HİNDİSTAN-Varanasi-Bölüm 4

Öne çıkan görseldeki Buda’yı ilerleyen satırlarda anlatacağım.

Şimdi; Varanasi de çarşıyı dolaşmadan olmaz demiştik ve kıyıya çıkmak üzereydik.
Eveet:
‘’Okuma ihtiyacı barut gibidir, bir kere tutuşunca artık sönmez.’’ Demiş Victor Hügo.
Fırsat buldukça değil, fırsat yaratıp okumalıyız.
Bu çok sevdiğim fotoğrafı; sandal kıyıya yanaşırken çektim keşke kafasını kaldırıp baksaymış. Keşke…

57-IMG_2119
Varanasi
58-IMG_2124
Varanasi

Çok hararetli konuşuyorlardı, ben bu karedeki gölgeyi sevdim. 🙂

59-IMG_2136
Varanasi
60-IMG_2150
Varanasi-Ganj nehri
61-IMG_2142
Varanasi

Bir sürü basamağı biz de çıkıyoruz. Aaa misvakla diş fırçalayan bir adam 🙂 Diş hekimi geliyor aman temiz görsün der gibi :)))) tesadüfün bu kadarına pes. Yakından bakınca anladım fotoğraftan pek anlaşılmıyor. 😦
Hindistan’da erkeklerin fotoğrafını çekerken arada bir para istemelerinin haricinde sorun yok.

62-IMG_2147
Varanasi
63-IMG_2160
Varanasi
64-IMG_2164
Varanasi-Ganj nehri manzarası
65-IMG_2168
Varanasi

Eveet gündoğumunu izlediğimiz Ganj nehrini arkamızda bırakıp çarşı içine dalıyoruz. Rehberimiz fazla dağılmadan birlikte gitmeliyiz dedi. Odun pazarından geçiyoruz.

66-IMG_2169
Varanasi

Sadu -Hintli derviş. Rehberimiz; bu insanlar bir lokma bir hırka felsefesiyle yaşarlar asla para kabul etmezler sadece yiyecek kabul ederler ve Hintlilerce kutsal renk sayılan turuncu renkli giysilerle dolaşırlar dedi. Çok güler yüzlüydü.

67-IMG_2170
Varanasi – Sadu

İki kişinin yan yana yürümesinin çok zor olduğu bu daracık sokakta önce oduncuları görüyoruz. Yakmaya götürülürken kullanılan sedye ( başka isim bulamadım) diyeyim kalın bambudan yapılmış merdiven şeklindeydi. Etraf cenaze levazımatçıları ile doluydu. Poşetler içinde sandal ağacı tozu, süslü örtüler yani ne arasan vardı. Neyse odun taşıyanlara kafa göz yardırmadan geçtik.

68-IMG_2171
Varanasi odun pazarı
69-IMG_2172
Varanasi-Odun pazarı
70-IMG_2173
Varanasi
71-IMG_2177
Varanasi

Burada insanlar fakir ama arı gibi de çalışıyorlar.

72-IMG_2175
Varanasi
73-IMG_2194
Varanasi Odun pazarı

Labirent gibi üstelik daracık sokaktan insan seli geliyor, sanki Ganja arınmaya gidiyorlar ve biri bir kelime söylüyor diğerleri hep bir ağızdan cevap veriyor. Galiba dini birşeyler.

74-IMG_2198

Sağa sola baka baka gidiyorum. Bir yandan da ara ara dörtlü basamaklar var onları dikkatli çıkmak gerekiyor.

75-IMG_2206
Varanasi
76-IMG_2207
Varanasi sokakları

Labirent gibi sokaklarda yürümeye devam ederken birden silahlı polis veya askerlerle karşılaştık. Meğer Hindu olmayanların giremediği hatta tapınağa giden yollara bile girmek istesen tepeden tırnağa kontrol edildiğin *Altın Tapınak*a giden yola gelmişiz. Tanrı Şiva’ya adanan bir tapınakmış. Tapınağın kubbesinde 800 kiloluk altın kaplama plakası varmış. Eh yani korumayıp ne yapsınlar. Hindular dini yerlere yapılabilecek saldırılara karşı çok duyarlılar. Özellikle Pakistanlı teröristlerin saldırısından sonra güvenlik üst düzeye çıkarılmış. Aradan da gazete satıcısı sanırım bir amca geliyor. Benim kamerayı görünce polisin bakışına dikkat. 😀

77-IMG_2210 kopya
Altın Tapınak sokağı
78-IMG_2211
Varanasi
79-IMG_2213
Varanasi sokaklarından

Hindular akın akın Ganj’da arınmaya gidiyor.

80-IMG_2214
Varanasi

Önüme çıkan şu çok sert görüntülü iri yarı Hintli elimde makinayı görüp gülümsemeseydi fotoğrafını çekmeden yandan, yandan geçip gidecektim. :))))

81-IMG_2219
Varanasi- Hintli

Bakınız bu arkadaşın kap-kacağı temiz, yerdeki çer-çöpe takılıp kalmayın. 🙂

82-IMG_2221
Varanasi- Sokak ahçısı

Varanasi’de sokakta ayaküstü bir sürü berber vardı, ilk defa dükkanda denk gelince kaçırmadım.

83-IMG_2223
Varanasi

Bu adam yaprakları makasla kesip sıralıyordu, tütün mü? esrar mı? Bilemediğimden açıkcası direkt çekmeye çekindim. 😀

84-IMG_2225
Varanasiyoga

Bir çok sokakta yoga dersleri verilir yazıyordu, bu Alev Kaplan sokağında da Banaras yoga okulu vardı. :))))

85-IMG_2228
Varanasi-yoga okul sokağı

İşte çoook tatlı bir Hintli, ne kadar fakir, ne kadar problemli olursa olsun genelde mutlu ifadeler var suratlarında. Yaşamın ağırlığını üzerlerinden atmışlar ve durumlarından dolayı şikayet etmiyorlar. Oysa ki; Yıllarca sömürülmüşler, aylık gelirleri 200 dolar civarında, sokakta yatıp kalkıyorlar devletten alacak beş kuruşları yok. Ama yine de dilenirken bile yakanıza yapışmadan el açıp gülümseyebiliyorlar. Hani derler ya; Bir kitap okudum hayatım değişti, işte benim de  buralardaki yaşamı ve insanlığı görünce hayat felsefem değişti.

86-IMG_2233 kopya
Varanasi- Hint fakiri
88-IMG_2243
Varanasi sokakları
87-IMG_2234 kopya
Varanasi-Hint fakiri

Bu arada demiştim ya; turizm şirketiyle giderseniz hiç pisliklere basmıyorsunuz. Bir tek bu yol için geçerli değil zira ineklere yol vermek için kenara kaçan bir arkadaşımız kayıp az daha yüzü koyun düşüyordu. Hoş düşseymiş Hintlilerin inanışına göre şans getirirmiş. :))))

Bir çok satıcı peşinize düşüyor ve malını satana kadar yanınızdan ayrılmıyor. Bir satıcıya Önder (ben çok seviyorum diye) sandal ağacı tütsün varmı? dedi. Adam 400 rupi istemiş eşimde pazarlıkla 200 deyince alıcı olduğumuzu anlayıp peşimize takıldı. Bir ara fotoğraf çekmeye çalışırken beni hem kenara itiyor hem de kov, kov diyor. Baktım Önder önde gidiyor bir korktum -Öndeer diye bağırmışım zavallı adam da benden korktu. 😦  Ay meğer kov kov yani inek geliyor çekil demek istemiş. :)))) Bizi iyice sevdi düz yola çıkana kadar da hep korudu. Beni etrafa bakınırken görünce Önder’in yerini gösteriyordu. Sonuçta sandal ağacı tütsüyü aldık tabii.. Eh serde Akseki’lilik var 200 rupiye olay bitmiş. 🙂
İşte satıcımızla Önder..

89-IMG_2251
Varanasi sokağından

Harika bir kare ben önce inanamadım öylece bakakaldım ineği konuşarak seviyordu. Uyandım ama çekmeye geç kalmıştım.

90-IMG_2239
Varanasi sokağı
91-IMG_2242
Varanasi

Özellikle çoğu kadın olmak üzere birçok insan bu şehirde çıplak ayakla dolaşıyordu. Biz olsak ayağımıza birşeyler batar, yerler çok pis diye asla yalınayak gezmeyiz. Ama rehberimiz- Varanasi kutsal bir şehir sayılıyor ve Hintlilerde kutsal yerlere ayakkabı vs ile asla girmiyorlar ondan dedi.

92-IMG_2241
Varanasi sokaklarında Hintli kadınlar
93-IMG_2263
Varanasi sokaklarında Hintli kadınlar
94-IMG_2261
Varanasi sokaklarında Hintli kadınlar

Satıcı her kareye denk gelmiş. 🙂

95-IMG_2246
Varanasi sokaklarında Hintli kadınlar

Artık caddeye çıkıyoruz otobüse binip Hindu Üniversitesine gideceğiz. Bir yılan oynatıcı daha.

96-IMG_2244
Varanasi sokaklarından
97-IMG_2245
Varanasi sokaklarında Hintli yılan oynatıcısı
98-IMG_2248
Varanasi sokaklarından

Burada lokanta kültürü yok 🙂 hepsi sokakta..

100-IMG_2255
Varanasi sokaklarında sokak aşçıları
101_MG_2280
Varanasi sokaklarında Hintliler

Çok sevimli bir rikşa şöförü..

102-IMG_2258
Varanasi-Rikşa  şöförü
103-IMG_2275
Varanasi sokaklarından

Dikkat ettiniz mi? şöför mahali 3 kişi 🙂

104_MG_2288
Varanasi
105-IMG_2277
Varanasi
106_MG_2284
Varanasi

Üniversiteye geçmeden size kast sistemini anlatacağım demiştim.
Rehberimizin ağzından;
Kast Latincede ırk, soy anlamına gelse de Hindistanda insanları mesleklerine göre sınıflandırmışlar adına da kast sistemi demişler. Kim çıkarmış? Ne zaman çıkmış? Nasıl oluşmuş? Bilen yok. Kısaca kölelik gibi..

Kast sisteminde meslek babadan oğula geçer, sınıflar arası geçiş kesinlikle yasaktır. Hatta kişiler kendi kastlarının dışındakilerle evlenemezler. Eskiden bu sistemde ayrı kastlardan kişilerin birlikte yemek yemeleri dahi yasaktı. Ancak bu kural zamanla yumuşadı. Fakat yine de bu sistem en katı sınıf ayrımı sistemidir. 4 temel kast var
En tepede din adamları,Brahmanlar.
Askerler ,yöneticiler.
Tüccarlar,kalifiye elemanlar
İşçiler.
Bir de kast sistemine girmeyen belki de 5. sınıf diyebileceğimiz dokunulmazlar var. Hani amiyane tabirle aşağının da aşağısı tabaka onlara da parya diyorlar. Ölü yakıcılar vs.
En kötüsü bu dokunulmazlar asla üst sınıfa geçemezler, çocukları da öyle doğar ve ölür.
Günümüz de bu kast sistemi neyse ki çook zayıflamış. Ne kötü değil mi? Ailen dokunulmazsa sen de dokunulmaz (alt tabaka) olmak zorundasın.

Benares Hindu Üniversitesi,
İngilizce eğitim veren uluslararası bu üniversite; 200.000 öğrenci ve 20.000 akademisyenleri ile aynı zamanda Asya’nın da en büyük üniversitelerinden biriymiş. Otobüsle bir tur yaptık öğrenci yurtlarını vs. gördük. Bahçesini gezdik çok güzel bir ağaç altında yine bir heykel vardı tanrılardan biri olabilir.

107_MG_2292
Varanasi-Benares Hindu Üniversitesi
108-_MG_2303
Varanasi-Benares Hindu Üni. Bahçesi

Müzeyi gezdik. Ashoka Krallığı döneminden (1. yy.) kalmış tarihi eserler vardı ve yine kesinlikle foto yasak.
Sonra bir tapınak ziyaret ettik. Her yerde olduğu gibi burada da galoşlarımızı giydik. Kapıda Mulagandhakuti Vihara, yazıyordu. Evet Budist tapınağı… İçerde altın Buda heykeli vardı. Duvarlarda Buda’nın hayatını anlatan freskler vardı.

109_MG_2300
Varanasi- Mulagandhakuti Temple

Girişte kocaman bir çan vardı. Rehberimiz bakın bu çanı içeri giren herkes çalar dedi. Çok çalarsa o günki ziyaretçinin çok ve bereket getireceğine inanırlarmış. Çan Japon’ların hediyesiymiş.

111_MG_2311
Varanasi- Mulagandhakuti Temple

Tapınağın yanındaki bahçeye geçtik. Çok daha büyük bir çan vardı. (Bence bunu Japonlar hediye etmiştir) :)))
Varsayım tabii, zira üstünde Buda’nın öğretileri yazıyormuş. 1931 yılında burası inşa edilirken konmuş.
Yaşlı bir sürü Budist’e başlarında bir eğitmen sanırım Budanın öğretisini anlatıyordu. 🙂 Ki öyleymiş.

112_MG_2312Bu karede de: Buda’nın havarilerine Banyan ağacı altında ilk öğretilerini verişi temsil edilmiş.

_MG_2324
Varanasi- Temsili Buda ve havarileri

Hindu’lar Buda’yı önceleri tanrı Vişnu’nun enkarnasyonu olduğuna inanıp tanrılaştırmışlar ve Budizmi, Hinduizmin içine dahil etmişler. Ve o dönemlerde Budizm Hindistanda gerilemiş. Sonraları Buda’nın bir prens olduğu anlaşılmış. (Tabii konu bu kadar basit değil kitabını okumak gerekirmiş aşağıda biraz anlattım.)
Rehberimizin notlarından biraz bilgi vereyim.

Buda ve budizm.
Budizm genelde bir din olarak kabul edilir; ancak kimi zaman Budizm için “ruhani felsefe” tanımı da yapılmaktadır. Bunun nedeni Budizm’de mutlak bir yaratıcı tanrı fikri bulunmamasıdır.
Budizm’in temelleri, M.Ö. 500 yıllarında kuzey Hindistan’da bir prens olarak doğduktan sonra, hayattaki acıları sona erdirmek için bir yol bulmak amacıyla kırallığını terkeden ve uzun çalışmalar sonucunda aydınlanmaya ulaşan Siddharta Gautama tarafından atılmıştır.
Gotama Budha (M.Ö. 563 – 483), Hindistan’ın kuzeyindeki Kosala kenti yakınlarında yaşayan Şakya kabilesinde, “güneş soyundan” bir ailede, Kşatriya (savaşçılar) kastının mensubu olarak doğdu. Babası, kral Şuddhodana idi. Bir bilge, onun yaşlı bir adam, hasta bir adam, ölü bir adam ve dünyadan elini eteğini çekmiş bir adamla karşılaşırsa budha olacağı kehanetinde bulundu.
Bilgenin haber verdiği adamları görüp kendi zevk ve sefa içindeki hayatı ona anlamsız ve boş gelince, dünyadan el çekmeye karar verdi. Bir samana bezine sarınarak sarayından ayrılıp keşişlik hayatına başladığında 29 yaşındaydı. Gotama Budha, kutsal incir ağacının altında aydınlanmaya ulaşınca dünyanın acıdan ibaret olduğunu ve insanı bu acıdan kurtaracak bir yol bulunduğunu fark etti. Yarım asır süren keşişlik hayatında, tüm dünya nimetlerini reddedip nefsi üzerinde tam kontrol kurmak suretiyle özgürleşip hakikate varmayı içeren bu yolu öğretti. Bu büyük bilge öylesine çok sevildi, öylesine benimsendi ki ölümünden sonra öğretileri din, kendisi de bir tür tanrı haline getirildi. Doğum yeri Lumbini Bahçesi, aydınlanmaya ulaştığı yer olan Bodhgaya, ilk vaazını verdiği Varanasi’deki Geyik Parkı ve ölüm yeri Kisunagari, Budistlerin en kutsal dört hac mekânı oldu.

Araya ben ekleme yapayım: Buda önce aç kalarak aydınlanmayı deneyimlemiş o kadar ki yediği bir pirinç tanesi bile midesinde görünür olmuş. Ama aydınlanmaya aç kalmakla ulaşılamadığını anlayınca da yeniden yemek yemeğe başlamış ve heykellerini gördüğümüz (sumocu) göbekli haline dönüşmüş.

Siddartha Gautama’nın öğrencileri kendisini Buddha (Sanskrit dilinde farkında olan-aydınlanmış olan) olarak adlandırmıştır.
Buda’nın öğretileri Dharma olarak adlandırılır. Buda dharma öğretilerinin olduğu gibi kabul edilmemesini söylemiş ve meditasyon gibi birçok zihinsel içe bakış yöntemleri ile doğrulanmasını istemiştir.

Buda’nın sekiz basamaklı yolu izlendiğinde bu arzular ve bağımlılıklar aşılarak Nirvana’ya ulaşmak ve yeniden doğuştan kurtulmak mümkün olmaktadır. Kişiyi yeniden doğmaya sürükleyen yine kendi Karma’sıdır. Buda’ya göre Karma, kör bir kader değil sebep ve sonuç yasasının doğal bir sonucudur.
Budizm dört Asil Gerçeğe dayanır:
-Istırap evrenseldir,
-Istırabın sebebi hırs ve aşırı arzudur,
-Istırabın üstesinden gelinebilir ve önlenebilir,
-Arzulardan sıyrılmak ıstırapları yok edebilir.

Hinduizm; Mistik bir dindir tek bir ilaha tapınmayı öngörmez.
Hindular, Şiva, Vişnu, Rama, Krişna veya diğer tanrı ve tanrıçalara tapar.
tanrıları hem insanüstü hem de insan gibidir. Mahabharata ve Ramayana gibi destanlarda bu durum çok güzel anlatılır.

Dediik ve devam. Arka tarafta yine Buda’nın öğretilerinin yazıldığı çarklar var. Burası aynı zamanda Budistlerin Hac yeriymiş. Her birini sırayla döndürerek öğretileri okumuş ve hacı olmuş sayılıyormuşsunuz.
Eh yani.. Bizler de yarı budist hacı olduk :))

114_MG_2319
Varanasi- Vihara temple-Arkadaşım Hülya Şayer’e selam.

Bu kez de Buda’nın aydınlandıktan sonra ilk vaazını verdiği yeri geziyoruz. Tam bir açıkhava müzesi. Yine Ashoka krallığı döneminden kalan sadece sütunlar ve arkada görünen stupa Dhamekh Stupa M. S. 500 yılında Buda’nın ilk dersini verdiği yer olarak kabul edilmiş ve burada 34 metre yüksekliğindeki bu stupa inşa edilmiş. Yapının geometrik şekli M.S 500 yılı olsa da yapılan kazılarda çıkarılan tuğlaların yaşı M.S. 200 yılına ait olduğu saptanmış.
Budist Kral Ashoka, Sarnath’ta birçok Stupa ve manastır yaptırmış ve burayı daha sonra hac yeri olarak ilan etmiştir.

115-_MG_2334
Varanasi-Dhamek Stupa

Ve bölgenin yine ünlü kültürel zenginliği içinde yeralan bir de jain Tapınağı var. Biz gezmedik.

116-_MG_2339
Varanasi-Sarnath-Jain tapınağı

Varanasiye güzel bir hacı adayı ile veda edelim… Gerçi yüzü belli değil ama kıyafeti çok güzel.

117_MG_2338
Varanasi- Dhamek Stupa bahçesi

Yolumuz Delhi’ye. Hindistanı hep beraber gezdik. Umarım keyif almışsınızdır. Sırada Katmandu var. Delhiden uçacağız. Kısaca; biz Hindistanı ve özellikle Varanasi’yi sevdik, çok beğendik, iyi ki gelmişiz dedik…
AMA:
Bana; Hindistan’a gidelim mi? Gitmeyelim mi? 🙂 Derseniz (teşekkür ederim sayende gitmiş gibi olduk deseniz dahi) gidin, görün bizzat yaşayın, hayatın, dünyevi birçok şeyin esiri olmadan, mahalle baskısı hissetmeden yaşamanın keyfini, yokluk için de bile olunsa mutluluk nedir? sorusuna yanıt bulabileceğinizi, ölümün ne kadar olağan birşey olduğunu, öleceğini bilerek nasıl yaşanırı deneyimlemenizi, en önemlisi de hissetmenizi isterim. Bu gezi sonrası hayata bakış açım önemli ölçüde değişti inanın. Nepal-Katmandu’da görüşmek üzere esenkalınız..
Ve yine de;
PARA,HAYAT VE KARAR SİZİN ..Namaste…

HİNDİSTAN-Varanasi-Bölüm 4’ için 2 yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s