Bhaktapur’u gezeceğiz.

Katmandu Durbar meydanını Freak caddesinden terk ettikten sonra otobüsümüzle yaklaşık 15 km kadar gittik. Trafik yoğundu gidişimiz 45 dk. yı buldu. Otobüsten indik yine yürüyerek gitmemiz gerekiyormuş. Elbette bir sebebi varmış; hani bizim özel Arnavut kaldırımlı yollarımız var ya, hah işte onların da kırmızı tuğladan yapılmış yolları var ve belediyeleri yasa çıkarmış; Newari mimarisinde inşa edilen evler gibi yollarda kırmızı tuğladan işlenecek. 😎 otobüs gibi ağır vasıtalar şehrin kültür merkezi olan eski şehre girmeyecek.  😬 Canıma minnet fotoğraf çeke çeke giderim. 😉

Bhaktapur Durbar Square;

Sevgiyle ” adanmışların yeri ” olarak adlandırılan Bhaktapur’a Newari dilinde “Layaku” denir. 12.yüzyılda Kral Ananda Malla tarafından Bagmati bölgesinde inşa edilmiş.  Bhaktapur, Dünya’da UNESCO Kültür Mirasları listesinde en çok eser barındıran kent ünvanına sahip vadinin üçüncü büyük şehridir. Gezdikçe görülüyor ki tarihi değerini en çok koruyan şehirlerden biri. Dini mimarisi ile de ünlü olduğundan dindarlar şehri diye de bilinir. Hakikaten gezilecek tarihi binalar, tapınaklar hayli çoktu. Biz gezmedik ama dokuma ve çömlek atölyeleri ile de bilinen bir yermiş.

Belli başlı dört meydanı var. Durbar Square- kral meydanı, Taumadhi Square-Newari kültürünü yansıtan meydan, Dattatreya Square ve Pottery Square-Çanak çömlek meydanı. Bhaktapur’un son üç kralı; Jitamitra Malla, Bhupatindra Malla ve Jaya Ranjit Malla’ydı. Bu hükümdarlar, Durbar Meydanı’nın saray ve tapınaklarının inşasında önemli rol oynamıştır.

Katmandu başkent olmadan önce 14-16. yüzyıllar arasında Katmandu vadisinin başkentliğini de yapmıştır. Bu şehir de depremlerle her seferinde yıkılmış sonra yeniden restore edildiğinden de mimari uyumu yokmuş. (bizim restorasyonlarda var mı ki?)

Bhaktapur, hem Hindu hem de Budist dini mekanları ve sanatıyla dolu. Nüfus öncelikle Hindu olmasına rağmen, on dokuz Budist manastır varmış… Bertolucci’nin küçük Budha filmindeki flashback sahnelerinin çekimi burada yapılmış gibi bilgilerden sonra; haydi yürüyelim yeniden silinmemiş izlerden 😄 şarkı sözündeki gibi…

Veya  Newar halkının yaşamından görüntülerle diyelim. ☺ ve halimize şükredelim; hala su şebekesi-çamaşır makinası olmayıp taşıma suyla elde çamaşır yıkayan Newar kadını…

IMG_2604KKK
Kathmandu-Bhaktapur da Newar kadını.

Okumak istedikten sonra; işte her fırsat değerlendirilir ne güzel. Alt yapı ne ki? Sefalet diz boyu desek yeridir.☹️

IMG_2605kkk
Kathmandu-Bhaktapur da Newar kadını.

İşte kırmızı tuğlalı yol…

IMG_2606KKK

Buralarda pek bir hareket görülmüyor, ama ilerledikçe evler çoğaldı.

IMG_2611KKK

Sanırım tarihi yere geldik. Bu hanım yerleri süpürüyordu. Bizi kalabalık görünce işi bırakıp o da bize baktı. Daha çok bana bakmış 🙄 😄

IMG_2615KK

Müthiş bir atmosfer her yer kırmızı tuğla döşeli, beyaz bir tapınak ve önü heykel dolu geniş bir meydan, iki tane de ortada şehrin koruyucu aslanlarıyla muhteşem… Eveet Silu Mahadev veya diğer adıyla Fasidega Temple; Şivaya adanmış bir Hindu tapınağı.

6-IMG_2617
Kathmandu-Bhaktapur (Silu Mahadev) Fasidega Temple
7-IMG_2617 K
Kathmandu-Bhaktapur
8-IMG_2616KK
Kathmandu-Bhaktapur- Fasidega Temple(Silu Mahadev temple)
9-IMG_2621KK
Kathmandu- Bhaktapur –

Hemen yanında devasa bir tapınak daha, ama önce gölgede bir soluklanıyor rehberimizi dinliyoruz.

17. Yüzyılda inşa edilmiş yine bir Hindu tapınağı; Siddhi Laksimi. Lohan Dega veya taş tapınağı diye de bilinir. Merdiven heykellerle donatılmış. İlk heykelin biri kadın diğeri erkek tapınak koruyucularıymış…  Diğerleri ne anlama geliyor öğrenmemişim 😏 Bu arada tapınağa bir Hindu çıkıyor ben bekçisi sandım değilmiş, sağını solunu kontrol edip aşağı indi. 🙄

10-IMG_2628KK
Kathmandu-Bhaktapur- Siddhi Laksimi Temple

Yerli halktan bir aile önünde fotoğraf çektiriyordu güzel bir kare oldu.

Alttaki fotoğrafta; soldaki köşeli tapınak da Chyacilin Tapınağı. Aslında sekiz köşeli bir köşk olarak  55 pencereli saray ile  karşısındaki  Şiva tapınağına güç verip depremden korumak üzere yine Kral Bhupatindra Malla tarafından inşa ettirilmiş. Yazılı tarihte burada bir yarışma düzenlendiği anlatılırmış.

12-IMG_2623KK
Bhaktapur – solda Chyacilin köşk -ortada 55 pencereli saray sağdaki de Siddhi Laksimi Tapınağı

Sağdaki beyaz stupanın arkasındaki bina 55 pencereli saray yine içine girilmiyor dediler benim ilgimi dağıttılar güzelim pencereleri çekmemişim. 😔 Soldan yürüyor içerilere doğru gidiyoruz. Güzel ve kocaman bir çan ile karşılaşıyoruz. Bu arada oturan kadının albenisi yerindeydi kaçırmadım.😉

13-IMG_2630KK
Kathmandu-Bhaktapur- Taleju Bell

Büyük çan yani Taleju Bell’in arkasında güzel bir tapınak var üstelik de farklı bir yapıda dönüp bakalım.

14--IMG_2631KK
Kathmandu-Bhaktapur Vatsala Durga Temple

Burası önü idi ama ara dar olduğundan tam boy için yine dolanıyorum. Manzara muhteşem. Ve Bhaktapur Durbar Meydanı tüm ihtişamı ile karşımızda.😎

15-IMG_2664
Kathmandu-Bhaktapur Durbar Square -sağda Pashupatinath Tapınağı

Bu meydanda değişik yapıda tapınak ve stupa var. Hindu olan dört tapınağın ikisi Şiva’ya adanmış, diğer ikisi de Vişnu’ya adanmış. Fotoğrafta sağdaki Şiva’ya adanmış  Pashupatinath tapınağı Kral Yaksha Malla tarafından yaptırılmış en eski tapınaktır, Katmandu’daki orjinalinin kopyasıdır. Yaksheswor Mahadev Tapınağı olarak da bilinir. En bilinen özelliği erotik figürlü oymalarıymış. Malesef tapınağı bile atlamış fotoğrafını çekmemişim ki figürlerini  göreyim.🙄

Tam karşımızdaki Kum Taşı- Vatsala Durga Tapınağına yakından bakalım. 😎

15-IMG_2632KK
Kathmandu- Bhaktapur Durbar -Taleju Bell ve Vatsala Durga Temple

Vatsala Durga Tapınağı; 1672’de Kral Jagat Prakash Malla tarafından yaptırılırken tapınağın önündeki Taleju Bell, 1721’de Kral Jaya Ranjit Malla tarafından yerleştirilmiş.

Kumtaşı görünüşlü ama daha çok kireç taşıdır. Taleju Bell çanı tapınaktaki sabah ve akşam dualarını belirtmek için konmuş. Tapınağın tabanı üzerinde ‘ havlayan zil ‘ Barking Bell denilen ikinci küçük çan daha var fotoğrafta sağda. Kral Malla tarafından yaşadığı korkunç rüya gerçekleşmesin diye  1721’de yerleştirilmiş. Çan çalınırsa köpekler uluyacak Kral’ı da korumuş olacaklar.

16-IMG_2637KK
Kathmandu- Bhaktapur Durbar -Solda Kral Bhupatinda Malla Sütunu-Taleju Bell ve Vatsala Durga Temple

Üst fotoğrafta soldaki geniş bina; Elli beş pencereli Saray (Pachpanna Jhyale Durbar), MS 1427’de Malla Kralı Yaksha Malla’nın saltanatı sırasında inşa edildi ve 17. yüzyılda Kral Bhupatindra Malla tarafından yeniden düzenlendi. Zarif yerleşimi ve heykel tasarımı ile tuğla duvarlar arasında ahşap oymacılığın eşsiz bir başyapıtı olarak kabul edilen elli beş pencerelik bir balkon var (evet pervaz gibi yapılmışları da pencere sayarsak 55 olur dediler). Aynı zamanda Nepal’deki en eski anıtlardan biri olarak biliniyor.

17-IMG_2636KK
Kathmandu-Bhaktapur Durbar-Solda Altın Kapı (Sun Dhoka)- ve Kral Bhupatinda Malla Sütunu

Kral Bhupatindra Malla Sütunu; karşısında sarayın şahane Altın Kapısı (Sun Dhoka) var. Bu sarayı Yaksha Malla (1428-1482) yaptırmaya başlamış, sonra gelen kral Ranjit Malla bitiriyor, daha sonra gelen krallar da eklemeler yapmış. Bu kapıdan sarayın avlusuna giriliyorsa da sarayın içine sadece Hindu olanlar girebiliyormuş. Biz de giremedik tabii.

Golden Gate ya da Sun Dhoka’nın tüm dünyadaki en güzel ve zengin kalıplanmış kakma bakır işi (Repoussé) örneği olduğu söyleniyor. Repoussé metalürjik bir metalin, düşük kabartmada bir tasarım yaratmak için ters taraftan çekiçle biçimlendirildiği metal işleme tekniğidir (Wikipedia). Kapıda, inanılmaz efsanevi canlılar ile Garuda’nın bir figürü var. Kapının üstündeki çerçevenin içinde de 10 kollu, 4 başlı Tanrı Taleju’nun  figürü vardı. Altın Kapı, Kral Ranjit Malla tarafından eklenmiş ve Elli Beş Windows Sarayı’nın ana avlusunun giriş kapısıdır.

IMG_2636
Kathmandu-Bhaktapur Durbar Square- Sun Dhoka (   Golden Gate)

Alttaki fotoğrafta; arkada görünen uzun tuğla yapı da yine Şiva’ya adanmış Kedarnath Temple. Her depremde  yıkılmaları çok acı olsa da kültürlerini devam ettirmeyi başarabilmişler.

18-IMG_2634KK
Kathmandu-Bhaktapur Durbar Square- Kedarnath Temple.

Biraz dinlendikten sonra arada bir sokaktan hemen daha da güzel bir meydana Taumadhi Square’e geçtik. Çok yakın yani..

Sağlı sollu dar fakat renkli bir ortam. Farklı kültürlere bizzat şahit olmak gezilerin en güzel yanı…

19-IMG_2639
Kathmandu-Bhaktapur-Taumadhi Square
20-IMG_2640KK
Kathmandu-Bhaktapur
22-IMG_2641
Kathmandu-Bhaktapur

Eveet işte bu kadarçık bir sokak hoop Taumadhi meydanına geldik. 😄 Etraf iyice şenlendi heryer turist dolu.

23-IMG_2648KK
Kathmandu-Bhaktapur-Taumadhi Square

Taumadhi meydanı hemen durbarın yanında olunca da en çok ziyaret edilen ikinci meydan haliyle… Taumadhi Tole diye de anılıyor zira Nepalce – tole – sokak pazarı demektir. Görüntü de yanıltmıyor zaten. ☺️ Tam kare bir meydan .

24-IMG_2646KK
Kathmandu-Bhaktapur-Taumadhi Square(Tole)

Nepal’in en yüksek ve en etkileyici pagoda tarzı tapınağı olan Nyatapola -5 katlı tapınak da burada. İhtişama bakınız.

25-IMG_2649KK
Kathmandu-Bhaktapur-Taumadhi Square-Nyatapola Temple

1702 yılında Kral Bhupatindra Malla tarafından inşa edilmiş, Zenginliğin Tanrıçası Siddhi Laksimi’ye adanmış bu tapınağın inşasında rivayete göre Kral da işçi gibi tuğla taşımış ve 5 ay gibi kısa bir sürede inşa edilmiş. Tapınağın yüksekliği 30 m.dir ve merdivenlerinde simetrik olarak konumlandırılmış heykeller var.

26-IMG_2651
Kathmandu-Bhaktapur-Taumadhi Square-Nyatapola Temple

İlk sıradaki iki insan heykeli var ve her biri on insan gücüne eşit iki güreşçi; Jayamel ve Phattu. Efsaneye göre enkarne olacak ve bir araya geleceklermiş. Bir üstte iki fil, sonra iki aslan, daha üstte iki ejderha ve en tepede de iki tane tanrıça; biri baghini-kaplan şeklinde diğeri singhni-aslan şeklinde temsil edilmiş. Pencereleri, kapıları, sütunları tapınaktaki tüm ahşap işleri Newarların sanatını yansıtan mükemmellikte işlenmiş, hayran olmamak mümkün değil.

Nyatapola’nın hemen sol aşağısında üç katlı bir tapınak daha var; Bhairabnath Tapınağı, karısı meydanın üstündeki Nyatapola Tapınağı’nı işgal eden Shiva’nın korkunç enkarnasyonu olan Bhairab’a ithaf edilmiş. Tapınakta Bhairavnath ve Tanrı Betame’ye ait heykelcikler bulunmaktadır.

Bu tapınağın bilinen bir özelliği de Bhaktapurda yapılan önemli festivallerden biri olan Bisket (Nisan ayında yapılıyor) Festivaline ev sahipliği yapması.

27-IMG_2650KK
Kathmandu-Bhaktapur-Taumadhi Square-Bhairavnath Temple

Burada da bir efsane var aslında bir değil iç içe geçmiş iki efsane; nasıl mı? anlatayım. Bir çok yerden alıntıdır (tercümesi için Deniz Kaplan’a (ilk baharım) teşekkür ederim.

Rivayete göre, antik zamanlarda Bhaktapurda kutlanan çok ünlü bir  Lingo(Bisket- jatra diye de bilinir) Festivali varmış birinci efsane veya hikaye burada başlıyor; Kral güzeller güzeli kızına koca arıyor, bulduğu her damat zifaf sabahı yatakta ölü bulunuyor.  😰 Bir, iki, üç, beş hala sağ çıkan yok.🤔  Üzerlerinde büyük bir lanet olduğuna inanıyorlar. Oğlunun ölmesini istemeyen uyanık bir kayınvalide oğluna bir iksir içirip gece uyanık kalmasını sağlıyor.  👍 Zifaftan sonra uyumayıp bekleyen damat, korkunç iki yılanın prensesin burun deliklerinden dışarı çıktığını görüyor ve hemen kılıçını çekip yılanların başını kesip laneti savuşturuyor.  💪 Ve böylece halkın şükranlarını kazanıyor. Ertesi sabah, yılanlar Bhaktapur’da bir direkte asılı olarak sergilenir. Lingo festivali de işte bu iki ölü yılanın yeniden canlandırılması olayıdır. Bhaktapur’un alt ve üst mahalle (diyelim) erkeklerinin karşılıklı ip çekişmesi ile direk yere düştüğünde kötülük biter ve yeni yıl başlar.

İkinci efsane de tam burada başlar; Tanrı Bhairab işte bu arabalı festivali görmek için insan kılığına bürünüp Bhaktapur’a  gelmiştir. Kral, Tanrı Bhairav’ın geldiği haberini alır almaz ölü dirilme konusunda ilim sahibi kişileri( Aachaju) tanrıyı yakalamak ve onu bu şehirde hapsetmek için görevlendirir. Aachaju sihirini kullanarak Bhairav’ı ararken onun başının diğerlerinden daha uzun olduğunu görür. Bhairav kaçmaya çalışırken kendini toprağa gömer ama kellesini orakla kopartılmasından kurtaramaz.

Rivayet bu ya, AAchju Sonradan Bairav’ın kellesini koparttığına pişman olur ve büyü gücünü kullanarak Bhairav’ın kellesini tapınağa getirir ve ona tapınmaya başlar. Bundan dolayı, inanışa göre, Bhairav’ın gövdesi Kashi (Hindistan’da) kellesi ise Nepal’dedir. Festival kutlamalarında geleneğe göre de Bhairav’ın heykeli festival bitiminden dört gün önce büyük bir savaş arabası (atlar tarafından çekilen) arkasında taşınır. Bu festival Bhaktapurdaki en önemli kültür festivallerden biridir.

28-IMG_2652K
Kathmandu-Bhaktapur-Taumadhi Square-Bhairavnath Temple

Bhairab’ın korkunç güçlerine ve büyük tapınağına rağmen, tanrı burada yalnızca 15 cm yüksekliğinde, bedensiz bir baş olarak tasvir edilmiştir! Alttaki fotoğrafta kırmızı renkli.IMG_2650KK

Hemen yanında bir küçük tapınak diye düşünüyordum adı Betal Mandır. Bhairavnath Tapınağının ana giriş kapısıymış; akşamları da burada dini müzik çalıyorlarmış. Yan evlerde Newar’lılar mandala boyama ve sanatsal boyama atölyeleri açmışlar.

29-IMG_2653
Kathmandu-Bhaktapur-Taumadhi Square-Betal Mandır
30-IMG_2655KK
Kathmandu-Bhaktapur-Taumadhi Square

Bugüne gidilecek iki yer daha var o nedenle fazla vakit yok. Olsa yukarıdakiler gibi bir temaşa fena olmazdı hani. 😉 Geldiğimiz sokağın paralelinden geri gidip otobüsümüze bineceğiz buyrunuz…

31-IMG_2660HDR
Kathmandu-Bhaktapur

Golden gate -Altın kapının önü öğrencilerle dolmuş. Biz turistler kadar yerli halk da çok ilgi gösteriyormuş.

32-IMG_2663
Kathmandu-Bhaktapur-Durbar Square-Golden Gate

Dönüş yolumuz çok güzeldi ve yine sağda solda bir çok küçük tapınaklar vardı ve evet hepsinin önünde de  mutlaka koruyucu hayvan figürleri…

33-IMG_2665
Kathmandu-Bhaktapur
34-IMG_2666KK
Kathmandu-Bhaktapur

35-IMG_2670KK

Renkli çamaşırlar, masmavi gökyüzü, kırmızı tuğlalı evleri geride bırakıp istikamet Kathmandu’nun Varanasi’sine (Bagmati nehir kenarına) desem hiç de yanlış benzetme  olmaz…

Bugünlük bu kadar diyorum; İnsan ister istemez doğup büyüdüğü kültür, içerisinde yaşadığı sosyal çevre, ekonomik koşulları gibi birçok etkeni karşılaştırıyor; daha iyi ise neyse de kötü olunca insan üzülüyor elbette… Ama ben sizi üzmeyip bir değil iki güzelle şimdilik hoşçakalın diyorum…

Tata…

36-IMG_2657KK

 

NEPAL-Katmandu-Bölüm 2

Evet yeni bir yazıyla güne merhaba dedik… Aaa elbette esas sizlere merhaba… ☺️

Bugün tek şehir ama hayli dolu anlatım ve fotoğraf olacak sıkılacağınızı sanmıyorum zira hikayeler de fotoğraflar da çok güzel. Benden söylemesi. E hadin gari. ☺️

Katmandu Durbar Square; Bugün Katmandu’daki Durbar Square ( Durbar meydanı) diğer adıyla Basantapur Durbar Meydanını gezeceğiz. Birinci bölümde bahsetmiştim yineleyeyim; Durbar –kral demektir Square de meydan, yani Kral Meydanı. Katmandu Vadisi’nin 3 eski şehrinde de (Katmandu, Patan, Bhaktapur) birer “durbar meydanı” bulunmaktadır. Katmandu Durbar Meydanı, hepsi UNESCO Dünya Mirası Listesi olan Katmandu Vadisi’ndeki Nepal’deki üç Durbar Meydanından biri ve en ünlüsüdür. Meydan 1975 yılında Kral Birendra Bir Bikram Şah’ın ve 2001’de Kral Gyanendra Bir Bikram Şah’ın taç giyme gibi hala önemli kraliyet olaylarının merkezidir.  Kısaca; Katmandu vadisini Yaksya Malla üç oğlu arasında bölüştürmüş,onlar da birbirleriyle rekabet ederek bu yapıları ortaya çıkarmışlar.

Nepal’in geleneksel mimarisini izleyebileceğimiz çok güzel yapılar ve tapınaklar göreceğiz, adı tapınak ama içlerine girilmeyen tapınaklar. 😀Ben son derece heyecanlıyım, nasıl olmayayım ki; lise çağlarımın çiçek çocukları- Hippilerin yaşadığı yerleri göreceğim. Fotoğraflarını izlediğim yaşayan tanrıçayı göreceğim. Haydi o zaman (bizim hadi gari lafımıza alıştınız tabii ☺️) sizi mi kıracağım; Hadi gari gidive Alev 😂

Otobüsten indik, bir müddet yürümemiz gerekecekmiş yokuş yukarı çıkıyoruz, çarşı içindeyiz, etraf yine çer-çöp dolu, bir okulun önünden geçiyoruz, kolej gibi zira öğrenci kıyafetleri fazlasıyla düzgün.

1-IMG_2475
Katmandu
2-IMG_2473
Katmandu’da bir okul.

Pazar yeri gibi bir yerlerden geçiyoruz etrafın çöpüne alıştık artık, arkada üst, üste görülen sepetlerin içinde tavuklar vardı. 🙄 İnsanları ekonomik olarak çok zor durumda olsa dahi turistlere kötü bir yaklaşım yok rahatça geçiyoruz.

3-IMG_2474
Katmandu’da pazar yeri.
4-IMG_2476
Katmandu Durbar meydan’a gidiş yolu

Süslü tapınaklar görülmeye başlandı. Bizim gruptan biri fotoğraf çekiyor. 😉

5-IMG_2478
Katmandu Durbar meydan’a gidiş yolu
6-IMG_2479
Katmandu

Satıcılardan kaçalım derken hep beraber bir tapınağın içine girdik. Buranın adı Kasthamandap’mış. Çarpılma ihtimali çok yüksek olan bu yere gelene kadar doğru düzgün fotoğraf çekemeyince ve bu tapınağın da nasıl bir yer olduğunu anlatabilme adına Önder’in İphone-ile çektiği videodan bir kare ekliyorum. 😉

6A
KatmanduGüney batı giriş-Kasthamandap

Durbar meydana buradan bilet alarak giriliyormuş-yerli halka yok yani bizdekinin tersi-, yerel rehber bu işle uğraşırken ben de fotoğraf çekiyorum. Etraf peşimizi bırakmayan ama içeri de giremeyen satıcılarla çevrili… 😁 Önder’in peşini bırakmıyorlar alıcı olduğunu anladılar herhalde. Önder de habire two dolar diyor, onlar five dolar. Ben fotoğraf çekiyorum bir yandan da boş ver şimdi diyorum.Yok anlaşamadılar 😂😂😂

7-IMG_2487
Kasthamandap’ta satıcılar

Kasthamandap, Katmandu şehrinin kalbindeki Human Dhoka Durbar Meydanı’nda yer alan geleneksel Newar tarzındaki en büyük ve en eski 3 katlı bir yapı, ilk tarihsel bilgiye 1143 yılında ki yazıtlarda rastlanmış.Evet geçmişi kesin olmasa da Kasthamandap tapınağının, 12. yüzyılda tek bir ağacın dallarından Laxmi Narsingha Malla tarafından yapıldığı düşünülmektedir. Mevcut bina on yedinci yüzyılda yenilenmiş. Katmandu şehrinin adını bu tapınaktan aldığı söyleniyor. Kasthamandap ‘ahşap köşk’ anlamına geliyormuş. Bir de hikayesi var ama önce içini görelim.

8-IMG_2485
Kasthamandap – Baba Goraksnath(Şİva) heykeli ve  fotoğrafı

Burası hiç kutsanmadığı için tapınak sayılmasa da yerel halk tarafından epey önemseniyormuş. Zira fotoğrafta gördüğümüz heykel tanrı Şiva, altta resmi konmuş görülen de yine Lord Şiva’nın temsili resmi imiş. Dört bir tarafı açık ,her köşede fil şeklindeki tanrı Ganeşa’nın heykeli ve Hindu destanları, Binanın birinci kat kornişlerinin etrafında da ünlü Ramayana ve Mahabharata da resmedilmiş olarak görülüyormuş. Sonradan fark ettim ama fotoğraflayamadığım giriş kapısını da iki bronz aslan heykeli   korumakta…

Hikaye, efsane (her ne derseniz) seven,sevmeyen buraya. 😀😉

Guru veya Baba Goraksnath;  MS 11. Ve 12. Yüzyılda yaşamış olduğuna inanılan Hatha yoganın kurucusu bir aziz. Ayrıca Mahayogi, Mahaguru, Aadi Nath, Siddhayogiraj ve   (Tanrı Şiva) olarak da anılıyor.

Bengal’in efsaneleri Lord Shiva’nın keçeleşmiş saçlarından doğduğunu söylese de bu doğuşun anlatıla gelen bir hikayesi var. (Bu hikâye yabancı bir yazardan derlemedir.)

Vakti zamanında Matsyendranath adlı bir aziz, köyde evleri gezer insanları kutsar, onlara bilgelik bahşeder, sofralarına konuk olurmuş. Yine bir evi ziyarete gittiğinde ev sahibi kadın ona; bir çocuğu olmasını çok istediğini ama olmadığını söyler ve azizden yardım ister.Matsyendranath ona bir avuç kutsal kül verir ve onu yuttuğu takdirde bir çocuğunun olacağını söyler. Kadın konuyu anlatıp külü gösterdiği komşusu tarafından alaya alınınca üzülür ve külü gübre yığına doğru savurur.

Hikâye bu ya; on iki yıl sonra Aziz Matsyendranath geri döner ve kadına çocuğa ne olduğunu sorduğunda kadın külü gübre yığınına attığını söyler. Aziz gübre yığına gider ve dua ettikten sonra çocuğa seslenir. Gübre yığınından, on iki yaşında güzel bir çocuk ortaya çıkar, bu çocuk Gorakhsnath’dır. Tanrıça Parvathi Gorakhnath’ı görür ve Tanrı Shiva’ya kim olduğunu sorduğunda Lord Shiva, azizin kendi enkarnasyonu olduğunu söyler.

Hikaye güzel , devamla…

Tanrı Şiva, enkarnasyonu Goraksnath şeklindeyken (yani insan şeklinde) bir festivalde savaş arabaları yarışına katılıyor, burada bir papaz onu tanıyıp Katmandu vadisine hapsediyor. Goraksnath özgürlüğüne karşılık tapınak inşa etmek için ağaça ihtiyacı olan papaza büyük tek bir ağaç yetiştirmeyi teklif ediyor. Papaz kabul edince, bu tapınağın yerinde dev bir sal ağacı yetiştiriyor ve bu tapınak bu ağaçtan yine tek bir çivi, menteşe vs metal aksam kullanılmadan inşa ediliyor. Çok zaman sonra da Goraksnath’a ithaf ediliyor.

Biz döndükten yanılmıyorsam 40 gün sonra olan 25-Nisan-2015 depreminde tamamen yıkılması da çivi vs kullanılmadığının ispatıdır bence tabii…😔

9-IMG_2486
Kasthamandap’ta bir şifacı

İçerde bir şifacı diyelim insanlara bir şeyler yapıyordu bilemedik elbette ama para verdiklerini de gördük.

Bir anlatım daha ama bu kez  hikaye değil gerçek… 👍 1971 yapımı Kült klasik Bollywood filmi   ‘ (“Hippilerin gerçek üstü dünyasıyla ilgili bir film”) ile * Dum Maro Dum * şarkısı burada  yani Kasthamandap’da çekilmiş. O yılları  bilmeyen gençlerimize anlatabilmek  için izlemek gerek. Değişiklik olur,hoşunuza gideceğini umuyorum. 🙆 şarkı da kız da güzel … 😃

Hippilerin o zamanki sloganları *savaşma – seviş * idi. Araştırdım, şarkıdaki Rama ve Krishna, Tanrı Vishnu’nun bir enkarnasyonuymuş ,şimdiki anlamda avatarı yani😀, ona sesleniyorlarmış. Hare Krishna şarkısındaki nakaratı söylemekle ruh saadete kavuşurmuş. Kısaca; Hint Krishna mezhebinin 1977 de ki kurucusu Guru Swami Prabhupoda’nın söyleyip yaydığı bir çeşit matra anladığım kadarı ile … 😬

Biletlerimiz geldi. Eveet artık meydana giriyoruz, hadin gari . İsterseniz haritaya bir bakalım… Başlangıç mavi daire içinde yine de haritaya bakıp çok geniş geçişler var sanmayın her yapı birbirine çok yakın ve benzeşiyor, kaybolma ihtimali yüksek yani…

9A-Katmandu

10-IMG_2490
Katmandu- Durbar meydanına giriş.

Hemen tapınaklar ama yine de altları, yanları, yani çevre zaten işyerleri ile dolu…

11-IMG_2488AK
Katmandu- Durbar meydanı – Trailokya Mohan Narayan tapınağı
12-IMG_2489AK
Katmandu- Durbar meydanı güney batı girişi.
13-IMG_2491
Katmandu- Durbar meydanında bir dükkan.

Bu amcanın işlediği yapraklar da bir çeşit keyif verici madde ihtiva ediyormuş. Murat rehberimiz yerlerdeki kırmızı lekelere dikkat edin onlar kan değil, bu yaprakları ağızlarında sakız gibi çiğnerler bir süre sonra da sağa sola tükürürler rengi de kırmızı olur dedi… Hayret… 😡

14-IMG_2492
Katmandu- Durbar meydanında taş oyun oynayanlar.

Yerel bir oyun oynuyorlardı tam çıkaramadım. Zar atıyorlardı tamam, önlerindeki kare çizgilerde de çiçek yaprakları vardı kazandıkları kare anlamında. 🙄 Bizim zamanımızda da öyle taşlı bir oyunumuz vardı galiba 🤔 Yok bilemedim… Hatırlayan bana yazsın.✍️

DURBAR meydanı
Katmandu-Hanuman-dhoka Durbar  Square

Tam adı Hanuman-dhoka Durbar  Square  olan Katmandu’nun bu eski bölümü, açık hava müzesi gibi etrafta uçuşan güvercinler de ayrı bir hava veriyor. Pagoda tarzı zarif mabetlerin birer kule gibi yükseldiği, her yerde çifter çifter filler, aslanlar veya tanrı başlarının yer aldığı, heykele boğulmuş meydanlar, müthiş bir ahşap işçiliği ile yapılmış saray gibi eski evlerle dolu… Son derece heyecan verici   üstelik kırmızı kırmızı farbalalarla süslü çatı kenarları enteresan.

Karşımıza hayli yüksek merdivenli bir tapınak çıktı Maju Dega. 😂 😂   Önü rikşa durağıydı. Neden güldüğümü sonra anlatayım. Çöpler diz boyunu aşmış.😳

15-IMG_2494 kopya
Katmandu-Durbar Meydanı- Maju Dega tapınağı
16-IMG_2510
Katmandu-Durbar Meydanı- Maju Dega tapınağı ve beyaz olan Kam Dev temple

Maju Dega (“Kayınvalide Tapınağı”) Gel de gülme! 😂😂 Daha çok hippi tapınağı olarak tanınıyor. 1690 yılında Kral Bhupalendra Malla’nın büyükannesi olan Riddhi Lakshmi tarafından yaptırılan bu tapınak 23 metre, yine tanrı Şiva’ya adanmış. 1968 lerde kendilerine Hippi –çiçek çocuk diyen gençleri eskiden burada takılıp gitar çalıyor, keyif verici madde içmek dahil her türlü çılgınlığı yapıyorlardı. İzledinizse fikir edinmişsinizdir.

Hatırlarım ben lise 2 deydim o dönemlerde Nepal’e gidenler pasaportlarını yakıp kimsesizler olarak izlerini kaybettiriyorlardı. Şimdi ki gibi takip sistemi mi vardı!  Kim kimeee, dum dumaa…  Birçok aile de çocuklarımız öldü diye kahrolmuştu…  Zaman olsaydı da o merdivenlerde oturup etrafı seyretseydim…

Ayak ucundaki beyaz uzun tapınak da aşk ve arzunun tanrısı Kam Dev’e adanmış.       Kam Dev de Şiva’nın eşi…

17-IMG_2584HDR kopya
Katmandu- Maju Deva önündeki Rikşa durağı.

Hemen fotoğrafta sol yanındaki Tapınak; Trailokya Mohan Narayan Temple. İlk girişte görmüştük. Amcanın milli duyguları coşmuş bayraklarını sallayıp selam duruyor. Dünyada dikdörtgen olmayan çok az sayıdaki bayraklardan biri belki de ilki, zira 2 tane üçgen her birinde bir başka şekil var.

18-IMG_2585 kopya
Katmandu-Durbar Meydanı-Trailokya Mohan Narayan Temple.

önceki fotoğrafı hatırlayalım

19-IMG_2488Crop
Katmandu-Durbar Meydanı-Trailokya Mohan Narayan Temple

Çok katlı bu tapınağın önünde diz çökmüş, namaste der gibi ellerini birleştirmiş vaziyette ve diz çökmüş olarak tasvir edilmiş Garuda heykeli var(mış) ben geç farkettim. Bu son fotoğrafta sırtı gözüküyor ,tabii görmedikçe benzetmek zor. 😔 1679’da Prithvibendra Malla tarafından yaptırılmış, 1690’da Kral Bhupalendra’nın eşi Riddhi Lakshmi tarafından da buraya yerleştirilmiş. Garuda; Hindu ve Budist mitolojilerinde yer alan kuş ve insan melezi yaratıktır ve genellikle tanrı Vishnu’nun bineği olarak tasvir edilir.

Neyse… Son kez meydana bakalım sonra arkamızda yer alan binaya Kumari Ghar’a yaşayan tanrıçayı görmeye gidelim.

17-IMG_2495 kopya
Katmandu-Durbar Meydanı

Nepal’liler sadece sayısız Tanrı ve Tanrıçaya sahip değiller, aynı zamanda yaşayan bir tanrıçaları da var Kumari.

  Kumari veya Kumari Devi veya Yaşayan Tanrıça- Nepal, ergenlik çağına gelene kadar küçük kızlara ilahi kadın enerjisinin tezahürleri olarak veya Hindu dini geleneklerinde devi-Tanrıça olarak ibadet etme geleneğidir. Kumari sözcüğü, *prenses* anlamına gelen Sanskritçe Kaumarya’dan türemiştir. Hindu ana tanrıça Durga’nın insan olarak enkarnasyonu olduğuna inanıyorlar.

Kumari, Nepal Kraliyet ailesinin ve ülkenin koruyucusudur. Her şehrin Kumarisi var fakat Katmandu’daki en kıymetlisiymiş, halk arasına özel günler hariç hiç çıkmazmış.

Anlatacak çok şey var o nedenle biraz fotoğraf koyalım sıkılmayınız. ☺️

Bu renkli ve güzel aslanlı kapıdan girdik fazla büyük olmayan bir avluya çıktık. Aslanların biri dişi diğeri erkekmiş ve sarayı koruyorlarmış.

 

21-IMG_2509
Katmandu-Durbar Meydanı- Kumari Chowk
22-IMG_2502
Katmandu-Durbar Meydanı- Kumari Chowk

Bize sessiz olmamızı ve işaret verilene kadar çevrenin fotoğrafını çekebilirsiniz dendi. Pencereler gerçekten de çok güzeldi.

23-IMG_2500
Katmandu-Durbar Meydanı- Kumari Chowk

Kumari bu pencereden bakacakmış.

25-IMG_2504
Katmandu-Durbar Meydanı- Kumari Chowk

Sonra bu üçlü pencerede bir adam belirdi –koruma gibi ama yaşlı- herkes fotoğraf işini bıraktı sessizleşti. Fotoğraf çekmeye kalkarsanız ciddi müdahale ediliyormuş.

26-IMG_2506
Katmandu-Durbar Meydanı- Kumari Chowk

Ve yaşlı adamın bir işaretiyle süslü, püslü genelde kırmızılara bürünmüş bence 11-12 yaşlarında bir kız çocuğu pencerede göründü. Yüzünde hiçbir mimik yok, ruhsuz boş bir bakış ve bir işaretle hop kayboldu. Olay bu; yaşayan Tanrıçayı gördük mü? Gördük. 😬 😬

Sessizce dağılabilirsiniz arkadaşlar. Şaka, şaka, durun siz değil biz dağılacağız… 😀😀😂

Hem daha hikâye anlatacağım bekleyin arkadaşlar…

Tanrıça Telaju’nun enkarne olup Tanrıça Kumari’de bedenlenmesinin tarihi 13. yüzyılda başlar. Son Malla Kralı Jaya Prakash Malla her akşam sarayında herkesten gizli, odasında Tanrıça Taleju ile oyun oynamaktadır. 😉 Tanrıça Taleju’nun isteğiyle bunu hiç kimseye söyleyemez, karısına bile. Fakat karısı şüphelenmektedir. Bir akşam kocasının odasına gizlice girer ve ikisini görür. Bunun üzerine Tanrıça Taleju çok sinirlenir. Krala der ki; “Beni bir daha görmeyi ve ülkeni korumamı istiyorsan beni arayıp bulmalısın. Nevaların Shakya ırkından küçük bir kızın bedeninde olacağım.” Kral da bunun üzerine ülkedeki Shakya ırkından olan tüm küçük kızları araştırır. Günümüzde bunu krala bağlı Nevaların Shakya kolu yapmaktadır.Yani Kumari olmak öyle kolay bir iş değilmiş. Ne çok yazı oldu demeyin zira bu çok önemli bir konu…    🤔

Tanrıça Kumari olup olmadıklarını anlamak için: Ülkedeki 4-5 yaşındaki newar’lı kızları toplayıp çeşitli testlerden geçiriyorlar. Bir odaya kapatıp korkunç kıyafetli adamlar kızı korkutmaya çalışıyorlar, kesik hayvan başları vs. önüne atıyorlarmış😡😬kız tepkisiz kalırsa ve bunları aşarsa; kötülük karşısında iyiliğin tanrıçasının enkarnasyonu kabul ediliyor ve yeni Kumari seçiliyor. Çocukta kalacak ruhsal sorunları düşünen yok tabii… 😡 Neyse tanrısal işlere karışmaya gelmez. 😊 Bitmediii…

Vücudundan hiç kan çıkmaması gerekirmiş ki, tanrısal gücü kaybolmasın. O nedenle hep el üstünde taşınıyor, Nepal’in en önemli festivali olan Indra Jatra ve bir iki festivalde de bir tahtla tüm şehirde gezdirilmesinin dışında sokağa çıkması da yasakmış.

E tabii regl dönemi gelip vücuttan kaç çıkınca ölümlü normal bir insana dönüşüyor yani tanrısal güç de tanrıçalık da bitiyormuş. 😡Emekli maaşı bağlanıyormuş galiba, ama kızın hayatı sönüyor, kim tanrıçayla evlenir ki?… 😔 Evlense dahi; evleneceği erkeğin öleceği inancı nedeniyle de kimse cesaret edip evlenmiyormuş. Üzüldük tabii grup toplandık çıktık.

27-IMG_2507
Katmandu-Durbar Meydanı- Kumari Chowk
28-IMG_2508
Katmandu-Durbar Meydanı-

Meydanda dolaşan ya da buralardan geçen insanlar günün her saatinde sürekli tapınıyor, dua edip kırmızı renkli pirinç hamurundan alınlarına sürüyorlar, eğer çiçek de varsa koparıp başlarının üzerinden serpiyorlar, kendilerince kutsanıyorlar ya da arınıyorlar. 🙄

Tam karşımızda Shiva Parvati Mandir Tapınağı; 18.yüzyılda yapılmış olan tapınağı önünde iki tane ejderha koruyor ve öndeki orta pencereden dışarı bakan Tanrı Shiva ve Tanrıça Parvati figürleri var, zaten tapınakta onlara adanmış. Yanından geçiyoruz.

29-IMG_2495
Kathmandu Durbar -Shiva Parvati Mandir Tapınağı

Yürümeye devam… Bir ara; o ne? Bunun adı nedir? diye duymaya, fotoğraf çekmeye çalışırken tersim döndü, her yer birbirine benzedi 😁 Önder olmasa kesin kaybolmuştum.

Fotoğrafta göreceğiniz Hintli kadın güzel kolyeler satıyordu epey bir süre peşimizden ayrılmadı. Yok almadım rehberimiz nereden ne alınır pek güzel söylüyor, hem şimdi fotoğraf çekiyorum satın alma modunda değilim. 😬 😂

30-IMG_2511 kopya

Hinduizm ve Budizm de kullanılan ruhani özellikler taşıyan sanatsal çizimler görüyoruz. Bunlara Mandala, boyama sanatına da Yantra ( Tibet resim sanatı) deniyor.

Manda (Enerji – öz), La (kap) anlamına gelmektedir. Kısacası Mandala’ya enerjiyi tutan kap anlamına da gelen Sanskritçe bir kelimedir. Sözlü iletişimin olmadığı dönemlerde yapılan dua sanatıdır da diyebiliriz. Yoga da meditasyon amaçlı da kullanılıyor.

Bir hatırlatma yapayım; Mandala’lara tüm inanç sistemlerinde rastlayabiliriz. Bize en yakın örneklerini Osmanlı tarihinde görürüz. Osmanlı sultanları ayet, hadis ve sembollerle süslü gömlekler giymişlerdir. Bu gömleklerin üzerinde, “Kadem-i saadet”, “Zülfikar”, “Lale” gibi anlamlı motifler daire içinde çizilmiştir. Bu şekiller, mandalanın şifa veren gücünü hatırlatır. Bugün Topkapı Sarayı’nda sergilenen “Şifalı Gömlekler” ya da “Tılsımlı Gömlekler” mandalanın derin tarihinin en güzel örneklerindendir. Bir başka güzel örnek ise camilerin kubbelerinde görebileceğiniz motiflerdir diyelim devam edelim.(bu yazı alıntıdır benim de bilgim yoktu 🙄) Benim çektiklerim; Budha’nın hayatını ve felsefesini anlatan Mandala’lardır.

31-IMG_251232-IMG_2514 232A-IMG_2513

Yürümeye devam, çokgen bir mabetin önünden geçiyoruz yine içine girilmediği gibi askerler tarafından da kuşatılmış güvenlik üst seviyede. Neyse yine de sayıyoruz sekizgenmiş 😊 17.yy da yapılan Chasin Dega Tapınağı; flüt çalan Krishna’ya adanmış. Bugün yoktu ama genellikle Tanrı Krishna’ya burada adak adanır, kurban kesilirmiş.

33-IMG_2515

Sağa döndüğüm anda tapınaklarla dolup taşan meydanın güvercinlerle dolu başka bir yerini   görüyorum, görkemli upuzun bir sütun. Üstünde gördüğüm minyatür heykeller ise 1670’lerde kurulan Kral Pratap Malla’nın ve çocuklarının heykelleriymiş. Kral, lotus şeklinde temsil edilen başkentin üstünde aslan tahtında otururken, iki eşi her iki tarafında, Kralın beş oğlu da etrafında, beşinci ve en küçük oğlu da önünde duruyor. Size daha güzel gösterebilmek için iyi bir zoom lensim olmalıydı …

34-IMG_2580 kopya
Kathmandu-Durbar Square-Kral Pratap Malla sütunu
34-IMG_2580KK
Kathmandu-Durbar Square-Kral Pratap Malla sütunu

Etrafa bakınırken görüntü de değişiyor, nerden geldiyse güvercinlerin arasında inekler yayılmış güneşleniyor, bir sadu elinde kâse ile sessizce dikilmiş duruyor, fotoğrafını çekiyorum yine hareket etmiyor. Meğer insanlardan para değil sadaka istediklerini ve zorlamadıklarını anlatmak için sessizce beklerlermiş.

34-IMG_2516
Kathmandu-Durbar Square-Kral Pratap Malla sütunu
35-IMG_2517LR kopyasinging bowl
Kathmandu-Durbar Square-Kral Pratap Malla sütunu

Sütunun arkasındaki pagoda tarzı tapınak Jagannath Mandir.16. Yüzyılda yapıldığı söylense de tarihi daha da eski olabilirmiş. Tapınağın alt çatısını destekleyen dikmeler, Nepal tapınaklarında oldukça yaygın olan sayısız erotik oymalar içeriyor. Bu durbar meydanlar kare şeklinde ve yapılar birbirlerinden uzak değiller. Bazılarında tezgah açmış kadınlar vardı.

36-IMG_2520 kopya
Kathmandu-Durbar Square

Sütunun kuzeyinde; şeytan’ın cesedinde dans eden Kala Bhairab‘ın (Black Bhairab) tombul görüntüsü var.

37-IMG_2523 kopya
Kathmandu-Durbar Square-Kala Bhairab

Bhairab; Şivanın korkunç yüzlü enkarnasyonu olan Hindu tanrısıdır… On iki fitlik tek bir taş levhadan oyulmuş. Efsaneye göre, önünde yalan söyleyen herkesin kan kusup öleceğine inanılırmış. O nedenle; suç işleyenleri buraya getirirlermiş eğer yalan söylerse Şiva’nın laneti üzerine olacağına inan kişi suçunu itiraf edermiş. Bir nevi yalan makinası görevini görüyor. 😄 Zaten ayaklarının altında ezdiği şeytan 😄 diğer kollarında Kesik bir baş ve kılıç görülüyor. Genellikle bir köpek eşliğinde gösteriliyor.

38-IMG_2525 kopya
Kathmandu-Durbar Square-Kala Bhairab

Devam…

40-IMG_2530 kopya
Kathmandu-Durbar Square-

Bu kare de pek güzelmiş 😎 Önder’in tanıtımı eşiliğinde, Kakeshwar Tapınağı; ilk olarak 1681’de yapılmış ancak 1934 depreminde çok hasar gördükten sonra yeniden inşa edilmiş

41-IMG_2526
Kathmandu Durbar -Kakeshwar Temple

Güzel rengarenk bir ortam bence buraları sakin, sakin gezerek fotoğraflamak gerek, gruptan kopmamak uğruna telaşla birçok kare ziyan olmuş. Neyse keyfinizi bozmayacağım iyileri de var. Mesela…

42-IMG_2529 kopya
Kathmandu Durbar meydanı
43-IMG_2532 kopya
Kathmandu Durbar çevresi

Bu insanlara bakın renkleri gibi insana bakışları da güzel. Pazar yeri gibi ama malumunuz artık biliyoruz ki, tanrılara ikram etmek üzere (meyve-çiçek vs.) satın alındıkları için tapınak yakınlarında kurulmuşlar (nasıl yorum ama😊) Çünki Nepal’de de evde yemek yapma adeti yok hep dışarlarda yiyorlar.

44-IMG_2533 kopya
Tapınak önünde Hintli fakirler.

Bu tapınak da maalesef giremediklerimizden (hangisine girebildik ki 😔 )

Mahendreswar Temple– Lord Şivaya  adanmış bir Hindu tapınağı. Tepesinde Şiva ve Nandi denilen üzerine bindiği boğası var ama o da koruyucu imiş. Şiva elindeki şeytanın mızrağı ile yine şeytanı kovuyor ve tapınağı da korumuş oluyor.

45-IMG_2531 kopyaMabendreshwar Temple
Kathmandu Durbar -Mahendreswar Temple
45A-IMG_2531
Kathmandu Durbar -Mahendreswar Temple-Lord Shiva ve Nandi

Dış kapı kenarında renkli iki aslan heykeli, iç kapıda da 2 tane metalden ejderha gibi görünen heykeller var. Tam çekememişim-aslında içeri girilmiyor denince ben de fotoğraf da  çekilmez diye algılayıp zorlanıyorum yani… 😔

46-IMG_2534 güzelÖZEL
Kathmandu Durbar -Mahendreswar Temple

Sağındaki de şu alttaki…

46A-IMG_2535küçük
Kathmandu Durbar -Mahendreswar Temple

Maymunlar ve insanlar iç içe bizim kedilerle olduğumuz gibi…😉

Ve sağ köşeden görünen aslanlı kapının arkasında da 12 katlı,16. yüzyılın ortalarında Kral Mahendra Malla tarafından inşa edilen Katmandu’nun en büyük tapınağını vardı. Başka hiçbir bina bundan daha yüksek yapılamaz diye de bir yasa çıkarmış. Bu yasa, 20. yüzyılın ortalarına kadar yürürlükte kalmış. Taleju Bhawain, Hint tanrıça Durga’nın bir formu olarak Hindular tarafından kabul edilirken, Budistler ise aşk tanrılarından biri olarak kabul ederlermiş. Kapıdan bile baktırmadılar kızdım ben de çekmedim oysa ki kapısı da güzeldi. Sağdaki aslanlı önünde asker duruyor.😊

47-IMG_2537 kopya
Kathmandu Durbar Square

 

Nihayet Hanuman Dhoka olarak adlandırılan Eski Kraliyet Sarayı’na gidiyoruz.

48-IMG_2539KK
Kathmandu Durbar Square
49-IMG_2546
Kathmandu-Durbar -Hanuman Dhoka

Hanuman Dhoka Sarayı;

Durbar Meydanı’nın kalbinde yer alıyor 14. Yy dan bu yana 2008 yılına kadar Malla krallarının sarayı olmuş. Burası ayrıntılı ahşap oymaları, dekoratif tuğla ve güzel avluları ile inanılmaz bir yer. Halen resmi işler için kullanılıyormuş.

Katmandu’nun Durbar Meydanı’ndaki bu kraliyet sarayı kompleksine girmeden hemen solda, kırmızı renkte boyanmış olan Maymun Tanrısı Hanuman’ın bir heykeli var. Tanrı Şiva’nın maymun şeklindeki enkarnasyonuna da Hanuman demişler. Yani saray bu tanrı Hanuman tarafından korunuyor, zaten adını da ondan alıyor. Kırmızı bir şemsiye ile korunuyor ve tapınmak için gelenlerin yıllardır sürdüğü kırmızı boyalarla da yüzü görünmez olmuş gibi görünse de Tanrı Hanumanın bakışlarını ölümlülerden korumak amacıyla kapatıyorlarmış.

50-IMG_2547CRP
Katmandu’nun Durbar Meydanı- Hanuman heykeli.
51-IMG_2547KK
Katmandu’nun Durbar Meydanı- Hanuman Dhoka

Girişte bir çift süslü taş aslan var. Solda olanın üstündeki tanrı Şiva, sağdakinde de karısı Parvati var.

52-IMG_2548 KK
Katmandu’nun Durbar Meydanı- Hanuman Dhoka

Yine görkemli bir kapı ile giriliyor. Dhoka; Nepal dilinde kapı anlamındadır.

53-IMG_2549KK
Katmandu’nun Durbar Meydanı- Hanuman Dhoka -kapı-

İyi bir savaşçı olduklarıyla övündükleri Gurka askerleri (ki halen İngiliz askerlerinin bir                                 çoğunu bu Gurkalar oluştururmuş) nöbetteler. İşaretle anlaşıyoruz, reveransla teşekkür edip fotoğraflarını çekiyorum.

54-IMG_2550KK
Katmandu’nun Durbar Meydanı- Hanuman Dhoka- Gurka askeri

Girişi geçip, kraliyet sarayının geniş bir avlusu olan Nasal Chowk’a giriliyor. Gurka askerinin hemen yanında Tanrı vişnu’nun çirkin görüntüsü var, öldürmeye çalıştığı şeytanmış. 😖 Bir kadın tapınıyordu. 🙏

55-IMG_2554KK
Katmandu’nun Durbar Meydanı- Hanuman Dhoka
56-IMG_2556 KK-1
Katmandu’nun Durbar Meydanı- Hanuman Dhoka-
57-IMG_2556 KKCRP
Katmandu’nun Durbar Meydanı- Hanuman Dhoka-Tanrı Hanuman heykeli

Nassal Chowk adı verilen büyük iç avlu, 1975 yılında Kral Birendra’nın taç giyme töreni burada yapılmış.

58-IMG_2557 KK
Katmandu’nun Durbar Meydanı- Hanuman Dhoka-Nassal Chowk
59-IMG_2573KK
Katmandu’nun Durbar Meydanı- Hanuman Dhoka’da ben 🙂

Meydanın kuzeydoğu köşesindeki bu yuvarlak çatılı, beş katlı pagodaya benzeyen tapınak Panch Mukhi Hanuman Mandir : *beş yüzlü Hanuman* anlamındaymış yani aslan,kuş,maymun vs suratlıymış.

60-IMG_2553KK
Katmandu’nun Durbar Meydanı- Hanuman Dhoka-Mukhi Hanuman Mandir
61-IMG_2574KK
Katmandu’nun Durbar Meydanı- Hanuman Dhoka-Nassal Chowk

Sarayın diğer köşesinde de harika bir yapı vardı. Kapısında–nine storied palace— dokuz katlı palas-yazıyordu. Bakınız ahşap oymalar inanılmaz güzellikteydi.

62-IMG_2566KK
Katmandu-Hanuman Dhoka-Triphuvan müzesindeki Basantapur kulesi

Burası 19. yüzyılın ortasından sonuna kadar Kral Şah  Ranas tarafından inşa edildi. İronik bir şekilde, daha sonra Kral Tribhuvan’ı (1911-55) kutlayan bir müzeye dönüştürülmüş. kralların giysileri, kullandıkları eşyalar sergileniyormuş ben gitmedim.

Müzenin üstünde yükselen dokuz katlı Basantapur kulesi (1770), bir zamanlar Freak   street’in sonunda bir işaret feneri gibi duruyormuş. Kuleyi destekleyen dikmeler, erotik oymalarıyla dikkat çekiyordu.🤓

63-IMG_2567KK
Katmandu-Hanuman Dhoka-Triphuvan müzesi
64-IMG_2565KK
Katmandu-Hanuman Dhoka-Triphuvan müzesi

Gurka nöbetçi burada da vardı, yanında durduğu kapı çok güzeldi. Bir başka güzel kapı daha var…☺️

65-IMG_2571KK
Katmandu-Hanuman Dhoka-Triphuvan müzesi
66-IMG_2568KK
Katmandu-Hanuman Dhoka

Saraydan da çıktık otobüsümüze gitmek için meşhur Freak Street’ten geçiyoruz. Freak caddesinin görkemli bir geçmişi var. Evet zamanında Hippilerin cennetiydi. Genelde burada takılırlarmış. Şimdilerde onları hatırlatan tarz giyimleri satan yerlerden başka bir şey yok gibi. Geze, geze gidiyoruz bakalım neler göreceğiz.

68-IMG_2586KK
Kathmandu-Freak Street 

Freak caddesinde ufacık dükkanlarda faal bir çalışma vardı, insanlar arı gibi çalışıyorlar. Biz de olsa hemen turist gelmiş diye etrafını sararız yok böyle bir şey, fotoğraflarını çekiyorum gülümseyip işlerine dönüyorlar. Nepal tipi kasap dükkânları 😝

IMG_2596KK
Kathmandu-Freak Street
70-IMG_2601KK
Kathmandu-Freak Street’te yaşam
71-IMG_2588KK
Kathmandu-Freak Street’te yaşam
72-IMG_2590KK
Kathmandu-Freak Street’te yaşam

Küçücük dükkân bile denmeyecek yerlerde tişör vs. hem dikiyor hem de satıyorlar.

73-IMG_2589KK
Kathmandu-Freak Street’te konfeksiyon atölyesi
74-IMG_2593KK
Kathmandu-Freak Street’te konfeksiyon atölyesi

Arada hayatın içinden sokak kareleri de var en sevdiğim…

75-IMG_2592KK
Kathmandu Hayatın içinden
76-IMG_2597KK
Kathmandu Hayatın içinden

Çocukları bile yılışık değil,sevimli şeyler baksanıza…🤗🤗

78-IMG_2594KK
Kathmandu Hayatın içinden
77-IMG_2598KK
Kathmandu Hayatın içinden
80-IMG_2599KK
Kathmandu Hayatın içinden
79-IMG_2602
Kathmandu Hayatın içinden
81-IMG_2600KK
Kathmandu Hayatın içinden

Bir yazının daha sonuna geldik. Her yaşanmışlık, hayattan kareler hafızamıza kazınıyor, ama tatlı, ama hüzünlü. Hayat zaten bu değil mi?

Artık yazılarımı sevdiğinizi düşünüyor, umarım sıkılmamışınızdır demiyorum.😄Daha gezecek  yerler bitmedi. Adanmışlıkların kenti Bhaktaburda görüşmek üzere. Her zamanki gibi bir güzelle veda edeyim. Yaşına takılmayın yaşanmış güzellikleri içinde barındırıyordur mutlaka. 😎Hem bu yaşlar sırayla herkese gelecek.😌Sevgiyle kalınız.

NAMASTE

 

 

NEPAL-Katmandu-Bölüm 1

Merhaba; Yeni bir gün, yeni bir Ülke, yeni bir yazı dizisi ile yine beraberiz.

Keyifle geçen Hindistan-Varanasi turunun ardından yani; 12 Mart 2015-Varanasi’deki son sabah kahvaltımızı yaptıktan sonra yerel havayolları ile Katmandu’ya uçtuk ve pek minicik Tribhuvan havalimanına inerek Katmandu’ya dolayısıyla Nepal’e de ayak basmış olduk. Hindistan’dan Nepal’e geçiş, aynı zamanda Hinduizm’den Budizm’e geçiştir. Nepal’in %80’i Hindu, %10’u Budist olsa da, özellikle Tibetli göçmenler şehre Budist bir kimlik kazandırmıştır. Nepal denince aklıma hemen çiçek çocuklar-Hippiler gelir. Hippi yaşam tarzı 1960’lı yıllarda Amerika’da ortaya çıkan ve dünyaya yayılan özgürlükçü bir gençlik akımıydı. Sırası geldiğinde anlatacağım. 🙂

NEPAL

Öncelikle NEPAL’in açılımı -Never Ending Peace And Love- yani Türkçesi -Barış ve Aşk asla bitmez. Ben bilmiyordum doğrusu. Benim bu açılımdan anladığım; Nepal olunca aşk uhrevi olmalı, barış da yaşamın-hayatın her alanında sakinlik, huzur anlamında olmalı. Siz ne dersiniz?..

Nepal, Hindistan ve Tibet arasına sıkışmış, 147.000 km2’lik alanında, yaklaşık 28 milyon nüfusu barındıran ve en bilineni de Everest tepesiyle ünlenmiş bir ülke. Ülkenin %19 gibi bir alanı Himalayalar ile kaplı. Geri kalan büyük bir alan da yine dağlık olunca tarım teraslamalar şeklinde yapılıyor. Yine düşük geliriyle gelişmekte olan ülkeler arasında. Adını yörede yerleşik Nevar’lardan aldığı sanılıyor. Bölgede iki yüzü aşkın şehir var. Nepal krallığının kurucusu Prithvi Narayan Şah; bölgedeki küçük krallıkları birleştirilerek bugünkü Nepal’in temelini atıyor ve 1796 yılında başkenti Katmandu’ya taşıyor.

Ülke tarihinde sürekli iç ve dış savaşlarla boğuşmuş. En son 1996 yılı ile 2006 yılları arasında 10 yıl süren iç savaşlar olmuş. 2008 Yılında ise laik ve özgür Nepal Cumhuriyeti ilan edilmiş.

Katmandu

Nepal’in başkenti olan Katmandu aynı isimli vadide kurulmuş bir milyon nüfuslu şehirdir. Şehrin bilinen tarihi 7. yüzyıla dayanmakla birlikte esas keşfedilme dönemi 12. Yüzyılda Mallalar zamanındadır. Vadinin kültürel mirasını temsil eden 7 tane anıt, bina vardır. Bunlar; Katmandu, Patan ve Bhaktapur Durbar Meydanları, Swayambhu ve Bauddhanath’ın Budist mabetleri ile Pashupatinath ve Changu Narayan Hint tapınaklarıdır.

Vadi içinde birbiriyle kardeş ve Unesco Dünya Miras listesine girmiş iki yerleşim yeri daha vardır. Patan (Lalitpur) ve Bhaktapur. Bu şehirler ve Katmandu kendi zamanlarında ayrı birer krallığın merkeziymişler. Ayrıca sanatta, mimaride ve güzellikte birbirleriyle yarışırlarmış.

Katmandu şehrinin ismi ise Kastmandap adlı bir tapınaktan geliyor. Bir diğer rivayete göre de Katmandu ismi orta çağdan gelen Kantipur’dan kaynaklanmaktadır. Sanskritçe *Kanti* Tanrıça Lakshmi’nin diğer isimlerinden birisidir ve *pur* da yer demekmiş. Kısaca Tanrıca Lakshmi’nin yeri diyebiliriz.…

Önce otele gidip yerleştik sonra da yine maymunların çok olması nedeniyle adı maymunlu tapınağa çıkan ve Katmandu’yu panoramik seyredebileceğimiz bir tapınağa gideceğiz. Swayambhunath Budist tapınağına… Otobüse bindik.. Oooo Varanasi’den daha gürültülü, hiç gerek yokken bile deli gibi kornaya basıyorlar, çok daha pis ve maalesef daha tozlu. Arabayla değil de yürüyerek gezseydik kokudan değil ama tozdan korunmak için kesinlikle maske takardım. Murat Şarlak rehberimiz ile yerel rehberimizin sıkı talimatlarıyla maymunlardan korunmak amacıyla elimize poşet falan almadık. Ses cihazım çalışmaya başladı. 🙂

Katmandu’nun 3 km batısında bir tepe üzerinde kalan Swayambhunath, Nepal’in en kutsal Budist Tapınakları’ndan biridir. Swayambhu kelimenin tam anlamıyla *kendi kendine yükselen, var olan * anlamına gelir. Yani efsaneye göre 2000 yıl önce Katmandu Vadisine yayılmış bir gölün ortasında açan lotus çiçeği içinden doğmuş. Nepal’in en eski yapısıdır, tesislerinde çok sayıda türbe ve manastır barındırır. Kral Manadeva tarafından 13. yy da inşa edildiği dönemden bu yana önemli bir Budizm merkezidir. Bir dönem Moğol saldırısıyla yakılıp, yıkılmış sonra yeniden yapılmıştır. Biz 14 Mart 2015 te döndükten sonra 25 Nisan’da 7.8 ile maalesef  bu kez de depremle tekrar yıkılmış…  😦

Katmandu-Swayambhunath Budist tapınağı,

Otobüsten çektiğim birkaç kare yol hakkında fikir versin diye ekliyorum.

B-IMG_3971
Katmandu
C-IMG_3968
Katmandu
A-IMG_3973
Katmandu

Otobüsten iner inmez ilk maymunumuzu gördük. 🙂  Elbette Rhesus yani Makak yırtıcı maymunu..

1-IMG_2362
Katmandu-Swayambhunath Budist tapınağı-Makak maymunu

Stupa şehrin en yüksek tepesine kurulduğundan çok sayıda merdivenlerle çıkılıyor. İki çıkış kapısı varmış biz daha kolay çıkılan batı kapısından giriyoruz. Önce sağa sola bakalım ne var, ne yok. Her yerde olduğu gibi hediyelik eşya satan işportacılar var..  Stupanın park yerinde motorlar, soluklanan insanlar.. 🙂

2-IMG_2346
Katmandu-Swayambhunath Budist tapınağı girişi
3-IMG_2345 kopya
Katmandu-Swayambhunath

 

4-IMG_2461
Katmandu-Swayambhunath Budist tapınağı girişi

Giriş kapısına gidelim. Kapı hayli görkemli.

5-MG_2349
Katmandu-Swayambhunath Budist tapınağı giriş kapısı
6-IMG_2459
Katmandu-Swayambhunath Budist tapınağı  Batı giriş kapısı

Girişte bu kadın, bozuk paralarla ne yapıyor dedim. Budha heykeli ile birlikte kurumuş bir dilek havuzu çıktı karşıma. Bu kadın da bozuk parası olmayanlara para bozuyormuş. 😀

7-IMG_2457
Katmandu-Swayambhunath Budist tapınağı, dilek için -para bozan kadın.

Yukarıdaki Budha heykelinin ayak kısmında solda küçük bir alanda havuz yapmışlar, havuzun içinde de bir yer var içine attığınız bozuk paralar havuz içine düşmeden orada kalırsa tuttuğunuz dilek kabul olurmuş. Ben para atmadım çabut bağlama olsaydı bağlardım. 😀 😀 😀

8-IMG_2455
Katmandu-Swayambhunath Budist tapınağı içinde küçük stupalar.

Yukarı çıkmaya başlayacağız, ama önce görüp çektiğim fotoğraflarımı izleyin. Ay şunlara bir bakıın!. Köpek pek bir mahzun, bebek şaşkın, baba kendi aleminde 😀  sonra hep beraber fotoğrafta gördüğünüz merdivenleri tırmanmaya başlayalım,  neler var neler..

9-IMG_2357
Katmandu-Swayambhunath Budist tapınağı.
10-IMG_2355
Katmandu-Swayambhunath Budist tapınağı

17. yy da Kral Prathap Malla’nın yaptırdığı doğu kapısından girerseniz üç yüz küsur basamak çıkmak gerekiyormuş. Gezerken görürüz fotoğrafını paylaşırım. Biz de gördüğünüz basamakları çıktık ama dura-kalka olunca fazla gelmedi. İnenler, çıkanlar yukarda daha neler var kimbilir? Birazdan görürüz. 🙂

11-IMG_2454
Katmandu-Swayambhunath Budist tapınağı
12-IMG_2359
Katmandu-Swayambhunath Budist tapınağı
13-IMG_2364
Katmandu-Swayambhunath Budist tapınağı
14-IMG_2365
Katmandu-Swayambhunath Budist tapınağı

Renkler nasıl muhteşem değil mi? Ben bayıldım.

15-IMG_2366
Katmandu-Swayambhunath Budist tapınağı

Grup hızlı, koş bakalım Alev… Köşeyi döndüm Budanın gözleri karşımda. 😀

16-IMG_2367
Katmandu-Swayambhunath Budist tapınağı.

Budha; Katmandu Vadisinine doğru bakıyor hem de dört bir taraftan. Buradaki gözler Budist inanışta içe bakışı temsil eden gözler ve ona inananları gözlüyor, hemen altında ise, birliği-beraberliği temsil eden soru işareti gibi bir şekil var. Daha üstteki halkalar 13 tane, Nirvanaya ulaşmak için geçilmesi gereken aşamaları temsil ediyor,en üstteki pek görülmüyor tepe diyelim Nirvana’yı temsil ediyor. Bir hayli görkemli, hayli de renkli. Budizm’de yaratıcı inanışı yok Budha’nın ruhu ve öğretileri var. Çatısı çok dikkat çekici, nasıl olmasın ki, yapımında 20 kg dan fazla altın kullanılmış. İnsanlar kendi alemlerinde, hiç sıkılmadan fotoğraf çekebilirmişim farkında olsalar bile aldırmadılar. Dolaşmaya devam.

17-IMG_2368
Katmandu-Swayambhunath Budist tapınağında bir rahip.

Stubanın etrafında dönmeye başladık. Çokca küçük sarı sunaklar var, üstlerine dikkatlice bakınız her tarafı maymun dolu. Sunakların içinde ne var diye baktım çok karanlıktı fotoğrafla siz de göresiniz diye biraz oynadım 😀  bir rahip diyeyim oturmuş adakları kabul ediyor arkasında da Budha’nın heykeli var.

17a-IMG_4034
Katmandu-Swayambhunath Budist tapınağında ben.
18-IMG_2419
Katmandu-Swayambhunath Budist tapınağından
19-IMG_2375
Katmandu-Swayambhunath Budist tapınağında.
20-IMG_2371
Katmandu-Swayambhunath Budist tapınağında.

Kraker kesin çalıntıdır.  😀 😀 😀

20a-IMG_4136
Katmandu-Swayambhunath Budist tapınağında Makak maymunu

Hariti(Ajima) Hindu tapınağı;

Yine aynı alan içinde yer alan  Newar halkının önemsediği Budist bir tapınak. Newar dilinde Ajima “büyükanne” anlamına geldiği için Ajima da deniyor. Başkaca isimleri de varmış. Yani kısaca koruyucu, kollayıcı iyileştirici anlamlarına gelen isimler. Eveet hikayelere bayıldığımı (veya efsanelere)  daha önce söylemiştim. Size Hariti Tanrı annenin birkaç hikayesinden aktarma yapayım.

Hariti tanrı annenin 500 kızı, 500 oğlu varmış ve onları emzirecek sağlam yani bol sütlü göğüsleri varmış.  😀 (Maşallah) Küçük çocuklarda çiçek hastalığı olduğunda bir umut Hariti anneye gidilir özel tören yapılırmış, bu arada tesadüfi iyileşen hastaları gören halk Hariti annenin çiçek hastalığını da iyileştirdiğine inanıyor ve bu Hariti tapınağı daha da önem kazanıyor. Genel de 12 yaş altı çocukları koruduğuna inanılıyor. Hayalet gibi hava ile dolaşıp evlere öyle girer çıkarmış. Zaten ziyaretçilerin çoğu çocuklu veya hamile kadınlardı..

21-IMG_2376
Katmandu-Hariti(Ajima) Hindu tapınağı.

Katmandu vadisinde, yerel olarak Mata (anne) olarak adlandırılan birtakım şifacılar var. Bunlar, Hariti annenin vücud bulmuş hali olarak düşünülür. Bunlar şifayı yerine getirebilir, astrolojik tahminlerde bulunabilir, cadıları kovabilir, evde kötü muameleyi yok edebilir ve sosyal sorunları hafifletebilirler.

Bu anlattığım iyi hikayeydi.. Ooo çok fenası da var. Ama sonu güzel biten hikaye. Hani 500 kız-erkek çocuğu var demiştik de hani emzirerek doyuruyordu. 😀  Yooo bakın bu anlatıda işin içine Budha’da  giriyor.

Tamaam anlatıyorum: Lord Budha’nın Patna yakınlarındaki Rajgir’deki dağın zirvesinde oturduğu bir dönemde, güçlü bir kadın olan Yaksha Hariti, sokaktan, evden çocukları çalıyor ve onları yiyerek halka acı çektiriyordu. Büyük ailesini beslemek için kendince başka çaresi yoktu ve her gün en az 500 çocuğu toplamaya çalışıyordu, insanlar büyük korku ve çaresizlik içindeydi. Yaşlı büyükler çaresiz, çocukları için son umut Budha’ya gidelim diyorlar. Halk dağın zirvesine tırmanıp Lord Budha’ya ulaştılar ve yardım istediler. Budha’da Hariti’ye verilecek en iyi cezanın; Hariti’nin evine girip onun kızını kaçırarak verileceğine inanır ve Haritinin evine girip en sevdiği küçük kızını sadaka çanağının içinde kaçırır.

Hariti eve gelir kızını bulamaz dağ, taş, dere, tepe heryerde kızını arar ama bulamaz ve acı, acı ağlar. Ve o da çareyi Budha’ya gitmekte bulur. Budha ona merhametin ne olduğunu, her ebeveynin çocuğunun değerli olduğunu, bu insanların çocuklarına yaptıklarıyla onlara acı çektirmesinin doğru olmadığını anlatır. Ve öğretileri ile talimatlar verir.

Hariti, Buda’nın talimatını dikkatlice dinledi, kabul etti ve bir daha asla kimseye zarar vermeyeceğini, bunun yerine gelecekte çocukları koruyacağına dair bir taahhütte bulunur. Sonuçta; Budha, kızını Hariti’ye geri gönderdi ve onu kendi öğretilerinin vesayetçisi yaptı. Hariti bundan sonra, çocukları ve duyusal varlıkları öldürmekten kaçındı ve onların koruyucusu oldu. Lord Budha da Swayambhu Stupa’sına hizmet etmek ve çocukların refahını sağlamak için ona izin verdi. O zamandan beri, Hariti’nin Budha doktrininin koruyucusu olarak hizmet veren Swayambhu bölgesinde ikamet ettiğine inanılıyormuş. Giderseniz prosedür şöyle işliyor. 🙂

Bu iyiliğimi de unutmayın. 😀  Önce bu güzel kızlardan mumlar alınıyor.

22-IMG_2446
Katmandu-Hariti(Ajima) Hindu tapınağı mum satan kızlar
23-IMG_2447
Katmandu-Hariti(Ajima) Hindu tapınağında dilek mumu satan kızlar.

İtinayla yakılıyor, 🙂

24-IMG_2441
Katmandu-Hariti(Ajima) Hindu tapınağı.

Adak mumu, yanma yerine konuyor. Sonra içerdeki şifacıya ne diyor, ne veriyorlar bilmiyorum ama işlem tamamlanmış oluyor. Etraf pirinç doluydu. Görmedim ama sanırım etrafa serpiyor olmalılar. Sonra bir başkası. Ne diyeyim Allah kabul etsin.

25-IMG_2442
Katmandu-Hariti(Ajima) Hindu tapınağı.
26-IMG_2439
Katmandu-Hariti(Ajima) Hindu tapınağı.
27-IMG_2440
Katmandu-Hariti(Ajima) Hindu tapınağı.

Çok yazı oldu biraz da fotoğraf ekleyelim. Bakalım neler var.. Eveet diğer çıkış yeri, ne kadar çok basamak var değil mi? Yazmıştım galiba 17. Yy da Kral Prathap Malla’nın yaptırdığı doğu kapısı ve 365 basamak. Buradan vadinin manzarası inanılmaz güzel.

IMG_2391 kopya
Katmandu vadisinin  Swayambhunath Tapınağından görünümü
28-IMG_2378
Katmandu-Swayambhunath Tapınağının doğu girişi.
IMG_4105 kopya
Katmandu vadisinin  Swayambhunath Tapınağından görünümü

Gezmeye devam..  Müzik sesi geliyor.. Birkaç basamak çıktım dünyam değişti. 😀 Rengarenk giyimli insanlar harika ritmli müzik eşliğinde dönerek dans ediyorlar. Müthiş bir atmosfer, adamın terlikleri bile farklı renklerde. 😀 😀 Haydi izleyelim.

29-IMG_2395
Katmandu-Swayambhunath Tapınağında  yabancı Budistler
30-IMG_2389
Katmandu-Swayambhunath Tapınağında  yabancı Budistler

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Eyvaah yakalandım. 😀 Ama çok şeker insanlar rahatça çekeyim diye poz verdiler kızmak ne demek. Şapkası da çok enteresandı. Tahmin ediyorum ki yaşlı olan eski tüfek Hippi’lerdendi. Teşekkür edip ayrıldık, araya biz de eklenelim mi? 😀

34-IMG_2383
Katmandu-Swamyabhunaht tapınağında Budist Hacılar.
34a-IMG_4117
Önder Kaplan-Hüceste Alev Kaplan   Katmandu-Swamyabhunaht tapınağında.

Gezmeye devamla Dua çarkları hiç boş kalmıyor. Dua Çarlarının adı*Mani* ve üzerlerinde Budha’nın öğretileri yazıyor. İnanışa göre saat yönünde çevirirsen okunmuş sayılıyor ve öğretiler tüm evrene yayılıyor.

35-IMG_2399
Katmandu-Swamyabhunaht tapınağından.

Bir gurup insan halka olmuş oturuyorlar sanırım ayin yapacaklar. Yine köşeden müzik sesi geliyor. Eveet bir gurup var yine hem çalıp hem söylüyorlar.. Fena değil dinlenebilir.

36-IMG_2423
Katmandu-Swamyabhunaht tapınağından.
37-IMG_2420
Katmandu-Swamyabhunaht tapınağında müzik gurubu.

Aşağıya doğru inip bir de hediyelik eşya satıcılarına bakalım..

40a-IMG_4168
Katmandu-Swamyabhunaht tapınağında ben.
38-IMG_2425
Katmandu-Swamyabhunaht tapınağından.
39-IMG_2426
Katmandu-Swamyabhunaht tapınağında hediyelik eşya dükkanları.
40-IMG_2427
Katmandu-Swamyabhunaht tapınağından.

Aşağıya inince de devasa Budha heykeli ile karşılaştım. *Lütfen Budha’ya çıkmayın* yazısını okuyunca bir an canım Türkiye’m deyim sandım. 😀

41-IMG_2431
Katmandu-Swamyabhunaht tapınağında Budha.

Kapalı olan bir ibadethane daha, çok güzel süslemişler. Ve sonra yukarıda ben. 🙂

42-IMG_2430
Katmandu-Swamyabhunaht tapınağında.
43-IMG_4196
Katmandu-Swamyabhunaht tapınağında ben ( Eşimin kadrajından.)

Baktım deminki grup, ohh miss gibi yemek yiyorlar hem de elleriyle.. Fotoğraflarını çekmeme kızmadılar hatta buyrun gibi işaret ettiler. 😀 Çok zarif insanlar, mutlular da üstelik, ya da öyle görünüyorlar bilmiyorum. Ayrıca etrafın pisliğine rağmen giyimleri de temiz- pak gibi duruyor.. Bir kere kadınlar çok süslü. 🙂

44-IMG_2434
Katmandu-Swamyabhunaht tapınağında yardımlaşma yemeği.
45-MG_2433
Katmandu-Swamyabhunaht tapınağında yardımlaşma yemeği.

Alınlarına sürdükleri kırmızı boyanın adına *Tika* diyorlar.

46-IMG_2435
Katmandu-Swamyabhunaht tapınağında yardımlaşma yemeği.

Devam ediyorum etraf küçük bir çok sunak dolu ve görüldüğü gibi pislik içinde. Ama inanılmaz bir görüntü bu kaçmaz.. Maymunlara bakın hele, biri sanki gazete okur gibi, 😀 😀  diğeri ibadet eder gibi. 😀 😀 😀   Baktıkça hala gülerim…

46a-IMG_4199
Katmandu-Swamyabhunaht tapınağından.
46b-IMG_4024
Katmandu-Swamyabhunaht tapınağından.
47-IMG_2436
Katmandu-Swamyabhunaht tapınağından.
48-IMG_2437
Katmandu-Swamyabhunaht tapınağından.

Artık dönüyoruz, elbette aynı yoldan zira aşağıda otobüsümüz bizi bekliyor. Ağaç oyma biblolar, masklar harikaydı arkadaşlarım aldı. Biz çook önemli olmadıkça ağırlık yapacak yerel bir şey almıyor magnet ile işi bitiriyoruz. Ben arada kızlarıma incik, boncuk alıyorum.

49-IMG_2450
Katmandu-Swamyabhunaht tapınağından dönüş.
50-IMG_2451
Katmandu-Swamyabhunaht tapınağında hediyelik pazarlığı yapan arkadaşlarım.
51-IMG_2452
Katmandu-Swamyabhunaht tapınağından dönüş.
52-IMG_2458
Katmandu-Swamyabhunaht tapınağı.

Size; gezilerde fotoğraf çekeceğim diye girdiğim hallere güzel bir örnek. 🙂  Delikanlının bakışı da pek güzelmiş. 😀 😀 😀

48a-IMG_4047
Katmandu-Swamyabhunaht tapınağında yine beeen.

Sonra; Mutlu, mesut birkaç hediyelik eşya ile otobüse gidiş. 🙂  Rehberimiz Murat Şarlak abla nasıl memnun musun? Diyor. Hem de çook diyorum. 🙂

53-IMG_2460

54-_MG_2468
Rehberimiz Murat Şarlak

Diğer yazılarımdan bilirsiniz konuyu hep bir güzelle kapatırdım bu kez Maymunlar tapınağının en güzel maymunu ile  hoşçakal diyeceğim ve güzellik konusunda haksız da sayılmam.  😀 Sanırım yolumuz bugün için otele.. Yarın sabahtan Durbar meydanına doğru..

55-katmandudan

NAMASTE- Hoşçakalıın…

 

 

 

 

HİNDİSTAN-Varanasi-Bölüm 4

Öne çıkan görseldeki Buda’yı ilerleyen satırlarda anlatacağım.

Şimdi; Varanasi de çarşıyı dolaşmadan olmaz demiştik ve kıyıya çıkmak üzereydik.
Eveet:
‘’Okuma ihtiyacı barut gibidir, bir kere tutuşunca artık sönmez.’’ Demiş Victor Hügo.
Fırsat buldukça değil, fırsat yaratıp okumalıyız.
Bu çok sevdiğim fotoğrafı; sandal kıyıya yanaşırken çektim keşke kafasını kaldırıp baksaymış. Keşke…

57-IMG_2119
Varanasi
58-IMG_2124
Varanasi

Çok hararetli konuşuyorlardı, ben bu karedeki gölgeyi sevdim. 🙂 Read more