BÜYÜK İPEK YOLU -ÖZBEKİSTAN-4

BUHARA -2

Güzel bir sabah 7 Mart 2024 Hive’yi ardımızda bırakıp Buhara’ya doğru yola çıkıyoruz. Buhara’dan Hive’ye 6 saatte gelmiştik, bu kez Buhara’ya 6 saatte geri döneceğiz.

Saat sabahın 07:00’si gökyüzü gri bulutlarla dolu muhtemelen yağış gelecek. Otobüsümüze biniyor otelin hemen sağındaki Güney Kapı’dan yani dış kale surlarından geçiyoruz. Güzel Hive’ye bizim gitmemize üzülmüş gibi.

Hive Güney Kapı-Dış Kale
Hive Güney Kapı-Dış Kale

       Hemen minik damlalar başladı ama hepsi o kadar. Şehir içinden geçerken dikkatimi çeken evler yol seviyesinde olsa bile tüm bahçelerin yoldan daha aşağıda olması. Yerel rehberimize sordum yağmur suyunu bolca alsınlar diye imiş. Okula giden öğrenciler, *okul var dikkat* yaya işaretinin yol ortasında çocuk maketi ile gösterilmesi fikrini sevdim.

       Hava yine kapanır gibi oldu. Alttaki fotoğraflarda göreceksiniz çevre yapılar hep tarihi yaşatır gibi. Geçen yazımda bahsettiğim Özbeklerin *İstirohat Bog’i* eğlence parkından geçiyoruz erken saat olunca elbette kapalı. Unutmadan yazayım otobüsümüz iki katlı gibi yüksek görünümlü idi yani şoför bizden aşağıda bizler üst kattayız. Ben fotoğraf çekmek için önde oturunca her şeyi tepeden istediğim gibi çekebildim. Sayıca da az olunca arkadaşlar sağ olsun sorun etmediler. Hepsine buradan selam ve teşekkürlerimi ileteyim. 🫶

       Tüm yol boyunca görebilsem de çeksem dediğim mezarlıkları sonunda zor da olsa yakaladım. Evet kümbet tipi yapılmış mezarlar görsel olarak da tarihi dokuyu yaşatıyor. Normal de mezarlıkların etrafı yüksek duvarlarla çevrili olduğundan ziyaret için gitmedikçe dışardan fotoğraflamak mümkün olmadı. Diğer fotoğraf, bütün arabaların Chevrolet marka olmasından bahsetmiştim. Üstelik beyaz oluşları ile hayli dikkat çekici ve bir araya geldiklerinde de görüntülerine şaşırıyorsunuz aynen şöyle…

       Artık Hive’ den hayli uzaklaştık. Amu Derya, nam-ı diğer Ceyhun nehrini geçmek için maviş köprüye geldik. Geçen defa sorunsuz beklemeden geçmiştik ama bugün şansımız yaver gitmedi bekliyoruz bakalım neden?

Özbekistan- Amu Derya geçiş köprüsü
Özbekistan- Amu Derya geçiş köprüsü

       20 dakika beklemenin sonunda sevimli bir tamir treni çıka geldi. 😁

Özbekistan- Amu Derya geçiş köprüsü
Özbekistan- Amu Derya geçiş köprüsü

       Nihayet Özbekçe *Amudaryo* nehrini geçiyoruz.

Özbekistan- Amu Derya geçiş köprüsü
Özbekistan- Amu Derya geçiş köprüsü

       Bu kez köprü girişindeki süslemeleri ve tabela da yazılanları okuyacak şekilde çekim yapabildim. Tabelada, *Bu köprü Özbekistan Cumhuriyetinin ilk Başkanı La Karimov * İslam Kerimov*’un liderliğinde  2001-2004 yılında tamamlanmıştır. * Diye yazıyor.

Özbekistan- Amu Derya geçiş köprüsü
Özbekistan- Amu Derya geçiş köprüsü

       Hive’ den Buhara’ya geçişte Amu Derya nehrinden sonra bir de Kızılkum Çölü’nü geçmek gerekiyor. Hatırlatayım 300 bin km² yüzölçümüne sahip. Adı çöl olsa bile fauna ve flora yönünden çok zengin, dünyanın 15. büyük çölüdür. Yine aynı petrol istasyonunda durduk. Hive’ den yola çıkıp Kızılkum Çölünü develeri ile geçen dede Nuh’un oğlu Sam’ın kuyusunu bulmuş galiba demiştim. Ama bu kez kadrajda Önder var. 😉13-IMG_7605

        Kasri Arifan Köyü’ne vardığımızda saat 15:00 olmuştu. Yol üstünde indik karşıda Nakşibendi tarikatının binası görünüyor.

Buhara- Nakşibendi Kompleksi
Buhara- Nakşibendi Kompleksi

Kapıdan girmeden önce sağda Bahauddin Nakşibendi’nin mimari Kompleksi 2003 yılında Özbekistan’ın ilk Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’ un girişimiyle yeniden yaratıldı ve onarıldı* yazan tanıtım tabelası vardı. Giriş kapısının adının da Bobi İslam Kapısı olduğunu öğrendik. Hemen yan tarafta Bahauddin Nakşibendi’nin *Yolumuzun temeli sohbettir. İyi ameller sadece karşılıklı sohbetle olur. İnzivada değil* anlamına gelen özlü sözünün yazıldığı bir başka tablo var. Kısaca çile çekmeyi ve yalnızlığı kabul etmemiş. İçeri girince güzel bir bahçe, beyazın ve yine mavilerin hâkim olduğu büyük bir avluya çıktık.

Buhara- Nakşibendi kompleksi
Buhara- Nakşibendi kompleksi

Gözüme hemen açık ve yüksekte yer alan sütunlu eyvan takıldı. Tavan ahşapları yine klasik Özbek tarzı, renkler ve desenler muhteşem. Oraya gelen insanların oturmaları için duvar boyunca uzanan banklar var. Önce bunları görelim.

Buhara- Nakşibendi kompleksi
Buhara- Nakşibendi kompleksi

       Diğer kısımda kadınlara ait mescit olduğu için oturma bankları konmamış. Bu arada havanın sıcaklığı inanılır gibi değil. 20-IMG_0646

       Hatırlatmış olmayayım, ama siz yine de fotoğraflara tıklayarak muhteşemliği görünüz isterim. 😉 

Hala iç avludayız bir dut ağacı altında yerel rehberimizden Şeyh Bahauddin Nakşibendi’nin hayatının kısa bir özetini dinliyoruz. Kapı girişinde de hem Şeyhin tanıtım yazısı hem de kompleksin krokisi vardı. Önce avluyu geniş haliyle göstereyim sonra kısaca ben de öğrendiklerimi aktarayım.

Rehberimizin anlatımıyla; Kasri Hinduvan köyü Buhara’ya 60 küsur km mesafede bir köy. Nakşibendi tarikatının kurucusu Şeyh Bahaeddin Nakşibendi’nin doğduğu ve aynı zamanda kendi adıyla bilinen tarikatın külliyesinin de burada oluşu ile ünlenmiş. Nakşibendi şeyhten sonra da adı Kasri- Arifan (Ariflerin şehri) olarak değiştirilmiştir.

Bahaeddin Nakşibendi Dünya üzerinde bulunan Silsileyi Saadet- sâdât’ta son sırada yer alır. Silsile-i sâdât’ (Hz. Muhammet’in vekilleri olduğuna inanılan evliyalar diyebiliriz) ve bu silsilede adı geçen 7 şeyh Özbekistan’da yaşamıştır. Rehberimiz devam ediyor; peki neden diğerleri değil de Bahaeddin Nakşibendi kurucu olarak kabul edilmiş. Çünkü adamın bir sözü var diyor ki * Dil be yâru- Dest be Kâr* yani, eliniz işinizde, yüreğiniz Allah’ta olsun. Yani tek bu sözü ile halka kendini sevdirmiş birçok mürit edinmiştir. Nakşibendi’nin bir de vasiyeti vardır. Der ki, öldüğüm zaman önce benim mezarıma gelmeyin. Annemin mezarını ziyaret edin sonra bana gelin.

Tanıtım tabelasından kısaca; Muhammed Bahauddin Nakşibendi 1318 yılının mart ayında doğmuştur. Halk içinde Bahauddin, Bahauddincan, Hoca Bahauddin, Balagardon, Hocai Büzrük, Şahi Nakşibendi isimleriyle de tanıtılmıştır. Soy kütüğü babası tarafından Hz. Ali’ye, anne tarafında da Hz. Ebubekir Sıddık’a dayanmaktadır. Gençliğinde babasıyla beraber barg kumaşına nakış yaptığı için, hem de insanların kalbine Allah aşkını nakış gibi işlediği için Nakşibendi ismini almıştır. Bahauddin ise *Din’in nuru* anlamına gelir.

Bahauddin Nakşibendi’nin hayatı Buhara’da ve çevre köylerde geçmiştir. Garip olarak sadece kendi iş gücüyle kazanıp yaşamış, hizmetçi ya da köle almamıştır. İlk piri Hoca Muhammed Boboyi Samosi idi. Yaşlı şeyh bu genç müridine eğitim alması için vekil olmuş Amir Seyit Külal’a yönlendirmiştir. 

Eğitiminin esasında * Dil be yâru- Dest be kâr* yani Kalbin Allah’la olsun. Elin işle meşgul olsun, sloganı vardır. Bu tarikatın bütün mahiyetini bu slogan ve on bir kaide* Raşhalar* (yani damlalar denir) belirler. Bu Raşhalar da Bahauddin Nakşibendi, Yusuf Hamadani ve Abdülhalik Güjdevani tarafından esaslanmıştır. Diye yazıyor.

Girişte gördüğümüz mermer çevreli yapı da Bahauddin Nakşibendi’nin Türbesi. Önündeki mezar taşında *Burası Ehli Sünnet Bahauddin Nakşibendi’nin nurlu türbesidir* Rebiyülevvel ayının üçte birinde ölmüştür (1389) yazıyor.

Buhara- Şeyh Bahauddin Nakşibendi'nin Türbesi
Buhara- Şeyh Bahauddin Nakşibendi’nin Türbesi

İç avludan çıkmadan alttaki fotoğrafta göreceksiniz, hemen sağda erkekler için olan ve kapısında Amir Muzaffarhan Camii yazan bina. Yan tarafında da kadınların camisi var. 4 kubbeli küçük yapı yardım dağıtma yeri olmalı şadırvan değil. Havuz da susuzluk yıllarından kalma havuzlardanmış.

24-IMG_0652

Ara kapıdan nihayet binaların arkasına geçiyoruz. Hemen sağımızda kalabalık erkek grubu binanın kapısında Nadirhan Hücresi yazıyordu. Namaz bitmiş olmalı hareketlenme arttı biz kadınlar tarafından bakıyoruz beyazlar giyinmiş bir zat etrafında yolunu açanlar var. Hatta birinin elinde beyaz bir şemsiye var. Haklılar ama güneş çok yakıyor. Fotoğraf böyle olayları kaçırmayan Önder Kaplan’a ait.

25-önder foto

Neyse zat-ı muhterem Türkiye’mden gelen cemaat ileri gelenlerinden bir şeyhmiş. Adını yazımı yazarken araştırıp buldum. Nakşibendi Tarikatının Menzil şubesi Şeyhi Seyyid Abdulbaki El Hüseyni’nin ilk halifesi yani oğlu Sultan Şeyh Seyyid Muhammed Sâki el Hüseyni.

Cami yanında hediyelik eşya satış yeri olması geleneği burada da bozulmamış. Alttaki fotoğrafta görülenler, hemen arkamızda da yükselen minare Buhara’daki Kolon minarenin minyatürü gibi.

       Kompleksin çok geniş arazi yemyeşil orta yerde havuz var. Nakşibendi Şeyhine yakın olmak isteyenler gömülmek için de burayı isteyince etraf mezarlık olmuş. 

Buhara- Nakşibendi  Kompleksi
Buhara- Nakşibendi Kompleksi

       Burada çalışan herkes Allah rızası için karın tokluğuna çalışıyormuş. Ahşap doğrama pencere yapıyorlardı. Kadınların çalı süpürgeleri de çok güzel.

       Yorgunuz üstelik daha Buhara’ya gidip gezeceğiz, otobüse gidiyoruz. Bobi İslam Kapısının arka yüzü de böyleymiş.

Buhara- Nakşibendi  Kompleksi
Buhara- Nakşibendi Kompleksi

       Buhara’ya geldik güzel bir (mural) duvar resminin önünde indik. Hisar Sokak’tan ve aralardan geçtik ama henüz bir hikaye çıkmadı.🤷‍♀️ 

       Rehberimizden sürpriz bir ziyaretimiz olacağını öğrendik.

       Chor Minor Medresesi: Dört minare. Artık biliyoruz ki Buhara medreseler şehri. Evet bine yakın medreseye sahip bu şehirdeki medreselerden biri olan Chor Minor Medresesi tarihin sayfalarında yer alırken fiziki olarak artık yok. Ama Khalif Niyazkul adıyla da bilinen medresenin dört kuleli harika kapısı dimdik ayakta. Kapıyı görelim hikayesini anlatayım.

Buhara- Çar Minör Medresesi
Buhara- Çar Minör Medresesi

       Kapısında 1806-1807 devlet korumasına alınmıştır yazıyor. Fotoğrafın sağında görülen yapının medreseden bir kalıntı olduğunu söyleyen yerel rehberimize kulak veriyorum. Aslında Khalif Niyazkul Türkmen bir tüccardır. Uzun yıllar ticaret nedeniyle birçok ülke dolaşmış. Hindistan’da Haydarabat kentindeki Charminar Kapısı’nın öyle etkisinde kalmış ki, ben de Buhara’da böylesi bir yapı inşa ettireyim der ve bu Çar Minar medrese ve kervansarayını yaptırır.

       Kızları birlikte sevgiyle büyüsünler diye de kervansarayın önündeki dört kuleyi oda olarak yaptırır. Dikkat ederseniz 4 kulenin süslemesi de farklıdır. Kuleler her ne kadar minare olarak anılsa da hiçbir zaman o görevi görmemiştir. Birçok tamirat geçiren Çar Minar Unesco tarafından 1997 yılında yeniden restore ettirilmiş.

       Uzun yıllar yıkık kaldığında leylekler tepesine yuva yapmış. Restorasyon sırasında mecburen yıkılan yuvalarından olan leyleklerin yerine onları anımsamak adına kulenin birine leylek yuvası modeli yapmışlar. Buhara’da birkaç yerde daha vardı. Şöyle çok hoşuma gittiği için kestim ekliyorum.

Buhara- Çar Minör Medresesi
Buhara- Çar Minör Medresesi

       Maalesef böyle tarihi güzel yapıları önemsemeyen Dünyanın koruyucu meleği Rusya 1920 senesinde depremde bir miktar yıkılan medreseyi depremi bahane ederek yok etti. Neyse ki bu kuleler kalmış. Kulelere para ödeyerek çıkıp manzara seyrediliyor. Giriş katı da turistik eşya satış yeri.

       Evet şehir merkezine doğru yürüyoruz. Biraz ilerde Rusya döneminden kalma eski kıyafet ve teçhizatların satıldığı bir sergi gördük.

Buhara
Buhara

       Bir kare de Önder’imden. Özbek satıcıyı kıramamış, ben de ekliyorum.

Buhara
Buhara

       Eski cadde-Old Street’ten geçiyoruz güzel bir konuk evi.

Buhara- Muhammed Han Aile konuk evi
Buhara- Muhammed Han Aile konuk evi

       Buhara’nın kalbi sayılan sosyal merkezi Leb-i Havuz kompleksinden geçiyoruz. Dönüşte tekrar gezeriz. Yanımdan genç askeri öğrenciler geçiyordu kaçırmadım. 40-IMG_0674

       Tarihi bir çarşıya gidiyoruz. Önüme ilk çıkan bir sanatçı kadın minik heykelcikler yapmış boyuyordu.41-IMG_0676

       Kapısında *Telpak Furushon* yazan bir çarşıya giriyoruz. Şeyh Bani hanedanlığı döneminde İkinci Abdülhamit han tarafından 1570-1571 yıllarında inşa edilmiş kapalı tarihi bir çarşı. Bu tarihi yapı 5 sokağın birleştiği bir kavşakta inşa edilmiş. 

Buhara- Telpak Furuson Kapalı Çarşısı
Buhara- Telpak Furushon Kapalı Çarşısı

       Buhara tüccarları o yıllarda pazarlar karışık olmasın aynı malı tek bir yerden alalım düşüncesiyle böyle çarşılar (onlar kubbe diyor) inşa ediyorlar. 43-IMG_0680        Bu çarşı da önceleri kitapçıların yoğun olduğu yermiş. Bu nedenle adı Telpak Furushon değil *Kitab-Furushon*muş. Aslında Telpak koyun yününden yapılan bizim bildiğimiz kalpak anlamındadır dolayısıyla çarşıya * kalpak tüccarlarının çarşısı* da denebilirmiş. 🤔 Bence de uygun her yer kalpak dolu. Zamanla çarşıda incik, boncuk, şapka, kalpak, şal gibi eşyalar da satılmaya başlanmış. 

       Çıkışta geçtiğimiz yerler Buhara’daki ilk günümüzde gezdiğimiz Po-i kalyan kompleksinin arkası ve çevre çarşılar. Khakikat Caddesi diye yazıyor. Hakikat okunuyor.

Buhara- Hakikat Caddesi
Buhara- Hakikat Caddesi

 

Buhara- Hakikat Caddesi
Buhara- Hakikat Caddesi

Bir sokaktan içeri girip İpek yolu Çay Evi’ne gideceğiz.

Buhara- Hakikat Caddesi
Buhara- Hakikat Caddesi

       Kapısında koca bir levha ile İpekyolu Çay Evi yazıyor ama İngilizce. 🤔 Demir bir merdivenle çıkıyoruz etraf paslı yani boyanmamış. Kapıyı açınca karşımıza başka bir dünya çıktı. Rengarenk bir atmosfer, güler yüzlü bir hanım.

Buhara- İpekyolu Çay Evi
Buhara- İpekyolu Çay Evi

       Keyifli bir çay seremonisi eşliğinde tadımlar yapacakmışız. Genç bir kız hem anlattı hem de çaylarımızı çok güzel renkli seramik demlikleriyle ve yanında küçük şekerlemeleriyle birlikte masamıza bıraktı. Safranlı, zencefilli ve baharatlı üç çeşit çay var.

       Burada adet çayı demleme aşamasında porselen fincana koyup üç kere demliğe geri döküyorsunuz. Böylece hem çay demini almış hem de fincanınız ısınmış oluyor. Çay içilen kaplar fincan sayılmaz küçük kulpsuz kâse diyebiliriz. İki elinizle avuçlayıp içiyorsunuz. Önder ile çay demlemeyi bana tekrar anlatan rehberimiz Ali Mert Özgün’e selam olsun.51-IMG_7620

       Önce baharatlı çayı içiyorsunuz ki damağınızı yumuşatsın sonra zencefilli en son da safranlı çay içiliyor. Kısa bir mola sonrası çıkarken çay ve baharat standını da çektim. Görüntü ne güzel hemen solda ekmek üzerine basılan kalıp tahtalar var.49-IMG_0691

Çay da içtik şimdi geri dönüyoruz. Yine Telpak Furushon çarşısından geçeceğiz.

50-IMG_0694

Bu defa demirciler kubbesinden geçiyoruz daha dikkatliyim. Çok orijinal kazanı olan bir demirci gördüm kaçar mı? bayıldım.

52-IMG_0697

Hemen yanı başında bir başka güzellik, şu makasların modeli. Ah neden almadık bilmiyorum. 🤷‍♀️

53-IMG_0696

       Hemen yanında makasları örste döven bir adam aynı zamanda bıçak da yapıyormuş. Sohbet edince anlaşabiliyoruz.

Buhara-Telpak Furuson-Kapalı çarşı
Buhara-Telpak Furushon-Kapalı çarşı

       Saat olmuş 20:00 acıktık tabii geri Leb-i Havuza dönüyoruz. Yol üzerindeki tarihi kalıntılara baktık. Özbekistan Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü araştırma bölümü tarafından 2011 yılında yapılan kazıda bulunan 18-19’uncu yüzyıllara ait Kervansaray ve hamamı. Devlet koruması altına alınmış. Alttaki fotoğraf hamam kısmı. Arkadaki yapı da Magoki Attori diye bir camii.

Buhara- arkeolojik hamam kalıntısı
Buhara

Alttaki fotoğrafta ağaçlık kısım da kervansaray kalıntısıymış.

Buhara- arkeolojik hamam kalıntısı
Buhara- arkeolojik hamam ve kervansaray kalıntısı

İlk fotoğrafta bahsettiğim camiye doğru gidiyoruz. Magoki Attori Camii 12-16’cı yüzyıllara ait tarihi yapı. Günümüzdeki bu hali eskisine benzemiyormuş. Orta çağ döneminde burada ateşe tapanların mabedi varmış. Tarihi Ark kalesi etrafında şimdi dolaştığımız çarşı gibi çokça da pazarlar kurulurmuş. Buhara’nın fethi ile gelen Araplar tüccarlara ibadet yeri de yakın olsun diye bu mabedin yerine hemen cami inşa ediyorlar. Zamanla yapılan çarşı ve eserler daha yüksek yapılınca Magoki Cami çukurda kalıyordu şu an 4.5 metre kadar. Adı da buradan geliyor, Magok *çukurda* anlamında olunca Attari de aktar olunca adı da Çukur Aktar Camii oluyor.

Alttaki fotoğraf güney kapısı 9. yüzyıldan bu yana geçirdiği tüm yangın ve yıkılmalar sonrası 12. yüzyılda aslına uygun yeniden yapılmış ama bu kez de çökmüş. Bu güney kapısı da tek gerçek sanatı yansıtan kalıntı kısmıymış.

Buhara- Magoki Attari Camii
Buhara- Magoki Attari Camii

Duvardaki tabak çanak da dikkat çekiciydi.

58-IMG_0711

Leb-i Havuz’ un kenarında ana cadde önceki Buhara-1 yazımda değinmiştim. Burası Buhara’nın kalbi sayılıyor Leb-i Havuz. Buhara’nın kavurucu sıcağında serinlemek, sosyalleşmek adına harika bir yer. Çevresinde tarihi yapılar çok ancak çoğu şimdilerde turistik restoran olmuş. Çevrede dut ağaçları asırlık diyorlar.

  Kenarında biraz oturduk. Tam karşımda elişi çantaları yapıp satan bir teyze var gidip biraz konuştum. Naylon iplerle çalışıyormuş. Genelde yastıkları punch tekniği ile yapıyormuş.

59-IMG_0714

Akşam oldu bile. Havuz çevresi dolmaya yemek kokuları da gelmeye başladı. Zamanın en büyük havuzu olan Liyabi- Leb-i Havuz (ben leb-i Havuz diyorum) Han’ın Divan Beyi-Veziri Nadir Bey ardından 16. yüzyılda yaptırılmış tarihi bir havuz. Çevresi de tarihi anıtlarla dolu.

       Bir şeyler atıştırdık. Havuzun diğer tarafında yer alan tarihi anıt var ama medrese değil. Buhara’ya gelen dervişler için konut olarak kullanılmış çok odalı bir yapı. Yine Nadir Bey zamanında yapılmış bu da devlet koruması altında. Binaya Business Diplomat yazılı bir afiş asılmış tahminimce devlet sanatçıları olabilir bir orkestra konsere başladı. İnanılmaz en sevdiğim şarkıyı duyunca koşup videoya çekmek istedim ama kalabalık çoktu düzgün olmadı. Fotoğraf ekleyeyim.

Buhara
Buhara

       Madem çalınan müziğin videosunu çekemedim ben de başka bir yol buldum size dinleteceğim. Evet benim yaşımdakiler daha iyi bilir bir Tanju Okan efsanesi *Aşkı bulacaksın*. O yıllarda aranjman modası vardı bu şarkının orijinalini Dalida’dan dinlerdik *Gigi I’amoroso* hepimiz için Dalida’dan bir daha dinleyelim derim.

       Siz dinleye durun biz sessizce Buhara ile vedalaşalım. Buhara bu akşam arkamızdan ağladı. Biz Buhara’yı çok sevdik, umarım siz de seversiniz. Semerkant’ta buluşuncaya dek sağlık ve sevgiyle kalınız. 💞💞💞

16 thoughts on “BÜYÜK İPEK YOLU -ÖZBEKİSTAN-4

  • Elinize emeğinize sağlık Alev Hanım, Hive’den yola çıkıp Buhara’ya geldik. Buhara İpek Yolu Çay evi bana çok otantik geldi, sanki Kapalıçarşı’da ki Şark kahvesini hatırladım. Liyabi- Leb-i Havuz’u da ilgiçti hele orkestranın çaldığı Tanju Okan’ın söylediği Aşkı bulacaksın şarkısna çok şaşırdım. Tanju Okan’ı ve şarkılarını hâlâ dinlerim. Dördüncü bölüm de hızla gelip geçti, selam ve sevgilerimle…

    • Merhaba Gürcan Bey, Değerli yorumunuza geç cevap için kusura bakmayınız. Mail’im çok doluymuş. Buhara’yı ilk gün çok gezince sonrasına pek bir şey kalmamıştı. Sırada Semerkant var ama işte yazacak hız gerekli 🤷‍♀️ Selam ve sevgilerle…

  • Annem ve babam pandemiden önce uzun bir Özbekistan turuna çıkmışlardı. Çok gezip çok yorulduklarını hatırlıyorum. Yazınızı okurken onları andım.☺️
    Amu Derya köprüsünün asfaltı yarılıp kırılacakmış gibi duruyor.😬Takıldığım şey bu oldu iyi mi?😅Kuledeki leyleklerse çok hoş.🪶Elinize sağlık. Sevgiler..

  • Sevgili Alevin. İlginç mesajınız için çok teşekkür ederiz! Buhara’da yaşadığınız heyecan verici bir maceraya benziyor. Hive’da geçirdiğim bu kadar güzel zamanın ardından geri dönüş yolculuğunun acı-tatlı olduğunu hayal edebiliyorum. Gri gökyüzünün ve küçük yağmur damlalarının tasviri çok özel bir atmosfer aktarıyor. Bahçelerin sokaktan daha alçakta olduğunu duymak büyüleyici; bu gerçekten oradaki insanların doğal çevreyle ne kadar iyi etkileşim kurduğunu gösteriyor. Yaya geçidindeki çocuk maketi fikri de bence harika! Bu tür yaratıcı yaklaşımlar okula yolculukları daha güvenli hale getirirken aynı zamanda çocukların yüzünü güldürüyor.

    Rosie’den Almanya’dan size saygılarımla

    • Liebe Rosie. Vielen Dank für diesen netten Kommentar. Sie haben jede Zeile mit großer Sorgfalt interpretiert. Usbekistan ist ein Land, das wirklich angenehm zu besuchen ist und dessen Menschen sehr freundlich sind. Bitte entschuldigen Sie, dass ich zu spät antworte. Aus diesem Anlass wünsche ich Ihnen, Ihrer Familie und Ihren Lieben ein gesundes und friedliches Jahr 2025. Grüße und Respekt von Alev aus der Türkiye…🫶🌸🩵

  • O MÜKEMMEL YÜREĞİNİZE SAĞLIK AFİYYET İNŞALLAH ! O MUBÂREK ŞAH-I NAKŞİBEND’İ GÖRMEK! EN BÜYÜK DİLEKLERİMDEN’ DİR ! ( ZÂHİR ‘ DE ZİYARET FARKLI !… ; BÂTIN’ DA ZİYARET FARKLI !) BELKİDE OAYA YERLEŞEBİLİRİM ! KİMBİLİR…

marieliane için bir cevap yazınCevabı iptal et